Muğla’daki kadına yönelik cinsel saldırı davasında mahkemenin faile ‘nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs’ suçu yerine ‘basit cinsel saldırı’ suçundan 5 yıl hapis cezası vermesi ve ardından takdiri indirim uygulayarak cezayı düşürmesi İstinaf’a taşındı. Avukatlar, suç vasfında hata yapıldığını ifade ederek sanığın üst hadden ceza almasını istedi.
Menteşe ilçesindeki bir eğlence mekânında çalışan 34 yaşındaki İ.İ. adlı erkek tarafından cinsel saldırıya maruz bırakılan 22 yaşındaki E.S.’nin davasında faile ‘basit cinsel saldırı’ suçundan 5 sene hapis cezası verilmesi ardından iyi hal indirimiyle cezanın 4 yıl 2 aya düşürülmesi bir üst mahkemeye taşındı.
Muğla Barosu’ndan, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden gönüllü avukat Perihan Ceviz Turasay tarafından Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan İstinaf başvurusunda sanığın eyleminin basit cinsel saldırı boyutunu aştığı doğrudan suçun nitelikli hal ile meydana geldiği ve mağdurun aktif direnişi sayesinde olayın tamamlanmadığı ifade edildi.
Başvuru kapsamında verilen dilekçede, sanığın mahkemede verdiği ifadelerin çelişkili olduğu ve anlatımından da olayın tasarlama boyutunda yaşandığı kaydedildi. Tüm çelişkili ifadelere rağmen sanığa iyi hal indirimi uygulandığına da dikkat çekilen dilekçede, Adli Tıp Kurumu raporlarına da işaret edildi. Hazırlanan raporlarda kadının beyanıyla rapor sonuçlarının örtüştüğü ve cinsel saldırı bulgusuna rastlandığı belirtildi. Dilekçede benzer olaylarla ilgili verilen emsal kararların örneklerine de yer verilerek “Kadının sanığı tanımaması, aralarında hiçbir husumet bulunmaması ve olaydan hemen sonra şikayetçi olarak iç beden muayenesine rıza göstermesi, ‘mağdurun beyanı esastır’ ilkesinin somut olayda ne denli güçlü bir zemine oturduğunu göstermektedir. Sanığın eylemleri, müvekkilin cinsel özerkliğini yok sayan, onu bir nesne gibi gören ataerkil şiddetin en karanlık tezahürlerinden biridir. Bu saldırı, müvekkilin toplum içindeki varoluşunu ve cinsel dokunulmazlığına olan güveni de hedef almıştır. Bu nedenle, sanığın eylemlerinin basit bir cinsel saldırı olarak nitelendirilmesi, yaşanan şiddetin boyutunu küçültmek ve faili cezasızlıkla ödüllendirmek anlamına gelecektir” denildi.
ÜST HADDEN CEZA TALEBİ
Başvurunun sonuç kısmında ise suç vasfında hata yapıldığı belirtilerek hükmün kaldırılması talep edildi. Başvuruda, sanığın eylemlerinin “basit cinsel saldırı” değil, mağdurun savunmasızlığından yararlanılarak işlenen “nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs” suçunu oluşturduğu savunularak üst hadden cezalandırılması istendi. Ayrıca sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddi ve sanığın tutuklanması da talep edildi.
Avukat Turasay, dilekçeye ilişkin BirGün’e yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cinsel saldırı dosyalarında, failin nitelikli cinsel saldırı kastıyla icraya başladığı, ancak mağdurun direnişi veya harici bir engel nedeniyle eylemini tamamlayamadığı durumlarda, suçun ‘nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs’ yerine ‘basit cinsel saldırı’ olarak vasıflandırılması yerleşik bir hata haline gelmiştir. Bu dosyada da maalesef bu hatalı ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında cezasızlık algısı yaratan yargı pratiği ile karşılaşmış durumdayız. Somut olaya ilişkin dava açılmasının akabinde eylemin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçu kapsamında olabileceği değerlendirilerek verilen görevsizlik kararıyla dosya ağır ceza mahkemesine gönderilmişti. Ancak mahkeme ‘Sanığın katılana yönelik eyleminin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs olduğuna dair somut, objektif ve her türlü şüpheden uzak delil olmaması’ gerekçesiyle basit cinsel saldırı suçundan hüküm kurdu. Oysa adli tıp raporuyla desteklenen katılan beyanları nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunun oluştuğunu göstermektedir. Yine aşamalarda suçu inkâr eden ve hiçbir pişmanlık göstermeyen sanık hakkında iyi hal indirimi olarak bilinen takdiri indirimin uygulanması da kabul edilemez. Bu sebeplerle karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduk.”
Mekânda çalışan İ.İ., E.S.’ye cinsel saldırıda bulunmuştu. Olayın ardından E.S. şikâyetçi olmuştu. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Ekim’de iddianame hazırlanmıştı.
Muğla Adalet Sarayı’nda geçen ay görülen karar duruşmasında mahkeme, İ.İ. hakkında basit cinsel saldırı suçundan 5 sene hapis cezası hükmetmişti.
Mahkeme, sanığın yargılama sürecindeki davranışlarından ötürü de takdiri indirim uygulamış ve cezayı 4 sene 2 aya düşürmüştü.
Sanık hakkında tutuklama kararı da uygulanmamıştı.
Ayrıca mahkeme kararını da sanığın nitelikli cinsel saldırı kastıyla hareket ettiğine dair ‘şüphe barındırmayan, kesin ve objektif delil bulunmadığı’ gerekçesine dayandırmıştı.
Kaynak: BirGün



