Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in vizyonu ve misyonu!

Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’in vizyonu ve misyonu!

Rıfat Okçabol

Y. Tekin’in vizyonunun “laik toplumu din toplumuna dönüştürmek” ve misyonunun da “eğitimi imam hatipleştirmek” olduğunu söylemek yanlış olmamaktadır. Bu tür vizyon ve misyon sahipleri içinde, “Keşke Yunanlar galip gelseydi” diyenler bile vardır!

Yusuf Tekin, imam hatip mezunu olarak Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın, “Bir mektep mensubiyeti ya da bir diploma değildir. Bir Zihniyettir, Bir Misyondur”1 dediği “İmam Hatip Camiası” mensubudur.

Y. Tekin, Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığına getirildiğinde (28 Mayıs 2013-10 Temmuz 2018) “zihinsel kodları düzeltmek, diğer bir deyişle Müslüman zihnini inşa etmeye katkıda bulunmak için çalışan”  “Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Derneği”nin başkanlığını yürütmüştür! Onun Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı zamanında,

  • 7 Eylül 2013’te değiştirilen Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği, 2014’te üç kez olmak üzere sekiz kez değiştirilmiştir; 
    Açıklanan stratejik planlarda yer verilen liyakat ve fırsat eşitliği gibi değerlerle “Atatürk ilkelerine bağlı, bilimsel düşünceyi rehber edinmiş, demokrasi kültürü ve değerlerini benimsemiş öğrenci yetiştirme” gibi hedefler, kağıt üzerinde kalmıştır; 
  • AKP’nin bakanlıkta kadrolaşmasını kolaylaştıran, Talim ve Terbiye Kurulu’nu (TTK) sıradan bir birime dönüştüren ve nitelikli okulları AKP’lileştirecek “proje okulları” uygulamasını getiren dershane yasası çıkarılmıştır; 
  • AİHM, 2014’te Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi zorunlu olamaz dese de, bu karar uygulanmamıştır;
  • ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından 24-25 Eylül 2016 günlerinde Kahramanmaraş’ta düzenlenen 13. İmam Hatipliler Kurultayı’ndaki konuşmasında, evin reisinin erkek olduğu ve kadının reise itaat etmesi gerektiği gibi ifadeler kullanan bir ilahiyatçı, Ağustos 2016-2019 tarihleri arasında TTK başkanlığına getirilmiştir. 
  • 2017’de, özünde “İslam’ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarını içselleştiren; İbadetlerle ilgili uygulama becerisine sahip, dünya ve ahiret dengesini kurabilen; Kuran ve sünneti merkeze alarak güncel meseleleri çözümleyen; İslam’ın temel kaynaklarını tanıyan, toplumu din konusunda aydınlatan ve dinî bilgilerle ilgili ihtiyaçlara cevap verebilen bireyler” yetiştirme amacıyla gerici bir müfredat uygulamaya konmuştur; 
  • 2017’de, ilköğretim mezunlarının ağırlıklı olarak imam hatip liselerine gitmelerini sağlayacak adrese dayalı Liselere Geçiş Sistemi getirilmiştir.  

Y. Tekin 4 Haziran 2023 tarihinden bu yana Eğitim Bakanıdır ve onun bakanlığındaki uygulamalar da özetle şöyledir: 

  • “Manevi danışmanlık” adı altında sınıflara imam ve hafızların girmesi sağlanmıştır;
  • Devletin koruması altında olan çocuklar, 40 günlük tarikat kampına gönderilmiştir;
  • Kaçak dini öğretim kurumları ile Taliban kılıklı kız ve erkekler için gerçekleştirilen “icazet” törenleri yaygınlaşmıştır; 
  • “Yaz spor okulunda eğitim almak isteyene, Kuran kursuna da kayıt koşulu getiren; “din eğitimi her şeyin çözümüdür. Akıl ve bilimden önce din vardır” ve benzeri ifadeleri içeren yayınları çocuklara dağıtan; “kültürümüzde yok” diyerek bale gösterisini yasaklayan, okulun spor salonunda öğrencilere cuma namazını kıldıran, … okul yöneticileri giderek artmıştır;  
  • Haftalık ders programında din dersleri saatleri artırılırken, dini içerikli yeni seçmeli dersler üretilmiştir;
  • Y. Tekin’in “sivil toplum kuruluşu” dediği tarikat niteliğindeki kuruluşlarla yapılan işbirliği yaygınlaşmıştır;
  • 29 Ekim 2024 günü yaptığı konuşmada Cumhuriyeti savunan öğretmen, bakanlık tarafından görevden alınmıştır;
  • 2024’te, 2017 müfredatı gibi gerici bir müfredat-“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”- uygulamaya konmuştur. 
  • El-Kaide anlayışındaki yeni Suriye yönetimiyle eğitim alanında işbirliği başlatılmıştır;
  • Yönetmelik değişikliği ile “Proje Okulları”na “hami” uygulaması getirilmiştir;
  • 2025’te kabul edilen Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenler kariyer basamaklarına ayrılırken, Milli Eğitim Akademisi oluşturulup AKP’li öğretmen yetiştirilmesinin yolu açılmıştır; 

Bu durumda Y. Tekin’in vizyonunun “laik toplumu din toplumuna dönüştürmek” ve misyonunun da “eğitimi imam hatipleştirmek” olduğunu söylemek yanlış olmamaktadır. Böylesi vizyon ve misyon sahipleri için, 

  • II. Abdülhamit diktatör değildir, 1,5 milyon metrekare kadar toprak kaybetmemiştir, donanmayı Haliç’te çürütmemiştir, Osmanlı borçlarının ödenmesi için yabancıların denetiminde olan Düyun-u Umumiye’yi de kurmamıştır; Ulu Hakandır!
  • Çanakkale Savaşları, gökten inen yeşil cübbeliler sayesinde kazanılmıştır! 
  • Vahdettin, İngilizlerle işbirliği yapmamıştır, Kuvayı Milliye’cileri idama mahkum etmemiştir, bir İngiliz zırhlısıyla kaçmamıştır; yurtsever bir sultandır!
  • Osmanlı, “Avrupa’nın hasta adamı” değil koskoca bir imparatorluktur!
  • Hilafet, padişahlık, Osmanlı-tebaa- olmak, Osmanlıca ve Arapça, halk egemenliğinden, özgür yurttaş olmaktan ve Türkçeden çok daha önemlidir!

Hatta bu tür vizyon ve misyon sahipleri içinde, “Keşke Yunanlar galip gelseydi” diyenler bile vardır!

Bu tür vizyon ve misyon sahibi olan bakan Y. Tekin’in, “Ders kitaplarından ‘Kurtuluş Savaşı ifadesini çıkarıyoruz. Neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” demesinde bir tuhaflık yoktur.

“Laik, demokratik ve sosyal hukuk devletinde” tuhaf olan, bu tür vizyon ve misyon sahiplerinin bakan, TÜBA/ TÜBİTAK/ YÖK üyesi, eğitim kurumlarına yönetici ve üniversitelere rektör yapılmasıdır. Bu tür vizyon ve misyon sahibi olacak öğretmen yetiştirmek üzere Milli Eğitim Akademisi’nin açılmasıdır.  

okcabolr@gmail.com

  • 1

    Bu açıklama 2000’li yılların başlarında Ensar Vakfı’nın internet sayfasının (www.ensar.org/-index.php) en üstünde yer alan bir ifadedir. Ensar Vakfında çocuk istismarı ortaya çıkınca bu ifade web sayfasından çıkarılmıştır. 

To read the full story from the source: soL Haber

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement