İki 14 Mayıs

Published on

spot_img

14 Mayıs  ülkenin siyasal tarihinde biri 1950’de biri de 2023’te yaşadığı iki çok önemli seçim günüdür.  

Her iki tarih de yerinde deyimiyle siyasetin  niteliksel değişim günleridir.  

Siyasetin bundan sonrasının doğru anlaşılabilmesi için bu ikiliye daha yakından bakılmasında yarar var. 

BÜYÜK DEVRİM

Ülke yönetimi, ilk kez, 14 Mayıs 1950’de seçmenin tek dereceli seçimde verdiği oylarla değiştiriliyor. Bu tarih, yalnızca 27 yıllık CHP iktidarının değil, binlerce yıllık sultanlıkların da sona erdirildiği bir büyük devrimin günüdür.  

12 Temmuz 1947’de Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 12 Temmuz 1947 Beyannamesi ile iktidar partisi CHP ile muhalefet partilerinin “seçimlere eşit koşullarda girmesi” güvence altına alınıyor. 14 Mayıs 1950’de, seçim güvenliğini bağımsız yargı sağlıyor; kamu olanaklarından, özellikle de o yıllarda tek kamu  iletişim aracı olan devlet radyosundan iktidar ve muhalefet partilerinin “eşit yararlanması” ve  tüm kamu yönetimi birimlerine seçim sürecinde tüm partilere eşit davranması ve bu altyapıyla siyasette barış ortamı sağlanıyor. CHP seçimlerde çok ağır bir yenilgi aldığında  İnönü, “en yenilgi en büyük zaferimdir” diyor. Asla unutulmaması gereken bir nokta şudur: 14 Mayıs 1950’nin büyük demokratik dönüşümünün  temelinde,  Mustafa Kemal’in 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkışı ile başlayan, Amasya Genelgesi ile “Egemenliği Kayıtsız Şartsız  Milletindir” diyen Kurtuluş Savaşı, Lozan Barış Anlaşması ile kazanılan tam bağımsızlık,  Cumhuriyet’in kuruluşu ve izleyen yılların çok büyük devrimleri vardır. İnsanlığın gelişme doğrultusunu bu ülkede de egemen kılmayı amaçlayan bu değerler, özetle, bilimin yol göstericiliği,  hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü, kurumlaşma, kadın-erkek eşitliği, laik eğitim, yerli üretim ve yurtta barış-dünyada barıştır.  

14 MAYIS 2023 VE SONRASI

Üç yıl önce yapılan 14 Mayıs Seçimleri, seçim öncesinde bu köşede de sıkça vurgulandığı gibi, ülke siyasetinde gerçekten  çok önemli bir kırılma ve dönüm noktasıdır. 

Seçim sonucuna göre  ya Cumhurbaşkanlığı düzeninin  iyice yerleşmesinin yolları ardına kadar açabilecek ya da üç erkin, yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsızlığına ve buna bağlı siyasal yapılanmaya geçilebilecekti. O günlerin CHP Genel Başkanı ve yönetimi, tüm uyarılarımıza karşın,  bu gerçeği görmek istemedi.  Altılı Masa oyununa gelindi ve seçimler  yitirildi.  

CHP, Genel Seçim sonrası yaşanan genel başkan ve yönetim değişikliğinden sonra  yapılan Mart 2024 Yerel Seçimlerinde birinci  oldu. Parti üzerinde yargı eliyle, başlayan, diğer yöntemlerin de eklenmesiyle  giderek yoğunlaşan bir baskı altına alınma dönemi başladı.  İstanbul B. Belediyesi Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı İmamoğlu başta olmak üzere seçimle gelen yüzlerce  yerel yöneticisi suçlulukları kanıtlanmadan tutuklanmış bulunuyor. Bununla da yetinilmiyor. Ülkenin  özgür basını  baskı altına alınıyor. İktidar yanlısı basın-yayın da her türlü teknik olanaktan da yararlanarak ve kimi kez doğruluğu kanıtlanmamış yalan-yanlış haberlerle CHP’yi sürekli karalıyor.    

CHP’yi suçlama sürecine, bu partiyi  13 sene 170 gün yöneten, söylemi ve eylemiyle AKP iktidarının Siyasal İslâmcı çaba ve çalışmalarına var gücüyle destek veren, ülkenin ve CHP’nin bugünlere gelmesinin birinci sorumlusu olan önceki genel başkan ve yakın çevresi de katılıyor. İstanbul İl yönetiminin kayyuma verilmesi  örneğinde  görüldüğü gibi, bunlar, seçimle değil,  siyasallaşmış yargı, daha doğrusu  iktidarın eliyle CHP yönetimine gelmek için çaba harcıyor. Siyaset yazınında tür oluşumun adı “içimizdeki düşman” anlamına gelen “beşinci kol” dur. Sonu gelmeyen CHP’ye saldırıların biri de bir “gidenden” geldi. Afyonkarahisar gibi Cumhuriyet  yolunun en önemli basamaklarından biri olan ilin üç dönem milletvekilliği ve Grup Başkanvekilliği  yapmış üstelik bir kadın  belediye başkanının  AKP’ye giderken “aile değerlerini” gerekçe göstermesi tam bir bilgisizlik ve bilinçsizliktir. Çünkü,  CHP’nin kurucusu olduğu Cumhuriyet, kadın-erkek eşitliğidir; özellikle  miras, eğitim, yargıda tanıklık seçimlere katılım  ve çalışma haklarında tam eşitlik anlamına gelir. Yeniden 14 Mayıs 2023’e dönersek Altılı  Masa’nın CHP’den sonra en büyük ortağı İYİ Parti Genel Başkanı seçimlerden sonra soluğu Saray’da aldı. Diğerlerine gelince 14 Mayıs 2023’te “CHP listelerinden” DEVA 14, Gelecek 10 ve Saadet  10 milletvekili kazandı. Üç yıl sonra gelinen noktaya bakar mısınız?  Bu partilerin genel başkanları bugünlerde, ağız birliği ediyor;  Saadet Partisi’nin Genel Başkanı“ 86 milyonun rahatlıkla oy vereceği” Cumhurbaşkanı adayımız var” derken,  Davutoğlu, “CHP seçmenden oy almak istiyorsa arınmalıdır” diyor.  Babacan, benzer bir tutumla “Ülkeyi CHP’ye bırakmak istemiyoruz” diye açıklama yapıyor.  Sanırım dünya siyaset tarihide bir ilk yaşanıyor; Saadet, Gelecek ve Deva muhalefeti, üstelik kendilerini Meclis’e taşıyan “ana muhalefete muhalefet” etmekte birleşiyor.  

Bu sözlerin ortak özelliği Cumhuriyet değerlerine karşı olmalarıdır.  Bu gidişle gelecek seçimlerde Cumhurbaşkanı adaylığında muhalefetin, biri CHP diğeri de  Saadet, Gelecek ve Deva üçlüsünün ortak  adayı olmak üzere en az ikiye bölünmekte olduğu görülüyor. Bu gelişme yalnızca AKP’nin işine yarar.   

Son olarak, özünde, ülkenin Cumhuriyet’in değerlerinden uzaklaşması süreci iç ve dış boyutlarıyla birlikte görülmelidir. Özellikle, CHP’nin  dört koldan ve her gün içeriği genişletilen “Mutlak Butlan” ile  baskılanması; ayrıca, içeriği belirsiz “Terörsüz Türkiye” girişimi  ve  Adalet Bakanı’nın  Yeni Anayasa  vurgusu öne çıkıyor. Bu bağlamdaki gelişmelerin en önemlilerinden biri, ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Temsilcisi’nin, göreve geldiği günden buyana yaptığı açıklamalardır. Büyükelçi, son demeçlerinden birinde, Cumhuriyet’i tümüyle reddeden bir yaklaşımla  “size en uygun yönetim biçimi Monarşi’dir”  diyor; diyebiliyor!  

Gün, 14 Mayıs 1950’de taçlandırılan Cumhuriyet’in değerlerine CHP ile ve çok daha kararlı olarak sahip  çıkma günüdür. 

Kaynak: BirGün

Latest articles

Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil

Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil 17.05.2026 Diken

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çağatay Güler, motosikletli kurye kazalarının sadece bir 'sürücü davranışı problemi' olmadığını, yapısal bir mesleki ve kentsel güvenlik sorunu olduğunu söyledi.

The post Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil appeared first on #site_linkat 17.05.2026 .

2 bin rakımda yetişiyor, kilosu 2 bin liradan satılıyor

Erzincan’da yüksek rakımlı dağlarda kendiliğinden yetişen "çaşır" mantarı, pazarda kilogramı 2 bin liradan satışa sunuluyor.

New York'ta 43. Türk Günü Yürüyüşü coşkuyla kutlandı

Türk-Amerikan toplumunun 43'üncü defa düzenlediği geleneksel yürüyüş, New York'ta Türk-Amerikan toplumunun binlerce üyesini bir araya getirdi. Geçit töreni ve sonrasındaki kutlama programı coşku dolu anlara sahne oldu.

ABD'de Türk diplomatların Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesine tepki amacıyla, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından ilk olarak 1981'de düzenlenen ve sonrasında gelenekselleşen yürüyüş ve sonrasındaki festivale, ABD'deki Türk misyonu temsilcileri, bazı bürokratlar, Türkiye'den gelen sanatçılar ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Yürüyüş kortejinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız ve Türkiye'nin New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal başta olmak üzere, Türk Amerikan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri hazır bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ABD'DEKİ TÜRK TOPLUMUNA MESAJ

Türk-Amerikan toplumunun yanı sıra KKTC, Azerbaycan ve Türk dünyasından da yoğun katılımın olduğu etkinlikte, New York ve çevre eyaletlerden gelenler, geçit törenini izlemek için Madison Caddesi'nin kaldırımlarına sıralanırken, spordan eğitime çeşitli alanlarda faaliyet gösteren dernekler, okullar ve benzeri eğitim kuruluşları, yürüyüş esnasında protokolü selamladı.

Madison 38. Sokaktan başlayan ve 25. Sokaktaki Madison Meydanı Parkı'na kadar devam eden yürüyüşün ardından, konser alanında birçok sanatçı tarafından Türk marşları ve ezgileri seslendirilirken, bu sezonun lig şampiyonu Galatasaray başta olmak üzere diğer Türk takımlarının coşkusu da festivale renk kattı.

Yürüyüş sonrası Madison Meydanı Parkı'nda devam eden kutlamalar İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Amerikan toplumuna gönderdiği video mesajı festival alanında izlendi.

"BU COŞKU YALNIZ BİR YÜRÜYÜŞÜN DEĞİL, SARSILMAZ BİR BİRLİK RUHUNUN İFADESİ"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Amerikan toplumuna gönderdiği video mesajında, Türkiye'nin uluslararası etkinliği bağlamında yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının önemine vurgu yaparak birlik beraberlik mesajı verdi.

Duran, dayanışma ruhuna vurgu yaptığı konuşmasında, "Manhattan sokaklarını kırmızı beyaza boyayan bu coşku yalnız bir yürüyüşün değil, köklü bir tarihin, güçlü bir kimliğin ve sarsılmaz bir birlik ruhunun ifadesidir." dedi.

"Türkiye bu gücünü, birlik ve beraberliğimizden almaktadır. Bu dayanışma ruhuyla üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur." diyen Duran, Türk Günü Yürüyüşü'nün "bu ortak ruhun, güçlü aidiyetin ve anlayışın en somut tezahürü" olduğunu kaydetti.

YÜRÜYÜŞ ESNASINDA TÜRKİYE'NİN TARİHİ VE TURİSTİK DEĞERLERİ DE TANITILDI

Türk Günü Yürüyüşü kapsamında, İletişim Başkanlığının organize ettiği ve New York sokaklarında dolaşan dijital kamyonlar, Türkiye’nin tarihi ve turistik yerlerini, kültürel değerlerini ve çevre vizyonunu dünya kamuoyuna aktardı.

Dijital kamyonların ekranlarında yayınlanan içeriklerde, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na üye olan, gastronomi, müzik ve el sanatları ile ön plana çıkan Afyon, Gaziantep, Hatay, Kırşehir, Bursa, Kütahya ve Şanlıurfa gibi şehirlere özgü değerler tanıtıldı.

Aynı zamanda içeriklerde Türkiye’nin küresel ölçekte yürüttüğü çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları da geniş yer buldu.

Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi ile Türkiye’nin çevre politikaları ve Sıfır Atık vizyonuna özgü mesajlar da ekranlarda paylaşıldı.

Öte yandan festivalde kürsüye davet edilen Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Ahmet Yazal da Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali'nin önemine vurgu yaparken, Türk Amerikan toplumunun ABD'de geldiği noktanın altını çizen değerlendirmelerde bulundu.

Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı uhdesindeki Mehteran Birliği'nin sergilediği performans katılımcılardan büyük alkış alırken ilerleyen saatlerde misafirler, Türk sanatçıların ve folklor ekiplerinin performanslarıyla coşkulu saatler yaşadı.

ABD'de, Türk diplomatın Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesine tepki amacıyla ilk olarak 1981'de düzenlenen yürüyüş, sonraki yıllarda Türk kültürünün tanıtıldığı geleneksel bir kutlamaya dönüşmüştü.

EFES-2026 Tatbikatı'ndan nefes kesen görüntü! Türkiye'nin çelik kanatları şov yaptı
Antalya'da Litvanyalı boksör tur şoförünü hastanelik etti: 'Telefonu şarja koymadın diye yumrukladı'

Taraftarları taşıyan midibüs devrildi, 27 taraftar yaralandı

Malatya-Kayseri karayolunun Sivas il sınırında meydana gelen trafik kazasında, 2’si ağır 27 kişi yaralandı.

More like this

Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil

Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil 17.05.2026 Diken

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çağatay Güler, motosikletli kurye kazalarının sadece bir 'sürücü davranışı problemi' olmadığını, yapısal bir mesleki ve kentsel güvenlik sorunu olduğunu söyledi.

The post Halk sağlığı profesörü Güler: Motorkurye kazaları sürücü davranışı sorunundan ibaret değil appeared first on #site_linkat 17.05.2026 .

2 bin rakımda yetişiyor, kilosu 2 bin liradan satılıyor

Erzincan’da yüksek rakımlı dağlarda kendiliğinden yetişen "çaşır" mantarı, pazarda kilogramı 2 bin liradan satışa sunuluyor.

New York'ta 43. Türk Günü Yürüyüşü coşkuyla kutlandı

Türk-Amerikan toplumunun 43'üncü defa düzenlediği geleneksel yürüyüş, New York'ta Türk-Amerikan toplumunun binlerce üyesini bir araya getirdi. Geçit töreni ve sonrasındaki kutlama programı coşku dolu anlara sahne oldu.

ABD'de Türk diplomatların Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesine tepki amacıyla, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından ilk olarak 1981'de düzenlenen ve sonrasında gelenekselleşen yürüyüş ve sonrasındaki festivale, ABD'deki Türk misyonu temsilcileri, bazı bürokratlar, Türkiye'den gelen sanatçılar ve çeşitli sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Yürüyüş kortejinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız ve Türkiye'nin New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal başta olmak üzere, Türk Amerikan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri hazır bulundu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ABD'DEKİ TÜRK TOPLUMUNA MESAJ

Türk-Amerikan toplumunun yanı sıra KKTC, Azerbaycan ve Türk dünyasından da yoğun katılımın olduğu etkinlikte, New York ve çevre eyaletlerden gelenler, geçit törenini izlemek için Madison Caddesi'nin kaldırımlarına sıralanırken, spordan eğitime çeşitli alanlarda faaliyet gösteren dernekler, okullar ve benzeri eğitim kuruluşları, yürüyüş esnasında protokolü selamladı.

Madison 38. Sokaktan başlayan ve 25. Sokaktaki Madison Meydanı Parkı'na kadar devam eden yürüyüşün ardından, konser alanında birçok sanatçı tarafından Türk marşları ve ezgileri seslendirilirken, bu sezonun lig şampiyonu Galatasaray başta olmak üzere diğer Türk takımlarının coşkusu da festivale renk kattı.

Yürüyüş sonrası Madison Meydanı Parkı'nda devam eden kutlamalar İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı, daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Amerikan toplumuna gönderdiği video mesajı festival alanında izlendi.

"BU COŞKU YALNIZ BİR YÜRÜYÜŞÜN DEĞİL, SARSILMAZ BİR BİRLİK RUHUNUN İFADESİ"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türk Amerikan toplumuna gönderdiği video mesajında, Türkiye'nin uluslararası etkinliği bağlamında yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının önemine vurgu yaparak birlik beraberlik mesajı verdi.

Duran, dayanışma ruhuna vurgu yaptığı konuşmasında, "Manhattan sokaklarını kırmızı beyaza boyayan bu coşku yalnız bir yürüyüşün değil, köklü bir tarihin, güçlü bir kimliğin ve sarsılmaz bir birlik ruhunun ifadesidir." dedi.

"Türkiye bu gücünü, birlik ve beraberliğimizden almaktadır. Bu dayanışma ruhuyla üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur." diyen Duran, Türk Günü Yürüyüşü'nün "bu ortak ruhun, güçlü aidiyetin ve anlayışın en somut tezahürü" olduğunu kaydetti.

YÜRÜYÜŞ ESNASINDA TÜRKİYE'NİN TARİHİ VE TURİSTİK DEĞERLERİ DE TANITILDI

Türk Günü Yürüyüşü kapsamında, İletişim Başkanlığının organize ettiği ve New York sokaklarında dolaşan dijital kamyonlar, Türkiye’nin tarihi ve turistik yerlerini, kültürel değerlerini ve çevre vizyonunu dünya kamuoyuna aktardı.

Dijital kamyonların ekranlarında yayınlanan içeriklerde, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na üye olan, gastronomi, müzik ve el sanatları ile ön plana çıkan Afyon, Gaziantep, Hatay, Kırşehir, Bursa, Kütahya ve Şanlıurfa gibi şehirlere özgü değerler tanıtıldı.

Aynı zamanda içeriklerde Türkiye’nin küresel ölçekte yürüttüğü çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları da geniş yer buldu.

Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi ile Türkiye’nin çevre politikaları ve Sıfır Atık vizyonuna özgü mesajlar da ekranlarda paylaşıldı.

Öte yandan festivalde kürsüye davet edilen Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Ahmet Yazal da Türk Günü Yürüyüşü ve Festivali'nin önemine vurgu yaparken, Türk Amerikan toplumunun ABD'de geldiği noktanın altını çizen değerlendirmelerde bulundu.

Daha sonra Milli Savunma Bakanlığı uhdesindeki Mehteran Birliği'nin sergilediği performans katılımcılardan büyük alkış alırken ilerleyen saatlerde misafirler, Türk sanatçıların ve folklor ekiplerinin performanslarıyla coşkulu saatler yaşadı.

ABD'de, Türk diplomatın Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesine tepki amacıyla ilk olarak 1981'de düzenlenen yürüyüş, sonraki yıllarda Türk kültürünün tanıtıldığı geleneksel bir kutlamaya dönüşmüştü.

EFES-2026 Tatbikatı'ndan nefes kesen görüntü! Türkiye'nin çelik kanatları şov yaptı
Antalya'da Litvanyalı boksör tur şoförünü hastanelik etti: 'Telefonu şarja koymadın diye yumrukladı'