HomeTürkçe HaberlerGündemSilivri Dersleri – 2: "Yargısızlaştırma"

Silivri Dersleri – 2: "Yargısızlaştırma"

Published on

spot_img

Son dönemde siyasi alanda bazı “yeni kavramlar” türemiştir. Yeni her dönem, kendi kavramlarını da beraberinde getirir. “Anayasasızlaştırma”, “Seçimsizleştirme” bu kavramlardan iyi bilinen iki tanesidir. Bu “yeni” kavramlara bir “yeni”sini daha eklemek galiba artık kaçınılmazdır: Bu, “yargısızlaştırma” kavramıdır.

Önce ilk ikisine değinelim: Birincisini, anayasa hukukçuları bize öğretti. 2014-2016 yıllarında -Kürt sorunu kaynaklı- “bölge valileri”nce alınan idari kararları (sokağa çıkma yasakları) inceledikleri çeşitli makalelerinde, Türkiye’nin Güneydoğusunda aslında anayasanın “fiilen” uygulanmadığını tespit ettikten sonra, bu yeni rejime “anayasasızlaştırılmış rejim” adını verdiler.

İkincisi ise siyaset bilimcilere (mesela Fatih Yaşlı) aittir. Bu, “görünüşte” özgür seçimlerin yapıldığı ancak “rakiplerin iktidar tarafından belirlendiği” bir rejime işaret ediyor. Ya da bu, “kaybetmemek üzere yapılan seçimli düzen”e deniliyor.

Ekrem İmamoğlu mu ciddi rakip, onu içeri atıyorlar, Mansur Yavaş mı geride kalıyor, ona bir dizi soruşturma geliyor ve önü tıkanıyor. Ya da “yargı yoluyla ana muhalefet partisine el koyuyor”lar. Veya rakip partilerin belediye başkanları ve milletvekilleri -şantaj ve baskı ile- iktidar partisine katılmaya zorlanıyor. İşte bu şartlarda yapılan seçimler, adil ve özgür olmadığı için, bu siyasi mühendisliğe “seçimsizleştirme” deniyor.

“Yargısızlaştırma” aslında bu ikisinin devamı olarak tanımlanabilir. Mahkemeler -binalarıyla birlikte- yerinde duruyor -kimse onların çalışmasına son vermiyor- savcılar ve yargıçlar çalışıyor, heyetler toplanıyor, duruşmalar yapılıyor, hatta sanıklar savunma da yapıyor, tanıklara soru bile soruyor. Ancak gerçekte ortada bir “mahkeme” olmadığı gibi, normal bir “yargılama” da yok. İşte bu rejim, “yargısız” bir rejimdir.

***

Nasıl görünüşte ülkede Anayasa geçerli ise ancak uygulanmıyorsa, seçimler görünürde “zamanında” yapılıyor ancak sandıktan sadece iktidar partisi çıkıyorsa, tıkır tıkır işleyen mahkemelere rağmen aslında ortada herhangi bir yargılama da yoktur. İşte bu rejime, “yargısız rejim” diyoruz. Türkiye’de -hemen hemen 2010’dan bu yana- şiddetle yaşadığımız şeyin adı tam budur.

Siyasal İslam, “babadan oğula” bir egemenlik tasavvuruna dayalıdır (Yıllardır hiç bitmeyen “hilafet” tartışmaları boşuna değildir). -Bugünlerde süren “Bilal mi, Berat mı” tartışması da bir “rastlantı” değil!- “Milli irade” İslamcıların sadece işine geldiği ölçüde geçerlidir. Milli irade ile olmuyorsa, “ilahi irade” ile mutlak iktidar devam edecektir. Erdoğan, Haziran 2015 seçimlerini kaybettiğinde, “Milletim büyük bir hata yaptı” lafını boşuna dememiştir.

***

Bu bahsi kapatıyorum ve yeniden “yargısızlaştırma”ya dönüyorum. İkincisinde, üçüncüsünde amaca varılan MASAK raporları veya aylarca, yıllarca bir hücreye kapatılan insanların itiraflarıyla açılan davalara ve yapılan yargılamalara -ileride çıkacak mahkûmiyetlere- “yargısız rejim” diyoruz. (Sayın Böcek, üç gün evvel, Ekrem’e dönük hem de 5 milyon Eurocuk “yeni ve yine bir itiraf”ta bulundu mesela!). Burada artık bir “yargılama” değil MASAK veya polis “hükmü” vardır. Yargı, işte bu “delilleri” tasdik eden, yasal görünen formalitelerin son aşamasıdır.

Yargısızlaştırma, mahkûm olsa hapiste yatacağı süre çoktan dolan Aykut ya da hakkındaki delilleri bilmeden 15 ay hapiste tutulan İpek Elif’tir. Ya da “NATO’ya karşı eylem yapma ihimalleri var” diyerek 180 kişinin ülkenin başkentinde “silahlı örgüt üyesi olmak”tan hapse atılmasıdır.

Bu, artık “yargı” falan değildir. Buna polis fezlekesine ya da itirafçı iftiralarına “hukuki görünüş” sağlayan hukuk fakültesi diplomalı -bunun bile “diplomasız”ları var- devlet görevlileri denilir.

Kaynak: BirGün

Latest articles

Yapay Zekâ ve Jevons Çelişkisi

Teknoloji dünyasında yaygın bir varsayım vardır: Bir süreç daha verimli hâle geldiğinde daha az kaynak ve enerji kullanılır, daha az zaman harcanır ve maliyetler düşer. Bu, ilk bakışta oldukça mantıklı görünse de tarih, verimliliğin her zaman daha az tüketim anlamına gelmediğini gösteriyor. 1865 yılında İngiliz iktisatçı William Stanley Jevons, The Coal Question adlı eserinde dikkat […]

Tango’da en iyi ‘Abrazo’yu Türkler mi yapar?

Sorunun cevabını yazının ikinci bölümünde vereceğim.  Ama önce İran’dan gelen şu fotoğrafa çok iyi bakalım. Savaştan sonra Tahran sokaklarında çekilmiş. Arkada öldürülen eski ruhani lider Hameney ve onun yerine geçen oğlunun fotoğrafları var. Önlerinde ise bir kadın yürüyor. Ama ne yürüyüş… Üzerinde pembe bir gömlek. Başı tam açık, saçları atkuyruğu. Yüzünde en küçük korku ifadesi […]

İsrail basını duyurdu! ABD, Gazze'nin imarı için taleplerini iletti

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, ABD'nin İsrail'e Gazze ile ilgili taleplerin yer aldığı bir belge sunduğu belirtildi.

Belgenin, Hamas silahsızlandırılmasa bile ABD Başkanı Donald Trump'ın planının uygulanması yönünde ABD'den gelen bir baskıyı yansıttığı kaydedildi.

ABD'nin belge ile ilgili İsrail'den yazılı bir onay beklediği ifade edildi. ABD ve İsrail'den söz konusu iddiaya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

İlginizi Çekebilir

BELGEDEKİ TALEPLER

Habere göre söz konusu belge, İsrail'i Gazze Şeridi'nde su, elektrik ve diğer hizmetler de dahil olmak üzere altyapı projelerinin uygulanmasına izin vermeye zorlayan hükümler içeriyor.

Ayrıca, Hamas kontrolündeki bölgelerdeki sakinlerin 2026 yılı sonuna kadar "Barış Konseyi"nin sorumluluğundaki bölgelere taşınması öngörülüyor.

Belge, ayrıca teknokrat bir hükümet için merkezi bir karargah kurulmasını, "Uluslararası İstikrar Gücü" için üslerin inşasına izin verilmesini, Avrupa Hastanesi'nin yeniden inşasını, inşaat malzemeleri ve tıbbi ekipman girişini ve Hamas kontrolündeki bölgelerden hastaneye erişim koridoru oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

İsrail'in, Filistin yönetiminin Gazze ile ilgili vergi gelirlerini "Barış Konseyi"ne devretmesi ve aynı zamanda teknokrat hükümetini "Gazze'de egemen bir varlık" olarak tanıması isteniyor.

İsrail'in, ayrıca Gazze'de şu anda yasak olan 4G ağının işletilmesine izin vermesi ve silahlarını teslim eden ve barışa bağlı kalma taahhüdünde bulunanlara şartlı af çıkarması öngörülüyor.

Yine belgeye göre, "Barış Konseyi"nin tedarik zincirlerini, yakıtı ve ödemeleri denetlemesi ve Hamas tarafından uygulanan vergileri azaltmak için çalışması bekleniyor.

Habere göre söz konusu belgeden, ABD'nin İsrail'e Gazze'de savaşa yeniden başlama seçeneğinin artık masada olmadığı ve Hamas'ın silahlarını teslim etmeyi reddetmesi durumunda bile Hamas yönetimine alternatif bir yönetim biçimini teşvik etme zamanının geldiği imasında bulunduğu sonucu çıkıyor.

“Barış Konseyi”, “Gazze Ulusal Yönetim Komitesi” ve “Uluslararası İstikrar Gücü”nü içeren Gazze’nin geçiş dönemi yönetim yapıları, Beyaz Saray tarafından 16 Ocak’ta duyurulmuştu.

Harita tamamen değişiyor; 100 stratejik nokta hedefte... İşte İsrail'in sinsi planı

Asıl Dönüm Noktası, Bize Ait Olmayan İstekleri Fark Ettiğimiz An mıdır

“Siyaset merakının” birden gaza bastığı kişiler neden kısa süre sonra vitesi küçültüp beklemeye geçiyor? Bir kesim, olayların kendisini değil, büyük bir kırılma ihtimalini takip ediyor. O ihtimal güçlendiğinde ilgilenir göründüğü başka konuları bırakıp birden hızlanıyor. Ortalıkta hararet azaldığında da aynı hızla gene beklemeye geçiyor. Bu yalnızca siyasete özgü bir durum değil. İlgileri de heyecanları da […]

More like this

Yapay Zekâ ve Jevons Çelişkisi

Teknoloji dünyasında yaygın bir varsayım vardır: Bir süreç daha verimli hâle geldiğinde daha az kaynak ve enerji kullanılır, daha az zaman harcanır ve maliyetler düşer. Bu, ilk bakışta oldukça mantıklı görünse de tarih, verimliliğin her zaman daha az tüketim anlamına gelmediğini gösteriyor. 1865 yılında İngiliz iktisatçı William Stanley Jevons, The Coal Question adlı eserinde dikkat […]

Tango’da en iyi ‘Abrazo’yu Türkler mi yapar?

Sorunun cevabını yazının ikinci bölümünde vereceğim.  Ama önce İran’dan gelen şu fotoğrafa çok iyi bakalım. Savaştan sonra Tahran sokaklarında çekilmiş. Arkada öldürülen eski ruhani lider Hameney ve onun yerine geçen oğlunun fotoğrafları var. Önlerinde ise bir kadın yürüyor. Ama ne yürüyüş… Üzerinde pembe bir gömlek. Başı tam açık, saçları atkuyruğu. Yüzünde en küçük korku ifadesi […]

İsrail basını duyurdu! ABD, Gazze'nin imarı için taleplerini iletti

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, ABD'nin İsrail'e Gazze ile ilgili taleplerin yer aldığı bir belge sunduğu belirtildi.

Belgenin, Hamas silahsızlandırılmasa bile ABD Başkanı Donald Trump'ın planının uygulanması yönünde ABD'den gelen bir baskıyı yansıttığı kaydedildi.

ABD'nin belge ile ilgili İsrail'den yazılı bir onay beklediği ifade edildi. ABD ve İsrail'den söz konusu iddiaya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

İlginizi Çekebilir

BELGEDEKİ TALEPLER

Habere göre söz konusu belge, İsrail'i Gazze Şeridi'nde su, elektrik ve diğer hizmetler de dahil olmak üzere altyapı projelerinin uygulanmasına izin vermeye zorlayan hükümler içeriyor.

Ayrıca, Hamas kontrolündeki bölgelerdeki sakinlerin 2026 yılı sonuna kadar "Barış Konseyi"nin sorumluluğundaki bölgelere taşınması öngörülüyor.

Belge, ayrıca teknokrat bir hükümet için merkezi bir karargah kurulmasını, "Uluslararası İstikrar Gücü" için üslerin inşasına izin verilmesini, Avrupa Hastanesi'nin yeniden inşasını, inşaat malzemeleri ve tıbbi ekipman girişini ve Hamas kontrolündeki bölgelerden hastaneye erişim koridoru oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

İsrail'in, Filistin yönetiminin Gazze ile ilgili vergi gelirlerini "Barış Konseyi"ne devretmesi ve aynı zamanda teknokrat hükümetini "Gazze'de egemen bir varlık" olarak tanıması isteniyor.

İsrail'in, ayrıca Gazze'de şu anda yasak olan 4G ağının işletilmesine izin vermesi ve silahlarını teslim eden ve barışa bağlı kalma taahhüdünde bulunanlara şartlı af çıkarması öngörülüyor.

Yine belgeye göre, "Barış Konseyi"nin tedarik zincirlerini, yakıtı ve ödemeleri denetlemesi ve Hamas tarafından uygulanan vergileri azaltmak için çalışması bekleniyor.

Habere göre söz konusu belgeden, ABD'nin İsrail'e Gazze'de savaşa yeniden başlama seçeneğinin artık masada olmadığı ve Hamas'ın silahlarını teslim etmeyi reddetmesi durumunda bile Hamas yönetimine alternatif bir yönetim biçimini teşvik etme zamanının geldiği imasında bulunduğu sonucu çıkıyor.

“Barış Konseyi”, “Gazze Ulusal Yönetim Komitesi” ve “Uluslararası İstikrar Gücü”nü içeren Gazze’nin geçiş dönemi yönetim yapıları, Beyaz Saray tarafından 16 Ocak’ta duyurulmuştu.

Harita tamamen değişiyor; 100 stratejik nokta hedefte... İşte İsrail'in sinsi planı