Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Hedefleri yine kadın bedeni

Hedefleri yine kadın bedeni

Ağrı’da özel kliniği bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ali Çakır’ın sosyal medya hesabından yaptığı “kadın sünneti” paylaşımı kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Tepkiler üzerine Türk Tabipleri Birliği (TTB), ilgili tabip odası tarafından hekim hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu. TTB, kadın cinsel organının tıbbi gereklilik olmaksızın kısmen ya da tamamen çıkarılması veya zarar verilmesinin kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğünü ihlal ettiğini, hiçbir bilimsel dayanağı bulunmadığını ve hekimlik meslek etiğiyle bağdaşmadığını vurguladı. Tepkilerin ardından Ali Çakır, sosyal medya paylaşımındaki “kadın sünneti” ifadesini kaldırarak “hud derisi alma işlemi” olarak değiştirdi.

Olaya kadın örgütleri de tepki gösterdi. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), uygulamanın “kadın sünneti” değil, “kadın cinsel organının sakatlanması (Female Genital Mutilation-FGM)” olarak adlandırılması gerektiğini belirtti.

Platform, paylaşımın daha sonra “hud derisi alma işlemi” olarak değiştirilmesinin uygulamanın niteliğini değiştirmediğini belirtti. Açıklamada, klitoral başlığın (hood) kadın anatomisinin doğal bir parçası olduğu, estetik ya da ticari gerekçelerle bu dokuya yönelik müdahalelerin kadın bedeni üzerindeki denetim tartışmalarından bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edildi. DEM Parti Ağrı Milletvekili ve hekim Heval Bozdağ da Sağlık Bakanlığı’nı idari soruşturma başlatmaya ve ilgili kliniği denetlemeye çağırdı.

‘BU DAVRANIŞ HEKİMLİĞE YAKIŞMIYOR’

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Pınar Saip de BirGün’e yaptığı değerlendirmede, kadın sünnetinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından yasaklanan, kadın bedenine zarar veren ve kadını aşağılayan bir uygulama olduğunu söyledi. Bazı geri kalmış ülkelerde kadının haz almasını engellemek için yaptığını söyleyen Saip, son dönemde yaygınlaşan genital estetik uygulamalarını da değerlendirdi. Saip, bu işlemlerin büyük bölümünün tıbbi gereklilikten değil, sağlık hizmetinin metalaşmasından kaynaklandığını belirterek, “Genital estetiğin de hiçbir tıbbi açıklaması ve gereksinimi yok. Tamamen metalaşmış bir tıbbi hizmet olarak düşünmek lazım” dedi. Bu tür işlemlerin reklam unsuru olarak kullanılmasının da kabul edilemez olduğunu vurgulayan Saip, “Hekimler gerçekten tıbbi olarak ihtiyaç duyulan durumlarda müdahale etmelidir. Her müdahalenin komplikasyonları ve yan etkileri vardır. Bu nedenle hem Dünya Sağlık Örgütü hem de hekim örgütleri açısından kabul edilebilir uygulamalar değiller” ifadelerini kullandı.

Saip, olaya ilişkin disiplin sürecinin ilgili tabip odasının onur kurulları tarafından yürütüleceğini belirterek, gereksiz tıbbi işlemlerin yapılmasının ve bunların reklam amacıyla kullanılmasının hekimlik etiğiyle bağdaşmadığını söyledi.

∗∗∗

4,5 MİLYON ÇOCUK RİSKTE

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre bugün dünyada 230 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu, kadın cinsel organının sakatlanmasına maruz bırakılmış durumda. Yalnızca 2026 yılında çoğu beş yaşından küçük yaklaşık 4,5 milyon kız çocuğunun risk altında olduğu tahmin ediliyor. Uygulama en yoğun biçimde Afrika’da görülüyor. Bunun yanı sıra Irak ve Yemen gibi Orta Doğu ülkeleriyle Endonezya dahil bazı Asya ülkelerinde de sürüyor. UNICEF’in ulusal ölçekte karşılaştırılabilir veriler yayımladığı 31 ülke bulunuyor. Kadın cinsel organının sakatlanmasının en yaygın olduğu ülkeler arasında Somali, Gine, Cibuti, Mali, Sudan, Sierra Leone, Mısır, Eritre ve Gambiya yer alıyor.

∗∗∗

GENİTAL ESTETİK İLE KADIN SÜNNETİ AYNI ŞEY Mİ?

Olayın ardından son yıllarda yaygınlaşan ‘genital estetik’ operasyonları da yeniden gündeme getirdi. Kadın cinsel organının sakatlanması (kadın sünneti) çoğunlukla çocuklara ve genç kadınlara rızaları dışında, kadınların cinselliğini denetleyen geleneksel ve toplumsal normlar doğrultusunda uygulanıyor. Dünya Sağlık Örgütü bunu ağır bir insan hakkı ihlali ve kadına yönelik şiddet biçimi olarak kabul ediyor.

Klitoral başlık küçültme, vajinoplasti ve benzeri genital estetik operasyonları ise çoğunlukla yetişkinlerin talebiyle ve kozmetik amaçlarla gerçekleştiriliyor. Bu nedenle geçerli rıza, bilgilendirilmiş onam ve işlemin amacı bakımından kadın cinsel organının sakatlanmasından farklı değerlendiriliyor. Bununla birlikte feminist örgütler ve hekimler, genital estetik sektörünün kadın genital organlarının doğal renk, büyüklük, biçim ve asimetri farklılıklarını birer “kusur” gibi sunduğunu belirtiyor. Sosyal medya, pornografi ve klinik reklamlarının ürettiği “ideal vulva” görünümünün, kadınların kendi bedenlerinden rahatsızlık duymasına ve tıbben gerekli olmayan operasyonlara yönelmesine neden olabileceğine dikkat çekiliyor.

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement