İngiliz kulübüne Çin çalımı: Hürmüz’de yaşanan kazanın Çin’de görülen davası deniz hukukunda çığır açar mı?
–
Geçen yıl iki tanker Hürmüz Boğazı'nda çarpıştı. Temsilcileri, meseleyi bir Çin mahkemesinde halletmeye karar verdi. Asırlardır Londra başta olmak üzere Batı'nın hegemonyasında deniz hukuku alanında sembolik önemi olan bir gelişme bu. Çin medyası mahkemenin verimliliğini övdü. Ancak bu sembolik adımın Batı hegemonyasının yenilgisini muştuladığını söylemek için çok erken.
Basra Körfezi’ni Hint Okyanusu’na bağlayan Hürmüz Boğazı’nın çıkış noktası Fuceyra açıklarında 17 Haziran 2025 gününün ilk dakikalarında iki dev petrol tankeri çarpıştı.Hürmüz henüz bugünkü gibi kapanmamıştı. Ama yine bölgede bir savaş yaşanıyordu. Geçen yazın başında İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, sonradan verilen adıyla 12 Gün Savaşı. İlk akla gelen, iki tankerin çarpışmasının savaş durumuyla ilgili olduğuydu. Olayın saldırı değil “kaza” olduğu, BAE’nin çarpışmanın “büyük olasılıkla navigasyon hatalarından” kaynaklandığını açıklamasıyla kabul edildi.Çarpışma anında Liberya bayraklı Front Eagle, Irak’tan yüklediği yaklaşık 2 milyon varil ham petrolü Çin’e taşımaktaydı. Norveçli milyarder John Fredriksen’in filosuna ait gemi Frontline şirketince işletiliyordu. Antigua bayraklı Adalynn ise yükünü boşaltmış bir halde ilerliyordu. Geçmişte Venezuela ve İran petrolü taşıdığı gerekçesiyle ABD’nin yaptırım listesinde yer alan gemi listeden yakın zamanda sahipliğini değiştirerek çıkmıştı. Ukrayna’nın “Rus gölge filosu” diyerek hedefine aldığı tankerlerden biri olan Adalynn’in mevcut sahibi Hindistan merkezli Global Shipping Company şirketiydi.Adalynn’de çıkan yangın BAE Sahil Güvenliği’nin müdahalesiyle söndürüldü. Hasar gören Front Eagle ise onarım için Güney Çin’in tersane merkezi Şenzhen’e doğru yola çıktı.Gemi Şenzhen’e ulaştığında Adalynn’in sahibi Global Shipping Company, Guangzhou Deniz Mahkemesi’ne başvurdu ve Front Eagle’ın haczini talep etti. Sürpriz gelişme dava kabul edildiğinde yaşandı. Ağırlığını İngiliz sigortacıların oluşturduğu P&I Kulüpleri üyesi Norveçli Gard şirketinin sigortaladığı Front Eagle’ın sahibi, Londra ya da Avrupa’daki bir tahkim heyetine gitmek yerine uyuşmazlığın Çin hukukunca çözülmesini kabul etti.'Avrupa, ABD mahkemelerine bağımlılıktan kopuş'Çin Yüksek Mahkemesi, geçen hafta başında yaptığı açıklamayla Guangzhou Deniz Mahkemesi’nin iki yabancı şirket arasındaki uyuşmazlığı başarıyla çözdüğünü duyurdu. Normal şartlarda Londra veya Avrupa mahkemelerinde en az 3-5 yıl sürmesi beklenen 25 milyon dolarlık tazminat fonu davası Çin’deki mahkemenin arabuluculuğuyla kısa sürede sonuçlandı.Çin medyası haberi manşetlere taşıdı. Çin Komünist Partisi’nin yayın organı Global Times “Bu karar, uluslararası denizcilik uyuşmazlıklarında Avrupa ve ABD mahkemeleri ile hukuk sistemlerine olan uzun süreli bağımlılıktan bir kopuşa işaret ediyor” diye yazdı.Asırlar boyu İngilizlerin başını çektiği sömürgeci ticaret ağlarının ürünü olan denizcilik teamüllerine göre, milyonlarca dolarlık bu tür uyuşmazlıkların adresi Londra’daki Denizcilik Hakemleri Birliği ya da Singapur, New York ve Paris’teki tahkim merkezleriydi. Hürmüz'deki bir ihtilafın Çin'de hallolması, bu bakımdan bir ilk.Çin medyası mevcut hegemonyanın sarsıldığını iddia etmek gibi abartılı yorumlardan kaçınsa da Adalynn gemisinin temsilcisinin Guangzhou Deniz Mahkemesi’ne yönelik övgü dolu sözlerine geniş yer verdi. Geminin temsilcisi Bilov Viaçeslav neden Çin mahkemesine başvurduklarını anlatırken şu yorumu yaptı: Bu konuya kesinlikle adil ve tarafsız bir yaklaşım istedik. Çünkü günümüz dünyasında, kendilerini herkese talimat vermeye yetkili gören ve bu tutumları hakimlerin kararlarına doğrudan yansıyan ülkeler var.”Kuşak ve Yol projesiyle eşgüdümlü kurduğu uluslararası deniz mahkemelerini dünya denizcilik patronları için bir cazibe merkezi haline getirmeye çalışan Pekin, “tarafsızlık, hızlı karar verme ve teknik yetkinlik” kartını öne çıkarıyor.İki tanker çarpıştığında bölgedeki savaş ortamı nedeniyle resmi bir soruşturma raporu yayımlanmamışken, Çin mahkemesinin açıkladığına göre haciz sırasında koruma altına alınan seyir defterleri, AIS verileri, güvenlik kamerası görüntüleri gibi delillerden yararlanan deniz teknik müfettişleri çarpışmanın simülasyonunu yaptı ve tarafların kusur oranlarını netleştirdi. 27 Temmuz’da taraflar arasında uzlaşma sağlandı, 31 Temmuz'da ise deniz sorumluluk sınırlama fonunun alacaklı taraflara dağıtımı tamamlandı.
Çarpışmanın sonrası Adalynn gemisinde çıkan yangını gösteren videodan ekran görüntüsü.
Çin’in uluslararası deniz hukukunda ağırlığını artırması, bu yıl yeni düzenlemelerle sıkılaştırdığı Yabancı Yaptırımlara Karşı Yasa’yla birlikte değerlendirildiğinde deniz ticaretinde tek taraflı yaptırımların daha fazla dava konusu olmasının da önünü açıyor.ABD yaptırımlarını gerekçe göstererek teslimatı reddeden şirkete cezaŞangay Deniz Mahkemesi de ABD yaptırımlarına tabi olduğu gerekçesiyle Hong Konglu bir şirketin mallarını Panama’ya taşımayı reddederek geri gönderen Singapurlu bir nakliye firmasını tazminata mahkum etti. Çin Yüksek Mahkemesi emsal kararlar listesine aldığı bu kararla, yabancı bir ülkenin "ayrımcı kısıtlamalarının" bir savunma olarak kullanılamayacağına hükmedildiğini duyurdu.Çin sessiz sedasız deniz hukukunda üstünlüğü ele geçirebilir mi?Küba’ya aylardır petrol girişini engelleyen, ülkeleri deniz ablukasına alan, uyuşturucu ticareti yaptıkları iddiasıyla balıkçı teknelerini bombalayan ABD'nin işine geldiğinde “seyrüsefer özgürlüğü”nden söz ederek Pasifik’te gerilimi tırmandırdığı bir dönemde Çin’deki bu mahkeme kararlarının sembolik bir anlamı var.
ABD'nin Panama Kanalı'nda Çin'in nüfuzunu zayıflatma girişimleri gerilimi tırmandırırken ABD güçlerinin başını çektiği 17 ülkenin katıldığı "ortak güvenlik tatbikatı" Panama'da gerçekleştirildi. (Fotoğraf: AA)
ABD-İsrail saldırıları sonrası İran şimdi Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin kontrolünü eline almak için Umman’la anlaşarak yeni bir mekanizma kurmaya çabalarken Çin’in Hürmüz’de çarpışan iki yabancı gemiyi uzlaştırarak uluslararası deniz hukukunda tarafsız bir arabulucu rolünü öne çıkarması dikkat çekiyor.Ancak ABD ve AB emperyalizminin doludizgin kapsamlı bir savaşa hazırlandığı bir dönemde Çin'in sessiz sedasız yaptığı bu hamlelerin küresel mal ticaretinin yüzde 80’ini oluşturan deniz yollarında anglosakson hegemonyayı temelinden sarsması henüz pek mümkün görünmüyor.
To read the full story from the source: soL Haber






