Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil” Yası

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil” Yası

“Kolay biten ilişkiler” beni ilişkilerimi daha kolay bitirebilir hale getirdi ve bu durumun uzun bir süre yasını tuttum ben. “Hiçbir şey eskisi gibi değil” yası koydum adını da.

Bazen ne kadar çabalarsan çabala, ne kadar çırpınırsan çırpın bazı şeyler olmaz. Sen verdiğin emeklerin kumdan kale değil, uzun gökdelenler yapıp, ömrün boyunca ayakta duracak sağlam bir bina olacağını umarak yaşarsın ama elinden kum gibi dağılır gider ya tüm inandıkların… Öyle geçen uzun günlerin sonunda uğradığım düzlüklerde, bildiğim gerçeklerin hem yavaş hem de çok hızlı şekilde elimden kayıp gittiğine şahit oldum çok defa. Emek verdiğim o ellerim.. O ellerim bile tutamadı, kayıp gitti çoğu. Tertemiz gitti.

Bildiğim doğrular gibi ben de başkalaşmaya yüz tuttum.

“İstesem de eskisi gibi hissedemiyorum” diye başlayan cümleler kurmaya başladım zamanla. Masalarda karşıma oturanların gözüne bakan gözlerim eskisi gibi bakmamaya başladı, engel olamadım. Engel olmak istedim halbuki ama yapamadım.

Bulunduğum yaşın sendromu olarak ifade edenler var bu durumu. Yaşadığımız sanal pardon sosyal medyalı düzenin de bizi bu hale getirdiğini savunan da. Bilemiyorum. Bireysel olan bir durum sadece bireysel değil, toplumsal olan bir durum sadece toplumsal değil neticede.

Ama bir yandan, inşa ettikleri gökdelenlerde oturanlar da var. Yani olunca oluyor demekten alamıyor insan kendini.

Bu yas ile karışık gündelik sevinçlerle yaşayıp giderken, hızlı trendeki gibi tempolu, tutkulu, heyecanlı günleri geride bırakıp, bisikletle giderken etrafta gördüğün manzaranın yarattığı organik mutlu olma haline geçişin dönemi sanırım bu.

Hemen olmuyor. Ama bazı sabahlar, ellerimde kum taneleri ile uyanıyorum. Giden gidiyor ve ben kalanlarla devam ediyorum. Ve artık istesem de üzülemiyorum. Yani üzüntülerim de eskisi gibi değil artık.

Kimse ile değil derdim. Feci biçimde farkına varmış olduğum bu gerçeklikle birlikte tutulmayan sözlere, çıkılmamış yollara da küskün değilim. Zaten yas dediğin, elinden yapacak birşey gelmediğine inandığın noktada başlıyor. Düzen gücünü benden almıyor çünkü. Onun kendine ait bir gücü var. Savaşın olmadığı, barışın da olmadığı, hiçliğin nefes aldığı boşlukta kucak açıyor.

Bildiklerimi unutmak değildi bu. Bırakmaktı. Ve gitmesine izin vermekti tüm doğruların. Yerine yenisi eklenmeden hemen. Eskisini dönüştüremeyeceğini de öğrendikten hemen sonra.

Nicedir böyleyim işte. Hevesin azaldığı, heyecanın düştüğü, normalin başladığı ama önce yasın bitmesi gerektiği noktadayım. Hayat akıyor mu? Akıyor. Dahil miyim? Olduğunca. Yavan değil ama eski lezzeti yok bazı masaların.

Umut var mı? Bak işte tam tersine, o artık bolca var. Daha sağlam bir yerden hem de. Üstesinden gelemediğimi zannettiğim duyguların bakımını bir başkasına yüklememeyi öğrenince bu yas ile birlikte, sallanmam durdu ağaç dallarında. Artık daha kolay bitirebilir oldum uzayan gereksiz bulduğum her şeyi.

Bitenlerin getirdiği yasım bitirdi, bendeki yasları.

Hiçbir şey eskisi gibi değil, tamam. Anladım.

Artık başlayalım.


“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değil” Yası was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement