Evinden çıkıp evine dönen böcek -Yeni Zaman Samsa'sı-
Şükrü ERBAŞ
Bunun başka açıklaması olamaz, adam mutasyon geçiriyor! Ben nasıl bu kadar geç anladım bunu! Bu ölüyü kendi iktidarlarına payanda yapanlar ilk günden beri bize kıs kıs gülüyor olmalı!
Öyle bir mutasyon ki algı dumura uğruyor. Düşünme kayboluyor. Dil dünyada olmayan sesler çıkarmaya başlıyor. Ahlak, doğduğu genleri terk ediyor. Acıma duygusu canavarlaşıyor. Sevme yetisi ısırmaya dönüyor. Anlam kayboluyor. Söylenen sözü anlamak için karşısındakinin yüzüne üç-dört dakika bakıyor! ‘Ben iyiyim’ diye oturduğu yerden ‘ben daha iyiyim’ diye kalkıyor. Boğazında bir hırıltıyla konuşuyor. Herkesi görevden alıyor. Bütün kuyulara ‘herkes hırsız’ diye bağırıyor! Astığı insanın darağacını dönüp görmek istiyor. Bir önem kuruntusuyla girdiği kapılardan bir değersizlik fotoğrafı olarak çıkıyor.
Öyle bir balmumu ki yüzü, hiçbir boya ile güzelleşmiyor!
Tam bir gerçeklik yitimi yaşıyoruz hep birlikte! Bizimki biraz da baktığımız bataklığa benzeme hali sanırım.
Kafka’nın Değişim’inden çok daha ağır bir mutasyon bu! Bizim Gregor Samsa’mız! Bütün arkadaşlarının babasına döndüğüne ve onu durmadan küçük düşürdüğüne inanan bir yabancılaşmayla ülkeyi yalnızca kendisinin kurtaracağına inanan bir böceğe dönüşmüş durumda. Şu farkla ki bu böcek, sabah evinden çıkıp akşam huzur içinde evine dönüyor!
Ah sen ne zalimsin hak edilmemiş hayat, herkesin terk ettiği geçmiş! Ah sizler, koltuklar, masalar, kapılar, mikrofonlar, flamalar, çöp kutuları, karalama kâğıtları… Sizler ne gülünçsünüz…
Gel seninle Kafka’nın Samsa’sının sonuna bir bakalım: “Ailesine artık sadece bir yük ve utanç kaynağı olduğunu hisseden Gregor, duygusal ve fiziksel olarak tükenerek odasında tek başına hayatını kaybeder. Onun ölümünün ardından aile, büyük bir rahatlama duyar ve onun yokluğunu çok çabuk kabullenir.”
Gregor Samsa’nın ölümü gibi bir ölüm sana büyük onur olurdu! Düşünsene bir böcek, içine düştüğü küçüklük, haysiyetine dokunduğu için, odasında, bir çeşit intiharı seçiyor! Sense yol boyu konaklama tesislerinde yalnız bulduğun insanlarla fotoğraf çekiniyorsun!
Can Yücel’i, en azından ismini bilirsin. Hani şu “Ölürsem neye gam yerim ki en çok/ Bi daha küfredemeyeceğime” diyen büyük şairimizi. Kanser olmuştu. Bir söyleşide sağlıklı hücreleri yiyen kanser hücresi için “zavallı hücre bilmiyor ki ben ölünce o da ölecek” demişti. Partiyi bitirince ülkeyi de bitireceksin, bilmek istemediğin ya da çok iyi bildiğin bu işte!
Sahi seni o göreve kim getirmişti?
Temmuz 2026
To read the full story from the source: BirGün






