Saray emekten alıp sermayeye veriyor
Ekonomi Servisi
AKP iktidarının uyguladığı ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yönetiminde emek düşmanlığında vites artıran ekonomi politikaları, vergi sisteminde yükü sermaye alıp emeğin sırtına bindiren yapıyı derinleştirdi. Dolaylı vergilere dayalı, düşük kurumlar vergisiyle şirketleri koruyan bu modelde, bütçe açığı ve kamu finansmanı büyük ölçüde ücretliler üzerinden karşılanıyor. Enflasyon karşısında eriyen emek gelirleri ve gerileyen alım gücüyle birlikte düşünüldüğünde, emekçiler hem hayat pahalılığıyla hem de artan vergi baskısıyla karşı karşıya bırakılıyor. OECD’nin son verileri de bu tercihin sonuçlarını bir kez daha ortaya koyuyor.
OECD’nin Ücretlerin Vergilendirilmesi 2026 Raporu’na göre ülkede ücretler üzerindeki vergi yükü ağırlaştı. Emeğiyle geçinenlerin ücretlerindeki vergi yükü OECD ortalamasının üzerinde seyrediyor. Ortalama ücretle çalışan bekar bir işçinin ücreti üzerindeki vergi yükünü ifade eden için toplam vergi takozu, 2025 yılında yüzde 40,3 olarak gerçekleşti. Bu oran 2024 yılında 0,76 puan daha azdı. OECD genelinde bekar ve çocuksuz bir işçinin vergi takozu, ortalama yüzde 35,1 olarak hesaplandı.
Enflasyonda yüksek seyir, ücret zamlarının da oransal olarak yüksek zam almasına rağmen reel olarak ilerlememesine yol açtı. Ülke 2025 yılında brüt nominal ücretlerde yüzde 39,8 ile OECD genelindeki en yüksek artışı kaydetse de TÜRİK resmi enflasyonundan yola çıkan hesaplamasıyla OECD, vergi öncesi gerçek ücret artışının yüzde 4 olduğunu yazdı. Buna rağmen tartışmalı TÜİK enflasyonu, gerçek hayat pahalılığını yansıtmamasıyla eleştirilirken emekçiler enflasyon karşısında eksi yazan zamlarla çalıştırılıyor.
Ülke, bekar bir işçi ile iki çocuklu ve tek maaşlı evli bir çift arasındaki vergi takozu farkının yüzde 0,0 olduğu nadir ülkelerden biri olarak tespit edildi. Devletin sosyal transfer eksikliğine dikkati çeken rapor, ülkede devlet yardımının olmadığını, sendikalı işçileri toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan aile yardımı haklarının nadir olduğunu tespit etti. Raporda özetle, “Türkiye’de bu tür yardımların devlet tarafından herkese standart bir miktarda ödenmesi yerine, genellikle işverenler ile sendikalar arasında yapılan toplu iş sözleşmelerine dayanması ülkeyi nadir ülkelerden yaptı” denildi.
GELİR TERAZİSİ BOZUK
Bu durum, Meksika ve Kosta Rika’da da benzer seyrediyor. Bu iki ülke aynı zamanda, Türkiye ile birlikte OECD içinde gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkeler olarak öne çıkıyor.
Ülkelerin gelir dağılımını ölçmek için kullanılan Gini katsayısı, Türkiye’deki gelir adaletsizliğini öne çıkarırken Dünya Bankası verileri de ülkenin dünyadaki durumunu bir kez daha hatırlattı. Türkiye’de en zengin yüzde 20’lik kesim, ülkedeki toplam gelirin yüzde 49’ine sahipken en yoksul yüzde 20 toplam gelirden yalnızca yüzde 6,4 pay alıyor.
0 ile 1 arasında değişen Gini katsayısında 1’e yakın değerler daha bozuk gelir dağılımını ifade ediyor. TÜİK’e göre Türkiye’de Gini katsayısı 2025’te 0,41 olurken Dünya Bankası verilerinde bu katsayı 0,44 olarak yer alıyor. Üstelik, sosyal yardımlar gelir dağılımında iyileşme sağlayabilirken TÜİK’e göre tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda ülkede Gini katsayısı 0,473’e kadar fırlıyor. Kosta Rika’da katsayı 0,455; Meksika’da 0,426 olarak hesaplanıyor. Eşitsizlikte Türkiye’nin yarıştığı bir diğer ülke de 2025’te Gini katsayısı 0,459 olan Ekvador oldu. Zenginleri ile yoksulları arasındaki uçurumun en belirgin olduğu ülkelerden ABD’de bu sayı 0,49 seviyelerinde.
ÜCRETLERDE EN DİPTE
Türkiye, emek gelirlerinde de en geriden geliyor. İsviçre, OECD ve Avrupa ülkeleri içinde yıllık ortalama 107 bin 487 avroluk brüt ücretle ilk sırada gelirken Türkiye, listede 18 bin 590 avroluk yıllık ortalama maaşla sonunca sırada. Türkiye ile İsviçre arasındaki ortalama gelir farkı 88 bin 897 avro. Ülkeler için ikinci sırada 85 bin 950 avro ile İzlanda bulunurken AB ülkeleri arasında ilk sırada 77 bin 844 avroluk ücretle Lüksemburg yer alıyor. Almanya’da bir yıllık ortalama brüt maaş 66 bin 700 avro olarak ölçülürken İngiltere’de yıllık ortalama brüt maaş 65 bin 340 avro olarak ölçüldü.
ÇOK KAZANANDAN HİÇ VERGİ
Şirketler vergi ödemezken emeğiyle geçinenler vergi yükü altında eziliyor. Ülkede “Çok kazanandan hiç vergi” rejimi de teraziyi bozan unsurlar arasında. Güncel OECD verilerine göre Türkiye’de vergi gelirlerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payı yüzde 24’e yükselerek son 4 yılın zirvesine ulaştı. Türkiye’nin toplam vergi yükü yüzde 34 olan OECD ortalamasının altında ancak vergi adaletini simgeleyen KDV ve ÖTV benzeri dolaylı vergiler toplam gelirlerin yüzde 62,2’sini oluşturarak yüzde 45,3’lük OECD ortalamasına açık ara fark attı. OECD, ülkede kurumlar vergisinin 2022’de yüzde 16,1 olan oranının yüzde 8,6’ya gerilediğini ortaya koydu.
To read the full story from the source: BirGün






