KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın da aralarında bulunduğu meslek örgütleri ve dernekler, Hakkâri’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasında görev yapan bir psikoloğun bıçaklı saldırıya uğramasına ilişkin 20’den fazla kentte ortak basın açıklaması yaptı.
Türk Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği ve SES’in imzasıyla yapılan açıklamada, saldırının yalnızca münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, sosyal hizmet alanında çalışanların güvenliği, çalışma koşulları ve kurumsal süreçlerin yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.
“Bir sosyal hizmet emekçisi, bir psikolog ölümden döndü” denilen açıklamada, yaşananların sorumlusunun “antidemokratik yönetim anlayışında ısrar edenler, çalışma hakkı ve yaşam hakkını yok sayanlar” olduğu ifade edildi.
“SAHADAKİ KOŞULLAR DİKKATE ALINMADI”
Açıklamada, sosyal hizmet alanında önleyici çalışmaların, risklerin erken tespitinin ve koruyucu hizmetlerin önemine dikkat çekilirken, bu çalışmaların sahadaki gerçek koşullar gözetilmeden hayata geçirilemeyeceği kaydedildi.

Son dönemde yürütülen sosyal risk haritası çalışmasının; çalışanların, sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademinin görüşleri yeterince alınmadan başlatıldığı belirtilen açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“Sosyal risk haritası çalışmasının, sahadaki mevcut koşullar, çalışan güvenliği, personel kapasitesi, teknik altyapı ve mesleki değerlendirmeler dikkate alınarak planlanması gerekmektedir.”
Meslek örgütleri, özellikle hane temelli saha çalışmalarında çalışan güvenliği, kurum kapasitesi, etik ve hukuki süreçlerin kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini vurguladı.
“MESLEK ELEMANLARI VERİ TOPLAYICIYA İNDİRGENİYOR”
Açıklamada, sosyal risk haritalaması çalışmalarının yalnızca veri toplama ve risk sınıflandırması eksenine sıkıştırılamayacağı ifade edildi. Sosyal hizmetin temel ilkeleri olan insan onuru, müracaatçının yüksek yararı, mesleki ilişki ve güven temelli çalışma yaklaşımının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi.

Risk haritası uygulamalarında çalışanların asli rolünün “veri toplayıcı” konumuna indirgenmesinin mesleki özerklik ve müracaatçıyla kurulan güven ilişkisi açısından ciddi sorunlar yarattığı kaydedildi. Açıklamada, riskli hanelerde yapılan ziyaretlerde yeterli kurumsal destek ve güvenlik mekanizmalarının sağlanmamasının çalışanları fiziksel ve psikososyal açıdan korunmasız bıraktığı vurgulandı.
KVKK VE VERİ GÜVENLİĞİ UYARISI
Ortak açıklamada, uygulamanın hukuki ve teknik altyapısındaki eksikliklere de dikkat çekildi. Meslek elemanlarının kişisel cihazları üzerinden veri girişine zorlanmasının yalnızca çalışan güvenliği açısından değil, veri güvenliği, mesleki sınırlar, kurumsal sorumluluk ve müracaatçı mahremiyeti açısından da sakıncalı olduğu belirtildi.

Başta KVKK olmak üzere etik, hukuki ve mesleki süreçlerin yeterince gözetilmediği ifade edilen açıklamada, teknik ekipman eksiklikleri nedeniyle çalışanların şahsi telefonlarını kullanmak zorunda bırakılmasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.
TALEPLER SIRALANDI
SES, TPD, SHUDER ve TODAP, çalışanların uygulamalardaki eksiklikleri dile getirmesinin baskı unsuru haline getirilmemesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, geri bildirimlerin sistemi güçlendirmek için dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Ortak açıklamada şu talepler sıralandı:
“Çalışan güvenliğini önceleyen tedbirler alınmalı, işçi sağlığı ve güvenliği uygulamaları güçlendirilmeli, yeterli personel ve teknik altyapı sağlanmalı, etik, hukuki ve mesleki ilkeler titizlikle gözetilmeli, çalışanların görüş ve önerileri karar süreçlerine dahil edilmelidir.”
Meslek örgütleri ayrıca sosyal hizmet alanındaki yapısal eksikliklerin giderilmesini, sosyal risk haritalaması çalışmalarının meslek örgütleri, akademi ve saha çalışanlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesini istedi.
Açıklama, “Taleplerimiz karşılanıncaya kadar ‘hayati risk yaratan’ Sosyal Risk Haritası Oluşturma Projesi durdurulsun” çağrısıyla sona erdi.
Kaynak: BirGün
