HomeTürkçe HaberlerYüz binlerce eser dijital kimliğe kavuştu

Yüz binlerce eser dijital kimliğe kavuştu

Published on

spot_img

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, tarihi eserlerin korunması ve sahteciliğin önlenmesi amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle 2023 yılında başlattığı “Tarihî Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirme Projesi” sürdürülüyor.

Bakanlık envanterinde bulunan 600.000’den fazla eser; özel üretilen, kopyalanamayan, laboratuvar ortamında yeniden üretilemeyen ve eserlere zarar vermeyen kimyasal işaretleme yöntemiyle güvence altına alındı. Müze teşhir ve depo alanlarındaki eserlerin tamamına yakınının kimliklendirilmesiyle birlikte sahtecilikle mücadelede önemli bir eşik aşıldı.

Yapay zekâ algoritmalarıyla oluşturulmuş DNA benzeri izler içeren ve gözle görülemeyen bu teknoloji, eser güvenliğini en üst seviyeye taşırken; sistemin sunduğu yüksek doğrulama kabiliyeti sayesinde eserlerin takibi daha etkin hale getirildi.
Öte yandan, yapay zekâ destekli TraceArt sistemi ile Türkiye kökenli kültür varlıkları küresel ölçekte izleniyor. Satış platformları, açık artırmalar ve sosyal medya üzerinden yapılan taramalarla şüpheli eserler tespit edilerek incelemeye alınıyor.

DİJİTAL ENVANTERDE YENİ DÖNEM: MUES

Müzecilik Ulusal Envanter Sistemi (MUES) ile müzecilik alanında kapsamlı bir dijital dönüşüm sağlanıyor. Türkiye genelindeki müzelerde bulunan kültür varlıklarının envanter bilgilerinin merkezi bir veri tabanında tutulmasını sağlayan sistem sayesinde, eserlerin tüm bilgileri tek çatı altında toplanarak dijital ortamda kayıt altına alınıyor. Böylece süreçler daha hızlı, şeffaf ve izlenebilir hale geliyor.MUES bünyesinde yer alan Komisyon Modülü ile kültür varlıklarının müzelere kazandırılması ve değer tespit süreçleri uçtan uca dijital ortamda yürütülürken, Özel Müzeler ve Koleksiyonerler Modülü ile özel koleksiyonlar da ulusal envantere entegre ediliyor.

KÜLTÜREL MİRAS TEKNOLOJİ İLE KORUNUYOR

Bakan Ersoy, dijital kimliklendirme uygulaması ve MUES sisteminin Türkiye’nin kültürel mirasının korunmasında teknolojik kapasiteyi güçlendirdiğini vurgulayarak, “Bu uygulamalarla birlikte müzelerimizdeki eserlerin güvenliği en üst seviyeye çıkarılırken, sahtecilikle mücadelede de önemli bir mesafe kat edilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

İlginizi Çekebilir

Kaynak: Milliyet

Latest articles

Son dakika… Aleyna Kalaycıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı! Cinayet gecesi neler oldu? Tek tek anlattı…

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart’ta meydana gelen olayda içerisinde Rapçi Canbay ve Kars 36 Spor Kulübü futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı’nın bulunduğu araca silahlı saldırı düzenlendi. Saldırı sonrası 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı hayatını kaybetti. Saldırıdan kurtulan Rapçi Canbay polise verdiği ilk ifadede, olayı eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu’nun yeni sevgilisi olan Alaaddin Kadayıfçıoğlu tarafından yapıldığını söyledi.

İlginizi Çekebilir

Başlatılan soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan ve Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun da arasında olduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. Yapılan sorgunun ardından Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan’ın da arasında olduğu 7 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“KUBİLAY’I AYAK İŞLERİ İÇİN KULLANIRDI”

Survivor yarışması ile ünlü olan sonrasında şarkıcılık yapan Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyete verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. Geçimini şarkıcılık yaparak sağladığını söyleyen Kalaycıoğlu, Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı olan Vahap Canbay aracılığı ile tanıdığını söyledi. Kundakçı’nın, Vahap Canbay’ın ayak işlerini yaptığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Vahap onu yeri geldiğinde şoför olarak kullanır, kimi zaman market alışverişine gönderirdi. Bu işleri parasal karşılığı için değil ona yakınlığından yapardı. Bazen Vahap benim de yanıma Kubilay’ı gönderir, bana yardımcı olur, ulaşımımı sağlardı. Çok sevdiğim bir kardeşimdi. Samimiyetimiz de vardı. Vahap tan bağımsız olarak ta görüşür konuşurduk” dedi.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme! Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı

“SAF TEMİZ BİR ÇOCUKTU”

Bir sene önce Vahap Canbay’ın kendisini arabada alıkoyduğunu söyleyen Kalaycıoğlu, “O zaman şoförü Kubilay’dı. Kubilay’ın Kars’a transfer olduğunu biliyorum. Hatta kendisi için eski futbolcu arkadaşlarımla fazlaca görüşme yapmışımdır. Amacım onun iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Kubilay’ın üzerinde hiç silah görmedim. Uyuşturucu madde alışkanlığı yoktur. Saf temiz bir çocuktur” dedi.

“ALAADDİN İLE GÖRÜCÜ USULÜ TANIŞTIK”

Sevgilisi olduğu iddia edilen ve saldırıyı gerçekleştiren Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nu 2 hafta öncesine kadar tanımadığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Annem Alaattin’in ailesinden birilerini tanırdı. Düzgün bir aileden geldiğini ve Alaattin bana ilgisi olduğunu annem bana söyledi ve bir bakıma görücü usulü biz Alaattin ile iki hafta kadar önce tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta öncesi de Vahap ile ayrılmıştık. Annem benim bu kişiyle tanışmamı, bu kişi düzgün bir aileye sahip artık düzgün insanlarla görüş diye beni uyararak bu kişiyle tanışıklığımı destekledi. Çünkü annem Vahap ile beraberliğimden de son derece rahatsızdı” dedi. Alaaddin Kadayıfçıoğlu’ndan olumlu elektrik aldığını, kendisine çok saygılı ve kibar davrandığını söyleyen Aleyna Kalaycıoğlu, “Silahı olduğunu bilmezdim. Olay gününe kadar da kendisinde silah görmedim” dedi.

Erol Köse'nin cenazesi kızı tarafından Adli Tıp Kurumu'ndan alındı

“MAFYATİK GRUPLARLA İLİŞKİSİ VARDI”

Vahap Canbay ile bir süre aynı evde yaşadıklarını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile beraberliğimiz süresinde çeşitli mafyatik gruplarla ilişkileri olduğu gördüm gözlemledim. Benim yanımda telefon görüşmeleri yaрıр yine başka kişilere bu görüşme içeriklerini anlatırdı. Kamuoyunu Casper Dalton vb. isimlerle meşgul eden suç gruplarının adını anardı” dedi.

“ÇILDIRMIŞ VE AĞLAR HALDEYDİ”

Vahap Canbay’ın kendisine psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığını anlatan Kalaycıoğlu, “Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı” dedi. Olay günü Vahap Canbay ile ortak olan arkadaşıyla konuştuğu sırada Canbay’ın telefonu aldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Çıldırmış ve ağlar halde bağırarak bana hayatımda biri olup olmadığını sordu. ‘Ben bir şeyler araştırdım, görüştüğün birilerimi var’ dedi. Bu ihtimalle kendisini ve beni öldüreceğini söyledi. Üstüne basa basa o gün intihar edeceğini, her şeyi yakacağını yıkacağını söyledi. Ben yeni ilişkimden haberi olmasını istemediğim için ilişkimi kendisine söylemedim. İlişkim olmadığını söyledim. Kardeşim üzerine yemin ettirdi” dedi.

Konuşmayı ses kaydına aldığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Oradaki kayıttan Vahap’ın psikolojisinin ne kadar bozuk olduğu da gözlenecektir. Ona sakin bir dille ilişkimizin bittiğini ve kendisinin de bu durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattım” dedi.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde 7 kişi tutuklandı! ‘Araçtan indi ateş etti’

“ISRARLA GELMEMESİNİ SÖYLEDİM”

Görüşmeden sonra Kubilay Kaan Kundakçı’nın kendisini aradığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Ben de Kubilay’a ısrarla bu olaya dahil olmaması gerektiğini, onun gelmesiyle barışmayacağımı, Vahap’ın araya kimseyi sokmaması gerektiğini, ilişkimizin bittiğini, Kubilay’ın da ailesiyle zaman geçirmesini, bizimle meşgul olmaması gerektiğini söyleyerek ısrarla gelmemesini istedim ve telefonu kapattım” dedi.

“KAMERADAN BENİ BEKLEDİKLERİNİ GÖRDÜK”

Konuşmadan sonra arkadaşıyla yemeğe gittiklerini anlatan Kalaycıoğlu, “Stüdyonun önünü gören kamerası olan bir arkadaşımızı arayarak önünde birileri olup olmadığını sorduk. Bir aracın olduğunu ve içinde birilerinin olduğunu söyledi. Bunun üzerine annemi aradım. Beni stüdyoda beklediklerini söyledim. O sırada Alaaddin’i arayıp stüdyoya geri dönmeyeceğimi, Vahap’ların beni beklediğini söyledim. Bu mesajlar telefonumda kayıtlıdır. Alaattin de bana yemekten kalkınca direkt eve gelmemi söyledi. Annem de korkuyla defalarca beni arayıp kendisinin yanına gitmemi söyledi. Ben de annemin gönlünü almak için önce anneme sonrasında Alaaddin’in evine gitmeye karar verdim” dedi.

Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nun kendisine, “Polisi arayalım” dediğini anlatan Kalaycıoğlu, “Ben annemin evindeyken Vahap’ın arkadaşı Yalçınay’la konuştuk. Annemin evinde olduğumu anladılar. Sonra stüdyonun önünde bekleyen arabanın oradan ayrıldığını kameradan gördük. Hala annemlerde otururken Alaaddin beni annemlerden almaya geldi. Birlikte Alaaddin’in evine gidecektik. Stüdyo önüne geldiğimizde Vahap’ların aracı geri dönmüştü, farları açık bir şekilde bekliyordu” dedi.

“KOLUNA TEMAS EDİNCE SİLAH PATLADI”

Dar sokakta iki aracın karşı karşıya kaldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile göz göze geldim. Vahap önce bana sonra Alaattin e baktı. Vahap aracın içerisine yere doğru bir şeyler almaya çalışır gibi eğildi. Vahap elini aşağıya uzatmıştı. Alaaddin’e dönüp ‘ne olur devam edelim, burada duraklamayalım, gidelim’ dedim ve ağlamaya başladım. O sırada Alaaddin, Vahap’ın araç içerisinde bir şeyler yaptığını fark edince Alaaddin de bizim içinde bulunduğumuz aracın torpidosunu açarak silah aldı. ‘Sadece konuşacağım’ diyerek yürüyerek indi. Alaaddin eliyle aracın camına vurarak kardeşim siz niye böyle yapıyorsunuz, bu kızın peşini bırakın gidin dedi. O sırada Kubilay sürücü koltuğundaydı, Vahap ise yolcu koltuğundaydı. Şoför mahalli duvar tarafındaydı. Alaaddin’in o tarafa yönelmesi mümkün değildi. Alaattin Vahap ile diyalog kurmaya çalışırken Vahap kendi kapısını açmaya, hızlı bir şekilde ittirmeye çalıştı, Alaaddin de kapıyı açtırmadı, itişme oldu, bunun üzerine Vahap camını açtı, Vahap eliyle Alaaddin’in tabanca olan elini camdan tutmaya çalışırken bir el silah sesi duydum. Vahap Alaaddin’in koluna temas ettiği gibi silah patladı. Ben silah sesini duyunca çığlık çığlığa araçtan çıktım. Ben kimin yaralandığını görmeden çığlık atarak araçtan indim. Araca doğru koşarken bağrışmalardan birinin yaralandığı ya da birine bir şey olduğunu hissettim. Neticesinde bu olayın içindeki kişiler benim hayatımdaki kişilerdi. Kimseye bir şey olmasını da istemeyeceğim kişilerdi” dedi.

“SİLAHI KALBİME DOĞRULTTUM PATLAMADI”

“Korktuğum başıma geldi” diyen Kalaycıoğlu, “Alaaddin de şoka girmişti. Beni araca bindirdi. Araca bindik ve kapı kapandı. Ben içinde bulunduğumuz araçta tabancayı görünce elime aldım. Olayın şoku ve birine bir şey olduğu vicdanıyla kendi kalbime doğrulttum. Tetiği çektim ama silah patlamadı, silah boştu. Çünkü o olayda zarar görmesi muhtemel her kimse benim için kıymetliydi, eski arkadaşım ve yanında kardeşim dediğim kişi dahil. Alaaddin şokun etkisiyle sen ne yapıyorsun diyerek silahı elimden aldı. Ve şokun etkisiyle öndeki Mustafa R.’ye abi ben sadece konuşacaktım, bu silah patlamayacaktı diye anlatarak ağlamaya başladı. Ne yapacağını şaşırdı. Ben o sırada yerde saçlarımı çeker bir şekilde yatıyordum. Alaattin beni yerden kaldırarak yanlışlıkla oldu, kendine gel lütfen ben hiç iyi değilim, yanlışlıkla oldu dedi. Ben halen kime ne oldu bilmiyordum” dedi.

Sokak röportajındaki sözler olay olmuştu! Mescid temizleme cezası

Ayşe Tokyaz’ın katilinin yargılandığı Ejegül davası: Bilirkişi raporunda dikkat çeken detay

İstanbul Küçükçekmece'de öldürüldükten sonra 13 Temmuz 2025'te Eyüpsultan'da yol kenarında valizin içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili gözaltına alınan Cemil Koç, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Tasarlayarak öldürmek' suçundan, kendisine yardım eden 6 kişi de 'Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek' suçundan tutuklandı.

İlginizi Çekebilir

Soruşturma sürerken, Cemil Koç'un, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 24 Temmuz 2023'te bir sitenin 8'inci katındaki daireden düşerek ölen birlikte yaşadığı Ejegül Ovezova’nın ölümünde de şüpheli olduğu belirlendi.

TIRNAKLARINDA SANIĞIN DNA'SI BULUNDU

Cemil Koç, Ejegül Ovezova ölümü ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 4 Temmuz 2025'te tamamlanan iddianamedeki ifadesinde; olay sırasında lavaboda olduğunu, bir ses duyup salona geçtiğinde Ovezova'yı göremediğini, aşağı indiğinde kadını yerde yüzüstü yatarken gördüğünü ve intihar etmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi. İddianamede, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna da yer verilerek, tırnaklar üzerinden alınan sürüntü örneğinde Ejegül Ovezova ve Cemil Koç'tan alındığı belirtilen kan örneklerinden elde edilen genotiplerin karışık olarak bulunduğu tespiti yer aldı. Bu durumun da aralarında bir boğuşma yaşandığını gösterdiği, Cemil Koç'un kadını pencereden düşürmek suretiyle ölümüne sebep olduğu, şüphelinin üzerine atılı 'Kasten öldürme' suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphenin elde edildiği kaydedildi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

İddianamede, evin salonunda, çamaşır makinesi içindeki yorgan üzerinde ve yatak süngeri kenarında tespit edilen kan izlerinin maktule ait olduğunun saptandığı, ancak maktulün vücudunda yara veya kesi izine rastlanmaması nedeniyle evdeki kan lekeleriyle ölüm arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı ifade edildi. Ancak tırnak altı DNA örneği ile birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin kadını öldürdüğüne yönelik yeterli şüphe oluştuğu ifade edilerek, Cemil Koç'un 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

‘BEYANLARININ GERÇEKLİK PAYI DÜŞÜK’

Davanın görüldüğü Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, olay yeri inceleme fotoğrafları, kriminal raporlar ve Adli Tıp Kurumu verileri birlikte değerlendirildi. Raporda, ikamet içerisinde çok sayıda noktada kan lekesi bulunduğu, bu lekelerin maktule ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Sanığın olay sonrası vücudundaki çizikleri doktor raporunda ‘kedi tırmığı’ olarak açıklamasının ise hayatın olağan akışına uygun olmadığı ifade edildi. Raporda ayrıca, Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesine göre Ejegül’ün ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa ve yüz kırıkları ile iç kanama sonucu meydana geldiği, yüz bölgesindeki kırıkların düşme öncesi darp sonucu oluşmuş olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı. Tanık beyanlarında olay gecesi bir kadın çığlığı duyulduğunun belirtilmesinin de olayın oluş şekline ilişkin şüpheleri artırdığı kaydedildi. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde ise sanık Cemil Koç’un beyanlarının gerçeklik payının düşük olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.

Altın almak için gittiler… Kuyumcuda yazıyı gören şaşkın: 'Vallahi, billahi yok'

Gram altın haftaya yüzde 2,9 düşüşle başlarken, güne 6 bin 225 TL'den başladı. Gün içerisinde 6 bin TL'nin altını gören gram altın, kuyumcularda 6 bin 100 TL'den, çeyrek altın ise 10 bin 940 TL seviyelerinden işlem gördü. Fiyatlardaki düşüşü fırsat bilen vatandaşlar sabahın erken saatlerinde kuyumculara akın etti.

Yoğunluğun yaşandığı adreslerden biri Yıldırım ilçesine bağlı Erikli Mahallesi oldu. Sabah saatlerinde bir kuyumcuda altınların kısa sürede tükenmesi üzerine esnaf, çareyi dükkân camına yazı asmakta buldu.

Gram altında tarihi kırılma! Uzman isimden yatırımcılara çağrı

"Vallahi billahi yok, yemin ederim yok" yazısına rağmen müşterilerin ısrarı sürerken, esnaf ile vatandaşlar arasında gülümseten diyaloglar yaşandı. Bir müşterinin "Bir gram da mı yok?" sorusuna kuyumcunun "Yok abi, olsa kendime ayırırım" dediği anlar kameraya yansıdı.

3 milyon vatandaşın tapu derdine son! Bedelsiz iade edilecek

Öte yandan, altın fiyatlarındaki düşüşün talebi artırdığı, kuyumcu esnafının ise yoğunluğa yetişmekte zorlandığı gözlendi.
Kuyumcu Ahmet Yasinkılıç, "Altında yaşanan sert düşüş talebi arttırınca, sabah yoğunluk yaşandı. Akşam olmadan gram, çeyrek altın tükendi. Şimdi vatandaşlar bizim altını stokladığımızı düşünüyor. Halbuki, şu an altın alacağımız tedarikçide altın kalmadı. Biz de artık yemin etmekten yorulduk. Çareyi cama yazı asmakta bulduk" dedi.

Biyopsi için gittiği hastanede hayatını kaybetti

Mersin'de yapılan biyopsi sonrasında fenalaşarak hayatını kaybeden Umut Ballı'nın ölümünde hastane ve görevli doktorların ihmalinin olduğu iddia edildi. Aile sorumlular hakkında şikayetçi oldu.

More like this

Son dakika… Aleyna Kalaycıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı! Cinayet gecesi neler oldu? Tek tek anlattı…

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart’ta meydana gelen olayda içerisinde Rapçi Canbay ve Kars 36 Spor Kulübü futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı’nın bulunduğu araca silahlı saldırı düzenlendi. Saldırı sonrası 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı hayatını kaybetti. Saldırıdan kurtulan Rapçi Canbay polise verdiği ilk ifadede, olayı eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu’nun yeni sevgilisi olan Alaaddin Kadayıfçıoğlu tarafından yapıldığını söyledi.

İlginizi Çekebilir

Başlatılan soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan ve Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun da arasında olduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. Yapılan sorgunun ardından Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan’ın da arasında olduğu 7 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“KUBİLAY’I AYAK İŞLERİ İÇİN KULLANIRDI”

Survivor yarışması ile ünlü olan sonrasında şarkıcılık yapan Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyete verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. Geçimini şarkıcılık yaparak sağladığını söyleyen Kalaycıoğlu, Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı olan Vahap Canbay aracılığı ile tanıdığını söyledi. Kundakçı’nın, Vahap Canbay’ın ayak işlerini yaptığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Vahap onu yeri geldiğinde şoför olarak kullanır, kimi zaman market alışverişine gönderirdi. Bu işleri parasal karşılığı için değil ona yakınlığından yapardı. Bazen Vahap benim de yanıma Kubilay’ı gönderir, bana yardımcı olur, ulaşımımı sağlardı. Çok sevdiğim bir kardeşimdi. Samimiyetimiz de vardı. Vahap tan bağımsız olarak ta görüşür konuşurduk” dedi.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme! Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı

“SAF TEMİZ BİR ÇOCUKTU”

Bir sene önce Vahap Canbay’ın kendisini arabada alıkoyduğunu söyleyen Kalaycıoğlu, “O zaman şoförü Kubilay’dı. Kubilay’ın Kars’a transfer olduğunu biliyorum. Hatta kendisi için eski futbolcu arkadaşlarımla fazlaca görüşme yapmışımdır. Amacım onun iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Kubilay’ın üzerinde hiç silah görmedim. Uyuşturucu madde alışkanlığı yoktur. Saf temiz bir çocuktur” dedi.

“ALAADDİN İLE GÖRÜCÜ USULÜ TANIŞTIK”

Sevgilisi olduğu iddia edilen ve saldırıyı gerçekleştiren Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nu 2 hafta öncesine kadar tanımadığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Annem Alaattin’in ailesinden birilerini tanırdı. Düzgün bir aileden geldiğini ve Alaattin bana ilgisi olduğunu annem bana söyledi ve bir bakıma görücü usulü biz Alaattin ile iki hafta kadar önce tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta öncesi de Vahap ile ayrılmıştık. Annem benim bu kişiyle tanışmamı, bu kişi düzgün bir aileye sahip artık düzgün insanlarla görüş diye beni uyararak bu kişiyle tanışıklığımı destekledi. Çünkü annem Vahap ile beraberliğimden de son derece rahatsızdı” dedi. Alaaddin Kadayıfçıoğlu’ndan olumlu elektrik aldığını, kendisine çok saygılı ve kibar davrandığını söyleyen Aleyna Kalaycıoğlu, “Silahı olduğunu bilmezdim. Olay gününe kadar da kendisinde silah görmedim” dedi.

Erol Köse'nin cenazesi kızı tarafından Adli Tıp Kurumu'ndan alındı

“MAFYATİK GRUPLARLA İLİŞKİSİ VARDI”

Vahap Canbay ile bir süre aynı evde yaşadıklarını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile beraberliğimiz süresinde çeşitli mafyatik gruplarla ilişkileri olduğu gördüm gözlemledim. Benim yanımda telefon görüşmeleri yaрıр yine başka kişilere bu görüşme içeriklerini anlatırdı. Kamuoyunu Casper Dalton vb. isimlerle meşgul eden suç gruplarının adını anardı” dedi.

“ÇILDIRMIŞ VE AĞLAR HALDEYDİ”

Vahap Canbay’ın kendisine psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığını anlatan Kalaycıoğlu, “Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı” dedi. Olay günü Vahap Canbay ile ortak olan arkadaşıyla konuştuğu sırada Canbay’ın telefonu aldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Çıldırmış ve ağlar halde bağırarak bana hayatımda biri olup olmadığını sordu. ‘Ben bir şeyler araştırdım, görüştüğün birilerimi var’ dedi. Bu ihtimalle kendisini ve beni öldüreceğini söyledi. Üstüne basa basa o gün intihar edeceğini, her şeyi yakacağını yıkacağını söyledi. Ben yeni ilişkimden haberi olmasını istemediğim için ilişkimi kendisine söylemedim. İlişkim olmadığını söyledim. Kardeşim üzerine yemin ettirdi” dedi.

Konuşmayı ses kaydına aldığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Oradaki kayıttan Vahap’ın psikolojisinin ne kadar bozuk olduğu da gözlenecektir. Ona sakin bir dille ilişkimizin bittiğini ve kendisinin de bu durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattım” dedi.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde 7 kişi tutuklandı! ‘Araçtan indi ateş etti’

“ISRARLA GELMEMESİNİ SÖYLEDİM”

Görüşmeden sonra Kubilay Kaan Kundakçı’nın kendisini aradığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Ben de Kubilay’a ısrarla bu olaya dahil olmaması gerektiğini, onun gelmesiyle barışmayacağımı, Vahap’ın araya kimseyi sokmaması gerektiğini, ilişkimizin bittiğini, Kubilay’ın da ailesiyle zaman geçirmesini, bizimle meşgul olmaması gerektiğini söyleyerek ısrarla gelmemesini istedim ve telefonu kapattım” dedi.

“KAMERADAN BENİ BEKLEDİKLERİNİ GÖRDÜK”

Konuşmadan sonra arkadaşıyla yemeğe gittiklerini anlatan Kalaycıoğlu, “Stüdyonun önünü gören kamerası olan bir arkadaşımızı arayarak önünde birileri olup olmadığını sorduk. Bir aracın olduğunu ve içinde birilerinin olduğunu söyledi. Bunun üzerine annemi aradım. Beni stüdyoda beklediklerini söyledim. O sırada Alaaddin’i arayıp stüdyoya geri dönmeyeceğimi, Vahap’ların beni beklediğini söyledim. Bu mesajlar telefonumda kayıtlıdır. Alaattin de bana yemekten kalkınca direkt eve gelmemi söyledi. Annem de korkuyla defalarca beni arayıp kendisinin yanına gitmemi söyledi. Ben de annemin gönlünü almak için önce anneme sonrasında Alaaddin’in evine gitmeye karar verdim” dedi.

Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nun kendisine, “Polisi arayalım” dediğini anlatan Kalaycıoğlu, “Ben annemin evindeyken Vahap’ın arkadaşı Yalçınay’la konuştuk. Annemin evinde olduğumu anladılar. Sonra stüdyonun önünde bekleyen arabanın oradan ayrıldığını kameradan gördük. Hala annemlerde otururken Alaaddin beni annemlerden almaya geldi. Birlikte Alaaddin’in evine gidecektik. Stüdyo önüne geldiğimizde Vahap’ların aracı geri dönmüştü, farları açık bir şekilde bekliyordu” dedi.

“KOLUNA TEMAS EDİNCE SİLAH PATLADI”

Dar sokakta iki aracın karşı karşıya kaldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile göz göze geldim. Vahap önce bana sonra Alaattin e baktı. Vahap aracın içerisine yere doğru bir şeyler almaya çalışır gibi eğildi. Vahap elini aşağıya uzatmıştı. Alaaddin’e dönüp ‘ne olur devam edelim, burada duraklamayalım, gidelim’ dedim ve ağlamaya başladım. O sırada Alaaddin, Vahap’ın araç içerisinde bir şeyler yaptığını fark edince Alaaddin de bizim içinde bulunduğumuz aracın torpidosunu açarak silah aldı. ‘Sadece konuşacağım’ diyerek yürüyerek indi. Alaaddin eliyle aracın camına vurarak kardeşim siz niye böyle yapıyorsunuz, bu kızın peşini bırakın gidin dedi. O sırada Kubilay sürücü koltuğundaydı, Vahap ise yolcu koltuğundaydı. Şoför mahalli duvar tarafındaydı. Alaaddin’in o tarafa yönelmesi mümkün değildi. Alaattin Vahap ile diyalog kurmaya çalışırken Vahap kendi kapısını açmaya, hızlı bir şekilde ittirmeye çalıştı, Alaaddin de kapıyı açtırmadı, itişme oldu, bunun üzerine Vahap camını açtı, Vahap eliyle Alaaddin’in tabanca olan elini camdan tutmaya çalışırken bir el silah sesi duydum. Vahap Alaaddin’in koluna temas ettiği gibi silah patladı. Ben silah sesini duyunca çığlık çığlığa araçtan çıktım. Ben kimin yaralandığını görmeden çığlık atarak araçtan indim. Araca doğru koşarken bağrışmalardan birinin yaralandığı ya da birine bir şey olduğunu hissettim. Neticesinde bu olayın içindeki kişiler benim hayatımdaki kişilerdi. Kimseye bir şey olmasını da istemeyeceğim kişilerdi” dedi.

“SİLAHI KALBİME DOĞRULTTUM PATLAMADI”

“Korktuğum başıma geldi” diyen Kalaycıoğlu, “Alaaddin de şoka girmişti. Beni araca bindirdi. Araca bindik ve kapı kapandı. Ben içinde bulunduğumuz araçta tabancayı görünce elime aldım. Olayın şoku ve birine bir şey olduğu vicdanıyla kendi kalbime doğrulttum. Tetiği çektim ama silah patlamadı, silah boştu. Çünkü o olayda zarar görmesi muhtemel her kimse benim için kıymetliydi, eski arkadaşım ve yanında kardeşim dediğim kişi dahil. Alaaddin şokun etkisiyle sen ne yapıyorsun diyerek silahı elimden aldı. Ve şokun etkisiyle öndeki Mustafa R.’ye abi ben sadece konuşacaktım, bu silah patlamayacaktı diye anlatarak ağlamaya başladı. Ne yapacağını şaşırdı. Ben o sırada yerde saçlarımı çeker bir şekilde yatıyordum. Alaattin beni yerden kaldırarak yanlışlıkla oldu, kendine gel lütfen ben hiç iyi değilim, yanlışlıkla oldu dedi. Ben halen kime ne oldu bilmiyordum” dedi.

Sokak röportajındaki sözler olay olmuştu! Mescid temizleme cezası

Ayşe Tokyaz’ın katilinin yargılandığı Ejegül davası: Bilirkişi raporunda dikkat çeken detay

İstanbul Küçükçekmece'de öldürüldükten sonra 13 Temmuz 2025'te Eyüpsultan'da yol kenarında valizin içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili gözaltına alınan Cemil Koç, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Tasarlayarak öldürmek' suçundan, kendisine yardım eden 6 kişi de 'Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek' suçundan tutuklandı.

İlginizi Çekebilir

Soruşturma sürerken, Cemil Koç'un, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 24 Temmuz 2023'te bir sitenin 8'inci katındaki daireden düşerek ölen birlikte yaşadığı Ejegül Ovezova’nın ölümünde de şüpheli olduğu belirlendi.

TIRNAKLARINDA SANIĞIN DNA'SI BULUNDU

Cemil Koç, Ejegül Ovezova ölümü ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 4 Temmuz 2025'te tamamlanan iddianamedeki ifadesinde; olay sırasında lavaboda olduğunu, bir ses duyup salona geçtiğinde Ovezova'yı göremediğini, aşağı indiğinde kadını yerde yüzüstü yatarken gördüğünü ve intihar etmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi. İddianamede, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna da yer verilerek, tırnaklar üzerinden alınan sürüntü örneğinde Ejegül Ovezova ve Cemil Koç'tan alındığı belirtilen kan örneklerinden elde edilen genotiplerin karışık olarak bulunduğu tespiti yer aldı. Bu durumun da aralarında bir boğuşma yaşandığını gösterdiği, Cemil Koç'un kadını pencereden düşürmek suretiyle ölümüne sebep olduğu, şüphelinin üzerine atılı 'Kasten öldürme' suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphenin elde edildiği kaydedildi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

İddianamede, evin salonunda, çamaşır makinesi içindeki yorgan üzerinde ve yatak süngeri kenarında tespit edilen kan izlerinin maktule ait olduğunun saptandığı, ancak maktulün vücudunda yara veya kesi izine rastlanmaması nedeniyle evdeki kan lekeleriyle ölüm arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı ifade edildi. Ancak tırnak altı DNA örneği ile birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin kadını öldürdüğüne yönelik yeterli şüphe oluştuğu ifade edilerek, Cemil Koç'un 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

‘BEYANLARININ GERÇEKLİK PAYI DÜŞÜK’

Davanın görüldüğü Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, olay yeri inceleme fotoğrafları, kriminal raporlar ve Adli Tıp Kurumu verileri birlikte değerlendirildi. Raporda, ikamet içerisinde çok sayıda noktada kan lekesi bulunduğu, bu lekelerin maktule ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Sanığın olay sonrası vücudundaki çizikleri doktor raporunda ‘kedi tırmığı’ olarak açıklamasının ise hayatın olağan akışına uygun olmadığı ifade edildi. Raporda ayrıca, Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesine göre Ejegül’ün ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa ve yüz kırıkları ile iç kanama sonucu meydana geldiği, yüz bölgesindeki kırıkların düşme öncesi darp sonucu oluşmuş olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı. Tanık beyanlarında olay gecesi bir kadın çığlığı duyulduğunun belirtilmesinin de olayın oluş şekline ilişkin şüpheleri artırdığı kaydedildi. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde ise sanık Cemil Koç’un beyanlarının gerçeklik payının düşük olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.

Altın almak için gittiler… Kuyumcuda yazıyı gören şaşkın: 'Vallahi, billahi yok'

Gram altın haftaya yüzde 2,9 düşüşle başlarken, güne 6 bin 225 TL'den başladı. Gün içerisinde 6 bin TL'nin altını gören gram altın, kuyumcularda 6 bin 100 TL'den, çeyrek altın ise 10 bin 940 TL seviyelerinden işlem gördü. Fiyatlardaki düşüşü fırsat bilen vatandaşlar sabahın erken saatlerinde kuyumculara akın etti.

Yoğunluğun yaşandığı adreslerden biri Yıldırım ilçesine bağlı Erikli Mahallesi oldu. Sabah saatlerinde bir kuyumcuda altınların kısa sürede tükenmesi üzerine esnaf, çareyi dükkân camına yazı asmakta buldu.

Gram altında tarihi kırılma! Uzman isimden yatırımcılara çağrı

"Vallahi billahi yok, yemin ederim yok" yazısına rağmen müşterilerin ısrarı sürerken, esnaf ile vatandaşlar arasında gülümseten diyaloglar yaşandı. Bir müşterinin "Bir gram da mı yok?" sorusuna kuyumcunun "Yok abi, olsa kendime ayırırım" dediği anlar kameraya yansıdı.

3 milyon vatandaşın tapu derdine son! Bedelsiz iade edilecek

Öte yandan, altın fiyatlarındaki düşüşün talebi artırdığı, kuyumcu esnafının ise yoğunluğa yetişmekte zorlandığı gözlendi.
Kuyumcu Ahmet Yasinkılıç, "Altında yaşanan sert düşüş talebi arttırınca, sabah yoğunluk yaşandı. Akşam olmadan gram, çeyrek altın tükendi. Şimdi vatandaşlar bizim altını stokladığımızı düşünüyor. Halbuki, şu an altın alacağımız tedarikçide altın kalmadı. Biz de artık yemin etmekten yorulduk. Çareyi cama yazı asmakta bulduk" dedi.