Haber Merkezi
Yaşam savunucuları, Eskişehir’in Tepebaşı ve Mihalgazi ilçelerine bağlı Atalan ve Alpagut mahallelerinde planlanan altın gümüş madeni projesi hakkında mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun ardından eyleme geçti. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu’nun çağrısıyla Köprübaşı’nda bir araya gelen yurttaşlar, bilirkişi heyetinin projeye olumsuz görüş verdiğini hatırlatarak “Doğa ve yaşam mücadelemiz kazanıyor” dedi.
Gerçekleştirilen basın açıklamasında, “Yöre halkı, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve yaşam savunucuları olarak açmış olduğumuz davada sunulan bilirkişi raporu, proje hakkındaki ciddi çevresel ve toplumsal riskleri ortaya koyarak itirazlarımızın haklılığını teyit etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda; projenin doğal yaşam, tarım alanları, su varlıkları, ekosistem dengesi ve bölge halkının yaşam koşulları üzerinde yaratabileceği olumsuz etkilerin yeterince değerlendirilmediği, çevresel risklerin ortaya konulamadığı ve sağlık etkileri açısından ciddi soru işaretleri bulunduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir” denildi.
Raporun yalnızca teknik bir belge olmadığı, önemli bir kazanım anlamına geldiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Başından beri dile getirdiğimiz kaygıların bilimsel veriler ışığında doğrulanmış olması, mücadelemizin ne kadar haklı ve meşru olduğunu göstermektedir. Su varlıklarımızın yok olması, tarımsal üretimin zarar görmesi, ormanlarımızın ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi gibi telafisi güç veya imkânsız sonuçlar doğurabilecek bir projenin uygulanmasına izin verilmesi kabul edilemez. Bu nedenle mahkemenin, bilirkişi raporunda ortaya konulan tespitleri dikkate alarak, geri dönülmesi mümkün olmayan zararların oluşmasını önlemek amacıyla ivedilikle yürütmenin durdurulması kararı vermesi zorunludur. Bilimsel veriler ışığında bu projenin artık hayata geçmesi mümkün değildir. Hukukun temel amacı, ortaya çıkabilecek zararları sonradan telafi etmeye çalışmak değil, bu zararların meydana gelmesini önlemektir.”
ZAFERİN İLK ADIMI
“Tek bir ağacı kestirmeyeceğiz diye çıktığımız bu yolda kazanımlarımız bize güç veriyor” ifadelerine yer verilen açıklamada, “Fakat unutmamak gerekir ki bu projenin Bakanlık tarafından halka anlatıldığı toplantıda o zamanki Eskişehir Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik toplantı sırasında platformumuzun yerli ve milli projelerin hepsine karşı olduğunu ve yanlış bilgilerle propaganda yaptığımızı belirtmişti. Bu projenin Avrupa standartlarında yapıldığını iddia etmiş ve proje kapsamında yüz binlerce ağacın kesileceği bilinen projeyi halka anlatırken terenize, rokanıza, maydanozunuza, ağacınıza hiçbir zarar gelmeyecek diyerek, yanlış bilgilerle şirket adına taahhütlerde bulunmuştu. Şimdi buradan Bakanlığa soruyoruz bu verdiğiniz halkı yanıltıcı bilgilerle proje hayata geçseydi sorumluluk alacak mıydınız? Yoksa yöre halkını çaresiz mi bırakacaktınız? Yaptığımız suç duyularına ilişkin soruşturma izni vermeyen idari merciler şirket adına taahhütlerde bulunmakta bir sorun görmüyor. Bütün bu hususlar da gösteriyor ki aslında ÇED mekanizması da mevzuat değişiklikleriyle tamamen askıya alınmış ve işlevsiz hale getirilmiştir. Fakat bütün bunlara rağmen her zaman söylediğimiz gibi, bu daha başlangıç, mücadeleye devam! Bilimsel değerlendirmeler ışığında hazırlanan rapor bizler için bu süreçte zaferin ilk adımıdır. Tabi ki mücadelemiz bu ve benzeri şekilde doğamızı ve yaşam alanlarımızı tehdit eden projeler tamamı ile durdurulana kadar devam edecek” denildi.
‘BAKANLIĞI UYARIYORUZ’
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na seslenen yurttaşlar, “Bakanlığı uyarıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Bakanlık tarafından duyurulan, Taşzemin Madencilik tarafından yapılması planlanan, Alpu ilçesi sınırları içerisinde Altın-Gümüş maden ocağının ÇED süreci başlatıldı. Alpu gibi büyük ova statüsüne sahip verimli tarım arazilerimizle dolu ilçemizi, bu denli büyük vahşi bir madencilik projesinin kıskacında bırakmayı aklınızın ucundan dahi geçirmeyin. Vukuatlı ÇED süreçlerinizin nasıl işletildiğini görmekteyiz. Sakarya Vadisini koruduğumuz gibi mücadelemizi büyütüp Alpu Ovamızı da sermayenin rant hırsına peşkeş çektirmeyeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Projenin halkın katılımı toplantısı 22 Temmuz’da gerçekleştirilecek olup projenin etkileri dolayısı ile itirazlarımızı dile getirmek ve ÇED sürecini durdurmak için orada olacağız” ifadelerini kullandı.
MÜCADELE SÜRECEK
Açıklama, şu sözlerle son buldu: “Bizler, bu topraklarda yaratılan yıkımın mağdurları; yaşamları, ormanları, dereleri, yaşam alanları şirketlerin dizginsiz kar hırsı uğruna gasp edilen bu toprakların asıl sahipleri olarak doğanın ve yaşamın talanına izin vermeyeceğiz. Sakarya Vadisi’nin yok olmasına izin vermeyeceğimiz gibi Alpu Ovası da yok olmasın diye mücadele edeceğiz. Yaşasın doğa ve yaşam mücadelemiz!”
Kaynak: BirGün
