HomeTürkçe HaberlerGündemHaksız kazançlar düzeninde her zerresi hak edilmiş bir zafer

Haksız kazançlar düzeninde her zerresi hak edilmiş bir zafer

Published on

spot_img

Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası’nda örgütlü emekçilerin tavizsiz direnişi kazanımla sonuçlandı. Uzun bir yürüyüşün devamında 9 gün boyunca Ankara’daki Kurtuluş Parkı’nda açlık grevinde olan madenciler tüm taleplerini kabul ettirmelerinin ardından dün eylemlerini noktaladılar.

113 maden işçisinin sergilediği kararlı duruş memleketin dört bir yanına umut saçarken, verilen mücadele ilk gününden son gününe takdire şayandı. 13 Nisan’da Eskişehir’den Ankara’ya doğru yürüyüşe geçtiklerinde emekçilerin talepleri netti: İşten atılan arkadaşları işe geri alınacak, aylarca ödenmeyen ücret alacakları ödenecek, yıllardır verilmeyen tazminat hakları verilecek, rızaları olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulaması kaldırılacak, iş güvenliği standartlarına uygun bir çalışma ortamı oluşturulacak ve emekçilerin iş güvenceleri teminat altına alınacak.

Kim karşı çıkabilir bu taleplere? Bu hakların olmadığı bir emek rejimi olabilir mi? AKP iktidarının yönettiği Türkiye’de olur anca. İşte bu son derece meşru taleplerle yolu arşınlamaya başladı madenciler. Her detayı düşünülmüş, tüm ekipmanları profesyonelce hazır edilmiş konforlu bir yürüyüşten bahsetmiyoruz. İşçiler onca engelleme ve zorluğa rağmen yaklaşık 200 kilometreyi adımladıktan sonra 20 Nisan’da Ankara’nın merkezine ulaştılar.

Burada zorluk daha da katlandı. Üstelik açlık grevine başladılar. Konuşlandıkları Kurtuluş Parkı’ndan Enerji Bakanlığı’na yürümek istediler ama karşılarında çevik kuvvet polislerini buldular. Biber gazı yediler, soğuk betona çıplak bedenleriyle yattılar, açlıktan fenalaştılar, gözaltına alındılar ama asla yılmadılar. Güçlerini haklılıklarından ve örgütlülüklerinden aldılar. Sonunda haksız kazançlar düzeninde, her zerresi hak edilmiş bir zafer kazandılar.

Doruk Madencilik işçilerinin yaşadıkları bir istisna değil. Türkiye’nin siyasal ve ekonomik düzeni, emeğin ucuzlaşması ve emekçinin yoksullaşıp bu yoksulluğu çoluğuna çocuğuna devretmesi üzerine kurulu. Dolayısıyla bu direnişe, bir şirkette yaşanan haksızlıkların sonucu olarak değil, bir düzenin yol açtığı adaletsizliğe güçlü ve etkili bir itiraz olarak bakmak gerekiyor. Bağımsız Maden İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır’ın sözlerine kulak verelim:

“Bizleri bir avuç insana köle yaptılar. Önce köylerimizden okullarımızı aldılar. Bu madenci çocukların hiçbiri lise mezunu değildir, hepsi ilkokul mezunu, köylü çocuklarıdır. Bu çocukların köyden okulunu aldılar. Köyden şehre getirdiler, maden ruhsatı verdikleri bu kişilerin kölesi yaptılar. Şimdi maaşlarını da ödemiyorlar. Bu işçi arkadaşlara sorun bakayım, çocuklarına her gün bir çikolata alabiliyorlar mı? Ama bu zat arkadaş [patron], her gün bir tane maden ruhsatı alıyor Türkiye’de. Sorun bakalım, 3 bin tane ruhsat nasıl almış.”

İşte bu sözler, sömürü çarkının kusursuz bir anlatımı. Bu neoliberal kapitalist karakterdeki AKP düzeni devletiyle, holdingleriyle, medya organlarıyla, sarı sendikalarıyla ve hatta üniversiteleriyle çalışıyor. İktidarın kontrolündeki gazeteler, ajanslar, televizyon kanalları sömürülenin sesini duymuyor, isyanını göstermiyor. Ancak devlet muhatap alırsa ekranlar açılıyor. Bağımsız Maden İş’in yöneticilerinden Başaran Aksu da mutabakat sonrası yaptığı açıklamada bunun altını çizdi; “Burada görmediğimiz mikrofonları görüyoruz. Direnişin başından bu yana yoktu” dedi. Çünkü düzen, direneni sevmiyor; düzenin medyası da direneni, itiraz edeni, hakkını arayanı haberleştirmiyor.

Tam da bu yüzden mücadelenin hedefine tüm unsurlarıyla AKP düzenini koymak gerekir. Doruk Madencilik işçilerini açta açıkta bırakan sadece Yıldızlar SSS Holding’in ve patronu Sebahattin Yılmaz’ın kâr hırsı değil, sermayeye uçsuz bucaksız bir sömürü evreni yaratan AKP düzenidir.

Bu düzen, 2020 yılında II. Abdülhamid’in altın cep saatini koleksiyonuna katmak için 1 milyon liradan fazla parayı gözden çıkaran, devletten 2500’e yakın maden arama ruhsatı koparan, bu yılın başında şirketinin sermayesini 80 milyon liradan 300 milyon liraya yükselten patron Yılmaz’ın konu işçinin alın terine gelince “para yok” diyebildiği düzendir. Bu düzen bir avuç sermayedarı güldüren, fabrikalardan plazalara emeğiyle geçinen insanları ise süründüren düzendir.

Memleket insanının iç sıkıntısını, memnuniyetsizliğini ve karamsarlığını buradan bakarak anlamlandırmak gerekir. Madencilerin kazanımla sonuçlanan direnişi, yarattığı umudun yanında muhalefetin izlemesi gereken yol haritasına ilişkin dersler sundu. Sınıfı, AKP’nin sınıfsal eşitsizliğe dayalı düzenine meydan okuyacak şekilde mücadelenin merkezine örgütlü bir kuvvet olarak taşımadan, bu dönemi sona erdirmenin imkânı yok.

Toplumsal itirazın tabanını emek mücadelesiyle büyütüp kutuplaşmayı iktidarın istediği eksenden çıkararak siyasal gerilimi sınıfsal hatta çekmek, ihmal edilemez bir görev olarak muhalefetin önünde duruyor. Daha fazla direniş, daha fazla umut, daha fazla zafer… Türkiye’nin ihtiyacı olan enerji burada.

Kaynak: BirGün

Latest articles

Skandallarla dolu açıklama! İsrail Sumud'a saldırdı, Yunanistan izledi

Yunanistan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na Girit adası yakınlarındaki saldırısına tepki göstermezken müdahale hakkı olmadığını ileri sürdü.

CHP'de Arif Kocabıyık'ın partiye katılmasına tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel sokak röportajlarıyla bilinen Arif Kocabıyık'a rozet taktı. Ancak o katılım CHP içinde rahatsızlıkla karşılandı.

Fenerbahçe, Mert Hakan Yandaş için harekete geçiyor

Fenerbahçe, Mert Hakan Yandaş’a verilen cezanın ardından itirazda bulunulacağını duyurdu.

Rojin Kabaiş dosyasında yeni evre! Nizamettin Kabaiş CNN TÜRK'e konuştu | Telefonundaki sırrı ‘yerli ekip’ çözecek

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik süreçte yerli uzman ekipler devreye girdi. Daha önce yurt dışına gönderilen telefonun incelenmesiyle önemli delillere ulaşılması bekleniyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, cihazın çözülmesinin soruşturmada dönüm noktası olacağını belirtirken, aile olayın aydınlatılmasını istiyor. Gözler, dijital verilerden çıkacak sonuçlara çevrildi.

More like this

Skandallarla dolu açıklama! İsrail Sumud'a saldırdı, Yunanistan izledi

Yunanistan, İsrail'in Küresel Sumud Filosu'na Girit adası yakınlarındaki saldırısına tepki göstermezken müdahale hakkı olmadığını ileri sürdü.

CHP'de Arif Kocabıyık'ın partiye katılmasına tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel sokak röportajlarıyla bilinen Arif Kocabıyık'a rozet taktı. Ancak o katılım CHP içinde rahatsızlıkla karşılandı.

Fenerbahçe, Mert Hakan Yandaş için harekete geçiyor

Fenerbahçe, Mert Hakan Yandaş’a verilen cezanın ardından itirazda bulunulacağını duyurdu.