Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Tanrıça Eclyra Colbert Show’da | Modern Bir Mitoloji Kurgusu

Tanrıça Eclyra Colbert Show’da | Modern Bir Mitoloji Kurgusu

Tanrıça Eclyra, kuliste makyajının tamamlanmasını beklerken makyaj sanatçısı ona gülümseyen bir yüzle seslenip “Hadi tatlım, göz makyajını bitirelim.” diyerek boş koltuğa sağ eliyle vurur. Kendisine gösterilen koltuğa oturup kırık beyaz ipek takımı, lekelenmesin diye üzerine verilen örtüyü dikkatlice serer. En az spot ışıkları kadar etkileyici olan gün ışığı yuvarlak hoş ampullere sahip, makyaj aynasının ışıkları önünde, göz makyajının tamamlanması için kahverengi güderi koltuğa iyice yerleşir ve rahatlar. Talk-Show, birazdan başlayacağından dışarıda hummalı bir koşuşturma vardır. Bu koşuşturma esnasında makyaj odasının kapısı, sayısız kez açılır kapanır. İçeride; onlar makyaj yaparken gözlerini bir saniye bile ayırmaksızın, onları kafesinden izleyen, “Serval” biraz huzursuzlanır. Bu yasa dışı, büyük kulaklı, Afrika asıllı kedi; odadaki üçlü koltuğun üzerindeki kafesinde ne kadar da uysal görünüyordu. Benzersiz benekli kürkü ve göz alıcı gözleri ile görenleri büyüleyen bir, avcıydı.

Makyajı bitiren; makyaj sanatçısı, etine dolgun kadın, simsiyah elleri ve gözleri ile Eclyra’ya son dokunuşlarını yapar ve “Tanrısal bir güzelliğin var. Şimdi benim ellerimde bunu tüm dünyaya göstermeye hazırsın!” kalkması için koltuğu geriye çeker. Bu sırada Eclyra “Abartıyorsun. Ama ne denilebilir ki, hakikaten öyle!” sandalyeden iner. Aslında gerçekten bir Tanrı olması ve bunu çok az kişinin bilmesi onu içten içe mutlu eden ve o sarsılmaz egosunu önünü alınmaz bir şekilde besleyen bir damar haline gelmiştir. Tanrı… Ama insanların dünyasında. Aynada kendine söyle bir bakar. Dalgalı bırakılmış saçlarını öne alır; geriye atar, düzeltir. Üstünü başını şöyle bir düzelttikten sonra yoğun yasemin ve gül kokusu içeren parfümünü sıkar. İşte hazırdır, Dünya ile tanışmaya. Kapı açılır ve kulağında kulaklık olan bir kadın, boynunu kapıdan uzatıp “Yayına son beş dakika” deyip hemen çıkar. Kapıdan çıkmak üzere olan Tanrıça, kafesteki yırtıcıya dönüp bakar ve ona uzaktan bir öpücük atar.

Midtown’da Times Meydanı’na yaklaşık beş dakika yürüme mesafesinde olan Ed Sullivan Theather’da Talk-Show, Colbert ’in her zaman ki girişi ile başlar ve ilk konuk olan Eclyra; kendisine beklemesinin söylendiği alanda, kırmızı kadife perdenin arkasında, adının söylenmesini bekler. Adını duyunca içeriye bir pop star edasıyla giren Eclyra, tokalaşmadan sonra koltukta Colbert ‘in ahşap masasına en yakın olacak şekilde; vücudu ve yüzü Colbert’ e dönük olarak oturur. Colbert birkaç davul sessinden sonra konuşur ve “Güzel, Eclyra… Hoş geldin. Bu gece, burada olduğun için çok teşekkür ederim. Eclyra. İlk kez duyuyorum. Sahne adın mı?” salonda seyirciler gülerken Eclyra gülümseyerek davul sesinden sonra “Hayır, bilinen tek adım bu. Tüm evrende beni böyle çağırırlar.” deyip önünde kupa içerisinde duran suyundan bir yudum alır. Bu kez bas gitarist yeni bir ses verir. Colbert, aldığı dönüşlerden mutlu bir şekilde “Ünüm, dünyayı çıkıp uzaya yayıldı diyorsun. Gerçi haklısın. Çünkü son on gündür televizyonda üç şey var; D.Trump, yürüyen donat videosu ve Eclyra. Söyle bakalım, bu kadar tanınmayı bekliyor muydun?” köşede mola yazan tahtayı elinde tutan set çalışını ile göz göze gelerek sözlerini bitirir. Bunu gören Eclyra “Ben hep ünlüydüm. Siz yeni öğrendiniz ve tabi ki bekliyordum. Çünkü, dünyada sıradan bir iyilik bile olağanüstü karşılanıyor.” Sözünü kesen Colbert “Birazdan Show, Colbert ve bu bilmiş kadınla devam edecek. Show’dan ayrılmayın…” röportaja ara verilir.

Skeçten sonra kameralar Colbert’e geri döner ve “Show’a tekrar hoş geldiğiniz. Ben ve ünlü Eclyra kaldığımız yerden devam ediyoruz. Biraz ciddi bir şeylerden bahsedelim, artık. Anlat bakalım. Bu yılın vergi rekortmeni ve aynı zamanda hayır severi olmayı nasıl başardın? Bunun yanında güzellik sektörü içerisinde son altı ayda bir numaraya yerleştin. Neydi slogan? Tanrısal Güzellik… marka satışları ve yorumlar inanılmaz! Neredeyse, her kullanıcı senin ayaklı reklamın haline gelmiş durumda. Ama tüm bunlar ve devlet başkanlarını bile büyüleyen güzelliğin dışında aslında burada olma sebebin; geçen hafta bir ofis çalışanını dövmek için çalıştığı yere gelen boşanmak üzere olduğu eşini küçücük bir parmak hareketi ile yere sermen. Lütfen gösterin.”. Ekranda Eclyra’nın ofisinin olduğu plazanın karşı binadan çekilmiş görüntüleri yansıtılır. Yerleri süpüren kadına ummadığı bir anda yaklaşan ısrarcı, alkolik eşi, elinde silahla onu dizlerinin üzerinde tehdit edip döverken; Eclyra sessizce yaklaşıp adama hafifçe bir dokunması ile adam havada yükselip görüntülerden kaybolur. Mağdur ofis çalışanı, ayağa kalktığı andaki şaşkınlığı kameralara yansıyan son görüntüler olur. Kameralar stüdyoya geri döndüğünde seyirciler alkışlarken Colbert “Yaklaş, büyüt. İnanabiliyor musunuz? Nedir bu? Jackie Chan, en yakın akraban sanırım.” salondan büyük bir kahkaha ve alkış alır.

Kameralar, Eclyra’nın güzel yüzüne yakınlaşmışken; konuşmaya başlar “Bu, bir kadının gücüdür. Ama tüm bunların dışında markam için yaptığın yapıcı eleştirilerin için çok teşekkür ederim. Tanrısal güzellik, yalan değil. Ürünün formülünde bizzat benim katkım var. Ayrıca vergi rekortmeni olmam ve bu kadar hayır sever olmamızın sebebi ise; çok basit. Kimliklerini gizli tuttuğumuz üç yatırımcımız. Onlara buradan sevgilerimi yolluyorum.”. O sırada, İngiliz yatırımcının arabasının bagajında elleri kolları bağlı yatıyor olduğunu umursamadan; kameraya bakarak öpücük atar. Kahkahalar ve alkışlardan sonra tekrar konuşmaya başlar “Çok güçlü bir kadın olduğumu biliyorum. Dünya’nın bunu görmeye alışık olmadığını da biliyorum. Ayrıca tüm kadınların bir gün ne kadar güçlü olduklarını hatırlayacağını biliyorum. Buralara kısa bir seyahat hatta açık söylemek gerekirse sürgüne geldim. Savaşım, hep göklerleydi. Ama buraya geldiğimde aslında kötülüğün yalnızca göklerde değil; oradan taşıp bizzat yaratılanına yansıdığını gördüm. Şimdi savaşım iki cephede. Kendime güveniyorum bir şekilde modern köleliği ve şiddetin seviciliğini bitireceğiz. Herkesin ayırt etmeksizin herkesle eşit olduğu bir Evren mümkün bunu hatırlatmak için buradayım.” Sözlerini en önde seyirciler arasında onu gururla ve gözleri dolarak izleyen Elektra’ya bakarak bitirir. Elektra, yıllarca ailesinin istediği hayatı döngülerle yaşayan bir kadın olarak belki de Evren’de en acı çeken şiddet mağduru kadın olabilirdi.

Show’dan sonra otoparkta duran arabasını, ona doğru yaklaşırken anahtara basıp açar. Arabanın yanan farları hafifçe ortamı aydınlatırken çıkardığı ses boş otoparkta yankılanır. Karanlıkta dikkatlice bakmadığı aracına hızlıca ve Show’dan sonra aldığı dönüşlerden çok mutlu bir biçimde biner. Biner binmez çantasını yan koltuğa atar. Arabayı çalıştırmadan önce dikiz aynasında kendine bakarken birden irkilir. Çünkü, aynada kendi aksinin yanında gördüğü Kaelthar’den başkası değildir. Kaelthar “Buldum seni!” der sinirli ve tehditkâr sesiyle….

Onlar arabada önce hangisinin hamle yapacağının gerilimi ile öylece beklerken gökyüzünde Tanrılar Aethron’un liderliğinde yeniden toplanmış ve bu kez verilecek kararların listesi oldukça çoğalmıştı. Dünyada yaşanan son gelişmelerle şaşıran Aethron, diğer Tanrılara keyfini belli etmeden bıyık altından güler ve “Toplantı başlasın!” sesiyle toplantının yapıldığı çöl düzlüğü inletir.

Peki şimdi, Dünyadaki Tanrı sayısı çoğaldıkça savaş derinleşecek ve düzen giderek daha da bozulacak mıydı? Yoksa, ikisinden biri diğerini yok ederek bu kargaşaya son mu verilecekti? Hadi, görelim!


Tanrıça Eclyra Colbert Show’da | Modern Bir Mitoloji Kurgusu was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement