HomeTürkçe HaberlerGündemİşçi varsa sermayeye rahat yok

İşçi varsa sermayeye rahat yok

Published on

spot_img

Kap SEOL 

Samsung’da geçen ay gerçekleşmesi beklenen grev, işçi mücadelesinin zirve yaptığı 1980’lerden bu yana Güney Kore’de bir iş yerinde gerçekleşmiş en büyük eylem oldu, 47 binden fazla işçi eyleme katıldı. Ağır çalışma koşulları, yoğun rekabet, uzun ve tehlikeli çalışma saatlerine rağmen yüksek ücretlerin, cömert yan hakların genellikle işçilerin çoğunda ayrıcalık ve prestij duygusu yarattığı yarı iletken sektöründe küresel çapta tarihin en büyük iş durdurma eylemi oldu. 

21 Mayıs’ta Samsung Electronics ve iki sendikanın masa başında geçici bir ücret iyileştirme anlaşmasına varması 6 aydır süren pazarlıkları bitirerek sonraki gün gerçekleşmesi beklenen grevi önledi. 

ARTILAR VE EKSİLER

Sendikalar ve örgütlü işçiler açısından bu anlaşma en iyi ihtimalle ortaya karışık, hafıza çipleri üreten ve üretmeyen işçilerin ücretleri arasında ciddi bir fark oluşturuyor. 

Güney Kore düzenlemeleri uyarınca bu hisseler, Batı kapitalist ekonomilerinde yaygın olduğu gibi kalıcı biçimde dolaşımdan çekilmek yerine, daha çok halka açık olmayan imtiyazlı hisse senetleri gibi işlev görüyorlar, çoğu zaman temettü getirisi sağlasa da sahiplerine oy hakkı vermiyor. 

Görünürde anlaşma sendikalar ve şirket yönetimi arasında karşılıklı tavizler sonucu somutlandı, işçiler doğrudan ödemelerden vazgeçerek cömert hisseler almayı kabul ettiler. Gerçekte ise son derece karmaşık bir anlaşma oldu. 

Olumsuz sonuçları muhtemelen Samsung’un da ötesine geçerek Güney Kore ekonomi politiğinde çok daha ciddi sonuçlar yaratacak, kırılgan küresel yapay zeka balonu ve Lee Jae-myung’un liberal hükümetinin sınırlı ekonomi yetkilerine yönelik endişeleri artıracak. 

Toplu iş sözleşmesi anlaşması, Samsung’un iki önemli iş alanında ek ödemeler getiriyor: yarı iletkenleri içeren cihaz çözümleri ve akıllı telefonlarla diğer tüketim ürünlerini kapsayan cihaz kullanımı. 

Anlaşma kapsamında, taban maaş yüzde 4,1 oranında artırılacak. Hazine hissesi teşvikleri üç yıl boyunca uygulanacak; her yıl üçte biri nakde çevrilebilir hale gelecek. Cihaz Çözümleri işçilerine yapılacak ödemeler, Cihaz Kullanımı çalışanlarına yapılanların yaklaşık altı katı. Bu farkın, müzakereler sırasında zaten belirginleşmiş olan iki bölüm arasındaki işçiler arasındaki gerilimleri daha da derinleştirmesi muhtemel. 

ÜÇLÜ İTTİFAK

Samsung Electronics’te üç sendika şu anda hem birlikte hareket ediyor hem de kendi aralarında güç mücadelesi veriyor. İki yıl önce Ulusal Samsung Elektronik Sendikası (NSEU), holding tarihindeki ilk grevi örgütlemişti; ancak bu girişim zamanla sönümlendi. Bir dönem ağırlıklı olarak Cihaz Çözümleri (DS) bölümüne dayanan NSEU, yönetimle iş birliği yaptığına dair iddiaların ortaya çıkmasının ardından hem etkisini hem de üye sayısını büyük ölçüde kaybetti. 

Son ücret anlaşmasına giden süreç ise Samsung Group United Union (SGUU) tarafından yürütüldü. DS bölümünde güçlü bir tabana sahip olan SGUU, şirket çalışanlarının yüzde 50’sinden fazlasını temsil ettiğini söylüyor. Cihaz Kullanımı (DX) bölümündeki çalışanlar ise daha küçük ölçekte Donghaeng (“Yoldaş”) sendikası tarafından temsil ediliyor. Toplamda iş gücünün yaklaşık yüzde 70’i, yani yaklaşık 47 bin çalışan sendikalı durumda. 

Başlangıçta üç sendika yönetimle pazarlık yapmak üzere ortak bir komisyon kurdu. Mart ayına gelindiğinde, üç örgütün üyelerinin yüzde 91’i, müzakerelerden tatmin edici bir sonuç çıkmaması halinde Haziran ayında 18 günlük grev yetkisi verilmesi yönünde oy kullandı. 

Ancak birlik kısa sürede çatırdamaya başladı. Donghaeng, diğer sendikaların çip üretiminde çalışan işçilerin taleplerini öne çıkardığını ve kendi üyelerini geri plana ittiğini savunarak üçlü ittifaktan ayrıldı. 2026 mali yılının ilk çeyreğinde yarı iletkenler, holdingin faaliyet kârının yüzde 94’ünü oluşturdu. Oysa sadece bir yıl önce, DS bölümündeki zayıf performans Samsung’un toplam gelirini yarıya düşürmüştü. 

ÇELİŞKİLİ YÖNELİM

İç dayanışmanın zayıflaması, hükümetin Samsung’daki sendikalar üzerindeki baskısını da artırdı. 20 Mayıs’ta liberal Devlet Başkanı Lee Jae-myung, grev olması durumunda zorunlu tahkim yetkisini devreye sokabileceği uyarısında bulundu. 

Bu çıkış, hem yurt içinde hem de küresel ölçekte teknoloji devlerinin üretimde yaşanabilecek aksaklıklara dair artan kaygılarıyla aynı döneme denk geldi. Veri merkezlerinden akıllı telefon üretimine kadar uzanan küresel çip tedarik zincirinin durma riski gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanı ayrıca sendikaların faaliyet karının yüzde 15’inin teşvik havuzuna aktarılması yönündeki talebini de eleştirdi; böyle bir kar paylaşımının çalışanlara değil hissedarlara ait olması gerektiğini savundu. 

Son altı ayda Samsung sendikalarının yürüttüğü kampanya, borsadaki yükselişin Lee’nin yasal düzenlemeleri ya da açıklamaları sayesinde gerçekleştiği yönündeki görüşü de tartışmalı hale getirdi. Gerçekte Güney Kore, küresel yapay zeka dalgasından faydalanmak için zaten elverişli bir konumdaydı. Samsung Electronics ve SK Hynix, bugün KOSPI’nin değerinin neredeyse yarısını oluşturuyor. 

Bu hızlı yükseliş, varlık sahiplerini zenginleştiriyor ve kendisini “Yeni Lee Jae-myung” olarak tanımlayan yeni bir üst-orta sınıf kesimin ortaya çıkmasına yol açıyor. Ancak Kore Merkez Bankası’nın Mayıs 2026 tarihli notuna göre, bu artışın genel ekonomi üzerindeki etkisi sınırlı; endeks kazançlarının yalnızca yüzde 1,3’ü tüketim harcamalarına yansıyor. 

İNSAN FAKTÖRÜ

Tüm eksiklerine rağmen (zayıf dayanışma, yönetimle işbirliği iddiaları ve kazanımlarının sınırlı olması) Samsung’daki sendikalar, uzun soluklu bir mücadelenin dünyanın en güçlü işverenlerinden birinden bile taviz koparabileceğini gösterdi. 

Bu durum, yapay zeka çağında işçilerin artık direnemeyeceğini savunan görüşlerin yaygınlaştığı bir dönemde daha da dikkat çekici. Şirketler, yapay zekayı mümkün kılan bileşenleri üretmek için en azından bir miktar insan emeğine ihtiyaç duydukları sürece, mutlak anlamda yenilmez olmayacak. 

Kaynak: jacobin.com 

Çeviren: Yusuf Tuna KOÇ 

Kaynak: BirGün

Latest articles

Hava Durumu (08-06-2026)

Marmara Bölgesinde parçalı bulutlu bir hava hakim. Edirne dolaylarında yerel yağışlar bekleniyor. Gündüz sıcaklıkları ise İstanbul’da 27, Edirne ve Bursa’da 31, Kocaeli’de 28 derece ölçülüyor.

Pasifik'te büyük deprem! 7,8'lik sarsıntı sonrası tsunami alarmı

Filipinler'in güneyindeki Mindanao bölgesinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki deprem, ülkenin güneyinde büyük paniğe neden oldu. Sarsıntının ardından bölgede ve çevre ülkelerde tsunami riskine ilişkin uyarılar yapıldı.

"Vefa Yurdu"na dualarla temel

Vefa Lisesi'ndeki 20. Geleneksel İlim Yayma Mezunları Buluşması'nda, 280 kişilik ‘Vefa Yurdu'nun temeli atıldı.

Trump, “Savaşları bitirme” vaadiyle geldi, şimdi “Ben hiç öyle bir şey söylemedim” diyor

ABD’yi savaşlardan uzak tutma sözüyle seçim kampanyası yürüten Başkan Trump, Pazar günü yayınlanan bir TV söyleşisinde bu sözü hiç vermediğini iddia etti. NBC’nin “Meet the Press” programının sunucusu Kristen Welker ile Cuma günü Wisconsin gezisi sırasında kaydedilen uzun bir söyleşide Trump, “Savaş olmayacağına dair garanti vermedim,” dedi. “Dünyanın en güçlü ordusunu neden kurayım ki?” İran’daki […]

More like this

Hava Durumu (08-06-2026)

Marmara Bölgesinde parçalı bulutlu bir hava hakim. Edirne dolaylarında yerel yağışlar bekleniyor. Gündüz sıcaklıkları ise İstanbul’da 27, Edirne ve Bursa’da 31, Kocaeli’de 28 derece ölçülüyor.

Pasifik'te büyük deprem! 7,8'lik sarsıntı sonrası tsunami alarmı

Filipinler'in güneyindeki Mindanao bölgesinde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki deprem, ülkenin güneyinde büyük paniğe neden oldu. Sarsıntının ardından bölgede ve çevre ülkelerde tsunami riskine ilişkin uyarılar yapıldı.

"Vefa Yurdu"na dualarla temel

Vefa Lisesi'ndeki 20. Geleneksel İlim Yayma Mezunları Buluşması'nda, 280 kişilik ‘Vefa Yurdu'nun temeli atıldı.