HomeTürkçe HaberlerGündemTürkiye bu maça kilitlendi: İşte Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde muhtemel 11’ler

Türkiye bu maça kilitlendi: İşte Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde muhtemel 11’ler

Published on

spot_img

Süper Lig’de şampiyonluk yarışını yakından ilgilendiren dev derbide lider Galatasaray, sahasında en yakın takipçisi Fenerbahçe’yi ağırlıyor. Rams Park’ta oynanacak mücadele, adeta sezon finali niteliği taşıyor.

Sarı kırmızılı ekip, 4 puanlık avantajını koruyarak hatta artırarak bitime 3 hafta kala şampiyonluğu büyük ölçüde garantilemek istiyor.

Galatasaray’da hedef farkı açmak

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, beraberliğin yeterli olabileceği bir tabloda dahi galibiyeti hedefliyor. Üst üste dördüncü şampiyonluk için sahaya çıkacak olan sarı kırmızılılar, en yakın rakibini mağlup ederek puan farkını 7’ye çıkarmanın planlarını yapıyor.

Fenerbahçe için “kurtuluş maçı”

Fenerbahçe cephesinde ise derbi çok daha kritik bir anlam taşıyor. Sarı lacivertliler, şampiyonluk yarışında yeniden iddialı konuma gelebilmek için sahadan galibiyetle ayrılmak zorunda.

Teknik Direktör Domenico Tedesco yönetimindeki ekip, kazanması halinde puan farkını 1’e indirerek hem psikolojik üstünlüğü ele geçirmeyi hem de son haftalara umutlu girmeyi amaçlıyor.

İki takım arasındaki rekabette ilk golün önemi dikkat çekiyor. Son 65 lig maçında ilk golü atan taraf yalnızca 5 kez mağlup oldu. Bu süreçte Galatasaray ilk golü attığı 15 maçı kazanırken, Fenerbahçe 25 karşılaşmada sahadan galip ayrıldı. 9 mücadele ise gollü beraberlikle sonuçlandı.

Galatasaray, sahasında oynadığı son 33 Süper Lig maçında mağlubiyet yüzü görmedi. Sarı kırmızılılar, son iç saha yenilgisini Mayıs 2024’te Fenerbahçe karşısında aldı.

Fenerbahçe ise deplasmanda rakibine karşı son 10 maçta dikkat çeken bir performans ortaya koyarak 3 galibiyet, 6 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etti.

Gol yollarında yıldızlar öne çıkıyor

Galatasaray bu sezon ligde 69 gol kaydederken takımın en skorer ismi 14 golle Mauro Icardi oldu. Onu 12 golle Osimhen, 7’şer golle Leroy Sane ve Barış Alper Yılmaz takip etti.

Fenerbahçe’de ise Anderson Talisca attığı 16 golle takımın en golcü oyuncusu konumunda bulunuyor. Marco Asensio 11, Dorgeles Nene ise 7 golle katkı sağladı.

Galatasaray’ın kalesini koruyan Uğurcan Çakır, özellikle Avrupa maçlarındaki performansıyla dikkat çekti. Ligde 23 maçta 19 gol yiyen deneyimli kaleci, 7 karşılaşmada kalesini gole kapattı.

Fenerbahçe’de ise Ederson’un performansı tartışma konusu. Tecrübeli file bekçisi ligde 23 gol yerken 8 maçta gol yemedi. Derbide oynayıp oynamayacağı tartışılsa da teknik heyetin kendisine güvendiği ifade ediliyor.

İşte muhtemel 11’ler

Galatasaray: Uğurcan, Singo, Sanchez, Abdülkerim, Jakobs, Lemina, Torreira, Sara, Sane, Barış Alper, Osimhen.

Fenerbahçe: Ederson, Semedo, Skriniar, Oosterwolde, Brown, Kante, Guendouzi, İsmail, Asensio, Talisca, Kerem.

Maç bilgileri

Hakem: Yasin Kol

Saat: 20.00

Yayın: beIN Sports 1

Hava durumu: 16°C

Kaynak: Haber Merkezi

Kaynak: Elips Haber

Latest articles

Sessiz ama Konuşan Sergi

Cuma günü Ahmet Güneştekin’in Venedik’teki büyük sergi açılışındaydık. Güneştekin Vakfı’nın Campo Santa Giustina’daki tarihî Palazzo Gradenigo’da hayata geçirdiği İtalya’daki merkezinin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan ve Yıldız Holding sponsorluğunda düzenlenen “Sessizlik” sergisiyle gerçekleşti. Ama bu sadece bir sergi açılışı değildi. Bu, Türkiye’den çıkan bir sanatçının, uluslararası sahnede kurduğu büyük bir alanın ilanıydı. Daha önce de […]

Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen ile söyleşi: Emeklilerin ihtiyacı birleşme ve dayanışma

Uluslararası sermaye ve Türkiye’deki iktidar, emeklilerle çalışanları birbirinden ayırıyor. Emeklilik sanki çalışma hayatının doğal sonucu değilmiş gibi gösteriliyor. Emekli sanki bir yükmüş gibi, bir angarya gibi ele alınıyor. Oysa emekliler yıllarca çalışarak değer üretmiş insanlar. Ürettikleri değerin karşılığını almak ve sosyal devlet gereği hak ettikleri desteği görmek durumundalar.

Özgür Aktükün ile söyleşi: Çocuk emeğine bağımlılık sistemin yeni aşaması

Mesele yalnızca patron değil. Usta-çırak hiyerarşisi de son derece denetimsiz bir ortam. Bunun yanında MESEM modelinin giderek yatılı modele dönüştürülmesi konuşuluyor. Fabrikaların içine kurulacak yatakhaneler… Çocuk gündüz üretimde, gece aynı mekânda. Bu bir çalışma kampı modelidir.

Rakamlarla Türkiye’de sınıfın durumu

Yusuf Tuna Koç

Türkiye’de işçi sınıfının durumunu yalnızca iş yeri eylemleri ve iş cinayetleri değil, rakamlar da açıkça ortaya konuyor. Bugün Türkiye’de farklı toplumsal kesimlerin en önemli sorunu olan örgütsüzlük, işçi sınıfı açısından 12 Eylül’den bu yana ivmelenen bir biçimde sendikasızlık olarak sürmeye devam ediyor.  

Sektörler arasında farklılıklar olsa da Türkiye’de 2026 yılında resmi sendikalaşma oranı %14,45. Kayıtlı toplam 16,7 milyon işçiden yalnızca 2,4 milyonu sendikalı. Sendikalı işçi kesimleri içinde ise yalnızca Metal gibi iş kolları yok, çok ciddi bir kısmı belediye işçisi. Hizmet vb. sektörlerde, özel sektörde sendikalaşma oranları çok daha trajik düzeyde.

Araştırmalar, özel sektörde sendikalaşmanın %5-7 dolaylarında olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla kamu istihdam oranının son derece düşük olduğu bir ülkede özel sektörde neredeyse 20 işçiden yalnızca birinin sendikalı olması, Türkiye’de işçi sınıfının kelimenin tam anlamıyla örgütsüz olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, örgütlülüğün sağladığı kazanımlarda ve sermaye sınıfına karşı pazarlık gücünde de kendisini gösteriyor; Türkiye’de kayıtlı işçilerin yalnızca %10’u toplu sözleşmeden faydalanabiliyor. 

GRAFİK: 1

Türkiye, yalnızca sendikalaşma oranlarıyla değil, çalışma süreleriyle de Avrupa Birliği ülkelerine “fark atmış” vaziyette. Haftalık çalışma sürelerinde güncel araştırmalara göre AB ortalaması 37 saat iken Türkiye’de yasal haftalık çalışma süresi 45 saat, fiilen birçok iş kolunda bu saatler daha fazla artarken, TÜİK’in Ekim 2025 verilerine göre Türkiye’de ortalama haftalık çalışma süresi 44 saat, AB ülkelerine kıyasla yaklaşık tam bir iş günü daha fazla çalışıp, çok daha az ücret alıyoruz. 

Her ne kadar geçtiğimiz yıllara kıyasla enflasyon etkisini aynı şiddette hissettirmese dahi Türkiye’de ortalama ücretler enflasyonist ortam karşısında erimeye devam ediyor. Türk-İş verilerine göre 2026 Mart ayı itibariyle gıda enflasyonu yıllık %38’e çıkmış durumda. Oysa asgari ücretler bu oranda zamlanmazken, Türkiye’de ortalama ücretin yerini almaya devam ediyor. DİSK-AR’ın Aralık 2025 rakamlarına göre bugün Türkiye’de kayıtlı çalışanların %46’sı asgari ücret ve altında maaş alıyor. Bu da artık asgari ücret belirlenişinin doğrudan bir ücret baskılama yöntemi haline gelmesine yol açıyor. Kadın çalışanlarda asgari ücret ve altında ücretlerde çalışanların oranı ise %60. 

GRAFİK: 2

Türkiye’de çalışma rejimi, doğrudan ve dolaylı sömürü mekanizmalarının yanı sıra kar hırsıyla istikrarlı bir işçi kırımına da yol açıyor. 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybederken, İSİG Meclisi raporlarına göre bu yılın ilk 3 ayında en az 420 işçi hayatını kaybetti. 

Ülkemizde çalışma koşulları yeni rekorlarla aşınırken, işsizlik hem niceliksel hem niteliksel anlamda daha da kötüleşiyor. Resmi işsizlik oranı %10 civarında seyretse de geniş tanımlı işsizlik %30 civarına dayanmış durumda. 3 milyon civarı işçinin kayıt dışı çalıştığı tahmin ediliyor. Taşeron, geçici ve esnek çalışma biçimleri giderek daha fazla yaygınlaşıyor. Son bir yılda 20 işkolunun 15’inde işçi sayısındaki düşüş de sermaye sınıfının genel bir eğilimini göz önüne seriyor. Rejim ekonomik krizi aşma yolunda oldukları imajını sürdürse de kemer sıkma politikaları ve sermayeden yana yasal düzenlemeler, işten çıkarmaları daha fazla teşvik ediyor. 

More like this

Sessiz ama Konuşan Sergi

Cuma günü Ahmet Güneştekin’in Venedik’teki büyük sergi açılışındaydık. Güneştekin Vakfı’nın Campo Santa Giustina’daki tarihî Palazzo Gradenigo’da hayata geçirdiği İtalya’daki merkezinin açılışı, Sergio Risaliti küratörlüğünde hazırlanan ve Yıldız Holding sponsorluğunda düzenlenen “Sessizlik” sergisiyle gerçekleşti. Ama bu sadece bir sergi açılışı değildi. Bu, Türkiye’den çıkan bir sanatçının, uluslararası sahnede kurduğu büyük bir alanın ilanıydı. Daha önce de […]

Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen ile söyleşi: Emeklilerin ihtiyacı birleşme ve dayanışma

Uluslararası sermaye ve Türkiye’deki iktidar, emeklilerle çalışanları birbirinden ayırıyor. Emeklilik sanki çalışma hayatının doğal sonucu değilmiş gibi gösteriliyor. Emekli sanki bir yükmüş gibi, bir angarya gibi ele alınıyor. Oysa emekliler yıllarca çalışarak değer üretmiş insanlar. Ürettikleri değerin karşılığını almak ve sosyal devlet gereği hak ettikleri desteği görmek durumundalar.

Özgür Aktükün ile söyleşi: Çocuk emeğine bağımlılık sistemin yeni aşaması

Mesele yalnızca patron değil. Usta-çırak hiyerarşisi de son derece denetimsiz bir ortam. Bunun yanında MESEM modelinin giderek yatılı modele dönüştürülmesi konuşuluyor. Fabrikaların içine kurulacak yatakhaneler… Çocuk gündüz üretimde, gece aynı mekânda. Bu bir çalışma kampı modelidir.