Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Yanlış Kart

Yanlış Kart

Bir şeyleri bilmek bizi ne kadar sorumlu yapar merak ederim sık sık. Felaketi engellemek bizim sorumluluğumuz mudur, geleceğini bildiğimiz için? Her gün aldığımız küçük kararlardan birinin büyük darbeye yol açacağını nasıl bilebiliriz ki? Evet, yanlış olduğunu hep biliriz ve bir gün kötü bir şeye yol açmaktan korkarız, ama bu, sonunda kötü bir şey yaşandığında bizi sorumlu yapar mı?

Bütün insanların cehenneme gideceğini söyleyen hikayelerin haklı olduğu yer tam olarak burası sanırım. Sonu gelmez bencilliğimiz. Hepimiz benciliz. Suçu belirleyen şey, yol açtığımız felaketin büyüklüğüdür.

Kardeşinle asansörün gelmesini beklerken oyun oynarsın çünkü asansörü beklerken hep öyle yaparsınız. Kardeşinin ayağı çöp kutusuna çarpar ve dengesini kaybederek merdivenlerden yuvarlanır. Suçlusundur.

Annenin eve dönmeyeceğini düşündüğün için gelmesini söylemezsin ve annen artık istenmediğini düşünerek eve gelmez. Suçlusundur.

Öğrencilerinle havuzda oynarsın. Bu işi on sekiz senedir yapıyorsundur. Çocuklardan biri, diğerlerinden ayrı oynadığı köşede bir kriz geçirir ve boğulur. Onu suyun dibinden çıkarır, suni teneffüs yaparsın. Çocuk nefes almaya başlar. Yoğun bakıma kaldırılır. Suçlusundur.

Kızın her gece içmeye çıkar ve eve geç gelir. Artık onu kontrol etmene gerek kalmadığını çünkü lafını dinlemeyeceğini düşünürsün. Kızın hastanelik olur. Suçlusundur.

Kötü niyet nerede? Suçluların ortak yanı üzerinden gelinemez bencilliklerinden başka bir şey olabilir mi? Sadece bir anlık huzuru tercih etmiş olman bencillikten başka ne olabilir? Buna bencillik demek doğru mu?

Einstein en büyük aptallığın aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç beklemek olduğunu söylememiş miydi? Kötü bir şeyin yaşanmasını beklemek aptallık değil mi o zaman — o ana kadar yaşadığın her şey tek bir sonucu gösteriyorsa? Yalnızca büyük bir şanssızlık olamaz mı? Ama sorun da bu zaten, şanssızlığın seni değil, çevrendekileri etkiliyor. Kendine karşı yanlış bir şey yapmadın. Dünyaya suçlusun.

İnsan olmak kırılgandır. Rutinler seni uyuşturur. Çocukken her şey daha renkli ve heyecanlıdır çünkü dünyayı ilk defa görüyorsundur ve hiçbir hareketinin sonucu gerçek gibi hissettirmez, kocaman bir deneyim havuzunda rastgele yerlere kulaç atar, korktuğunda olduğun yerde dibe batarsın. Yaşın ilerledikçe bu hareketlerini belli sonuçlara oturtmaya başlarsın. Kartların nasıl geldiğini bildiğini düşünürsün. Ama bütün desteyi ölene kadar okumana imkan yoktur ve krupiyen her zaman senden daha fazla şey biliyormuş gibi gülümser. Bazen, aynı oyunu kaç kere oynarsan oyna, kötü bir kartın gelmesine engel olamazsın.

Suçu her zaman daha büyük bir yerde arayabilirsin. Merdivenlerde, annende, seni o kadar çocukla tek başına bırakan yönetimde, kızında. Çocuğun sağlık durumu hakkında seni bilgilendirmediği için ailesi de suçludur. O çöp kutusunu oraya koyan her kimse. Annenin üzerinde senden çok daha fazla söz hakkı olan yetişkinlerde. Yaşı yetmeyen kızına alkol satanlarda. Tek bir trajedinin yaşanması için bir kişinin yanlış kartı seçmesi yeterli olmaz genelde. Bu suçluluğu sırtlamak zorunda olduğun için kurban bile sayabilirsin kendini. Ama bu yalnızca suçluluğunu arttırır.

Suçluluk cezalandırılmalıdır, evet. Ama her nasılsa, çoğu zaman, suçluluk cezanın ta kendisidir.


Yanlış Kart was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement