Kur’an Neden Aynı Cümleyi Defalarca Tekrar Eder?
Ayetel Kürsi’de Takılıp Kaldığım O Tek CümleBismillahirrahmanirrahim.Sözüme yine ben küçükken diye başlayacağım ama durun, hemen zihnimde abimin o sevimli takılması yankılanıyor: Sanki kaç yaşındasın da sürekli çocukluk hatıralarını anlatıyorsun, Allah’tan yaşlı değilsin🤣 Haklı belki de; yolun henüz çok başındayım ama zihnimin patikalarında geriye dönüp o anlarına bakmaktan kendimi alamıyorum.İlkokul altıncı sınıftaydım. Din kültürü öğretmenimiz Ayetel Kürsi’yi Türkçe anlamıyla birlikte ezberleme ödevi vermişti. Diğer surelerini anlamını bir şekilde hafızama nakşederken, sıra Ayetel Kürsi’ye geldiğinde kelimeler dilimde düğümleniyor, epey zorlanıyordum. Fakat o zorluğun ortasında zihnime çakılan tek bir cümle vardı: Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O çocuk kalbimle okurken bende bambaşka bir yankı uyandıran bu cümlenin, yıllar geçip de Kur’an-ı Kerim’i her elime aldığımda, sayfaları her çevirişimde aynı hakikatin defalarca karşıma çıktığını fark ettim. Bazen insanca bir acziyetle Allah’ım anladım, mülk Senindir diyordum içimden. Ama ilahi hitap, her yeni sayfada o derin hakikati tekrar tekrar önüme koyuyordu; sanki Allah, kulunun o sığ anlayışına şefkatle dokunup Kulum henüz yeterince anlamadın, gerçekten kavrasaydın dünyevi hiçbir güçten korkmaz, hiçbir geçici mülke kalbini bağlamazdın der gibiydi. Bu, insanoğlunun o bitmek bilmeyen unutkanlığına verilen ilahi ve merhametli bir hatırlatmaydı. Zira ben ne zaman anladım desem, gündelik telaşların içinde aslında ne kadar çabuk unuttuğumu fark ediyordum.Bu tatlı merak beni büyük müfessirlerin deryasına sürükledi. Aradığımı derin tefsir okumalarında buldum. İbn Abbas, bu ayetin insanın sığındığı tüm sahte güçleri, makamları ve putlaştırılan yetkileri iptal ettiğini söylüyordu. Bir kölenin başka bir köleye sığınması ne kadar anlamsızsa, Allah’ın mülkünden başkasına eyvallah etmek de öyleydi. İbn Kesir ise mülkün sadece yaratılışını değil, anbean devam eden idaresini vurguluyordu; elimizde tuttuğumuz her şey sadece birer geçici emanetti. Fahruddin er-Râzî’nin tespiti ise ufkumu büsbütün açtı: İnsanın en büyük zaafı sebeplere tapınmaktı. Güneşe, toprağa, patrona veya kendi aklına bel bağlayan insan için bu ayet, sebepler zincirini tek bir hamlede kırıp atıyordu. İmam Kuşeyrî ise meselenin en derin boyutuna dokunuyordu: Gökler ve yer dışsal mülktü; fakat insanın benim dediği en büyük put, kendi nefsi, aklı ve kararlarıydı. Hakiki kulluk, insanın kendi varlığındaki mülkiyet iddiasından dahi vazgeçmesiyle başlardı.Bu tefekkür yolculuğunda faydalandığım başlıca kaynaklar şunlardır; İbn Abbas – Tefsîru İbn Abbas (Tanvîru’l-Mekâbîs), İbn Kesir – Tefsîrü’l-Kur’âni’l-Azîm, Fahruddin er-Râzî – Mefâtîhu’l-Gayb (Tefsîr-i Kebîr), İmam Kuşeyrî – Letâifü’l-İşârât.Bu yüce kelamı ve ilahi hakikatleri bizlere tebliğ eden, Kur'an-ı Kerim’in yaşayan canlı tefsiri ve alemlere rahmet olarak gönderilen Rehberimize, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, onun pak âline ve ashabına sonsuz salat ve selam olsun. Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidinâ Muhammed.Allah’ım.. Kur’an-ı Kerim’in her bir kelimesinin ve o derin anlamlarının hakikatini kalbime öyle bir nakşet, kalbimi öyle bir kazı ki; dünya telaşı ne kadar bastırırsa bastırsın bu ayetleri ve hikmetlerini asla unutmayayım. Zihnime, ruhuma ve ömrüme bu şuuru ebediyen kazı Rabbim. Âmin..Kur’an Neden Aynı Cümleyi Defalarca Tekrar Eder? was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını






