Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Maya kalıntılarındaki 1200 yıllık astronomi formülünün sahibi bulundu: ‘Beyaz göğüslü tilki’

Maya kalıntılarındaki 1200 yıllık astronomi formülünün sahibi bulundu: ‘Beyaz göğüslü tilki’

Guatemala’nın kuzeydoğusundaki Xultun antik kentinde bulunan silik duvar yazılarının yeniden incelenmesi, yaklaşık 1200 yıl önce yaşamış bir Maya matematikçisi ve astronomunun adını ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, 10K-2 adı verilen yapının iç duvarında yer alan ve “Metin 19” olarak adlandırılan yazıdaki hesaplamaların Sak Tahn Waax adlı bir bilgine atfedildiğini belirledi. “Beyaz göğüslü tilki” anlamına gelen isim, Klasik Maya döneminden bir matematikçi-astronomun yaptığı çalışmayla doğrudan ilişkilendirildiği bilinen ilk örnek olarak kayıtlara geçti. Araştırmanın sonuçları Franco D. Rossi, David Stuart ve Heather Hurst imzasıyla Antiquity dergisinde yayımlandı.

İMZASI FORMÜLÜN SONUNDA BULUNDU

Duvara siyah boyayla yazılan metin, ters çevrilmiş “L” biçiminde sıralanan 11 hiyerogliften oluşuyor. Hesaplamaların ardından gelen son iki işaretin ilki, Maya dilinde “böyle söylüyor” ya da “şöyle diyor” anlamına gelen bir ifadeyi taşıyor. Bunu Sak Tahn Waax adı izliyor.

Araştırmacılar bu ifadeyi, öncesindeki matematik ve astronomi hesaplarının söz konusu kişiye ait olduğunu gösteren bir atıf olarak yorumladı. Metnin Sak Tahn Waax tarafından bizzat yazılıp yazılmadığı kesin olarak bilinmese de formülün onun adıyla kayda geçirildiği değerlendiriliyor.

VENÜS VE MARS’IN HAREKETLERİNİ HESAPLADI

Yaklaşık Milattan Sonra 781 yılına tarihlenen formül, toplam 2 bin 920 günlük bir zaman dilimini kapsıyor. Bu süre, beş Venüs döngüsüne ve sekiz güneş yılına karşılık geliyor. Hesaplamada ayrıca Mars’ın 780 günlük döngüsü, Maya takvimindeki 260 günlük ritüel dönem ve 365 günlük güneş yılı gibi farklı zaman birimleri bir araya getiriliyor.

Araştırmacılara göre formül, bilinen takvim ve gezegen döngülerini alışılmadık bir düzende birleştiriyor. Metindeki zaman aralıklarının giderek büyüyen bir sayı dizisi oluşturduğu, bu yapının günümüzde Fibonacci dizisi olarak bilinen örüntüye benzediği belirtildi. Ancak Maya bilginlerinin bu sayısal örüntüyü nasıl yorumladıklarına ilişkin kesin bir sonuca henüz ulaşılamadı.

SİLİNEN İŞARETLER DİJİTAL YÖNTEMLERLE GÖRÜNÜR HALE GETİRİLDİ

Makalenin yazarlarının aktardığına göre metnin çözülmesi için duvardaki yazılar farklı ışık koşullarında fotoğraflandı; kızılötesi ve çok bantlı görüntüleme yöntemleri kullanıldı. Dijital olarak güçlendirilen görüntüler, boya kaybı nedeniyle çıplak gözle ayırt edilemeyen bölümlerin yeniden oluşturulmasını sağladı. Araştırmacılar bu yöntemle Metin 19’u oluşturan 11 hiyeroglifi belirleyerek yazının büyük bölümünü çözebildi.

Metnin bulunduğu odada matematik ve astronomiyle ilişkili 50’den fazla küçük yazıt tespit edildi. Bölgede bulunan kâğıt yapım araçları ve duvarlardaki farklı el yazıları, buranın Maya takvimi ve gökbilim hesaplarının öğretildiği, kitapların hazırlandığı bir çalışma alanı olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar, keşfin yalnızca Maya astronomisinin gelişmişliğini değil, bu bilgiyi üreten kişilerin kendi toplumlarında tanındığını da gösterdiğini belirtti. Böylece, yüzyıllardır anonim kalan Maya bilim geleneğinin içinden ilk kez bir matematikçi-astronomun adı kendi çalışmasıyla birlikte günümüze ulaşmış oldu.

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement