Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

İran'ın füzeleri ve dronları artık ABD hedeflerini daha kolay vuruyor

İran'ın füzeleri ve dronları artık ABD hedeflerini daha kolay vuruyor

İran savaşından bir türlü istediği sonuçları alarak kurtulamayan Trump çırpınıyor.

Yeniden yükselen tansiyonun temelinde, çatışmayı 60 günlüğüne donduran mutabakat zaptı var.

Trump, mutabakat zaptının 5’İNCİ maddesinde kullanılan ifadelerle, aslında İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini kabul eder pozisyona düşmüştü.

Başka bir deyişle İran, bu maddenin istediği gibi yorum yapmasına müsait olduğunu görüp adımlar atmaya başlayınca, ABD’den tepkiler yükseldi.

ABD, yaptığı hatayı saldırarak düzeltmeye girişince, savaş yeni bir boyut kazandı.

İran’daki köprüleri, yolları, altyapıyı hemen her gün vuran ABD, ağır bombardıman uçaklarını da kullanarak İran’ın direncini kıracağını varsayıyor.

ABD’nin devasa askerî, ekonomik, siyasi ve diplomatik gücüne direnmeyi öğrenen İran’a Trump’ın üst perdeden tehditleri etkili olsaydı, şimdiye kadar bu iş çoktan bitmişti.

Askerî ve ekonomik baskıyı hazmetme kapasitesini kanıtlayan İran, ABD’ye konuşarak değil, saldırarak yanıt veriyor.

Öyle ki İran, artık sadece Körfez Arap ülkelerindeki ABD noktalarını değil, Ürdün ve Irak’taki üslerini, CIA tesislerini de hedefleri tutturarak vuruyor.

Bu nedenle yeniden ABD askerleri ölmeye ve yaralanmaya başladı.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

ABD’li askerî uzmanlar, İran’ın hedefleme bilgisine ulaşmasının saldırılardaki başarısını artırdığını bir süredir söylüyordu.

Bunun nedeni olarak ise Rusya’yı gösteriyorlar.

İran’ın kullandığı Şahed dronlarının hedeflere ulaşma kabiliyetinin artmasında Rusya’nın rolü olduğuna dikkati çekiyorlar.

Amerikalı askerî uzmanlar, İran’ın Şahed-136 füzelerinin doğru hedefleme kapasitesine kavuştuğunu, bunun arkasında da Rusya desteği olduğunu öne sürüyorlar.

Buna göre Rusya, İran’ın Şahed-136 füzelerine Kometa-M adlı bir uydu navigasyon sistemi tedarik etti.

İran söz konusu füzeleri Ürdün’deki ABD üssünü vurmakta kullanmış ve 3 Amerikan askeri ölmüştü.

ABD’nin büyük ve yıkıcı askerî gücüyle şiddetli darbeler vurduğu İran’ı yıprattığı gerçeği yadsınamaz.

Ama kısa ve orta vadede diz çökmeyeceği anlaşılan İran’ın, Ortadoğu’daki üslerde bulunan 50 bin Amerikan askerine büyük tehdit oluşturduğu da ayrı bir gerçektir.

Her an savaşa geri dönebilirmiş gibi davranan İsrail ise ordunun hemen çözülmesini istediği bir sorunla boğuşuyor.
 

ABD’li askerî uzmanlar, İran’ın Şahed-136 sistemlerinin hedefleme kabiliyetinin son dönemde belirgin biçimde arttığını öne sürüyor / Fotoğraf: AP

İsrail ordusunun asker açığı büyürken, askere gitmeyen 70 bin Yaşeva öğrencisine Genelkurmay Başkanı Zamir’in tepki gösterdiğini yazmıştım.

Önceki yazılarımda da değindiğim Haredi gençlerin büyük çoğunluğu, Yaşeva yani din okulu öğrencileri olarak biliniyor.

Askerlikten muaf olmayı isteyen bu gençler uzun süredir direniyor.

Netanyahu Hükûmeti, Yaşeva öğrencilerini askerlikten muaf tutuyordu.

Ancak Yüksek Mahkeme, bunun anayasaya aykırı olduğuna hükmederek gençlerin askere gitmesine karar verdi.

Orduya katılmayan gençler, asker kaçağı sayılıyor ve tutuklanıyordu.

Geçtiğimiz 21 Temmuz’da, bir arkadaşlarının asker kaçağı sayılarak hapse gönderilmesi üzerine Haredi gençleri hapishaneyi bastı.

Yaklaşık 25 bin Yaşeva öğrencisi hapishane önünde gösteri yaparak arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti.

Hapishane önündeki eyleme, Haredilerin önde gelen 2 hahamı da katılarak dualar okudu.

İşte bu gelişmeler yaşanırken Ultra Ortodoks Haredi Yahudilerinin önde gelen lideri Haham Dov Lando, Netanyahu ve Genelkurmay Başkanı Zamir’i dehşete düşüren bir açıklama yaptı.

Haham Lando, Tevrat öğrencileri olarak da bilinen Haredi gençlerin askere alınması girişimlerine sert tepki göstererek buna müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Dindar askerleri de uyaran Haham Lando, “Orduda hizmet vererek cinayet işliyorsunuz” diye konuştu.

“Eğer devlet, devletin şerefi için asker gönderir ve onlar da insanları öldürürse, bu caiz midir?” sorusunu da yanıtlayan Haham Lando, “Bu düpedüz cinayettir” dedi.

Ekim ayında yapılacak erken seçimlerin sonuçlarını küçük dinci partilerin belirleyeceğini bilen Netanyahu ise Haham Lando’ya yumuşak bir dille yanıt verdi.

Netanyahu, ordunun asker ihtiyacına ve İsrail’in savunmasına herkesin destek vermesi gerektiğine dikkati çekmekle yetindi.

Diğer yandan İsrail, Gazze soykırımından bu yana uluslararası camiada içine düştüğü yalnızlıktan kurtulmaya çalışıyor.

Kimsenin tanımadığı ve Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş Somaliland ile diplomatik ilişkiler kuran İsrail, benzer bir adım daha attı.

Nauru, dünyanın en küçük ülkesidir.

Pasifik Okyanusu’nda bir ada devleti, bir nokta olan bu ülkenin nüfusu sadece 11 bin 897’dir.

Yüzölçümü ise 21 kilometrekare, yani bizim Avşa Adası kadardır.

Ama bu Nauru, İsrail’in bazı vaat ve yardımlarıyla boyunu aşan işlere soyundu.

Önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan Nauru, şimdi de Kudüs’te büyükelçilik açacağını bildirdi.

Ayrıca birçok ülkede hakkında tutuklama kararı olan Netanyahu’ya vatandaşlık vermeye hazır olduğunu da açıkladı.

İşin garibi, İsrail Dışişleri Bakanı Moşe Sa’ar bu gelişmeleri emsalsiz bir diplomatik başarıymış gibi duyurdu.

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı
Cuma, Temmuz 24, 2026 – 07:45
Main image: 

<p>İran’ın özellikle Şahed-136 dronları ve balistik füze kapasitesindeki gelişimin, ABD’nin Ortadoğu’daki üslerine yönelik tehdidi artırdığı değerlendiriliyor / Fotoğraf: AFP</p>

Type: 
SEO Title: 
İran’ın füzeleri ve dronları artık ABD hedeflerini daha kolay vuruyor

To read the full story from the source: Independent

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement