Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Saray rejimini ancak birleşerek yenebiliriz

Saray rejimini ancak birleşerek yenebiliriz

BirGün/ANKARA

Ülkenin ilericileri, devrimcileri ve demokratları “Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz” çağrısıyla Ankara’da bir araya geldi. 

MMO Eğitim ve Kültür Merkezi’nde saat 14.00’te başlayan forum, Beyazıt İlhan, Fatoş Erol ve Fevziye Sayılan kolaylaştırıcılığında yapıldı.

Forumun açılış konuşmasını yapan eski TMMOB Başkanı Emin Koramaz, “Bugünkü iktidarı ancak halkın örgütlü gücü, dayanışması ve ortak mücadelesi durdurabilir” dedi.

Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden, BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu, “Kazanabiliriz. Geçmişten yeterince ders alırsak, hatalarımızı tekrarlamazsak önümüzdeki dönemde bu birleşik mücadeleyi daha yaygın bir şekilde, Türkiye’de bu rejime en çok karşı olan kadınların, gençlerin, emeklilerin, işçi sınıfının ve bütün yurtseverlerin içinde yer aldığı bir güç, büyük bir güçtür. Karşımızda isterse emperyalizm olsun, isterse onun Türkiye’deki uzantıları olsun, bu birleşik güç kazanır. Bizim yapmamız gereken bu birleşik mücadeleyi örgütleme işidir” ifadelerini kullandı.

Forumun açılış konuşmasını yapan Koramaz, “Ülkemiz tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor” diyen Koramaz, “Ülkemizin içinden geçtiği süreç, basit bir yönetim değişikliği değil, kökten bir rejim dönüşümüdür. Karşımızdaki, sıradan bir iktidar değil; tüm kurumları tek bir kişinin iradesine teslim eden, hukuku hiçe sayan, Cumhuriyet’in laik, bilimsel ve kamucu ruhunu sistematik olarak tasfiye eden bir tek adam rejimidir” dedi.

Koramaz, konuşmasında şunları vurguladı: “Biz, bu kötülük düzenine dönüşen rejime karşı mücadelenin birkaç siyasetçinin iradesine bırakılamıyacağına  inanıyoruz. Çıkış yolumuz, ne bu düzenin yamalanmasından, ne  de küçük rötuşlarla sürdürülmesinden geçmiyor. Ne düzen muhalefetinin kısır vaatleri, ne de tepeden inme lider değişiklikleri bizi kurtarır. Bugünkü iktidarı ancak halkın örgütlü gücü, dayanışması ve ortak mücadelesi durdurabilir. Bugünkü toplantıdan beklentimiz, bugün burada başlayan tartışmaların, dile getirilecek önerilerin, ülkemizin diğer illerinde de yaygınlaştırılarak  önümüzdeki günlerde somut adımlara dönüşmesidir.”

GELECEK SORUNU

Forumda söz alan konuşmacıların öne çıkardığı vurgular ise şöyle:

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar: “Cumhuriyet tarihinin sanıyorum ki en zor zamanlarını yaşıyoruz. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, 60 ihtilali, bu aradaki ekonomik buhranlar ve krizler, 12 Mart, 12 Eylül darbe girişimlerini dikkate aldığımızda, bugün ülkede yaşanan tek tek alınan yanlış kararları, kötü yönetimin ya da geçici bir ekonomik krizin sonucu değil. Karşımızda sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda devleti yeniden biçimlendiren, bakanlıklar kapatan, yeni bakanlıklar açan, bakanlıkları birleştiren, parlamentoyu işlevsizleştiren, Cumhuriyet kazanımlarına haraç mezat satan, kamusal alanı tasfiye eden, örgütlü toplumu dağıtmaya ve halkın siyasal iradesini etkisizleştirmeye yönelen gerici bir iktidarla karşı karşıyayız. Birleşik ortak mücadelenin kalıcı, örgütlü ve halkın sorunlarına temas eden bir hak olarak kurulması gerekir. Geleceğimiz emeğiyle yaşayanların, kadınların, gençlerin, emeklilerin ve köylülerin ortak sözü, iradesi ve mücadelesiyle kurulmalıdır. Bu rejim, toplumu yalnızca baskı ve yasaklarla değil, yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlikle yönetmektedir. Gençlerin geleceklerini başka ülkelerde araması, emeklilerin yaşamlarını sürdürebilmek için çalışmaya mecbur bırakılması, kadınların en temel haklarının ve yaşamlarının sürekli tehdit altında olması, milyonlarca insanın yaşam insanı yarına güven duymaması bu düzenin doğrudan sonucudur. Geldiğimiz nokta ve soru demokratik bir gelecek sorunudur. Tekrar altını çiziyorum. Bugün geldiğimiz noktadaki soru, demokratik bir gelecek sorunudur.”

Birleşik Metal İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar: “Ülkemizde ekonomi başta olmak üzere yaşanan bütün olumsuzlukların temelinde yine gelir dağılımındaki adaletsizliğin Cumhuriyet tarihinin en olumsuz dönemlerini yaşıyor olmamızın temelinde en başta gelen konulardan, sorunlardan birinin örgütsüzlük olduğunu biliyoruz. Fakat bu bizler açısından yapmamız gereken mücadelenin ve önümüzdeki görevlerin çok daha ciddi biçimde ele alınması gerektiğinin de yine bizlere hatırlatan en önemli bir konu başlığı olduğunu da belirtmek istiyoruz. Değerli dostlar, ortak mücadele için bir araya gelerek güçlerimizi birleştirmek için her toplumsal kesimin kendi mücadelesinin kendi hedeflerini, konu başlıklarını ve özel taleplerini göz ardı etmesine gerek yoktur. Önemli olan temelde demokrasi ve emek ekseninde ortak bir büyük bir araya gelişin ve bunun toplumun tüm kesimlerini harekete geçirebilecek bir enerjiyi, sinerjiyi yaratabilmektir.”

CESARET KOYMALIYIZ

Akademisyen Burcu Sarı: “Yazar şöyle der, umut en tehlikeli zehirdir çünkü hayaller gerçekleşmezse insanı yer bitirir. Bu memleket bize çok fazla umut veriyor. Tam ‘yazık herhalde’ dediğimiz yerden hiç kimse olmazsa bir tane genç mizahçı çıkıyor diyor ki ‘evet ya bizim bu ülkede bir şey yapmamız lazım, bizimle biraz cesaret koymamız lazım. Bir bakıyoruz madenciler çıkıyor, diyor ki biz ölüyoruz, açlık grevine çıkıyoruz. Dolayısıyla zaten yıllardır hep birlikte bir sürü alanlarda mücadele ediyoruz ama bu iktidar sanırım bizden en çok almaya çalıştığı şey umudumuz oldu. Bence sadece yan yana gelebilmek bile bu anlamda bir zafer. Ben bugün burada olduğum için çok umutlu, çok mutluyum. Ve muhtemelen zaten mücadele alanlarından geliyoruz pek çoğumuz. Ne yapacağımızı biliyoruz. Mesele sadece komşumuzu, arkadaşımızı, öğrencimizi, çocuklarımızı da buraya getirme meselesi.”

İktisatçı Seyhan Erdoğdu: “Çok coşkulu bir salon. Ben bir iki şeye dikkatinizi çekerim. Bunlardan birincisi, değişen zamanlarda yaşıyoruz. Dünyada ve Türkiye’de değişen zamanlarda. Ve değişen zamanlar, her zaman çok zor zamanlar. Bunun bilincinde olmamız lazım. Nelerin bizde değiştiğini ve önümüzdeki günlerde nelerin daha çok değiştiğini şimdiden öngörüyle belirlememiz ve böyle bir yan yana duruşun, birleşik cephenin hattını bu değişen zamanların zor koşullarında belirlememiz lazım.”

ODTÜ’lü öğrenci Fatih Erdoğan: “Tek adam rejimine, sisteme karşı olan her kitleye ses vermek, birbirleriyle dayanışacak ağları kurmaya yardım etmek bir sorumluluk ve gençlik bu konuda üzerine düşeni yapıyor. Yargının, polisin ya da provokatör aparatları müdahalesi gençlik siyasetini yok edemiyor ve edemeyecek.”

Yurttaş Birlikteliği’nden Şenal Sarıhan: “Bu dönemde yapılması gereken şey ne olursa olsun sevgili arkadaşlar, birlikte mücadele etmenin yol ve yöntemini bulmak. Biz uzun süredir kendi aramızda yani Yurttaş Birlikteliği’nde şunu kullanmak istiyoruz. Ya hep beraber ya hep beraber. Çünkü biz mutlaka mücadele etmek zorundayız. Mutlaka kolları sıvamak zorundayız.”

CHP Parti Meclisi Üyesi İlhan Cihaner: “Bugüne kadar Türkiye’de mücadele vermiş, 12 Eylül öncesinde işkence görmüş, eşitlik, özgürlük, adalet, emek, akademik özgürlük, hatta belki cinsel yönelim mücadelesi vermiş, hayvan hakları mücadelesi vermiş, ekolojik mücadele vermiş tüm kuşakların bu emekleri artık bizlerin omuzlarında. Onun için bu yolda mutlaka başarıyla çıkmak zorundayız.”

YAN YANA DURACAĞIZ

Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar: “Yeni bir şey keşfetmeyeceğiz. Çok belli. En geniş cepheyi kuracağız. En geniş cepheyi kurarken de slogan son derece uygun. Yan yana duracağız. Bir kesişim kümesi bulmak zorundayız. Bu kesişim kümesi 100 yıl önce 8 saatlik iş gücüydü. Yani haftada 40 saat çalışma hakkı için öldü insanlar. Biz de bugün belki sadece asgari ücretin arttırılması için mücadele etmek zorundayız. Önce bunu yapmamız gerekiyor.”

Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Başkanı Zeynel Abidin Ergen: “Bizi iki de bir kapatıyorlar. Onlar kapatıyor, biz açıyoruz, biz tekrar açtığımızı onlar tekrar kapatıyor. Demokratik haklarımızı, örgütlenme özgürlüğümüzü bu sistemin sınırları içerisinde hapseden bir anlayışa teslim olmayacağız. Mücadelemizi de bunların çizdiği sınırlar içerisinde yapmayacağız. Çok net. Bu nedenle burada gördüğümüz işte birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz ifadesi bize çok anlamlı.”

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala: “Biz ortak bir amacı olabildiğince geniş bir kesimle bir araya getirebilirsek eğer, bugün araştırmalara göre ülkenin yüzde yetmişinin itiraz ettiği iktidarı oradan indirmemiz mümkün olacak. Bunu yaparken hangi örgütten geldiğimiz, nasıl bir çerçeveden geldiğimiz meselelerini en azından bir süre için bir kenarda tutup, yan yana durmanın koşulu budur diyerek yola çıkabilmek çok önemli.”

Buluşma, gelecek hafta İstanbul’da yapılacak forumun çağrısıyla son buldu.

Müftüoğlu: “Geçmişten yeterince ders alırsak, hatalarımızı tekrarlamazsak önümüzdeki dönemde bu birleşik mücadeleyi daha yaygın biçimde örgütleyebilirsek kazanabiliriz.” 

Ders çıkartarak kazanabilirizBirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu, forumda yaptığı konuşmada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin son 50 yılını yaşamış bir insanım. 60’lı yıllardan itibaren sol mücadele içerisindeyim. Bizim, 60’lı yıllarda Dev Genç’le ‘Bağımsız Türkiye’ diyerek sokaklara çıkıp sonra Mahir’lerin, Deniz’lerin, Ulaş’ların hayatını kaybettiği süreçler yaşayarak gittiğimiz dönemden bu yana çok uzun bir süreç geçti, darbeler geçti. 12 Mart’ta yenildik, 12 Eylül’de yenildik, buraya yenile yenile, hatalar yaparak geldik. Bugün geldiğimiz nokta, bizim başladığımız noktadan çok geri bir noktada” ifadelerini kullandı.
Geçmişteki birleşik mücadele örneklerinden bahseden Müftüoğlu, “Çok önemli bir mücadele süreci içerisindeyiz. Türkiye’nin bütün emekçileri, bütün kadınları, gençleri bu rejime karşıdır. Ancak muhalefet dağınık olduğu için, örgütlü bir mücadele süreci içerisinde olmadığımız için, geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkararak daha güçlü bir direniş oluşturamadığımız için bu süreç olumsuz bir şekilde devam edebiliyor” diye konuştu.

Oğuzhan Müftüoğlu, şöyle devam etti:

“Geçmişten yeterince ders alırsak, hatalarımızı tekrarlamazsak önümüzdeki dönemde bu birleşik mücadeleyi daha yaygın bir şekilde örgütlersek kazanabiliriz. Türkiye’de bu rejime en çok karşı olan kadınların, gençlerin, emeklilerin, işçi sınıfının ve bütün yurtseverlerin içinde yer aldığı bir güç, büyük bir güçtür. Karşımızda isterse emperyalizm olsun, isterse onun Türkiye’deki uzantıları olsun, bu birleşik güç kazanır. Bizim yapmamız gereken bu birleşik mücadeleyi örgütleme işidir. Önemli ve zor bir iştir. Bunun bilincinde olmak gerekiyor.” “20 yıl önceki Türkiye’de değiliz” diyen Müftüoğlu, “Ordu olsun, istihbarat olsun, yargı olsun, devletin bütün kurumları, bütün devlet karşı tarafın eline geçmiş durumda. Sadece bir başkan seçmekle, parlamento seçimlerini kazanmakla, kazanmanın yetmeyeceğini bilmek lazım.”

Müftüoğlu, son olarak şunları kaydetti:

“Sadece bir seçim kazanmak da olmayacak. Bunun için bütün muhalefet güçlerinin; gençlik olsun, kadınların olsun, örgütlü bir şekilde yer aldığı bir muhalefet cephesinin örgütlenmesi önemlidir. Seçim kazanmakla bitmeyecek, seçimden sonra da amaçlarımıza ulaşmak için mücadelenin süreceği zor bir mücadele dönemi var önümüzde. Bu mücadelede hepinize başarılar diliyorum.”

Umudu örgütleme zamanı
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın forumda yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

“Türkiye’ye yönelik bir hayırsever monarşi elbisesi giydiriyor. Diyorlar ki bize ve bizim coğrafyamıza, yalnızca Türkiye’ye değil, Kuzey Afrika’dan başlayıp Orta Doğu’ya kadar uzanan o bütün bölgeye diyorlar ki, siz kendinizi insan sanıyorsunuz, siz demokrasiyle yönetilebileceğinize ilişkin garip varsayımlar içindesiniz, denedik olmuyor size. Dolayısıyla size biz monarşi vereceğiz. Arkadaşlar Türkiye bu direnme ile karşı karşıyadır. Ya bu üzerine biçilen elbiseyi bugün Erdoğan ve yarın malumlarıyla beraber giymeyi kabul edecek, ya da onurlu bir şekilde ne olursa olsun buna hayır diyecek, buna hayır diyen insanlarla bir aradayız. Ben ortak bir muhalefetin örgütlenmesinin her zaman yanında duran bir kardeşiniz olarak, Türkiye’de renklerimizin canlılığını ve çeşitliliğini kaybetmeden, ortak taleplerimizi sağlam bir inançla ve kararlılıkla bir araya getirmenin büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Öfkemiz büyük. Zaman öfkeyi umuda dönüştürme, zaman umudu örgütleme zamanı.”

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement