Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

'Reddi miras yapan Türkiye yok' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: Külliye milletin evi

'Reddi miras yapan Türkiye yok' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: Külliye milletin evi

Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine sonrasında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları…

Üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen Srebrenitsa Soykırımı’nın açtığı yaralar hala kanamaya devam ediyor. Türkiye ve Türk milletinin desteğinin her zaman Bosna Hersek ile olacağını bir kez daha ifade ediyorum. Batı Srebrenitsa’da sivilleri koruyamadı.

“NATO ZİRVESİNİ BAŞARIYLA GERÇEKLEŞTİRDİK”

7-8 Temmuz’da 36. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı iştirak etti. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Trump dâhil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakan, bin delege olmak üzere toplam 4 bin 800 üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetliyi Ankara’da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak, NATO’nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katıldı.

ANKARA’YA NATO ZİRVESİ TEŞEKKÜRÜ

Bir defa şu noktayı özellikle vurgulamak durumundayım: NATO zirveleri, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksiklikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı’nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmî ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askerî Havalimanı’nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konukeviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Etimesgut Askerî Havalimanı’nın şehrimize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Burada şunun da altını çizerek ifade etmek istiyorum: Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara, tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alandaki görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. İnşallah zirvenin etkileri turizmde de görülecektir.

“AYNI BAŞARIYI TÜRK DEVLETLERİ TEŞKILATI ZİRVESİ’DE DE SERGİLEYECEĞİZ”

İnşallah aynı başarıyı, 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.

Kıymetli vatandaşlarım, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, zirve süresince Uluslararası Medya Merkezi olarak hizmet vermiştir. Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla zirve, tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarıyla kıyaslandığında, Ankara Zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.

Mehter Marşı’ndan tören kıtasında ilk kez yer alan Yeniçerilerimize, Türk Yıldızları’nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye’nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürünün ve tarihinin zenginliğini, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından da önemli buluyoruz.

“DEVLETLERİ HAKKINDA OLUMLU TEK KELİME DUYMAYA TAHAMMÜL EDEMEYENLER VAR”

Tabii burada artık patolojik bir hâl alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Maalesef Türkiye’de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar ve gazeteciler dâhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden övgüyle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil, kabahatin konusu olan bu güruhu ve ortaya attıkları saçmalıkları gördükçe, inanın onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere ise sadece gülüp geçiyoruz. Bakınız, yabancılaşma kötüdür. Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.

“TÜRKİYE HEPİMİZİN ORTAK DEVLETİ”

Hangi partiden görüşten olursak olalım görüşten, kökenden olursak olalım, hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye’nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye’nin sıkıntısı ise bilakis istisnasız hepimizin sıkıntısıdır.

Millî meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı’ndan, Yeniçerilerden ve merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin, ister etmeyin; artık reddimiras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla ve şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde adeta tecessüm etmiştir.

Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla ve zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı’nın en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı’nın da yer aldığı muhafız alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır. Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân, milletin evidir. Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır.

Eski nizamın yol ayrımında olduğu, yeni sistemin ise yol sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var?” diyenlere, “İktidara gelirsek külliyeyi yıkacağız.” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini ve Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.

“ÜLKEMİZİN MERKEZİ ROLÜNÜ BERRAKLAŞTIRDI”

Ankara Zirvesi ülkemizin merkezî rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi’nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri hâline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.

Zirvede savunma sanayii iş birliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir: Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu’na bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak, insansız sistemlere karşı koyma mükemmeliyet merkezinin Konya’da kurulmasına karar verildi.

Zirve, Türkiye’nin tezlerinin en güçlü şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür. Gazze’deki ve Lübnan’daki kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık. Zirve marjında üç gün boyunca yoğun temaslarımız oldu.

250 MİLYAR LİRALIK KREDİ PAKETİ

Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz

To read the full story from the source: Milliyet

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement