Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

‘Süreç batmayacak’ | Duran Kalkan: ‘Çözümün ve siyasetin zamanı geldi’

Gündem

Gazeteci Ruşen Çakır, Medyascope adına Kandil’de Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan ile Kürt meselesinin demokratik çözümüne yönelik yürütülen barış sürecine dair bir röportaj gerçekleştirdi. Yaklaşık iki yıldır devam eden ve PKK’nin feshi, silah bırakma ve yakma, Meclis Komisyonu gibi önemli eşiklerin aşıldığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde “çerçeve yasanın” konuşulduğu bir aşamaya gelindi.

Sürecin böylesi bir aşamasında Ruşen Çakır’a konuşan Duran Kalkan önemli mesajlar verdi. Sürecin geleceği, bölgesel konjonktür, Abdullah Öcalan’ın misyonu üzerine açıklamalarda bulunan Kalkan “Hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi” vurgusunda bulundu.

Kalkan, röportajın başında “Önce İmralı’ya gitseydiniz” diyerek Öcalan’ın rolüne dikkat çekti ve fesih kararının uygulanmasının Öcalan’ın öncülüğünde mümkün olacağını söyledi.  Duran Kalkan “Bir şey söylemek istiyorum başlamadan önce. Sanki biraz yanlış geldiniz. Buraya değil de önce İmralı’ya gitseydiniz. Daha doğru adrese gitmiş olurdunuz.” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık iki yıldır devam eden ve tarafların “Terörsüz Türkiye”, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” gibi isimlerle adlandırdığı süreçte ilk kez kendi medyası dışına konuşan Kalkan, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen sürece dair Ruşen Çakır’a önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Süreç batmayacak”

Yürütülen sürece ilişkin net bir duruş ortaya koyan Duran Kalkan “Sürüyor. Batacak mı? Batmayacak” diye konuştu ve siyasi, askeri, bölgesel ve Türkiye’deki koşullar nedeniyle sürecin devam edeceğine vurgu yaptı.

Kalkan 2013’teki durumdan farklı olarak Gazze, Suriye ve Türkiye dinamiklerinin yeni bir zemin oluşturduğunu belirtti.

Savaşın yarattığı sonuçların çözüm ihtiyacını artırdığını kaydeden Kalkan, “çözüm ve siyaset” zeminini işaret etti.

“Siyasetin zamanı geldi”

Duran Kalkan bu bağlamda “Hem Gazze süreci var hem de bölgede liderlerin, devletlerin değiştiği bir realite var. Kendi savaşımızla da bir noktaya geldik. Her şey savaşla çözülmez; savaş açığa çıkarır, siyaset çözer. Dolayısıyla hem çözümün hem de siyasetin zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Kalkan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını temel aldıklarını ve bu temelde yeni süreçler geliştirmeye kararlı olduklarını söyledi.

Duran Kalkan Orta Doğu’daki değişimleri de hatırlatarak, bölge halklarının kendi iradeleriyle çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.

Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı ve sonrası

Kalkan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından toplumsal kesimlerde ve kendi içlerinde şaşkınlık yaşandığını ancak Öcalan’ın sistematik düşüncesine yabancı olmadıklarını belirtti.

Zihniyet olarak açığız ve hazırız” diyen Kalkan, antidemokratik yaklaşımların siyasetin önünü tıkadığını ifade etti.

Duran Kalan, örgüt olarak çağrıyı anında değerlendirdiklerini ve 1 Mart’ta ateşkes ilan ettiklerini hatırlattı.

Statü talebinin olmamasına yönelik eleştirilere yanıt veren Kalkan, Öcalan’ın “Benim Kürtler için yaptığımı ancak zalim tanrılar inkar edebilir” sözünü hatırlatarak, dar milliyetçi yaklaşımları eleştirdi ve Öcalan’ın katkılarının inkar edilemeyeceğini vurguladı.

Türkiye kamuoyuna mesaj

Sürecin kalıcılaşması konusunda kararlı olduklarını ve stratejik bir değişim gerçekleştirdiklerini ifade eden Kalkan, askeri pozisyonlarına dair net mesajlar verdi: “Eskisi gibi savaş olmayacak artık. Koşullar değişmedikçe ve yeni bir kongre kararı alınmadıkça, mevcut kararlılıkla biz Türkiye’ye karşı silahlı eylem yapan güç olmayacağız, bunu durdurduk. Ancak üzerimize saldırı olursa elbette kendimizi savunacağız. Biz siyasetin önünün açılmasını istiyoruz.”

Kalkan, Türkmen kökenli olduğunu hatırlatarak, Türkiye kamuoyundaki güvensizliğe değindi.

Sürecin yaklaşık iki yıldır devam ettiğini belirten Kalkan, Devlet Bahçeli’nin çağrılarını daha geniş anlatması gerektiğini, sol ve demokratik çevrelerin de kamuoyundaki milliyetçi yaklaşımı kırmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi.

Süreç bağlamında “Erdoğan’ın oyunu” iddialarına da değinen Kalkan, her politikanın oyun unsuru içerebileceğini ancak önemli olanın siyasetin önünün açılıp açılmadığı olduğunu belirtti.

Kalkan “Yüzde bir olumluluk varsa, oradan başlayarak imkan büyütüyoruz” dedi.

Bahçeli’nin 1 Ekim çıkışı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te Meclis’teki ilk çıkışını ve el sıkışma hamlesini de değerlendiren Kalkan, ilk başta şaşkınlık yaşadıklarını ancak sonrasında bunu doğru bulduklarını belirtti.

Kalkan, “Barışı savaşanlar getirir. Savaşı durdurmayı savaş yapanlar gündeme alır, irade koyarlar. Dolayısıyla böyle bir çıkışın Devlet Bahçeli tarafından yapılması anormal değil, doğruya yakın olandır. Savaşa son verecek olanlar savaşanlardır” diye kaydetti.

Kalkan, Bahçeli’nin çıkışı ile “fiilen”, Öcalan’ın çağrısıyla “resmen” başlayan sürecin kazanımlarını ise toplumda tartışma ortamının açılması, gergin ortamın bir nebze azalarak sağlıklı düşünme imkânının ortaya çıkması olarak sıraladı.

“Sürecin kilit noktası İmralı’dır”

Çözümün ve barışın pratik uygulanabilirliğinin ancak Abdullah Öcalan’ın iradesiyle mümkün olabileceğini vurgulayan Duran Kalkan, örgütün feshine ve kadroların geleceğine dair “Silahlı mücadeleyi sona erdirdik, fesih kararı aldık ancak bu insanların buharlaşması anlamına gelmiyor. Fesih kararının uygulanması örgütün değişim ve dönüşüm yaşamasını gerektirir, bunun için de uygun hukuki ve siyasi zemin şarttır. Gerçek bir barış isteniyorsa bunun yolu İmralı’dan geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Yasal düzenlemelerin gecikmesine ilişkin rahatsızlıklarını dile getiren Kalkan İmralı’dan gelecek görüşlere göre tutum alacaklarını belirtti.

Kalkan, fesih kararının uygulanmasının hukuki ve siyasi zemin gerektirdiğini ifade etti.

Orta Doğu ve Suriye

Suriye’de Rojava deneyimine değinen Kalkan, taktik ittifakların stratejik ilişkiyle karıştırılmamasından ders çıkarıldığını belirtti.

Halep sürecinde İmralı ile Kandil arasında görüş farklılığı iddialarının bilgilendirme eksikliğinden kaynaklandığını belirten Kalkan, Kürtlerin demokratik bir Orta Doğu’da varlık göstermesi gerektiğini vurguladı.

Orta Doğu’daki hegemonya savaşlarına ve İsrail’in bölgedeki etkinliğine de değinen Kalkan, 100 yıllık ulus devlet statüsünün yıkıldığını belirtti.

Kürtlerin bu yeni süreçte bir siyasi statü sahibi olması gerektiğini ifade eden Kalkan, “Bu statü birbirini yok eden değil, demokratik bir Orta Doğu’da olmalı. Kürtlerin varlığının ve özgürlüğünün garantisi Türkiye’nin ve bölgenin demokrasisinden geçiyor. İsrail’in de İran’ın da Kürt dinamikleriyle ilişkilenme çabası var. Bu süreç, Türkiye’nin Kürt siyasetini demokratik temele oturtma sürecidir” diye kaydetti.

Muhalefet ve toplumsal kesimlere çağrı

Kalkan, CHP başta olmak üzere muhalefete “dar particilik” eleştirisi yöneltti.

Türkiye’nin güvenlik, demokrasi ve Kürt meselesi gibi temel sorunlarına odaklanılması gerektiğini söyleyen Kalkan sol, demokratik ve sosyalist çevrelerin süreci daha güçlü sahiplenmesini istedi.

Türkiye demokratik kamuoyuna ittifak çağrısı yapan Kalkan emekçi kesimlerin süreci tanıması halinde karşı çıkmayacağına inandığını belirtti.

İktidar kesimlerini “dar çıkarcılık ve korku” nedeniyle eleştiren Kalkan “Korku sistemini kırmak gerekiyor” dedi.

Selahattin Demirtaş ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini belirten Kalkan, bu siyasetçilerin dışarıda daha etkili rol oynayabileceklerini kaydetti.

Kalkan Avrupa’daki eski siyasetçilerin de süreçte yer alabileceğini ifade etti.

“Geri dönüş yok”

Kalkan, röportajda stratejik değişimin kalıcı olduğunu yineledi ve “Geri dönüş yok” mesajı verdi.

Duran Kalkan “Siyasetin önü açılsın” çağrısı yaparak, böylece Türkiye demokrasisinin güçleneceğini ve Orta Doğu barışına katkı sağlanacağını söyledi.

Yakın zamanda Ankara’da zirve gerçekleştiren NATO’ya “Silahlanmadan başka bir şey düşünmüyor. Savaştan başka bir şey düşünmüyor. Türkiye’ye başka bir şey vermez” eleştirisi yönelten Duran Kalkan, dış dinamiklere işaret ederek, barış sürecinin Türkiye için daha büyük fayda sağlayacağını vurguladı.

To read the full story from the source: İlke TV

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement