Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Yurttaşa yük, Suudi sermayesine garanti

Gündem

İlayda SORKU

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve toplam 5 bin MW kapasiteli yenilenebilir enerji projelerini kapsayan anlaşmaya tepkiler büyüyor. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) imzalanan işbirliği protokolünü “yeni kapitülasyon” olarak nitelendirdi. EMO tarafından yapılan açıklamada anlaşmada yer alan 30 yıllık alım garantisi, vergi muafiyetleri ve tahkim hükümlerine dikkat çekilirken Meclis’e “reddedin” çağrısı yapıldı.

Eski EMO Başkanı Nedim Bülent Damar, anlaşmayı BirGün’e değerlendirdi. Damar, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek anlaşma ile Suudi Enerji Bakanlığı tarafından tayin edilecek yatırımcıya vergi muafiyetinden alım garantisine pek çok ayrıcalık tanınacağına dikkat çekti. 

Ülkede her yıl ortalama 5 bin MW üzerinde yeni elektrik üretim tesisi yapıldığını hatırlatan Damar, ülkedeki enerji ihtiyacına ve mevcut tesislere ilişkin şunları söyledi: “Kurulu güç 125 bin MW’ı geçti. Arz güvenliğinde herhangi bir sorun yok. En yüksek güç ihtiyacı 60 bin MW’ın altında yani kurulu gücün yarısından az. Ayrıca EPDK’den edindiğimiz bilgilere göre Temmuz 2025 itibarıyla Akkuyu Nükleer Enerji Santralı (NES) dâhil yaklaşık 12 bin 800 MW yapımı devam etmekte olan elektrik üretim tesisi var. Mart itibarıyla 37 bin 612 MW gücünde ön lisans aşamasında proje mevcut ve bunların 37 bin 524 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklı projeler. Bunlara ek olarak YEKA ihalelerinden beklenen 5 bin 500 MW rüzgar ve güneş yatırımı var. Ek olarak 60 bin MW’dan fazla depolamalı güneş ve rüzgar santralı başvurusu var.”

ARZ FAZLASI YARATILACAK

YEKA ihaleleri ve Akkuyu NES hariç hiçbir tesis için alım garantisi, arazi tahsisi, ‘kazancımı yurt dışına götüreceğim’ şartı, ücretsiz iletim sistem kullanma ve vergi muafiyeti gibi ayrıcalıklar olmadığını vurgulayan Damar, “Bu yatırımların belli bir oranda gerçekleşmesi durumunda mevcut iktidarın önümüzdeki uzun dönem elektrik üretim tesis hedefleri de karşılanmaktadır. Eğer depolamalı tesislere de izin verilirse çok büyük oranda elektrik arz fazlası yaratılmış olacaktır. Ancak iktidarın iletim ve dağıtım şebekelerini yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimine uygun duruma getirmesi de planlı bir şekilde yapılmalıdır” uyarısında bulundu.

Konuşmasını, “Ülkede durum böyleyken Suudi Arabistan’a, yerli yatırımcılara verilmeyen ve mevzuat içerisinde yer almayan bu ayrıcalıklar neden verilmektedir?” sorusuyla sürdüren Damar, “Ülkenin böyle bir ayrıcalıklı yatırıma yukarıda verilen resmi verilerde görüldüğü şekilde hiçbir ihtiyacı yoktur” diye konuştu.

Anlaşma ile tanınan ayrıcalıkların elektrik sektörü yatırımları ile açıklanamayacağını belirten Damar, şunları kaydetti: “Bu ayrıcalıklar başka bir gerekçeye karşılık veriliyorsa yurttaşların bunu bilme hakkı vardır. Anlaşmanın onaylanması elektrik sektörü için kapitülasyon anlamında bir anlaşmanın yerleşmesine neden olacaktır. Bunun benzeri olan Akkuyu NES anlaşması bile karşılıklı haklar açısından daha dengeli bir anlaşma olarak görünmektedir. Yakında TBMM’de görüşülecek bu anlaşmanın yasalaşması yurttaşların sırtına yeni yükler getirecektir. Umarım milletvekilleri bu mantıksız anlaşmayı onaylamazlar.”

Kaynak: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement