Oyuncaklarla Kobani’ye gidiyorlardı | Suruç Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti
20 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde IŞİD’in düzenlediği canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 sosyalist genç, katliamın 11’inci yılında anılıyor. Aradan geçen 11 yıla rağmen kamu görevlilerinin sorumluluğu yargı önüne çıkarılmazken, firari sanıklar hakkındaki dava sürüyor ve ailelerin adalet talebi karşılanmış değil.
Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde “Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz” kampanyası kapsamında yaz boyunca oyuncak toplayan gençler, IŞİD saldırılarının ardından yeniden inşa edilen Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobani kentine giderek çalışmalara katılmak ve çocuklara oyuncak götürmek amacıyla 20 Temmuz 2015’te Suruç’a geldi.
Sınırın karşı tarafına geçmeleri çeşitli gerekçelerle engellenen gençler, konakladıkları Amara Kültür Merkezi önünde hem yaşanan engellemelere tepki göstermek hem de Kobani’nin yeniden inşasına dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapmak istedi.
Açıklama sırasında IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz üzerindeki bombayı patlattı. Saldırıda 33 kişi yaşamını yitirdi, 100’ün üzerinde kişi yaralandı. Katliamın ardından olay yerine gelen polis ise Amara Kültür Merkezi önünde toplananlara müdahale etti.
Soruşturma iki yıl sonra davaya dönüştü
Katliamdan üç gün sonra soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirildi. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaklaşık 18 ay sonra hazırladığı iddianamede IŞİD üyeleri Yakup Şahin, İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Katliama ilişkin dava ise 4 Mayıs 2017’de Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Tutuklu sanık Yakup Şahin, ailelerin taleplerine rağmen hiçbir duruşmaya getirilmedi.
22 Ekim 2021’de görülen duruşmada Yakup Şahin hakkında 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Firari sanıklar İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkındaki dosya ise ayrılarak yargılama devam etti.
Kamu görevlileri yargılanmadı
Yargılama boyunca yaşamını yitirenlerin yakınları ve avukatlarının soruşturmanın genişletilmesi, kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması ve yeni isimlerin dosyaya dahil edilmesine yönelik talepleri reddedildi.
Dönemin Suruç İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal hakkında ise “görevi ihmal ve kötüye kullanma” suçundan yalnızca 7 bin 500 TL adli para cezası verildi.
Dosyadaki eksiklikler giderilmedi
Mahkemenin 30 Kasım 2021’de açıkladığı gerekçeli kararda, sanık Yakup Şahin’in canlı bomba Abdurrahman Alagöz ile bağlantısına ilişkin değerlendirmelere yer verilmemesi dikkat çekti.
İçişleri Bakanlığı’nın 2021 yılında “Sultanahmet ve Suruç saldırılarının patlayıcılarını temin eden DEAŞ’lı terörist yakalandı” açıklamasında adı geçen Azzo Halaf Süleyman el Aggal ile saldırıyla bağlantısı bulunduğu belirtilen Mahir el Aggal’ın dosyaya dahil edilmesi yönündeki talepler de kabul edilmedi.
Katliam öncesi ve sonrasına ait kamera kayıtları dava dosyasına ancak 3,5 yıl sonra girdi. Görüntülerde saldırı sonrasına ilişkin yaklaşık 5 saatlik bölümün eksik olduğu ortaya çıkmasına rağmen bugüne kadar bu konuda herhangi bir işlem yapılmadı.
Dosyada, canlı bomba Abdurrahman Alagöz’ün Suruç’a nasıl geldiği, kentte nerede kaldığı, kimlerle irtibat kurduğu ve patlayıcıyı nasıl temin ettiğine ilişkin kayıtların yer almaması da eleştiriler arasında bulunuyor.
Katliamın ardından olay yerinde fotoğraf çekerken yakalanıp polise teslim edilen İmam Abdullah Ömer Aslan hakkında takipsizlik kararı verilirken, yargılama sürecinde ifadesine dahi başvurulmadı. Daha önce Aslan’ın bazı IŞİD üyeleriyle yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar kamuoyuna yansımıştı.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun tanık olarak dinlenmesine yönelik avukatların talepleri de mahkeme tarafından reddedildi.
Firari sanıkların davası sürüyor
Firari sanıklar İlhami Bali ve Deniz Büyükçelebi hakkında Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada, 29 Nisan 2025’te görülen duruşmada olay günü kamera görüntülerinin bilirkişi incelemesine gönderilmesine karar verildi.
Firari sanıklar hakkındaki davanın 11’inci duruşması 11 Aralık’ta görülecek.
Adalet mücadelesi sürüyor
Katliamın ardından kurulan Suruç Dayanışması ve Suruç İçin Adalet Platformu, 11 yıldır gerçek faillerin ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması talebiyle hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Katliamdan yaralı olarak kurtulan ve daha sonra açılan davalar kapsamında 8 yıl tutuklu kalan Efe Çatalbaş da, 11’inci yıl dolayısıyla MA’ya yaptığı değerlendirmede, 2015’te kendilerini Kobani’ye götüren dayanışma ruhunun hala sürdüğünü belirterek, Suruç Katliamı’na ilişkin tüm gerçeklerin açığa çıkarılması ve adaletin sağlanması çağrısında bulundu.
To read the full story from the source: İlke TV






