Üzgün Bile Değilim
Bazen insanın kötü hissetmesi için üzülmesi gerekmez.Sabah uyanıyorum. Yapmam gereken şeyler var. Ders çalışıyor, namaz kılıyor, kitap okuyor, bazen hiçbir şey yapmadan saatlerin geçmesini bekliyorum. Gün bitiyor, sonra bir başkası başlıyor. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor görünse de ben hiçbir şeyin gerçekten içinde değilim.Ders çalışıyorum ama çalıştığımı hissetmiyorum. Namaz kılıyorum ama kıldığımı hissetmiyorum. Bir şeyleri tamamlıyor, yapılması gerekenleri yerine getiriyorum; yine de günün sonunda yaptıklarımdan geriye kalan bir duygu olmuyor.Sanki yaşadığım şeylerin hiçbirine dokunamıyorum.Bir süredir kendimi en çok uyurken buluyorum. Uyandığımda yapmam gerekenleri düşünüyor, sonra yeniden uyumak istiyorum. Bazen uykunun dinlenmekten çok, günün geri kalanını ertelemenin bir yolu olduğunu düşünüyorum. Çünkü uyandığımda beni bekleyen şey yalnızca yapılacak işler değil, onlara karşı hiçbir şey hissedemiyor olmak.Neye bu kadar yorulduğumu açıklayamıyorum. Ortada her şeyi açıklayacak tek bir olay yok. Yine de içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Bir zamanlar kolaylıkla yaptığım şeyler bile gözümde büyüyor.İnsanı en çok yoran şeylerden biri de kendisine ne olduğunu anlayamamaktır. Üzgün değilimdir ama iyi de değilimdir. Bir şeylerin eksik olduğunu bilirim fakat neyi aradığımı söyleyemem.İnsan bazen kendi mutsuzluğunu bile arıyor. En azından üzülse, bir şeylere kırıldığını, bir şeyleri özlediğini anlayacak. Oysa hissizlikte insan, neyin eksik olduğunu bile tarif edemeyebiliyor.Dışarıdan bakıldığında hayat devam ediyor. İnsanlar konuşuyor, gülüyor, bir yerlere yetişiyor. Ben de onların arasındayım. Günlük işlerimi yapıyor, konuşmalara katılıyor, zaman zaman gülümsüyorum. Fakat yaptıklarımın içimde bir karşılığı olmadığında, bütün bunların gerçekten bana ait olup olmadığını sorguluyorum.Sanki hayatımın içindeyim ama ona uzaktan bakıyorum.Bazen kendime ne zaman böyle hissetmeye başladığımı soruyorum. Bir sabah uyanıp kendimi böyle bulmuş olabilir miyim, yoksa yavaş yavaş mı uzaklaştım kendimden? Bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bir zamanlar sıradan gelen şeylerin artık içimde aynı karşılığı bulmadığı.İnsan kendisinden uzaklaştığını hemen fark etmiyor. Günlük hayatına devam ediyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve her şeyin yolunda olduğunu düşünüyor. Ta ki bir gün, yaptığı hiçbir şeyin kendisinde bir iz bırakmadığını fark edene kadar.Bütün bunların sonunda kendime verebildiğim kesin bir cevap yok. Yalnızca eskiden sıradan bulduğum şeylerin içinde bile kendimi bulamadığımı biliyorum. Günler geçiyor, ben de onlarla birlikte geçiyorum. Bir şeyler yapıyor, bir yerlere yetişiyor, üzerime düşenleri yerine getiriyorum. Fakat bütün bunların bende bıraktığı bir iz yok.Şimdilik bildiğim, kendimi neden böyle hissettiğimi anlamakta zorlandığım. Üzgün değilim. Mutlu da değilim. Yalnızca bir süredir hiçbir şeyin içimde karşılık bulmadığını hissediyorum.Ve insan, bazen en çok da ne hissetmediğini anlatmakta zorlanıyor.Üzgün Bile Değilim was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını






