İşte AKP'nin kemer sıkma 'başarısının' sırrı: Gelir vergisinin yüzde 92'sini emekçiler ödedi
Haber Merkezi
Yılın ilk yarısında gelir vergisinin yüzde 92’sini emekçiler ödedi. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 59’u da halkın sırtındaki dolaylı vergilerden oluştu. Patronların beyana dayalı vergi ödemeleriyse toplam bütçe içinde sembolik bir yer tuttu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026’nın ilk yarısına ilişkin bütçe verilerini açıkladı. Rakamlar, bütçe hedeflerinin tutturulduğunu müjdelerken, verginin kimin cebinden çıktığını gizleyemiyor. Vergi gelirlerinin büyük bölümü hâlâ maaşları daha eline geçmeden kesilen emekçilerin ve tüketimden vergi ödeyen yurttaşın sırtında.
Ocak-Haziran döneminde bütçe giderleri 1 trilyon 395 milyar lira, gelirleriyse 1 trilyon 509 milyar lira olarak gerçekleşti. İktidar, bu tabloyu “bütçe fazlası” ve hedeflerin tutturulması üzerinden bir başarı hikayesi olarak sunmaya çalışsa da, tablonun arka planı vergi sisteminin sınıfsal yapısını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Vergi yükü patronlarda değil, emekçilerde
Gelir vergisi tahsilatının yaklaşık yüzde 92’sinin hâlâ stopaj yoluyla elde edilmesi, vergi yükünün büyük ölçüde ücretliler ile kaynağında vergilendirilen mükellefler üzerinde taşınmaya devam ettiğini gösteriyor.
Bakanlığın verilerine göre Ocak–Haziran döneminde tahsil edilen gelir vergisinin yüzde 91,52’si stopaj yoluyla, yalnızca yüzde 6,36’sı beyana dayalı olarak tahsil edildi.
Bu tablo, patronların beyan ettiği vergilerin toplam gelir vergisi içerisindeki payının yüzde 1,71 gibi cüzi bir seviyede kaldığını, buna karşılık ücretlilerin maaşlarından daha ellerine geçmeden kesilen stopajın, toplam vergi gelirlerinin yüzde 24,68’ini oluşturarak bütçenin ana sütununu meydana getirdiğini bir kez daha tescilliyor.

Tüketici, dolaylı vergi yükü altında
Sistemin bir diğer ayağı olan dolaylı vergiler halkın üzerindeki yükü ağırlaştırmaya devam ediyor. İlk altı aylık verilere göre toplam vergi gelirlerinin yüzde 43,76’sı katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisinden (ÖTV) oluşuyor.
ÖTV’nin alt kalemlerine bakıldığında, yükün yine geniş halk kitlelerinin omuzlarında olduğu görülüyor. Motorlu araçlardan 359 milyar lira, tütünden 250 milyar lira, alkolden ise 74 milyar lira vergi toplandı. Öte yandan, petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’nin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,1 oranında azalmasına rağmen, diğer kalemlerdeki artışlarla bu kayıp telafi edilmeye çalışıldı.
Dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 59,30 seviyesinde seyrederken, dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,70’te kaldı. Bu tablo, Türkiye’de vergi sisteminin temel finansman kaynağının hâlen tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Kısacası, ekmekten akaryakıta kadar yapılan her harcama, bütçeyi finanse eden en büyük kalemlerden biri olmayı sürdürüyor.
Sırada yeni zamlar mı var?
Bütçe verileri, önümüzdeki döneme dair de bazı ipuçları barındırıyor. Özellikle ÖTV tahsilatının hem bütçe hedeflerinin hem de geçen yılın aynı dönemindeki artış hızının gerisinde kalması dikkat çekiyor. Petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’deki gerileme, toplam ÖTV’yi aşağı çeken en önemli unsur.
Bu tablo karşısında ekonomi yönetiminin, yılın geri kalanında tüketiciye yeni vergiler yükleyeceği ve zam yapacağı tahmin ediliyor.
soL Haber’i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
To read the full story from the source: soL Haber






