HABER MERKEZİ
İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat Fakültelerinin “deprem güçlendirmesi” bahanesiyle gizlice ihale yapılarak taşınmak istenmesi iddialarına karşı öğrenciler eylem düzenledi.
Kampüsün asırlık hafızasının gizlice sermayeye peşkeş çekilmesine tepki gösteren öğrenciler, “Beyazıt’ın tarihi ihalelerle satılamaz, dekanlığın geçiştirme politikalarıyla gizlenemez” diyerek rektörlüğe yürüdü.
“FERMAN KAYYUMUN ÜNİVERSİTELER BİZİMDİR!”
İstanbul Üniversitesi Ana Kampüsü’nde bir araya gelen öğrenciler, “Beyazıt’ı terk etmiyoruz” şiarıyla bugün saat 14.00’te bir eylem gerçekleştirdi. Havuzlu Bahçe’de buluşan kitle, sloganlar eşliğinde Rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca sık sık “Beyazıt bizimdir bizim kalacak”, “Ferman kayyumun üniversiteler bizimdir” ve “Kayyumlar gidecek biz kalacağız” sloganları atıldı.
Geçtiğimiz günlerde, Hukuk ve İktisat Fakültesi binalarının tadilatı gerekçesiyle Zem İnşaat Taahhüt AŞ’ye istisnai yöntemlerle 530 milyon 336 bin 922 TL bedelli devasa bir ihale verildiği ortaya çıkmıştı. 8 ay boyunca kamuoyundan ve üniversite bileşenlerinden gizlenen bu ihale, öğrencilerin taşınma dayatmasına karşı ses yükseltmesiyle gün yüzüne çıktı.
“RANT VE SÜRGÜN PLANI”
Rektörlük önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, kararların öğrencilerden gizlenerek “masa başında” alınmasına tepki gösterildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’nin akademik hafızası, bilim ve hukuk tarihinin merkezi, üniversitemizin kalbi olan Tarihi Beyazıt Kampüsü, bugün kapalı kapılar ardında yürütülen rant ve sürgün planlarıyla karşı karşıyadır. Süreç ilk gündeme geldiğinde ‘kulaktan dolma iddialar’ olarak basitleştirilmeye çalışılan taşınma planlarının, arkasında somut bir ihale süreci barındırdığı öğrencilerin çabasıyla gün yüzüne çıkmıştır. Üniversitemizin geleceği, binlerce öğrencinin eğitim hakkı ve asırlık bir akademik gelenek, bizlerden gizlenen masa başı pazarlıkların konusu haline getirilmiştir.”
YÖNETİMDEN OYALAMA TAKTİĞİ
Açıklamada, iddiaların ardından dekanlıkla yapılan görüşmelerde kurumsal ve hukuki hiçbir güvence verilmediği aktarıldı. Yönetimin gayriresmi kanallarla ve ciddiyetten uzak beyanlarla tepkiyi sönümlendirmeye çalıştığını belirten öğrenciler, “Dekanlığın ‘Netleşen bir şey yok’, ‘Süreci takip ediyoruz’ gibi altı boş, muğlak açıklamaları, yapılan gizli pazarlıkları örtbas etme çabasından başka bir şey değildir” dedi.
ÖĞRENCİLERDEN REKTÖRLÜĞE SORULAR
Öğrenciler, üniversite yönetiminin yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:
“Kamuoyundan gizlediğiniz ihale nedir? Restorasyona ilişkin istisna kapsamında yapılan ihalenin şartları ve kapsamı neden bir devlet sırrı gibi saklanmaktadır? Neden taşınmayacağına dair güvence verilmiyor? Madem taşınma yok, neden “önümüzdeki aylarda bakarız” diyerek kurumsal ciddiyete yakışmayan bir oyalama politikası izliyorsunuz? “Bilinmeyen Yer” neresidir, arkasında ne var? Kampüsümüzün taşınmak istendiği, adını dahi telaffuz etmekten çekindiğiniz yer neresidir? Eğitim alanlarını şehrin merkezinden ve toplumsal hafızadan kopararak neyi amaçlıyorsunuz?”
“KARAR ÜNİVERSİTE BİLEŞENLERİNİN OLSUN!”
Yönetimin dayatmalarına karşı geri adım atmayacaklarını vurgulayan İstanbul Üniversitesi öğrencileri, taleplerini üç maddede sıraladı:
“1. Kampüsün geleceğine ve binaların kullanım haklarına dair yürütülen tüm ihale süreçleri ve imzalanan sözleşmeler derhal resmi olarak kamuoyuna açıklanmalıdır.
2. Öğrenciyi oyalayan, gayriresmi ve sorumluluktan kaçan beyanlara son verilmeli, kurumsal bir muhataplık tesis edilmelidir.
3. Üniversitenin asıl bileşenleri olan öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların ve emekçilerin onayı alınmaksızın atılan tüm gizli adımlar ve ihaleler derhal iptal edilmelidir.”
Kaynak: BirGün
