
İstanbul’un Ümraniye ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Gamze Yıldız, 29 Mart’ta soğuk algınlığı şikayetiyle özel bir Tıp Merkezi’ne başvurdu. Yıldız, hasta kaydı esnasında penisilin alerjisi olduğunu söylemesine rağmen, kendisine laboratuvar teknikeri olduğu belirtilen bir kişi tarafından hazırlanan serum uygulandı.
Herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan Yıldız, serum uygulanmasının hemen ardından fenalaşırken, yaşadığı solunum sıkıntısıyla birlikte kalbi durdu.
112 ekiplerinin müdahalesi sonrası Ümraniye Devlet Hastanesi’ne sevk edilen ve yaklaşık bir ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Yıldız, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
DOKTOR GÖRMEDİ, BAŞKA HASTANENİN DOKTORU MÜDAHALE ETTİ
Öte yandan, merkezde bulunan nöbetçi doktorun hastayı hiç görmediği ve Yıldız’a ilk müdahaleyi orada tesadüfen bulunan başka bir hastane doktorunun yaptığı öne sürüldü. Olay sırasında yapılan entübasyon işleminin hem yanlış hem de eksik yapıldığı ve bunun ancak Yıldız’ın sevk edildiği Ümraniye Devlet Hastanesi’nde fark edildiği iddia edildi.
Yıldız’ın ailesi tarafından söz konusu tıp merkezinde daha önce de benzer sağlık skandallarının yaşandığı iddia edildi.
Olay saatlerine ilişkin kayıtlarda ciddi çelişkiler bulunduğunu ve bazı verilerin sonradan değiştirildiğini düşündüklerini ifade eden aile, “Başka Gamzeler ölmesin” diyerek yetkililerin gereken cezayı alması için Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.
“‘BENİM İLAÇLARA KARŞI ALERJİM VAR’ DİYOR, BUNA RAĞMEN 6 TANE İLACI SERUMUNA KATIP VERİYORLAR”
Gamze Yıldız’ın babası Neytullah Yıldız, hastane tarafından tehdit edildiklerini öne sürerek yetkililere şu sözlerle seslendi:
‘HİÇBİR RAHATSIZLIĞI YOKTU’
Yıldız’ın teyzesi söz konusu tıp merkezinin hala açık olmasına tepki göstererek, “Çok acı çekiyoruz, annesinin halini görüyorsunuz. Burası hala açık, biz buna dayanamıyoruz. Durmayacağız, elimizden gelen ne varsa yapacağız. Asla sesimizi susturmayacağız, artık birileri bir ses versin bize. Burası açık kalmasın, cezalarını çeksinler. Gencecik bir kız, hiçbir rahatsızlığı olmadan ‘ertesi gün daha iyi hissedeyim’ diye basit bir soğuk algınlığından buraya geliyor ve hiçbir zaman ertesi günü olmadı o çocuğun” dedi.
“KIZIM ÇOK HAYVAN SEVERDİ, KIZIMIN TOPRAĞINDA KARINCALARI BESLİYORUM”
Gamze Yıldız’ın annesi Suna Doğantekin ise kızını hayattan koparan suçluların gerekli cezayı alması için çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“BURASI BİR TİCARETHANE, MÜMKÜN DEĞİL TIP MERKEZİ OLAMAZ”
Merkezde nöbetçi doktor bulunmaması ve Yıldız’a ilk müdahalenin hastanede tesadüfen bulunan başka bir doktor tarafından yapıldığı iddiasına ilişkin olarak anne Doğantekin, “İfadelere göre güya doktor o anda başka birine müdahale ediyormuş. Çok acayiptir ki Göztepe’den bir doktor gelmiş, tesadüfen o varmış. Tesadüfen müdahale ediyor ki zaten o da edemiyor, entübe bile edememişler. İçeride bir şey var o çözülmüyor. Ben bir kere buraya geldim silah gösteriyorlar, normal bir yer değil burası. Buraya zaten ticarethane diyorum ben, burası tıp merkezi olamaz yani imkanı yok böyle bir şeyin” şeklinde konuştu.
“BANA ‘HİÇ KİMSENİN SUÇU YOK’ DEDİLER, O ZAMAN BENİM KIZIM MI SUÇLU?”
Kızının ilaçlara alerjisi olduğunu söylemesine rağmen serum uygulandığını dile getiren Doğantekin, tıp merkezinin ‘İsteyerek olmadı’ şeklindeki savunmasına karşı tepkisini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Bize hiçbir şey demediler, biz epikriz almaya geldiğimizde sadece bana ‘isteyerek olmadı’ dediler. Zaten böyle bir şey isteyerek olabilir mi? Ondan sonra serum uygulayan çocuk dedi ki, ‘Hiç kimsenin suçu yok’. Burada benim mi suçum var, kızımın mı suçu var? Hiç kimsenin suçu yokmuş burada. O zaman suçlu kim, benim kızım mı suçlu? Ben mi suçluyum? Sen laboratuvar teknikeri olarak nasıl serum yapabilirsin, buna nasıl yetkisi olabilir? Benim kızım bir tane krem bile alsa onu detaylıca okur, ona göre sürer, aşırı dikkatli bir insandı. Gittiği her yerde de söyler, ‘Benim ilaçlara alerjim var’ diye. Bunu söylememesi mümkün değil, zaten arkadaşı da söylüyor bunu söylediğini. Kızım bunu söylemiş, ona rağmen serum takılıyor ve o serumun ne olduğunu da bilmiyoruz, Adli Tıp’tan gelecek sonucu bekliyoruz. Benim çocuğum buraya ayaklarıyla güle oynaya geldi, gerisi yok. Çocuğumun komple kanı değişti, her yeri delik deşikti benim yavrumun. Bu resmen bir zulüm, işkence. Benim kızıma işkence yapıldı.”
Kaynak: Milliyet
