Trabzon’da 17 Mart 2024’te oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından çıkan olaylarla ilgili 3 futbolcu ile 3 taraftar hakkında karar verildi.
Kaynak: Hurriyet
Choose a plan from below, subscribe, and get access to our exclusive articles!
Trabzon’da 17 Mart 2024’te oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından çıkan olaylarla ilgili 3 futbolcu ile 3 taraftar hakkında karar verildi.
Kaynak: Hurriyet

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, eski Şişli Belediye Başkanı sanık Muammer Keskin'e danışmanlık yaptığı iddia edilen iş insanı tutuklu sanık Altan Ertürk'ün çapraz sorgusunun ardından avukatlar beyanda bulundu.
Daha sonra, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması alınmaya başlandı.
Şehir plancısı olduğunu söyleyen Şahan, aylık gelirinin sorulması üzerine "Kayyumdan önce 150 bin liraydı." yanıtını verdi.
Şahan, bir yıllık tutukluluğunun ardından ilk kez sanık kürsüsünde olduğunu belirterek, haklarında binlerce sayfadan oluşan iddianame ve ne olduğunu bilmedikleri suçlamalar ile iddialar olduğunu ifade etti.
Akıl ve vicdanla karar verilmesini istediğini dile getiren Şahan, "kent uzlaşısı" kapsamında "PKK'ya yardım" suçlamasıyla gözaltına alındığını, seçilmiş bir belediye başkanı olarak maruz kaldığı gözaltı ve tutuklama yönteminin ne akla ne vicdana ne de hukuka sığdığını söyledi.
Partisiyle batıdaki illerde Kürtlerin temsil edilmesinin savunucusu olduğu için tutuklandığını öne süren Şahan, "Bu durum tabii büyük bir çelişkiydi. Çünkü Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan terörsüz demokratik Türkiye sürecine ilişkin en geniş toplumsal destek varken, 'kent uzlaşısı' davası ve kent uzlaşısında bir belediye başkanını tutuklamak abestir." diye konuştu.
Şahan, 11 aylık belediye başkanlığı boyunca 150'ye yakın projeyi hayata geçirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bunların hiçbiri yok artık, kayyumla birlikte hepsi kalktı. Şişli Belediyesi, Türkiye'nin en borçlu belediyesi. Benden önceki belediye başkanı toparlamaya çalıştı, yapamadı. Ben de toparlayamadım. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla görüştüm. Çalıştığım kurumun güçlü olması için çabaladım. 11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık, 46 milyar liralık mülk. Bu kaynağı belediye için yarattık. Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Şişli Belediyesinin bu tapuları bir gecede elektronik sistemle iptal edildi. Şişli'nin, kamunun helal malıydı. Bundan sonra bakanlık, belediyelerin böyle bir kaynak yaratmaması için kanun çıkardı. Şişli'deki binaların yüzde 92'si depreme dayanıklı değil. Mülklerden elde ettiğimiz kaynakla ilçedeki kentsel dönüşüm sorununu çözecektik."
Şişli'nin göbeğinde 24 dönümlük bir araziye yapılmak istenen 72 katlı gökdelenin planına karşı çıkarak bir basın toplantısı yaptığını ve ilçede yeşil alana ihtiyaç olduğunu anlattığını kaydeden Şahan, bu inşaat şirketinin patronunun ifadeleriyle tutuklandığını iddia etti.
Şahan, "Belediye Başkanı seçildikten sonra söz konusu yapıda ruhsata aykırılıklar tespit ettik ve mühürledik, bakanlığa da yazı yazdık. İnşaat şirketi 'Ben mührü tanımam.' dedi, inşaata devam etti. Bunun üzerine savcılığa şikayette bulunduk. İnşaattaki beton mikseri, mendil satan 72 yaşındaki bir teyzemizi öldürdü, ses yok. 'Belediye Başkanı bizle uğraşıyor.' dediler, 2 Sayıştay müfettişi, 8 bilirkişi, 3 müfettiş görevlendirildi. Ben durmam gereken yerde durdum, benden istenen görmezden gelmemdi, gelmedim. Bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Ben tutuklandıktan sonra inşaatta iki binada 16'şar kat çıkılmış." ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu ile 2014 yılında Şehir Plancıları Odasının davet ettiği bir toplantıda tanıştığını, o dönem Şehir Plancıları Odası İkinci Başkanı olan tutuklu sanık Mehmet Murat Çalık ile Beylikdüzü'nde çalışmaya başladıklarını anlatan Şahan, Beylikdüzü'nde birçok projeye imza attıklarını dile getirdi.
Bu dönemde İmamoğlu ile de mesailerinin arttığını vurgulayan Şahan, "2019'da çok daha önceden üye olduğum CHP'den Şişli Belediyesine meclis üyesi oldum. Muammer Keskin o dönem belediye başkanı oldu, planlama ve kentsel dönüşüm alanını bana bıraktı. Benim daha yoğun tempom İstanbul Planlama Ajansıydı. Meclis oturumlarının maalesef yüzde 18'ine katılabildim. Nasıl eş başkanlık yapmışım?" şeklinde savunma yaptı.
Daha sonra partisinin de teşvikiyle Şişli Belediyesine başkan adayı olduğunu belirten Şahan, "İddianamede, rantı yüksek bir ilçe olduğu için Şişli'ye aday yapıldığım suçlaması var. Tüm kadrom liyakatiyle gelmiştir, pek çoğunu daha önce tanımadım, siyasi düşüncelerine bakmadım. Teknik kadronun yarısından çoğu AK Parti'li belediyelerden gelmiştir, tecrübeye baktım." dedi.
RÜŞVET VE İRTİKAP SUÇLARINA KARŞI SAVUNMASI
Şahan, Nişantaşı'nda Marmara Üniversitesi kampüsünün bulunduğu araziye yapılan konut projesine inşaat ruhsatı verilmesi sürecinde irtikap suçu işlediği iddialarına ise şöyle yanıt verdi:
"Firmadan itfaiye görüşü almasını istedik. Yangın kompartımanı yapmamışlardı. 'Standartlara uygun hale getir, itfaiye raporunu al, öyle gel iskanını verelim.' dedik. Hatalarını kabul edip bu eksiklikleri gideriyorlar, Yıldız Teknik Üniversitesinden rapor alıyorlar. Arkadaşlarım gidip yerinde kontrol ediyor ve iskanlarını veriyorlar. Bu süreci işlettiğim için 'icbar' ile suçlanıyorum."
Mecidiyeköy'deki eski Ali Sami Yen Stadı arazisi üzerine yapılan Torunlar Center'ın inşaat sahiplerinin binanın 9 katında tadilat yapma talebine karşı rüşvet teklif ettiği iddialarına da değinen Şahan, firmanın 11 Haziran 2024'te bir dilekçe verip binanın 17. ve 25. katları arasında tadilat yapmak istediğini ancak bunu "basit tadilat" olarak göstermeye çalıştıklarını öne sürdü.
Firmanın farklı tarihlerde 3 kez aynı talepte bulunduğunu ancak reddedildiğini belirten Şahan, firmanın dördüncü dilekçesinde sadece basit onarım izni istediğini, bu talebin "Eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, cezamı keserim." şartıyla kabul edildiğini söyledi.
Belediye ekiplerinin 17 Ekim 2024'te inşaata denetime gittiğini, firmanın arkadan dolanarak iş yapmaya çalıştığının anlaşılması üzerine "yapı tatil" zaptı düzenlediklerini ifade eden Şahan, şöyle konuştu:
"Alınan izne aykırılık yapıldığı için hukuki süreci işleterek, encümen kararıyla 1 milyar 41 milyon lira idari para cezası kestik. Yasaya göre eğer bu aykırılıklar zamanında giderilirse, cezanın 1 milyar 25 milyon liralık kısmı düşer. Nitekim 26 Kasım'da encümen kararına itiraz edip düzeltme yoluna gittiler. 9 Ocak 2025 tarihli encümen kararıyla ceza yeniden hesaplandı ve 15 milyon 578 bin lira seviyesine düştü. En başta uygulanan ceza miktarı nasıl benim takdirimde değilse, yasal şartlar oluştuğunda bu cezanın düşmesi de benim takdirimde değildir, bu tamamen encümen kararı ve idari bir işlemdir. Dosyada herhangi bir para transferi, maddi menfaat, yazılı somut bir rüşvet iddiası veya kanıtı yoktur."
Şahan, yaklaşık 4 saat süren savunmasının ardından tahliyesini talep etti.
ŞAHAN'IN ÇAPRAZ SORGUSU
Savunmasının ardından Şahan'ın çapraz sorgusuna geçildi.
Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Ekrem İmamoğlu söz alarak, Şahan'la yaklaşık 12 yıldır kader birliği yaptıklarını söyledi.
İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye atıfta bulunarak, "Bir iddianame daha eklenmiş galiba, bizim mahkemeye sevk edilmiş. Eğer kabul edilirse bana 30 küsur yıl daha mı eklenecek, yeni bir iddianame mi olacak? Yoksa küsurata bakmayalım mı artık?" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, iddianameyi kabul ettiklerini ancak henüz birleştirme kararı almadıklarını bildirdi.
İmamoğlu, daha sonra Şahan'a, "Beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir görev anlayışında bulundum mu?" diye sordu.
Şahan, "Sayın savcı beni tutuklarken, 'Ekrem İmamoğlu'nun her dediğini yapıyor musunuz?' dedi. Yok öyle bir şey dedim." şeklinde yanıt verdi.
İmamoğlu'nun "Ben bir kişi için dahi size şunu belediye meclis üyesi yapın dedim mi?" sorusunu da Şahan, "Olmadı." diye yanıtladı.
Resul Emrah Şahan'ın sorularını cevaplamasının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkan'ım, seni Allah korusun." dedi.
Duruşma, Şahan'ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 12 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.

Türkiye-İtalya Bilim, Teknoloji, İnovasyon, Sanayi ve Yatırım (STݳ) Komitesi'nin ilk toplantısı ve mutabakat zaptı imza töreni Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso'nun teşrifleriyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda gerçekleştirildi.
Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, "Türkiye olarak geliştirdiğimiz STݳ yaklaşımı, bilim, teknoloji, inovasyon, sanayi ve yatırımı tek bir stratejik platform altında bir araya getiren, çok boyutlu işbirliklerini kurumsallaştıran, ortak öncelikleri somut projelere dönüştüren, araştırmadan üretime, prototiplemeden ticarileşmeye ve yatırıma kadar tüm değer zincirini birlikte ele alan yenilikçi ve stratejik bir işbirliği modelidir." dedi.
Türkiye'nin büyük önem atfettiği bu modeli hayata geçirmek amacıyla İtalya ile güçlü bir irade ve vizyon birliği tesis ettiklerini anlatan Kacır, Akdeniz'in iki büyük ekonomisi olarak ülkeler arasındaki bağlara dikkati çekti. Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin iki ülke ilişkilerini çok boyutlu bir stratejik ortaklık anlayışıyla ileri taşıma yönündeki iradesinin, bu mekanizmaya üst düzey siyasi sahiplenme ve kurumsal bir derinlik kazandırdığını dile getirdi.
Kacır, ilk toplantı çerçevesinde ortak öncelikleri somutlaştıracak, işbirliklerinin istikametini netleştirecek ve gelecek döneme yön verecek kapsamlı bir yol haritası imzaladıklarını vurguladı.
23 ÖNCELİKLİ EYLEM PLANI: Teknoloji ve inovasyon, sanayi ve yatırım olmak üzere 3 ana sütun üzerine kurduğumuz yol haritamızda, toplam 23 öncelikli eylem alanı belirledik. Bu yol haritası bizlere yalnızca niyet beyanlarından ibaret olmayan, kurumlarımız arasındaki düzenli temas, ortak akıl ve somut eylemler üretme iradesi üzerine inşa edilmiş güçlü bir işbirliği zemini sunmakta. Bu anlayışla KOBİ'lerimiz ve teknolojik girişimcilik ekosistemlerimiz arasında sürekli, verimli ve hedef odaklı bir etkileşim tesis edecek yeni bir çalışma grubunu hayata geçirdik. Standartizasyon, test belgelendirme ve akreditasyon alanlarında teknik uyumu derinleştirecek ortak bir yapıyı devreye alırken, savunma sanayisinde inovasyon eksenli yeni açılımların önünü açacak teknik hazırlıkları da başlatıyoruz. Endüstride yapay zeka ve dijital dönüşüm başlıklarında ise bilgi birikimimizi buluşturacak, iyi uygulamaları karşılıklı olarak artıracak ve yeni ortaklıkları besleyecek kurumsal bir işbirliği zeminini birlikte kuruyoruz.
ARAŞTIRMACILAR VE ŞİRKETLER TOPLAM 1,8 MİLYAR AVRO BÜTÇELİ 1547 PROJEDE YER ALDI: Kritik ham madde alanında kurdukları eşleştirme mekanizmasıyla şirketler arasındaki bağları kuvvetlendirmeyi ve tedarik zincirini daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz "Ufuk Avrupa", "Dijital Avrupa" ve "Tek Pazar Programı" başta olmak üzere tüm Avrupa Birliği (AB) programlarında Türk ve İtalyan kuruluşların birlikte yer almalarını önemsiyoruz. Kısa vadede mevcut programlar altında ortaklığımızı güçlendirmeyi, orta vadede ise Rekabetçilik Fonu ekseninde şekillenecek yeni finansman imkanlarında birlikte proje üretme kapasitemizi daha ileri taşımayı amaçlıyoruz. AB çerçeve programlarında, iki ülkeden araştırmacılar ve şirketler birlikte toplam 1,8 milyar avro bütçeli 1547 projede bugüne kadar yer aldı. Araştırma kurumlarımızın müşterek çağrılarıyla hayat bulan 45 projeyle akademisyenlerimizin ortak teknoloji geliştirmesini ve bilim ekosistemimizin entegrasyonunu sağladık.
YENİ ÇAĞRI: Önümüzdeki ay açılması öngörülen yeni çağrıyla birlikte iki ülkenin araştırma ve inovasyon ekosistemleri arasında yeni ortaklıkların önünü açmayı ve mevcut işbirliğimizi daha ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz. STݳ Komitesi vasıtasıyla karşılıklı doğrudan yatırımları güçlendirmeyi ve yatırımcılarımız için daha öngörülebilir, daha etkin ve daha cazip bir iklim oluşturmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde STݳ çatısı altında hayata geçirdiğimiz İtalya-Türkiye İşletmeler ve İnovasyon Platformu ile iş dünyamızı, yatırımcılarımızı ve inovasyon ekosistemimizi, ortak üretim, ortak yatırım ve ortak teknoloji geliştirme anlayışı etrafında buluşturacağız. Bu yapı, şirketlerimizi, startuplarımızı ve girişim sermayesi fonlarını, teknoloji transferi, ölçek büyütme ve ortak sanayi geliştirme projeleri etrafında bir araya getirecek."
ORTAK İNOVASYON KAPASİTEMİZİ DERİNLEŞTİRECEĞİZ: Halihazırda 1600'ü aşkın İtalyan firmasının, enerji, otomotiv, makine, finans, gıda, hazır giyim, inşaat, perakende ve ilaç başta olmak üzere pek çok sektörde Türkiye'de faaliyet gösterdi, çok sayıda Türk firmasının da İtalya'nın üretim, istihdam ve teknoloji kapasitesine önemli katkı sundu. Birbiriyle çalışmayı bilen, birbirini tanıyan ve asırlardır köklü ticari ilişkilere sahip iki ülke olarak, mevcut işbirliği zeminini artık orta yüksek ve yüksek teknolojili yatırımlarda daha güçlü bir ortaklığa dönüştürmeyi istediklerini vurgulayan Kacır, önceliklerini sahada uygulamaya geçirmek ve kurumsal işbirliğini tahkim etmek üzere yol haritalarıyla birlikte yeni eş güdüm, izleme ve uygulama araçlarını da devreye alacaklarını bildirdi.
ÇOK SAYIDA KURUMUMUZ SÜRECE KATKI SUNUYOR: Türk tarafında Bakanlığımızın ilgili genel müdürlükleriyle birlikte TÜBİTAK, TÜBİTAK BİLGEM, TÜBİTAK MAM, TÜBİTAK Uzay, TÜBİTAK SAGE, Türkiye Uzay Ajansı, KOSGEB, TSE, Savunma Sanayii Başkanlığı, Bilişim Vadisi ve DEİK gibi çok sayıda kurumumuz sürece önemli katkılar sunuyor. Önümüzdeki dönemde teknoloji ve inovasyon alanındaki işbirliğimizi sadece fikir üretimiyle sınırlı bırakmayacak, bunu ticarileşme ve yatırımlarla daha güçlü bir zemine ilerleteceğiz. İş dünyamızı bu sürecin doğal ve asli paydaşı haline getirerek, ortak üretim ve ortak inovasyon kapasitemizi derinleştireceğiz. AB programlarıyla yeni finansman araçlarını bu ortaklığın itici gücü olarak değerlendirecek ve birlikte daha fazla proje geliştireceğiz. Türkiye ile İtalya arasındaki stratejik işbirliğini, ortak irade ve vizyonla şekillenen ve geleceğe yön veren güçlü bir ortaklık ufkuna taşımak için çalışacağız."
Konuk Bakan Adolfo Urso ise İtalyan firmaların Türkiye'deki yatırımlarını artırmalarını arzu ettiklerini, dolayısıyla komitenin, ülkeler arasındaki ilişkiler için önemli bir adım ve Avrupa ve Akdeniz bölgesindeki diğer ülkeler için de çok önemli bir işaret olduğunu söyledi.
STݳ HAKKINDA: STݳ yaklaşımı, klasik ve parçalı işbirliği modellerinin ötesine geçerek, bilgi üretiminden sanayiye, sanayiden yatırıma uzanan tüm değer zincirini uyumlaştırılmış bütüncül bir işleyiş yapısı haline getirmeyi hedefliyor. Bu modelle araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin somut ekonomik çıktılara dönüşmesi, teknolojilerin ölçeklenmesi ve sürdürülebilir finansman ile desteklenmesi öngörülüyor.
Bilim, teknoloji, yenilik, sanayi ve yatırım alanları üzerine inşa edilen STݳ'ün, ülkeler arasında karşılıklı fayda, tamamlayıcılık ve uzun vadeli ortaklık ilkeleri doğrultusunda, politika, araştırma, üretim ve yatırım alanlarının eşgüdüm içinde hareket etmesini sağlaması ve çok paydaşlı yönetişim yapısı, tematik çalışma grupları ve ortak projeler yoluyla, işbirliklerinin etkin şekilde hayata geçirilmesini ve sürdürülebilirliğini teminat altına alması amaçlanıyor.
Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, gelişen inovasyon ekosistemi ve stratejik konumuyla, Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında bir işbirliği köprüsü olma rolünü STݳ yaklaşımı ile daha ileri taşıyacak. Bu model, yalnızca ikili ilişkileri güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda küresel rekabet gücünü artıran, dayanıklı tedarik zincirleri oluşturan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen yeni nesil bir işbirliği mimarisi sunacak.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, eski Şişli Belediye Başkanı sanık Muammer Keskin'e danışmanlık yaptığı iddia edilen iş insanı tutuklu sanık Altan Ertürk'ün çapraz sorgusunun ardından avukatlar beyanda bulundu.
Daha sonra, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın savunması alınmaya başlandı.
Şehir plancısı olduğunu söyleyen Şahan, aylık gelirinin sorulması üzerine "Kayyumdan önce 150 bin liraydı." yanıtını verdi.
Şahan, bir yıllık tutukluluğunun ardından ilk kez sanık kürsüsünde olduğunu belirterek, haklarında binlerce sayfadan oluşan iddianame ve ne olduğunu bilmedikleri suçlamalar ile iddialar olduğunu ifade etti.
Akıl ve vicdanla karar verilmesini istediğini dile getiren Şahan, "kent uzlaşısı" kapsamında "PKK'ya yardım" suçlamasıyla gözaltına alındığını, seçilmiş bir belediye başkanı olarak maruz kaldığı gözaltı ve tutuklama yönteminin ne akla ne vicdana ne de hukuka sığdığını söyledi.
Partisiyle batıdaki illerde Kürtlerin temsil edilmesinin savunucusu olduğu için tutuklandığını öne süren Şahan, "Bu durum tabii büyük bir çelişkiydi. Çünkü Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan terörsüz demokratik Türkiye sürecine ilişkin en geniş toplumsal destek varken, 'kent uzlaşısı' davası ve kent uzlaşısında bir belediye başkanını tutuklamak abestir." diye konuştu.
Şahan, 11 aylık belediye başkanlığı boyunca 150'ye yakın projeyi hayata geçirdiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:
"Bunların hiçbiri yok artık, kayyumla birlikte hepsi kalktı. Şişli Belediyesi, Türkiye'nin en borçlu belediyesi. Benden önceki belediye başkanı toparlamaya çalıştı, yapamadı. Ben de toparlayamadım. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla görüştüm. Çalıştığım kurumun güçlü olması için çabaladım. 11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık, 46 milyar liralık mülk. Bu kaynağı belediye için yarattık. Cumhuriyet tarihinde bir ilktir. Şişli Belediyesinin bu tapuları bir gecede elektronik sistemle iptal edildi. Şişli'nin, kamunun helal malıydı. Bundan sonra bakanlık, belediyelerin böyle bir kaynak yaratmaması için kanun çıkardı. Şişli'deki binaların yüzde 92'si depreme dayanıklı değil. Mülklerden elde ettiğimiz kaynakla ilçedeki kentsel dönüşüm sorununu çözecektik."
Şişli'nin göbeğinde 24 dönümlük bir araziye yapılmak istenen 72 katlı gökdelenin planına karşı çıkarak bir basın toplantısı yaptığını ve ilçede yeşil alana ihtiyaç olduğunu anlattığını kaydeden Şahan, bu inşaat şirketinin patronunun ifadeleriyle tutuklandığını iddia etti.
Şahan, "Belediye Başkanı seçildikten sonra söz konusu yapıda ruhsata aykırılıklar tespit ettik ve mühürledik, bakanlığa da yazı yazdık. İnşaat şirketi 'Ben mührü tanımam.' dedi, inşaata devam etti. Bunun üzerine savcılığa şikayette bulunduk. İnşaattaki beton mikseri, mendil satan 72 yaşındaki bir teyzemizi öldürdü, ses yok. 'Belediye Başkanı bizle uğraşıyor.' dediler, 2 Sayıştay müfettişi, 8 bilirkişi, 3 müfettiş görevlendirildi. Ben durmam gereken yerde durdum, benden istenen görmezden gelmemdi, gelmedim. Bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Ben tutuklandıktan sonra inşaatta iki binada 16'şar kat çıkılmış." ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu ile 2014 yılında Şehir Plancıları Odasının davet ettiği bir toplantıda tanıştığını, o dönem Şehir Plancıları Odası İkinci Başkanı olan tutuklu sanık Mehmet Murat Çalık ile Beylikdüzü'nde çalışmaya başladıklarını anlatan Şahan, Beylikdüzü'nde birçok projeye imza attıklarını dile getirdi.
Bu dönemde İmamoğlu ile de mesailerinin arttığını vurgulayan Şahan, "2019'da çok daha önceden üye olduğum CHP'den Şişli Belediyesine meclis üyesi oldum. Muammer Keskin o dönem belediye başkanı oldu, planlama ve kentsel dönüşüm alanını bana bıraktı. Benim daha yoğun tempom İstanbul Planlama Ajansıydı. Meclis oturumlarının maalesef yüzde 18'ine katılabildim. Nasıl eş başkanlık yapmışım?" şeklinde savunma yaptı.
Daha sonra partisinin de teşvikiyle Şişli Belediyesine başkan adayı olduğunu belirten Şahan, "İddianamede, rantı yüksek bir ilçe olduğu için Şişli'ye aday yapıldığım suçlaması var. Tüm kadrom liyakatiyle gelmiştir, pek çoğunu daha önce tanımadım, siyasi düşüncelerine bakmadım. Teknik kadronun yarısından çoğu AK Parti'li belediyelerden gelmiştir, tecrübeye baktım." dedi.
RÜŞVET VE İRTİKAP SUÇLARINA KARŞI SAVUNMASI
Şahan, Nişantaşı'nda Marmara Üniversitesi kampüsünün bulunduğu araziye yapılan konut projesine inşaat ruhsatı verilmesi sürecinde irtikap suçu işlediği iddialarına ise şöyle yanıt verdi:
"Firmadan itfaiye görüşü almasını istedik. Yangın kompartımanı yapmamışlardı. 'Standartlara uygun hale getir, itfaiye raporunu al, öyle gel iskanını verelim.' dedik. Hatalarını kabul edip bu eksiklikleri gideriyorlar, Yıldız Teknik Üniversitesinden rapor alıyorlar. Arkadaşlarım gidip yerinde kontrol ediyor ve iskanlarını veriyorlar. Bu süreci işlettiğim için 'icbar' ile suçlanıyorum."
Mecidiyeköy'deki eski Ali Sami Yen Stadı arazisi üzerine yapılan Torunlar Center'ın inşaat sahiplerinin binanın 9 katında tadilat yapma talebine karşı rüşvet teklif ettiği iddialarına da değinen Şahan, firmanın 11 Haziran 2024'te bir dilekçe verip binanın 17. ve 25. katları arasında tadilat yapmak istediğini ancak bunu "basit tadilat" olarak göstermeye çalıştıklarını öne sürdü.
Firmanın farklı tarihlerde 3 kez aynı talepte bulunduğunu ancak reddedildiğini belirten Şahan, firmanın dördüncü dilekçesinde sadece basit onarım izni istediğini, bu talebin "Eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, cezamı keserim." şartıyla kabul edildiğini söyledi.
Belediye ekiplerinin 17 Ekim 2024'te inşaata denetime gittiğini, firmanın arkadan dolanarak iş yapmaya çalıştığının anlaşılması üzerine "yapı tatil" zaptı düzenlediklerini ifade eden Şahan, şöyle konuştu:
"Alınan izne aykırılık yapıldığı için hukuki süreci işleterek, encümen kararıyla 1 milyar 41 milyon lira idari para cezası kestik. Yasaya göre eğer bu aykırılıklar zamanında giderilirse, cezanın 1 milyar 25 milyon liralık kısmı düşer. Nitekim 26 Kasım'da encümen kararına itiraz edip düzeltme yoluna gittiler. 9 Ocak 2025 tarihli encümen kararıyla ceza yeniden hesaplandı ve 15 milyon 578 bin lira seviyesine düştü. En başta uygulanan ceza miktarı nasıl benim takdirimde değilse, yasal şartlar oluştuğunda bu cezanın düşmesi de benim takdirimde değildir, bu tamamen encümen kararı ve idari bir işlemdir. Dosyada herhangi bir para transferi, maddi menfaat, yazılı somut bir rüşvet iddiası veya kanıtı yoktur."
Şahan, yaklaşık 4 saat süren savunmasının ardından tahliyesini talep etti.
ŞAHAN'IN ÇAPRAZ SORGUSU
Savunmasının ardından Şahan'ın çapraz sorgusuna geçildi.
Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan sanık Ekrem İmamoğlu söz alarak, Şahan'la yaklaşık 12 yıldır kader birliği yaptıklarını söyledi.
İmamoğlu, tutuklanmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye atıfta bulunarak, "Bir iddianame daha eklenmiş galiba, bizim mahkemeye sevk edilmiş. Eğer kabul edilirse bana 30 küsur yıl daha mı eklenecek, yeni bir iddianame mi olacak? Yoksa küsurata bakmayalım mı artık?" diye konuştu.
Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, iddianameyi kabul ettiklerini ancak henüz birleştirme kararı almadıklarını bildirdi.
İmamoğlu, daha sonra Şahan'a, "Beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir görev anlayışında bulundum mu?" diye sordu.
Şahan, "Sayın savcı beni tutuklarken, 'Ekrem İmamoğlu'nun her dediğini yapıyor musunuz?' dedi. Yok öyle bir şey dedim." şeklinde yanıt verdi.
İmamoğlu'nun "Ben bir kişi için dahi size şunu belediye meclis üyesi yapın dedim mi?" sorusunu da Şahan, "Olmadı." diye yanıtladı.
Resul Emrah Şahan'ın sorularını cevaplamasının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkan'ım, seni Allah korusun." dedi.
Duruşma, Şahan'ın çapraz sorgusuna devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Bu arada, bugüne kadar duruşmada toplam 12 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Aenean mollis odio augue, sit amet sollicitudin augue ullamcorper eget. Praesent tincidunt et neque congue efficitur.
To get email updates from Today News.
© Newspaper WordPress Theme by TagDiv
