Kamucu Toplumcu Çıkış Sempozyumu kitabı yayınlandı
Türk Tabipleri Birliği, TTB ve İstanbul Tabip Odası, İTO’nun geçen yıl İstanbul’da düzenlediği Sağlık Sisteminde Çöküş/Kamucu Toplumcu Çıkış Sempozyumu kitabı geçtiğimiz günlerde pdf formatında yayınlandı.
Konuşmacılar sempozyumdaki sunumlarını kitap için yeniden gözden geçirerek düzenlediler, yer yer de yeniden yazdılar. Kitap bu biçimiyle sempozyumu izleyemeyenler için olduğu gibi izleyenler için de yeni bilgiler içeriyor.
***
Sempozyumun “Toplumsal Sağlık Göstergeleri” başlıklı ilk oturumunun konuşmacısı Dr. Sibel Sakarya’nın yazısı “Halk sağlığı yaklaşımı, sağlığı toplumsal düzeyde ele alır ve sağlığın toplumsal düzey deki göstergelerine odaklanır” diyerek başlıyor.
Yazıda Türkiye’nin sağlık durumu, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) çekirdek sağlık göstergeleri sınıflaması izlenerek değerlendiriliyor. DSÖ çekirdek sağlık göstergelerine ek olarak, bir toplumun sağlık gereksinimlerini belirleyen demografik özellikleri ile, toplum sağlığının belirlenmesinde en önemli etkenlerden olan gelir, yaşama ve çalışma koşulları, eğitim, beslenme gibi sosyal belirleyicilerle ilgili göstergelere de değiniliyor.
Yazıda Bebek Ölüm Hızı, Anne Ölüm Oranı, kanserden ölümler, diyabet sıklığı, sosyal güvenlik kapsamındaki ve kapsamda olmayan nüfus, sağlık harcamaları gibi bir dizi grafikle Türkiye’nin güncel sağlık tablosu ortaya konuyor.
Sempozyumun ikinci oturumunun başlığı “Türkiye’de Hekim Olmak” olarak belirlenmişti. Bu oturumda farklı alanlarda çalışan hekimler sunumlarını yapmışlardı.
Kitapta Dr. Özgür Kasapçopur “Tıp Fakültesinde Hekim Olmak”, Dr. Dilek Kanmaz “Sağlık Bakanlığı Hastanesinde Hekim Olmak”, Dr. Okan Toygar “Özel Hastanede Hekim Olmak”, Dr. Yelda Emek “Birinci Basamakta Hekim Olmak”, Dr. Bülent Nazım Yılmaz “Acil Serviste Hekim Olmak”, Dr. Sultan Kelleci “İşyeri Hekimi Olmak” konularında deneyimlerini paylaşıyorlar.
Birbirini bütünleyen paylaşımların ortaya koyduğu tablo AKP döneminde sağlığın ne kadar ticarileştiğini, hekimlik yapmanın ne kadar zorlaştığını, hangi alanda çalışırlarsa çalışsınlar hekimlerin sorunlarının nasıl da ortak olduğunu ortaya koyuyor.
“Sağlık Sisteminin Durumu” başlıklı üçüncü oturumun ilk konuşmacısı Dr. Hakan Tüzün kitaptaki “Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı” başlıklı yazısına sosyal güvenliğin tarihi ile başlıyor. Devamında farklı ülkelerde uygulanan sağlık finansman yöntemlerini anlatıp sözü Türkiye’ye getiriyor ve sağlığın finansmanının AKP döneminde uğradığı dönüşümü aktarıyor.
Dr. Aslı Davas “Türkiye’de Sağlık Hizmetleri” başlıklı yazısında önce “Sağlığın Sosyal Belirleyicileri”ni ele alıyor. Sonrasında “Türkiye’de Bir Sağlık Sistemi Var mı?” diye soruyor ve soruyu “Cumhuriyet tarihi boyunca, tüm eksikliklerine ve dönemsel gerilemelere rağmen, sağlık hakkının dile getirilebildiği, talep edilebildiği ve bu doğrultuda mücadele yürütülebildiği bir kurumsal miras mevcuttur. Bugün eleştirdiğimiz sağlık politikaları, bu mirasın bütünüyle yokluğu üzerinden değil; aksine onun üzerine inşa edilmiş bir dönüşüm süreci üzerinden değerlendirilmelidir.” diyerek devam ediyor.
Bu bölümdeki “Sağlık Emek Gücü: Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Esnek Üretim” başlıklı üçüncü yazı Dr. Özlem Özkan’a ait. Yazıdaki sağlık emek gücünü ifade eden İngilizcede on altı, Türkçede yirmi bir tane farklı kavram olduğu tespiti çarpıcı. Dr. Özkan yazısında sağlık emek gücünün AKP dönemindeki dönüşümünü sayılarla anlatıyor ve sağlık alanının sermaye sınıfı için “yeni birikim alanı” olmasıyla birlikte sermayenin sömürüyü artırmak için kullandığı mekanizmaları tarifliyor. Sağlıkta Dönüşüm Programı döneminde ara emek gücü sayısında ve meslek çeşitliğinde artış, göçmenlik, işsizlik, esnek istihdam biçimleri, beş dakikada hasta muayenesi, angarya, çalışma sürelerinin uzatıla sı, düzensizleştirilmesi, fazla-yoğun-temposu yüksek-hızlı-ağır çalışma, esnek ücretlendirme ve beraberinde düzensiz-gecikmeli ücretler, işlevsel-fonksiyonel esneklik uygulamaları bu mekanizmaların örnekleri olarak sıralanıyor.
***
Kitabın son bölümünde Sempozyumun “Kamucu-Toplumcu Çıkış İçin” başlıklı son oturumundaki sunumlar yer alıyor.
İlk olarak Dr. Onur Hamzaoğlu “Kamusal Sağlık Sistemi” yazısında kamu, kamusal, kamu hizmeti, toplum, toplumculuk, devlet, devletçilik, özel mülkiyet ve devlet mülkiyeti gibi kavramların üzerinde durduktan sonra “Kapitalist sistemde/düzende kamu-devlet mülkiyetini ve kamu-devlet işletmeciliğini neden savunmalıyız?” sorusuna cevap veriyor.
Sempozyumun son konuşmacısı Dr. Alpay Azap “Kamucu-Toplumcu Sağlık Sistemi İçin Mücadele” başlığında mücadeleyi yoğunlaştırmak gereken alanları üç ana başlıkta topluyor; “Birincisi, hukuksal alanda mücadele etmemiz lazım; ikincisi, akademik, bilimsel alanda mücadele etmemiz lazım ve üçüncü olarak toplumsal ve politik mücadele yürütmemiz gerekiyor.” Sonrasında TTB’nin yaptıkları ve kazanımlarının yanı sıra yapamadıkları ve eksiklerine değiniyor. Konuşmasını Cumhuriyet tarihinin en kitlesel sağlık eyleminden, otuz bin kişilik Çok Ses Tek Yürek Mitinginden bir fotoğrafla tamamlıyor.
***
Sempozyumun düzenleyicileri ve kitabın derleyenleri arasında olduğum için söylemiyorum; sağlık politikaları konusunda son yılların en derli toplu kaynak kitabı oldu, istabip.org.tr web adresinden indirip okumanızı bugünlerdeki hararetli havaya rağmen hararetle tavsiye ederim.
To read the full story from the source: BirGün






