Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Milli Mücadele'ye yön veren Erzurum Kongresi 107 yaşında

Milli Mücadele'ye yön veren Erzurum Kongresi 107 yaşında

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, emperyalist işgalcilerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi ile Milli Mücadele’ye yön verip bağımsızlığın yolunu açtı.

Doğu vilayetlerinden Erzurum, Sivas, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ’a yönelik Ermeni tehlikesi ve kurulmak istenen Ermenistan’a tepki ile Trabzon, Rize, Gümüşhane, Ordu, Giresun’da Rum Pontus iddialarına karşı tedbir için toplanan Erzurum Kongresi, bölgesel bir kongre olmasına rağmen bütün yurdu ilgilendiren nitelik taşıdı.

Erzurum Kongresi, hiçbir baskı ve yönlendirme bulunmadan, milletin hür iradesiyle aldığı milli bir kararın hayata geçirilmesiyle, Türk milletinin var olduğunun ve olmaya devam edeceğinin en önemli göstergesi oldu.

“Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz”

Türk milletinin var olma mücadelesindeki ilk refleksini ve kararlılığını gösterdiği tarihi kongrede alınan “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.” kararı ile Milli Mücadele yolunda büyük bir aşama kaydedildi.

Erzurum Kongresi’nin kapanışındaki konuşmasında “Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.” diyen Gazi Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı kongrenin önemine dikkati çekti.

Mustafa Kemal Paşa, “Milletimizin kurtuluş umuduyla çırpındığı en heyecanlı bir zamanda, fedakar sayın heyetimiz her türlü zahmete katlanarak Erzurum’da toplandı. Duygulu, asil bir ruh ve çok güçlü bir inançla vatan ve milletimizin kurtuluşuyla ilgili köklü kararlar aldı. Özellikle bütün dünyaya karşı milletimizin varlık ve birliğini gösterdi.” sözleriyle kongrenin önemini vurguladı.

Tarihi kongrede alınan kararlar

Yoğun çalışma sonrası 14 gün süren ve bugünlere de ışık tutan 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar şöyle:

“- Kongreye katılan vilayetler birbirinden ve Osmanlı camiasından ayrılamaz öz kardeştirler. 1. Dünya Savaşı’nın sona erdiği tarihte sınırlarımız içinde kalan, çoğunluğu aynı kültüre mensup Müslümanlardan oluşan ülkenin tarihi, ırkı ve dini hukukuna riayet edilmelidir.

– Vatanın bütünlüğü, milli istiklalin sağlanması için Kuvayımilliye’yi amil, İrade-i Milliye’yi hakim kılmak esastır.

– Manda ve himaye kabul edilemez.

– Her türlü işgal ve müdahaleye karşı birlikte mukavemet edilecektir.

– Hristiyan halka siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.

– Merkezi hükümetin baskılara dayanamayarak doğu vilayetlerini terk etmesi durumunda, milli hakların korunması için gerekli tedbirler alınmış ve Erzurum’da geçici bir hükümet kurulması kararlaştırılmıştır.

– Her yönüyle bir bütün teşkil eden memleketimizin bölünmesi düşüncesinden vazgeçilerek, mevcudiyetimize, tarihi, ırki ve dini hukukumuza riayet edilmesi ve tamamıyla hak ve adalete uygun bir karar alınması beklenmektedir.

– Vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü korunmak şartıyla istila emeli beslemeyen herhangi bir devletin fenni, sınai ve iktisadi yardımı kabul edilebilir.

– Merkezi hükümetin milli iradeye tabi olması zaruridir. Bu nedenle milli meclisin derhal toplanması ve ülkenin geleceğini ilgilendiren konularda bu meclisin kararlarına uyulması gerekir.

– Doğu vilayetlerindeki cemiyetler, Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla birleştirilmiştir.

– Kongre tarafından, kongrenin almış olduğu kararları uygulamak üzere bir Temsil Heyeti oluşturulmuş ve köylerden vilayet merkezlerine kadar mevcut milli teşkilat birleştirilmiştir.”

“Mustafa Kemal Paşa’nın sivil olarak ilk önemli faaliyetidir”

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Yüksel, AA muhabirine, kongrenin bölgesel kapsamlı başladığını ancak alınan kararlarla ulusal hale geldiğini söyledi.

Yüksel, Erzurum Kongresi’nin Milli Mücadele tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu ve Atatürk’ün Kazım Karabekir Paşa’nın desteğiyle kente geldiğini belirterek, “Mustafa Kemal Paşa Erzurum Kongresi’nin hazırlıklarını yürütmeye başlıyor ve İstanbul Hükümeti’nin kendisine baskıları var. Bunları bertaraf etmek için de 7-8 Temmuz 1919’da Erzurum’da görevinden istifa ediyor. Bu da kongrenin çok önemli bir kararı olarak karşımıza çıkar. Mustafa Kemal Paşa’nın sivil olarak kendi tabiriyle ‘sineyi millete dönmüş ferdi mücahit olarak’ gerçekleştirdiği Erzurum Kongresi, ilk önemli faaliyetidir.” dedi.

Kongrenin kararlaştırılan tarihten 10 gün gecikmeyle başladığını dile getiren Yüksel, çalışmaların resmi olarak 63 delegeyle başladığını ancak katılımın 57 olduğunu ifade etti.

Yüksel, Atatürk’ün delege olmadığı için kongreye katılamama durumu bulunduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“2 Erzurumlu vatansever Kazım ve Cevat Bey istifa ederek Mustafa Kemal Paşa’nın ve Rauf Orbay’ın delege seçilmelerini sağlamış, daha sonra kongreye iştiraklarının gerçekleşmesine yardımcı olmuşlardır. Gelmeyen 2 delegenin yerine Kazım ve Cevat Bey yeniden seçilerek katılıyorlar. Coğrafyadaki halkın belirlediği delegelerle gerçekleştiği için destek alan, bu anlamda sivil direnişin de çok ciddi bir örneği olan kongre olduğunu söyleyebiliriz. Kongre bu açıdan Cumhuriyet’e giden yolda çok önemli bir yere sahiptir. Erzurum Kongresi, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı bir kongre olması hasebiyle de Milli Mücadele’ye aslında yön vermiştir. Milli Mücadele’yi milli irade noktasında, milli iradenin rejim olarak tesisine yönelik ciddi bir yönlendirme noktası olduğu ve Milli Mücadele’nin ciddi anlamda bir mecraya girmesi noktasında da çok önemli bir adımdır.”

Muhabir: Samet Tunç

To read the full story from the source: Diriliş Postası

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement