Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Enflasyon inmiyor emekçi bedel ödüyor

Enflasyon inmiyor emekçi bedel ödüyor

İktidarın uyguladığı politikaların ekonomide yarattığı tahribat, açıklanan güncel verilerle daha görünür hale geliyor. Merkez Bankası’nın politika faizine üst üste dört toplantıdır dokunmaması, enflasyonda hedeflenen düşüşün sağlanamaması ve özellikle imalat sanayisindeki yavaşlamayla birlikte istihdama da yansıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri’ne göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi reel sektörde yüzde 32,50, hanehalkında ise yüzde 44,94 oldu. Veriler, farklı kesimlerin enflasyon beklentileri arasındaki makasın kapanmadığını ortaya koydu. Hanehalkı ile reel sektörün beklentileri arasında yaklaşık 12,5 puanlık fark oluştu.

TEPAV’ın İstihdam İzleme Bülteni’ne göre ise yıllık olarak 88 alt sektörün 28’inde sigortalı ücretli çalışan sayısı geriledi. En yüksek istihdam kaybı 55 bin 652 kişi ile giyim eşyalarının imalatında yaşandı. Sektörde istihdam son bir yılda yüzde 8,9 daraldı.

Giyim eşyalarının imalatını 28 bin 23 kişilik kayıpla tekstil ürünleri imalatı, 17 bin 256 kişilik kayıpla ise konaklama sektörü izledi. Bültene göre, giyim eşyaları ile tekstil ürünleri imalatı sektörlerinde son iki yıldaki toplam istihdam kaybı 153 bin kişiye ulaştı.

Öte yandan, TCMB’nin açıkladığı İktisadi Yönelim İstatistikleri de imalat sanayisi kapasite kullanım oranındaki gerilemenin sürdürdüğünü ortaya koydu. Haziran ayında yüzde 74,5 olan kapasite kullanım oranı, temmuzda 0,6 puan düşerek yüzde 73,9’a indi. Böylece kapasite kullanım oranı son 11 ayın en düşük seviyesine geriledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve gelmesiyle uygulamaya koyduğu ekonomi programı üçüncü yılını doldururken enflasyondaki sınırlı gerilemeye karşın sanayi üretimi, kapasite kullanımı ve istihdam göstergeleri zayıflıyor. Programın başladığı dönemde yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 38 düzeyindeydi. Bugün ise yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 32 seviyesinde bulunuyor. Buna karşın yüksek faiz, zayıflayan üretim ve artan işsizlik ekonomideki maliyeti giderek ağırlaştırıyor.

BASKI GİDEREK ARTIYOR

İktisatçı Cem Oyvat uygulanan ekonomi programının enflasyonu düşürmekte istenen sonucu veremediğini, buna karşın sanayi ve istihdam üzerindeki baskının giderek arttığını söyledi.

Oyvat, enflasyon beklentilerinin bozulmasının kalıcı etkiler yarattığını belirterek, “Maalesef enflasyonda beklentiler tamamen bozulduğunda bunu düzeltmek oldukça zaman alıyor” dedi.

Enflasyonu düşürmek amacıyla uzun süredir yüksek faiz ve değerli TL politikasının uygulandığını ifade eden Oyvat, “Son yıllarda da asgari ücret baskılanıyor. Ama enflasyondaki düşüş son 1 yılda neredeyse durdu. Enflasyonla mücadele programı uzadıkça da yüksek faiz ve değerli TL sanayiyi daha da zorluyor. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı son bir yıldır yüzde 74 civarında ve bu sayı pandemi öncesi 5 yılın ortalamasının 3 puan altında. İstihdam oranı da 2024’teki zirvesinden aşağı indi ve yarı zamanlı çalışmanın artmasıyla atıl işgücü oranı da yüzde 31’le zirve yapmış durumda” ifadelerini kullandı.

PİYASALAR İKNA OLMUYOR

İktidarın enflasyonla mücadelede farklı araçlara yönelebileceğini söyleyen Oyvat, “Enflasyonu düşürmek için iktidar bazı başka alternatif politikalar izleyebilirdi. Bu politikalar arasında devletin daha ucuz alternatif ürünler temin etmesi, belli ürünlerde fiyat kontrolleri ve aşırı kârlara getirilebilecek vergiler sayılabilir. Şu aşamada klasik ortodoks politikaların da (en azından tek başına) enflasyonu düşürme anlamında başarılı olmadığını söyleyebiliriz. Ama onun dışında ekonomi yönetimi piyasaları enflasyonu düşürebileceği konusunda ikna edemiyor” dedi.

TÜİK verilerine duyulan güvenin azalmasının da süreci olumsuz etkilediğini dile getiren Oyvat, “Ben TÜİK enflasyonuna olan güvenin aşınmasının da olumsuz etkisi olduğunu düşünüyorum. TÜİK enflasyonuna güvenilmeyen bir ortamda baz alınabilecek bir enflasyon oranı da olmuyor” diye konuştu.

EMEK ALEYHİNE BOZULMA

TL’nin reel olarak değerlenmeye devam etmesinin ihracat üzerindeki baskıyı artıracağını belirten Oyvat, şu ifadeleri kullandı:

“Tabii eğer enflasyon düşmez ve TL reel olarak değerlenmeye devam ederse bu ihracatçıyı daha da zorlayacaktır. Gene de şu aşamada çözümün yeni bir kur şoku olduğunu düşünmüyorum. Olası bir kur şoku enflasyonla mücadelede bizi başa döndürecek ve bölüşümü ise tekrar emek aleyhine bozacak. Ama enflasyondaki düşüş daha da gecikirse başka bir alternatifimiz de kalmayacak maalesef.”

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement