Öğrenci Kolektifleri, 17 Nisan 2026’da Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde yaşamını yitiren Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi 19 yaşındaki İlayda Zorlu için İstanbul Taksim’de bulunan Enerji-Sen binasında basın toplantısı düzenledi. Açıklamada, Zorlu’nun ölümünün üzerinden bir ay geçmesine rağmen soruşturma dosyasında hâlâ herhangi bir şüphelinin bulunmadığı belirtilerek “İlayda’ya ne oldu?” sorusunu sordu.
Soruşturma dosyasında halen herhangi bir şüphelinin bulunmamasına tepki gösterilen açıklamada “İlayda’yı hedef gösterenler ve ölüme sürükleyenler yargılanmalıdır” denildi.
ŞEFFAF YÜRÜTÜLMELİ
İlayda’nın polis olan babasının da yargılanması gerektiği belirtilen açıklamada, özetle şu ifadelere yer verildi:
“İlayda arkadaşlarına attığı mesajlarda ‘Polisi mi arayacağım, ne yapmam gerek? Hepsi babamın arkadaşı’ ifadelerini kullanmıştır. Emniyet teşkilatı başta olmak üzere, İlayda’yı ölüme sürükleyen polis babası yargılanmalıdır. İlayda Zorlu’nun dava süreci şeffaf bir şekilde yürütülmelidir. Türkiye’nin pekçok kentinde bilgilendirme adı altında yapılan “Aile aramaları”nın üniversiteliler için hayati tehlike anlamına gelmektedir. Aile içi şiddeti ve baskı ortamını körükleyen bu uygulama derhal kaldırılmalıdır. İlayda Zorlu’nun ölümü, sosyal mecralarda ve kamuoyunda “kaza” ya da “intihar” olarak bahsediliyor. Soruşturma henüz bitmediğinden ötürü, İlayda gerçekten intihar mı etti yoksa aile bireyleri tarafından öldürüldü mü henüz bilinmiyor. Fakat sonuç ne olursa olsun yaşanan politik bir cinayettir. İlayda Zorlu, devlet-polis-aile işbirliği tarafından öldürülmüştür. Sorular yanıtlanmadıkça, sorumlular yargılanmadıkça ve bu baskı politikaları sonlandırılmadıkça İlayda Zorlu’nun dosyası açık kalacaktır. Bu dava, devletin gözaltı ve tutuklamalarla, kayyum rektörlerin soruşturmalarla, polisin şiddetle “terbiye etmeye çalıştığı” gençliğin davasıdır. Bu dava bu talebe sahip çıkan herkesin davasıdır.”
Kaynak: BirGün
