Tepebaşı ilçesinde 2024 yılı Ağustos ayında kask, kar maskesi ve koruyucu gözlük takıp hücum yeleği giyerek Uluönder Mahallesi’ndeki Şehit Rüstem Demirbaş Parkı’na gelen Arda Küçükyetim, buradaki çay bahçesinde Tevfik Arslan (72), Cumali Özemek (58), Naşit Özyürek (88), Metin Korkmaz (65) ve Cemal Altıntaş’ı (52) bıçakla yaraladı.
Küçükyetim, bu anları da hücum yeleğine sabitlediği bir cep telefonu aracılığıyla sanal medya hesabından canlı olarak yayınladı.
Olayın ardından polis ekipleri tarafından yakalanan Arda Küçükyetim, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.
Eskişehir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne tutuklu yargılanan Küçükyetim, geçen yıl eylül ayındaki karar duruşmasında, ‘Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçlarından 75 yıl 5 ay hapis cezası veridi.
CEZAEVİNDE İNTİHAR ETTİ
Olayın ardından 18 Ağustos 2024 tarihinde Eskişehir Adliyesi’nde tutuklanan Arda Küçükyetim, cezaevindeki yaklaşık 1 yıl 10 aylık sürecin ardından akşam saatlerinde intihar ederek hayatına son verdi.
Küçükyetim’in cenazesi otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi’ne morguna kaldırıldı. Olayla ilgili de soruşturma başlatıldı.
Adana’da evlat dehşeti! ‘Gördüğü Rüya Yüzünden’ annesini öldürdüZayıflama iğnesi çılgınlığında korkutan tablo! Uzmanlar uyardı: Vakalarda iki kat artış
İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'nın Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi amaçlayan bir yerleşim planı hazırladığı öne sürüldü.
Israel Hayom gazetesinin haberinde Batı Şeria'daki "yerleşimci hareketler" tarafından hazırlanan planın bölgenin haritasını temelden değiştirmeyi amaçladığı kaydedildi.
"Yerleşim Çiftlikleri Birliği" ve "Habita (Vatan) Forumu" olarak adlandırılan hareketler tarafından hazırlanan planın, "emir günü" veya "uygulama günü" olarak adlandırılan bir günde Batı Şeria'daki yaklaşık 100 stratejik noktaya güç konuşlandırılmasıyla ilgili mekanizmayı açıkladığı ifade edildi.
Bu stratejik noktaların Oslo Anlaşması'na göre, idari ve güvenlik olarak Filistin yönetimi kontrolündeki A bölgesinde olduğu aktarıldı.
İsrail hükümetinden bakanlara ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın kişilere sunulan söz konusu planın büyük Filistin şehirlerini kapsadığı öne sürüldü.
İlginizi Çekebilir
FİLİSTİN'DEN PLANLA İLGİLİ UYARI
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, planın, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak sürecinde tehlikeli bir dönüşüm olduğu değerlendirmesi yaptı.
"Yerleşimci hareketler" tarafından yürütülen planın Filistin coğrafyasını aşındırmayı ve uluslararası anlaşmaları anlamsız hale getirmeyi amaçlayan yerleşim planında niteliksel bir değişim olduğunu dile getiren Şaban, planın, marjinal grupların başlattığı müstakil bir hareket olarak değerlendirilemeyeceğini, bilakis İsrail'de özellikle Filistin topraklarının ilhakını benimseyen sağcı hükümetler gölgesinde yaşanan değişimlerin bir parçası olduğunu ifade etti.
Mueyyed Şaban, İsrail hükümetinin, Filistin topraklarının parçalanması, şehirlerin ve köylerin izole edilmesi ve coğrafi ve siyasi olarak birbirinden ayrı bölgelere dönüştürülmesi yoluyla Filistin ulusal varlığının temellerini hedef aldığını kaydetti.
Şaban, planın tehlikesinin coğrafi boyutların da ötesine geçerek, "lobi faaliyetlerinden karar alma sürecine intikal eden yerleşimci örgütlerin" İsrail yönetimi içindeki artan etkisini yansıttığını dile getirdi.
Filistinli yetkili Şaban, "yerleşim taleplerinin" resmi düzeyde himaye edilerek uygulanabilir planlara dönüşmesinin, yerleşim projesinin İsrail devlet kurumlarına entegrasyonunu yansıttığını, bunun da yasadışı yerleşimlerin ve Batı Şeria'daki stratejik alanların kontrolünü ele geçirme girişimlerinin artmasını açıkladığını belirtti.
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki "A Bölgesi", Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki "B Bölgesi" ile tamamen İsrail kontrolündeki "C Bölgesi" olmak üzere üçe ayrılıyor. "C Bölgesi", Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor.
Trump yine kafaları karıştırdı! Doha'daki toplantıyla ilgili dikkat çeken ifadeler: Belki önemli belki de değilTürkiye’den Venezuela’ya yardım eli! Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "afet yönetimi, güvenlik ve kolluk eğitimi ile gönüllü geri dönüşler" konularını ele almak üzere Suriye'ye resmi ziyarette bulunacak.
İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'nın Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi amaçlayan bir yerleşim planı hazırladığı öne sürüldü.
Israel Hayom gazetesinin haberinde Batı Şeria'daki "yerleşimci hareketler" tarafından hazırlanan planın bölgenin haritasını temelden değiştirmeyi amaçladığı kaydedildi.
"Yerleşim Çiftlikleri Birliği" ve "Habita (Vatan) Forumu" olarak adlandırılan hareketler tarafından hazırlanan planın, "emir günü" veya "uygulama günü" olarak adlandırılan bir günde Batı Şeria'daki yaklaşık 100 stratejik noktaya güç konuşlandırılmasıyla ilgili mekanizmayı açıkladığı ifade edildi.
Bu stratejik noktaların Oslo Anlaşması'na göre, idari ve güvenlik olarak Filistin yönetimi kontrolündeki A bölgesinde olduğu aktarıldı.
İsrail hükümetinden bakanlara ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın kişilere sunulan söz konusu planın büyük Filistin şehirlerini kapsadığı öne sürüldü.
İlginizi Çekebilir
FİLİSTİN'DEN PLANLA İLGİLİ UYARI
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, planın, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak sürecinde tehlikeli bir dönüşüm olduğu değerlendirmesi yaptı.
"Yerleşimci hareketler" tarafından yürütülen planın Filistin coğrafyasını aşındırmayı ve uluslararası anlaşmaları anlamsız hale getirmeyi amaçlayan yerleşim planında niteliksel bir değişim olduğunu dile getiren Şaban, planın, marjinal grupların başlattığı müstakil bir hareket olarak değerlendirilemeyeceğini, bilakis İsrail'de özellikle Filistin topraklarının ilhakını benimseyen sağcı hükümetler gölgesinde yaşanan değişimlerin bir parçası olduğunu ifade etti.
Mueyyed Şaban, İsrail hükümetinin, Filistin topraklarının parçalanması, şehirlerin ve köylerin izole edilmesi ve coğrafi ve siyasi olarak birbirinden ayrı bölgelere dönüştürülmesi yoluyla Filistin ulusal varlığının temellerini hedef aldığını kaydetti.
Şaban, planın tehlikesinin coğrafi boyutların da ötesine geçerek, "lobi faaliyetlerinden karar alma sürecine intikal eden yerleşimci örgütlerin" İsrail yönetimi içindeki artan etkisini yansıttığını dile getirdi.
Filistinli yetkili Şaban, "yerleşim taleplerinin" resmi düzeyde himaye edilerek uygulanabilir planlara dönüşmesinin, yerleşim projesinin İsrail devlet kurumlarına entegrasyonunu yansıttığını, bunun da yasadışı yerleşimlerin ve Batı Şeria'daki stratejik alanların kontrolünü ele geçirme girişimlerinin artmasını açıkladığını belirtti.
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki "A Bölgesi", Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki "B Bölgesi" ile tamamen İsrail kontrolündeki "C Bölgesi" olmak üzere üçe ayrılıyor. "C Bölgesi", Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61’ini kapsıyor.
Trump yine kafaları karıştırdı! Doha'daki toplantıyla ilgili dikkat çeken ifadeler: Belki önemli belki de değilTürkiye’den Venezuela’ya yardım eli! Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "afet yönetimi, güvenlik ve kolluk eğitimi ile gönüllü geri dönüşler" konularını ele almak üzere Suriye'ye resmi ziyarette bulunacak.