HomeTürkçe HaberlerGündemKüresel oyuncu olmak

Küresel oyuncu olmak

Published on

spot_img

Doğaldır, her yurttaş ülkesinin yalnız üretimde değil, bilimde, kültürde, sanat ve sporda, güçlü olmasını ister; konu küresel olunca bu istek çok daha ileri bir nitelik kazanır.  

Ülkemizin  küresel oyunculuğu hafta başında bir kez daha siyasetin gündemine geldi. Gündeme getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan olunca konunun çok daha yakından ele alınması gerekiyor.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, .. “butlan kararı sonrası tartışmalara sahne olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni işaret ederek, “Bazıları salon kapmaca oynarken biz ülkemizi küresel bir oyuncu haline getirmenin kavgasını veriyoruz” dedi. (15/06/26;Basın).  

CHP değinmesini yazının sonuna bırakarak küresel oyuncu konusuna yakından bakalım. 

ALTYAPI

Küresel oyunculuğun “olmazsa olmaz” özelliği taşıyan kimi temelleri var. Bunların başında hukuka dayalı bir  güven ortamının varlığı gelir. Deneyimler, güven ortamının oluşması için  ülkenin kamu yönetiminin, tüm sermaye kesimlerine “eşit uzaklıkta” durmasının vazgeçilmez olduğunu kanıtlıyor. Bunun için de kamu yönetiminin ürün ve hizmet satın almalarında açık ve eşit davranılması  ana dayanaktır. Ülkemizde kamu ihaleleri yıllardır ve giderek çok açık bir biçimde bu kuraldan uzaklaşmış bulunuyor.  

Önemle belirtilmelidir ki kamu yönetiminin oluşturan “kurumlar” güvenilir olmalıdır. Bunun  gerçekleşmesinin ön koşulu da  kamuda işe almalarda ve yükselmelerde “tek ölçünün” kişilerin beceri ve yeterliliği olmasıdır. Bu ilkeden uzaklık ya da kayırmacılık, yalnız TÜİK örneğinde olduğu gibi kurumlara güveni yerle bir etmekle kalmıyor, toplumsal ahlâktan ekonomiye  çoklu yıkımlara da kaynaklık ediyor.   

Ülkemizin bu küresel eksikleri hafta ortasında sonuçlanan Avrupa Parlamentosu’nun yıllık  Raporu’nda, üstelik Adalet Bakanı A. Gürlek’ten söz edilerek bir kez daha sergileniyor. Küresel oyunculuğun gücü bilimsel eğitimden gelir. Eğitim,  çocuğun ve gencin aileden başlayarak üniversite sonrasına kadar bilimsel bilgiye erişimi ve yaratıcı yeteneklerinin, olabildiğince ya  da sonuna kadar,  geliştirilmesidir. Bu da, öncelikle, ifade ya da anlatım  özgürlüğünü gerektirir. Ülkemizin eğitiminin bir bütün olarak bu temelden yoksun olduğu çok açıktır. Şöyle ki,  eğitim adım, adım bilimsel bilgiden uzaklaştırılıyor. Bunun iki çok somut göstergesi var. Birincisi, genel olarak eğitimde ve özel olarak bilimsel gelişmede uluslararası işbirlikleri çok önemlidir. 1954’te kurulan ve Türkiye’nin önce gözlemci sonra aday üyesi olduğu Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü- CERN’e 2012 yılında  tam üye olması önerildiğinde bunun reddedilmesi ve aday üyelikte kalınmasıdır.  İkinci çok olumsuz bir olgu da  son yüzyılın bilimsel gelişmelerinin temeli olan Evrim Kuramının 2016’da ülkemizin ortaöğretim ders programından çıkarılmasıdır. Küreselleşmeden giderek uzaklaşan eğitim sürecinin güncel sonucu, bu satırların yazıldığı sırada, özlük haklarını alamayan;  yazılı sınavlarda başarılı olmalarına karşın sözlü sınavlarda acımasızca elenen ya da “ayrımcılık yapılarak”  v.b. uygulamalarla haksızlığa uğrayan  öğretmenlerin Ankara’da, anne-babalarının katılımıyla kitlesel hak aramalarını polis tarafından, üstelik ters kelepçe vurularak engelleniyor olmasıdır.  

Ülkemizin yükseköğretimi de küresel tepelere tırmanmayı geçtik, uluslararası ölçümlerin kanıtladığı gibi, küresel yarışta giderek gerilere düşüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimi sürecinde sayıları üçe katlanan üniversiteler, niteliksel olarak gelişemiyor. Bunun nedeni, üniversitelerin yönetim özerkliğinden ve çok büyük ölçüde buna bağlı olarak  araştırma özgürlüğünden  yoksun  olmalarıdır. Ayrıntıya girmeye gerek yok, ülkemizin küresel yarışta önde gelen üniversitelerinden Boğaziçi’nde Ocak 2021’den buyana, 5,5 senedir yaşananlar ya da yaşatılanlar; dahası Bilgi Üniversitesinin geçenlerde, bir gece kapatılması ve ertesi gün açılması bunun en somut kanıtıdır.   

Bu eğitim ve üniversite yapısıyla küresel denizlerde yüzülemeyeceği çok açıktır.    

İÇSELLEŞTİRİLMİŞ…

Küresel oyuncu olmanın bu temeller üzerinde yerleştirilmesi gereken asla vazgeçilemez bir önkoşulu daha var: “ileriyi teknolojiyi içselleştirmiş”  ürün ve hizmet üretimi. “Biz yaparız” kararlılığı ve bilinci.  Sürekli olarak dışardan satın alınan teknoloji ile küresel oyuncu  olunamıyor. 

Açalım. İleri teknoloji yerli araştırma ve geliştirme -AR-GE ile elde edilir. Deneyimler kanıtlıyor ki, bir ülke toplam yıllık ulusal gelirinin-GSYİH en az yüzde ikisini AR-GE’ye ayırmadıkça birikimli bir bilim ve teknoloji altyapısı oluşamıyor. Ülkemizde, özel kesim, kamu kesimi ve üniversite toplamı olarak  bu oran on yıllardır yüzde  bir dolayındadır;  TÜİK’in en son 2025 verilerine göre yüzde 1,42’dir. Bu oran Avrupa Birliği ortalaması olarak yüzde ikinin üzerinde, İsveç, Almanya gibi ülkelerde yüzde dört dolayındadır; İsrail’de ise yüzde altıyı, evet yüzde altıyı geçiyor. 

AR-GE üç kurumsal öbekte gerçekleşir: üretim sektörleri, üniversite ve kamu kesimi. 

Üniversitenin durumu yukarıda özetlendi. Kamu AR-GE sürecini de TÜİK her ay özetliyor. Üreticilerin AR-GE durumunu da MÜSİAD Başkanı B. Özdemir özetliyor: “Türkiye şu anda sanayisini kaybediyor. 1996’da GSYİH’da sanayinin payı yüzde 25 iken şu anda yüzde 17’ye düşmüş. Sanayi alanındaki istihdama apayrı bir önem vermeliyiz. Beyaz yaka mühendis, bir usta kalfasından daha az maaş alıyor. Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı.”(16 Şubat 2026). 

Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, benim CHP’liliğimi bilir. Belirtmek isterim ki  CHP’de “salon kapmaca yok, partinin “eskiden besleyip büyüttüğü, 13  sene 170 gün genel başkanı yaptığı ve girdiği hiçbir seçimi kazanamayan birinin, üstelik  polisten  destek isterek yatak odasına  tecavüzü var! 

CHP’den açılmışken bir noktanın daha altını çizeyim: Ülkemizin küresel oyuncu olarak uzak ara en başarılı olduğu ders alınası  yıllar CHP’nin de kurulduğu Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’sidir. 

Kaynak: BirGün

Latest articles

İki öykü okuyana biri bedava dermişim!

Bugün babalar günü. Tüm babalara çok baba bir gün diliyorum.  Hepimizi hayal kırıklığına uğratan milli takıma ise sıcağı sıcağına hiç değinmek istemiyorum. Pazar günü öykülerimize geçiyorum. İlk öykü benden, yanıtlayan öykü Gültekin Emre’den. ÇOK BABA GELECEK Parkta oturuyorum. Yanımda köpüşüm. Yanımda sevgilim.  Sonbahar yokluyor şehri. İnsanlarda yazlıklarla mı kışlıklarla mı dolaşacağız kaosu. Parka bir adam […]

Bursa'da işverenler ile motokuryelerin kavgası kamerada! 10 gözaltı

Olay, saat 01.30 sıralarında Sinanbey Mahallesi Ahmet Akyollu Caddesi üzerindeki meydana geldi. İddiaya göre, müşterilerden siparişlerin geç ulaştığı yönünde gelen şikayetler nedeniyle işletme sahipleri ile çalıştıkları motokuryeler arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri tarafları güçlükle ayırırken, kavgada 5 motokurye hafif şekilde yaralandı. Yaralılar tedavi edilmek üzere İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak taraflar arasındaki husumet hastanede de sürdü. Burada yeniden çıkan kavgaya polis ekipleri ve hastane güvenlik görevlileri müdahale ederek olayları kontrol altına aldı. Kavgaya karıştıkları belirlenen 5 motokurye ile 5 işveren gözaltına alınırken, toplam 10 kişi ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Öte yandan meydanda yaşanan kavga anları çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansırken, çevrede toplanan vatandaşlar da cep telefonları kaydetti. Görüntülerde tarafların birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdığı, polis ekiplerinin ise tarafları ayırdığı görüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Isparta’da tur midibüsü şarampole yuvarlandı! 5 ölü 25 yaralı
Fethiye'de 'bahçe kapısı sesi' cinayeti! Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

Zevahiri kurtarma anlaşması, sonradan gelecek fatura ve belirsizlik travması…

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Bu klişeyi kim bilir kaç kez tekrarlamışızdır. Mesela New York’taki İkiz Kulelere yapılan saldırıdan sonra veya ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından… Belki en çok pandemiyle birlikte… Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini izleyen günlerde ve nihayet İran savaşını takip eden döneme ilişkin… Bir tarafından bakarsanız, hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması son derece doğal. Tarihin […]

Üçüncü Dünya Savaşı Çoktan Başladı

Bir sabah uyanıp televizyonlarda “Üçüncü Dünya Savaşı başladı” anonsunu duymayı bekleyenler büyük ihtimalle yanılıyor. Tarih bize gösteriyor ki büyük kırılmalar çoğu zaman yaşanırken fark edilmez. İnsanlar içinde yaşadıkları çağın büyüklüğünü ancak yıllar sonra anlayabilirler. 1914’te Avrupa’nın birçok başkentinde insanlar birkaç ay içinde biteceği düşünülen bir krizin aslında Birinci Dünya Savaşı olduğunu bilmiyordu. 1947’de başlayan kutuplaşmanın […]

More like this

İki öykü okuyana biri bedava dermişim!

Bugün babalar günü. Tüm babalara çok baba bir gün diliyorum.  Hepimizi hayal kırıklığına uğratan milli takıma ise sıcağı sıcağına hiç değinmek istemiyorum. Pazar günü öykülerimize geçiyorum. İlk öykü benden, yanıtlayan öykü Gültekin Emre’den. ÇOK BABA GELECEK Parkta oturuyorum. Yanımda köpüşüm. Yanımda sevgilim.  Sonbahar yokluyor şehri. İnsanlarda yazlıklarla mı kışlıklarla mı dolaşacağız kaosu. Parka bir adam […]

Bursa'da işverenler ile motokuryelerin kavgası kamerada! 10 gözaltı

Olay, saat 01.30 sıralarında Sinanbey Mahallesi Ahmet Akyollu Caddesi üzerindeki meydana geldi. İddiaya göre, müşterilerden siparişlerin geç ulaştığı yönünde gelen şikayetler nedeniyle işletme sahipleri ile çalıştıkları motokuryeler arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Polis ekipleri tarafları güçlükle ayırırken, kavgada 5 motokurye hafif şekilde yaralandı. Yaralılar tedavi edilmek üzere İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak taraflar arasındaki husumet hastanede de sürdü. Burada yeniden çıkan kavgaya polis ekipleri ve hastane güvenlik görevlileri müdahale ederek olayları kontrol altına aldı. Kavgaya karıştıkları belirlenen 5 motokurye ile 5 işveren gözaltına alınırken, toplam 10 kişi ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Öte yandan meydanda yaşanan kavga anları çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarına yansırken, çevrede toplanan vatandaşlar da cep telefonları kaydetti. Görüntülerde tarafların birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdığı, polis ekiplerinin ise tarafları ayırdığı görüldü. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Isparta’da tur midibüsü şarampole yuvarlandı! 5 ölü 25 yaralı
Fethiye'de 'bahçe kapısı sesi' cinayeti! Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

Zevahiri kurtarma anlaşması, sonradan gelecek fatura ve belirsizlik travması…

“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Bu klişeyi kim bilir kaç kez tekrarlamışızdır. Mesela New York’taki İkiz Kulelere yapılan saldırıdan sonra veya ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından… Belki en çok pandemiyle birlikte… Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini izleyen günlerde ve nihayet İran savaşını takip eden döneme ilişkin… Bir tarafından bakarsanız, hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması son derece doğal. Tarihin […]