HomeTürkçe HaberlerGündemSon dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini hala hazmedemeyen hazımsızlar var

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethini hala hazmedemeyen hazımsızlar var

Published on

spot_img

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;Aziz milletim, sevgili İstanbullular, AK Parti İstanbul İl Teşkilatımızın çok değerli mensupları, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerle birlikte 86 milyon vatandaşımızın her birini saygıyla selamlıyorum. Dünyanın 150’den fazla ülkesinde hayat ve haysiyet mücadelesi veren tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün hem sizlerle bayramlaşalım, hem de İstanbul’un fethinin 570. seneyi devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573. yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel. Bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz. Öncelikle her birinizin Kurban Bayramı’nı canıgönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sıla hasreti gözünde tüten bütün vatandaşlarımın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslüman’ın bayramını tebrik ediyorum. Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını, kardeşliğe, barışa ve huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kurbanların Hak katında makbul olmasını diliyorum.

İlginizi Çekebilir

Bayram şüphesiz en çok da çocuklar için bayramdır. Bayram, cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur. Asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum.

Mübarek bayram günleri, insanımızın dostluğu, kardeşliği, milli ve manevi değerlerini en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlardır. Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin derdiyle dertleniyoruz. Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar, tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor.

İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hasreten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin. Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz. Rabbim bizleri kendi yolundan, peygamberinin yolundan, peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim bu mübarek günler hatırına bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun.Şu anda karşımda İstanbul var. Çok değerli İstanbullular. Bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemali edeple yâd ediyorum. Yine burada bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammedîler eksilmesin, bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın, mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin, her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye feda-yı can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Fethin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun.

“İSTANBUL’UN FETHİ, KIYAMETE KADAR SÖNMEYECEK HAK VE HAKKANİYET OCAĞININ YAKILMASIDIR”

Kardeşlerim, sevgili gençler, bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değildir. Dünyanın göz bebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakıl, ihyasıdır, hayat bulmasıdır. Bu hakikati büyük tarihçi rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor; O, 1451’de tahta oturduğu andan itibaren fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askerî, teknolojik ve idarî önlemi düşünmüş ve almıştır. 20 Nisan deniz bozgunu fethi tehlikeye düşürdüğü zaman da azim ve kararında sarsılmamıştır. Ve beş yüz yıllık imparatorluk yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir. Ne diyordu? “İstanbul muhakkak fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.” İstanbul’un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul’un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı hâline getiren, bunun için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul’un fethi, bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır.

“FETİH MİLLETİN KIZILELMASIDIR”

Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca. “Havanın mavisinde, denizin yeşilinde bir türkü Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvet ile aşk ile kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin. Koca felaketlere göğüs germişiz. Cihanın yarısı gök önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul almışız.” İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi, milletimizin mefkûresi, ülküsü, kızıl elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, feth-i mübine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakârlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkûresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz.

“İSTANBUL’UN FETHİNİ HALA HAZMEDEMEYEN HAZIMSIZLAR VAR”

Değerli kardeşlerim, bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımızdır. İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu hâlâ kabullenemeyenler var. İstanbul’un fethini hâlâ içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Diyorlar ki. “Her kim zulüm 1453’te başladı diyorsa maskesini indirin. Altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır.İstanbul’un statüsü değişsin diyorsa bunlar, Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek “Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti.” diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır. Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi “Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım.” diyerek kararlılığımızı gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim. Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Değerli kardeşlerim, Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz. Sağ olun. Var olun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Kaynak: Milliyet

Latest articles

Ava Yaman’dan şoke eden karar! Başlamadan sona erdi

Ava Yaman, bu yaz çekilmesi planlanan “Dokunmadan Aşk” filmine ilişkin şaşırtan bir karar aldı. Ünlü ismin tercihi nedeniyle projenin ertelendiği öne sürüldü. Böylelikle ünlü ismin film macerası başlamadan sona erdi.

Satıcılar e-ticaret ürün yelpazesini genişletti

Denizli’nin e-ihracat performansıyla Türkiye genelinde 5’inciliğe yükseldiği duyuruldu. Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde Tekstil ürünlerinin yanı sıra oto aksesuarı ve hayatın her alanına dokunan çeşitli ürünlerin de yer alacağı aktarıldı.

YUNAN BAKANDAN İTİRAF! ''Türkiye tehdidi yayılıyor''

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias bir kez daha Türkiye'ye yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dendias, Türkiye'yi "açık tehdit" olarak nitelendirdi. Yunan bakan ayrıca, ülkesinin savunma bütçesinin yetersiz kaldığını da söyledi. Ayrıca, "Biz küçük bir ülkeyiz" ifadelerini kullandı...

ON NUMARA SONUÇLARI 29 MAYIS 2026 | On Numara sonuçları açıklandı mı, saat kaçta açıklanır? 2,4 milyon TL büyük ikramiye!

On Numara sonuçları ile ilgili son dakika açıklaması 29 Mayıs 2026 Cuma günü Milli Piyango Online’da canlı yayınlanacak çekilişte yapılacak. 2,4 milyon TL büyük ikramiyeli çekiliş öncesi pek çok kişi internette "On numara sonuçları açıklandı mı, saat kaçta açıklanır?" sorusuna yanıt arıyor. Peki, 29 Mayıs 2026 On Numara sonuçları nasıl öğrenilir?

More like this

Ava Yaman’dan şoke eden karar! Başlamadan sona erdi

Ava Yaman, bu yaz çekilmesi planlanan “Dokunmadan Aşk” filmine ilişkin şaşırtan bir karar aldı. Ünlü ismin tercihi nedeniyle projenin ertelendiği öne sürüldü. Böylelikle ünlü ismin film macerası başlamadan sona erdi.

Satıcılar e-ticaret ürün yelpazesini genişletti

Denizli’nin e-ihracat performansıyla Türkiye genelinde 5’inciliğe yükseldiği duyuruldu. Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde Tekstil ürünlerinin yanı sıra oto aksesuarı ve hayatın her alanına dokunan çeşitli ürünlerin de yer alacağı aktarıldı.

YUNAN BAKANDAN İTİRAF! ''Türkiye tehdidi yayılıyor''

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias bir kez daha Türkiye'ye yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dendias, Türkiye'yi "açık tehdit" olarak nitelendirdi. Yunan bakan ayrıca, ülkesinin savunma bütçesinin yetersiz kaldığını da söyledi. Ayrıca, "Biz küçük bir ülkeyiz" ifadelerini kullandı...