HomeTürkçe HaberlerGündemDışişleri Memuru mu Diplomat mı?

Dışişleri Memuru mu Diplomat mı?

Published on

spot_img

Meslek hayatım boyunca bana en çok düşündüren cümlelerden birini dostum Büyükelçi Uğur Ergun kurmuştu. Galata’da yaptığımız uzun sohbetlerden birinde sakin bir şekilde şöyle demişti: “Dışişleri memuru olmak başka şeydir, diplomat olmak başka.” İlk bakışta basit görünen bu cümle aslında bir meslek tanımından çok daha fazlasını içeriyordu. Devlet yönetimine, liderliğe, kurum kültürüne ve hatta bir ülkenin […]

Kaynak: 10Haber

Latest articles

Türkiye, Dünya Kupası'nda ikinci maçına çıkıyor

Türkiye A Millî Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu'ndaki ikinci maçında Paraguay ile karşı karşıya gelecek.

Türk müteahhitlere dev fırsat: 150 milyar $

Mithat Yurdakul - Küresel siyaset ve ekonominin seyrini değiştiren iki büyük kriz bölgesi olan Suriye ve Ukrayna, silahların susmaya başlamasıyla birlikte tarihin en büyük yeniden imar seferberliklerine hazırlanıyor. Yıkılan altyapıların ayağa kaldırılması için yüz milyarlarca dolarlık bütçeler konuşulurken, müteahhitlik devleri gözünü bu iki ülkeye dikti.

Lojistik üstünlüğü, kriz bölgelerindeki operasyonel tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla öne çıkan Türk şirketleri ise Suriye ve Ukrayna pazarlarında 150 milyar dolara varan proje stoğunu yönetmeye aday.

Dünya Bankası tarafından açıklanan verilere göre Ukrayna’nın 10 yıllık yeniden inşa maliyeti 590 milyar dolara yaklaşırken hastaneler, limanlar, okullar, öğrenci yurtları, köprü ve yollar ile kamu binaları, önemli ihtiyaçlar olarak belirlendi.

Batı dünyasının yeniden yapılanma için finansman sağlamaya hazırlandığı Ukrayna pazarında Türk müteahhitler, 30 yıllık geçmişleriyle güvenilir partner olarak öne çıkıyor. Savaş süresince ülkeyi terk etmeyerek kritik lojistik hatları açık tutan Türk firmaları için Ukrayna’da yaklaşık 50 milyar dolarlık proje stoğu hesaplanıyor.

Ukrayna için uluslararası kuruluşlardan sağlanacak finansmanın yanı sıra Türk şirketler için Avrupalı, ABD’li, Güney Koreli ve Japon firmalarla işbirliği imkanı da bulunuyor.

Köprüden konuta

Uzun yıllar süren iç savaşın ardından Suriye’yle diplomatik ve ticari köprülerin yeniden kurulmasıyla da, Türk iş dünyası, bölgenin en fazla büyüme potansiyeline sahip pazarından birine ulaşacak. Suriye’ye en yakın demir, çimento ve yapı malzemeleri fabrikalarının Türkiye’de bulunması, Türk şirketlerini rakiplerinin önüne geçiriyor.

Suriye’de Dünya Bankası, yeniden inşa süreci için için 216 milyar dolarlık maliyete işaret ederken, ilerleyen süreçte bu faturanın 400 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Suriye’de altyapı, konut ve diğer binalarda 108 milyar dolara ulaşan hasar dile getirilirken, toplam zararın yüzde 48’ini altyapı tesisleri oluşturuyor.

Türk şirketlerin, Suriye’de 400 milyar dolarlık yeniden inşa sürecinden yüzde 25’lik pay almasının beklendiği, bunun da uzun vadede100 milyar dolarlık pazara karşılık geldiği ifade ediliyor.

‘Her türlü desteğe hazırız’

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, Ukrayna ve Suriye’nin yeniden ihya sürecinde Türk müteahhitlerinin her türlü desteği vereceğini bildirdi. AA’ya konuşanEren, savaşlar nedeniyle TMB müteahhitlerinin hakim olduğu Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu dışına çıkmaya çabaladıklarına dikkati çekerek, “Hedef Afrika’ya açılmaktıama daha önemli bir şeyi başardık, önce Balkanlar, sonra Doğu Avrupa, şimdi neredeyse Avrupa’nın hemen hepsinde işler yapmaya başladık” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ermesi halinde Ukrayna’nın yeniden ihya sürecinde Türk müteahhitlere önemli görevdüşeceğine işaret eden Eren, “Bu sene bitecek gibi. Savaş bittiğinde Ukraynalıların şimdiye kadarki işbirliğimizden hareketle hemen hemen bütün işleri için bizi çağırmalarını bekliyoruz” dedi. Eren, Suriye’nin ise tamamen tahrip olduğuna dikkati çekerek, “Çok büyük ihtiyaçları var. 2 ay önce Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı İstanbul’a gelmişti. Bizlerin oraya gidip Suriye’nin yeniden inşasında rol almamızı beklediklerini söylediler” dedi.

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ı darp ederek altınları sordular

Neslihan Keskin - İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk operasyonlarının ardından üst yöneticilerin tutuklanmasıyla belediyede kararların alınmasında önemli imza yetkisine sahip olan yöneticilerden biri olan Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, önceki gün 21.30 sıralarında İstanbul Maltepe’deki evinden 50 metre uzakta kaçırıldı.

Güvenlik kameralarına yansıyan olayda Karaal, 3 kişi tarafından zorla gri renkli bir otomobile bindirildi. Kaçırma olayına şahit olan Karaal’ın eşi Ayşe Toprak Karaal, karakola giderek şikayetçi oldu. Suç duyurusunun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Emniyet birimleri teyakkuza geçti.

Temizlik ihalesi iddiası

Alınan bilgilere göre emniyet birimleri, iki müteahhitle Erhan Karaal’ın arasında yaşanan çekişmeden haberdar olan bir arkadaşının verdiği bilgiler doğrultusunda harekete geçti. Karaal’ın yakın arkadaşı ifadesinde, “Erhan, üstündeki yöneticiler davalardan dolayı tutuklanınca yetki sahibi oldu. Yetkili olunca daha önceden yapılan ihalelerle ilgili sorunlar çıktığını söylüyordu. Geçtiğimiz haftalarda Yerebatan Sarnıcı’nın İBB’den Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinden sonra, önceki dönem ihale yoluyla çalıştıkları müteahhitler ile para nedeniyle anlaşmazlıklar yaşandığını öne sürdü. Müteahhitler ‘Biz bu ihaleler için para ödedik, bizim işimiz’ demişler. Hatta Erhan bu kişilerle Kültür A.Ş.‘de bağlantılı olan bir kişiyi de işten çıkarmıştı” dedi.

Baz sinyaliyle yakalandılar

Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, İBB davasında tutuksuz yargılanan Karaal’ın, işten çıkardığı eski çalışan ve Yerebatan Sarnıcı’na ilişkin temizlik ihalesini alamayan ve Karaal’a baskı yapan iki müteahhiti tespit ettiği baz sinyalıyla yakalayıp gözaltına aldı.

Tuzla’da kurtarıldı

Şüpheliler ilk ifadelerinde olayla ilgilerinin olmadığını söylerken polis olay yerine iki otomobille gelen ve Karaal’ı diğer otomobile alan şüphelilerin D-100 Karayolu’na çıkıp Karaal’ı 4 farklı adreste sakladıkları tespit edildi. Kocaeli, Yalova ve İstanbul’da tespit edilen 19 adrese yapılan baskınlarda bulunamayan Karaal’ın, Tuzla’da tututulduğu tespit edildi. Polis Karaal’ı sabah 05.30 sıralarında 20. adresteki bir fabrika inşaat alanında boş prefabrik içinde 32 saat sonra kurtardı ve aynı alanda silahlı şüpheli İsmail A. da kıskıvrak yakalandı. Çalışmalarda il dışından gelenlerin de aralarında bulunduğu sekiz şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 8 şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğü’nde işlemleri sürüyor.

Külçe altınları sordular

Alınan bilgilere göre şüphelilerin kaçırdıkları Karaal’a İBB yolsuzluk soruşturmasında da gündeme gelen ve Ekrem İmamoğlu’na ait olduğu öne sürülen külçe altınların yerini sordukları, “Ne altını” yanıtını aldıklarında darp ettikleri de iddialar arasında yer aldı.

Sahipsiz altınlar İBB iddianamesinde

Söz konusu külçe altınlar İBB yolsuzluk soruşturmasında da gündeme gelmiş Ekrem İmamoğlu’nun gizli kasası olduğu öne sürülen Taç Döviz’de yapılan aramada 9 çelik kasada 52 milyon euro, 47 milyon dolar, 44 kilo altın ve 155 kilo gümüş ele geçirilmiş, sahibi tespit edilememişti.

Hazırlanan iddianamede, Taç Döviz yetkilisi Mehmet Ş.D’nin beyanında, paraların “müşteri emaneti” olduğunu, şirketin “değerli maden saklama hizmeti” verdiğini söylese de toplam 5 milyar lira değerindeki emanetlerin kimlere ait olduğuna ilişkin tutanak, ne altınların mülkiyetini belgeleyen fatura veya dekont sunmadığı bildirildi.

‘Kurtulduğuma inanamıyorum’

Bir sandalye üzerinde bulunan, ellerinde ve ayaklarında bağlanma nedeniyle morluklar oluşan Karaal, polislere “Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler. Kurtulduğuma inanamıyorum” dedi. Darbedilen ve susuz kaldığı için böbrekleri zarar gören Karaal’in tedavisinin ardından ifadesinin alınacağı öğrenildi.

‘Kafama sıkacaklardı’

Karaal’ı kaçırdıktan sonra eşini yurt dışı numarasından arayan bir kişinin “Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz” diyerek tehdit ettiği de belirlendi. Verdiği ifadede eşinin dürüst bir insan olduğunu ve kimseyle bir husumeti bulunmadığını ve kimler tarafından neden kaçırıldığını bilmediğini söyleyen Ayşe Toprak Karaal’ın, olay sonrası kendisini arayan şahıslarla ilgili polise bilgi vermediği ortaya çıktı. Karaal’ın da eşine “Kaçıranlar beni öldürecekken polisler son anda beni kurtardı. Beni bütün gece dolaştırdılar; eski fabrika binalarında, metruk yerlerde tuttular. Benden para istediler. Saatlerce darp edildim. Sonuç alamayacaklarını anlayınca benim kafama sıkacaklardı” dediği öğrenildi.

Arabada saklı 30 milyon dolar

İstanbul Bakırköy’de 11 Şubat’ta bir sitenin otoparkındaki iki araçtan çalınan 30 milyon doların da yihe Taç Döviz’in sahibi Atilla Durmaz’ın oğluna ait olduğu belirlenmişti. Durmaz, “Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu” demişti. Soruşturmaya yakın kaynaklara göre, Karaal’ın kaçırılmasının söz konusu para ve altınlarla bağlantılı olabileceği şüphesi üzerinde duruluyor. Olay bu iddia kapsamında da tüm yönleriyle araştırılıyor.

Türkiye-Paraguay maçının heyecanı Antiphellos Antik Tiyatrosu'nda yaşandı

A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Paraguay ile oynadığı karşılaşma Antalya'nın Kaş ilçesindeki 2 bin yıllık tarihi Antiphellos Antik Tiyatrosu'nda kurulan dev ekrandan takip edildi.

More like this

Türkiye, Dünya Kupası'nda ikinci maçına çıkıyor

Türkiye A Millî Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu'ndaki ikinci maçında Paraguay ile karşı karşıya gelecek.

Türk müteahhitlere dev fırsat: 150 milyar $

Mithat Yurdakul - Küresel siyaset ve ekonominin seyrini değiştiren iki büyük kriz bölgesi olan Suriye ve Ukrayna, silahların susmaya başlamasıyla birlikte tarihin en büyük yeniden imar seferberliklerine hazırlanıyor. Yıkılan altyapıların ayağa kaldırılması için yüz milyarlarca dolarlık bütçeler konuşulurken, müteahhitlik devleri gözünü bu iki ülkeye dikti.

Lojistik üstünlüğü, kriz bölgelerindeki operasyonel tecrübesi ve güçlü üretim altyapısıyla öne çıkan Türk şirketleri ise Suriye ve Ukrayna pazarlarında 150 milyar dolara varan proje stoğunu yönetmeye aday.

Dünya Bankası tarafından açıklanan verilere göre Ukrayna’nın 10 yıllık yeniden inşa maliyeti 590 milyar dolara yaklaşırken hastaneler, limanlar, okullar, öğrenci yurtları, köprü ve yollar ile kamu binaları, önemli ihtiyaçlar olarak belirlendi.

Batı dünyasının yeniden yapılanma için finansman sağlamaya hazırlandığı Ukrayna pazarında Türk müteahhitler, 30 yıllık geçmişleriyle güvenilir partner olarak öne çıkıyor. Savaş süresince ülkeyi terk etmeyerek kritik lojistik hatları açık tutan Türk firmaları için Ukrayna’da yaklaşık 50 milyar dolarlık proje stoğu hesaplanıyor.

Ukrayna için uluslararası kuruluşlardan sağlanacak finansmanın yanı sıra Türk şirketler için Avrupalı, ABD’li, Güney Koreli ve Japon firmalarla işbirliği imkanı da bulunuyor.

Köprüden konuta

Uzun yıllar süren iç savaşın ardından Suriye’yle diplomatik ve ticari köprülerin yeniden kurulmasıyla da, Türk iş dünyası, bölgenin en fazla büyüme potansiyeline sahip pazarından birine ulaşacak. Suriye’ye en yakın demir, çimento ve yapı malzemeleri fabrikalarının Türkiye’de bulunması, Türk şirketlerini rakiplerinin önüne geçiriyor.

Suriye’de Dünya Bankası, yeniden inşa süreci için için 216 milyar dolarlık maliyete işaret ederken, ilerleyen süreçte bu faturanın 400 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Suriye’de altyapı, konut ve diğer binalarda 108 milyar dolara ulaşan hasar dile getirilirken, toplam zararın yüzde 48’ini altyapı tesisleri oluşturuyor.

Türk şirketlerin, Suriye’de 400 milyar dolarlık yeniden inşa sürecinden yüzde 25’lik pay almasının beklendiği, bunun da uzun vadede100 milyar dolarlık pazara karşılık geldiği ifade ediliyor.

‘Her türlü desteğe hazırız’

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, Ukrayna ve Suriye’nin yeniden ihya sürecinde Türk müteahhitlerinin her türlü desteği vereceğini bildirdi. AA’ya konuşanEren, savaşlar nedeniyle TMB müteahhitlerinin hakim olduğu Rusya, Ukrayna ve Orta Doğu dışına çıkmaya çabaladıklarına dikkati çekerek, “Hedef Afrika’ya açılmaktıama daha önemli bir şeyi başardık, önce Balkanlar, sonra Doğu Avrupa, şimdi neredeyse Avrupa’nın hemen hepsinde işler yapmaya başladık” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona ermesi halinde Ukrayna’nın yeniden ihya sürecinde Türk müteahhitlere önemli görevdüşeceğine işaret eden Eren, “Bu sene bitecek gibi. Savaş bittiğinde Ukraynalıların şimdiye kadarki işbirliğimizden hareketle hemen hemen bütün işleri için bizi çağırmalarını bekliyoruz” dedi. Eren, Suriye’nin ise tamamen tahrip olduğuna dikkati çekerek, “Çok büyük ihtiyaçları var. 2 ay önce Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı İstanbul’a gelmişti. Bizlerin oraya gidip Suriye’nin yeniden inşasında rol almamızı beklediklerini söylediler” dedi.

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ı darp ederek altınları sordular

Neslihan Keskin - İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk operasyonlarının ardından üst yöneticilerin tutuklanmasıyla belediyede kararların alınmasında önemli imza yetkisine sahip olan yöneticilerden biri olan Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, önceki gün 21.30 sıralarında İstanbul Maltepe’deki evinden 50 metre uzakta kaçırıldı.

Güvenlik kameralarına yansıyan olayda Karaal, 3 kişi tarafından zorla gri renkli bir otomobile bindirildi. Kaçırma olayına şahit olan Karaal’ın eşi Ayşe Toprak Karaal, karakola giderek şikayetçi oldu. Suç duyurusunun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Emniyet birimleri teyakkuza geçti.

Temizlik ihalesi iddiası

Alınan bilgilere göre emniyet birimleri, iki müteahhitle Erhan Karaal’ın arasında yaşanan çekişmeden haberdar olan bir arkadaşının verdiği bilgiler doğrultusunda harekete geçti. Karaal’ın yakın arkadaşı ifadesinde, “Erhan, üstündeki yöneticiler davalardan dolayı tutuklanınca yetki sahibi oldu. Yetkili olunca daha önceden yapılan ihalelerle ilgili sorunlar çıktığını söylüyordu. Geçtiğimiz haftalarda Yerebatan Sarnıcı’nın İBB’den Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesinden sonra, önceki dönem ihale yoluyla çalıştıkları müteahhitler ile para nedeniyle anlaşmazlıklar yaşandığını öne sürdü. Müteahhitler ‘Biz bu ihaleler için para ödedik, bizim işimiz’ demişler. Hatta Erhan bu kişilerle Kültür A.Ş.‘de bağlantılı olan bir kişiyi de işten çıkarmıştı” dedi.

Baz sinyaliyle yakalandılar

Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, İBB davasında tutuksuz yargılanan Karaal’ın, işten çıkardığı eski çalışan ve Yerebatan Sarnıcı’na ilişkin temizlik ihalesini alamayan ve Karaal’a baskı yapan iki müteahhiti tespit ettiği baz sinyalıyla yakalayıp gözaltına aldı.

Tuzla’da kurtarıldı

Şüpheliler ilk ifadelerinde olayla ilgilerinin olmadığını söylerken polis olay yerine iki otomobille gelen ve Karaal’ı diğer otomobile alan şüphelilerin D-100 Karayolu’na çıkıp Karaal’ı 4 farklı adreste sakladıkları tespit edildi. Kocaeli, Yalova ve İstanbul’da tespit edilen 19 adrese yapılan baskınlarda bulunamayan Karaal’ın, Tuzla’da tututulduğu tespit edildi. Polis Karaal’ı sabah 05.30 sıralarında 20. adresteki bir fabrika inşaat alanında boş prefabrik içinde 32 saat sonra kurtardı ve aynı alanda silahlı şüpheli İsmail A. da kıskıvrak yakalandı. Çalışmalarda il dışından gelenlerin de aralarında bulunduğu sekiz şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 8 şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğü’nde işlemleri sürüyor.

Külçe altınları sordular

Alınan bilgilere göre şüphelilerin kaçırdıkları Karaal’a İBB yolsuzluk soruşturmasında da gündeme gelen ve Ekrem İmamoğlu’na ait olduğu öne sürülen külçe altınların yerini sordukları, “Ne altını” yanıtını aldıklarında darp ettikleri de iddialar arasında yer aldı.

Sahipsiz altınlar İBB iddianamesinde

Söz konusu külçe altınlar İBB yolsuzluk soruşturmasında da gündeme gelmiş Ekrem İmamoğlu’nun gizli kasası olduğu öne sürülen Taç Döviz’de yapılan aramada 9 çelik kasada 52 milyon euro, 47 milyon dolar, 44 kilo altın ve 155 kilo gümüş ele geçirilmiş, sahibi tespit edilememişti.

Hazırlanan iddianamede, Taç Döviz yetkilisi Mehmet Ş.D’nin beyanında, paraların “müşteri emaneti” olduğunu, şirketin “değerli maden saklama hizmeti” verdiğini söylese de toplam 5 milyar lira değerindeki emanetlerin kimlere ait olduğuna ilişkin tutanak, ne altınların mülkiyetini belgeleyen fatura veya dekont sunmadığı bildirildi.

‘Kurtulduğuma inanamıyorum’

Bir sandalye üzerinde bulunan, ellerinde ve ayaklarında bağlanma nedeniyle morluklar oluşan Karaal, polislere “Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler. Kurtulduğuma inanamıyorum” dedi. Darbedilen ve susuz kaldığı için böbrekleri zarar gören Karaal’in tedavisinin ardından ifadesinin alınacağı öğrenildi.

‘Kafama sıkacaklardı’

Karaal’ı kaçırdıktan sonra eşini yurt dışı numarasından arayan bir kişinin “Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz” diyerek tehdit ettiği de belirlendi. Verdiği ifadede eşinin dürüst bir insan olduğunu ve kimseyle bir husumeti bulunmadığını ve kimler tarafından neden kaçırıldığını bilmediğini söyleyen Ayşe Toprak Karaal’ın, olay sonrası kendisini arayan şahıslarla ilgili polise bilgi vermediği ortaya çıktı. Karaal’ın da eşine “Kaçıranlar beni öldürecekken polisler son anda beni kurtardı. Beni bütün gece dolaştırdılar; eski fabrika binalarında, metruk yerlerde tuttular. Benden para istediler. Saatlerce darp edildim. Sonuç alamayacaklarını anlayınca benim kafama sıkacaklardı” dediği öğrenildi.

Arabada saklı 30 milyon dolar

İstanbul Bakırköy’de 11 Şubat’ta bir sitenin otoparkındaki iki araçtan çalınan 30 milyon doların da yihe Taç Döviz’in sahibi Atilla Durmaz’ın oğluna ait olduğu belirlenmişti. Durmaz, “Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu” demişti. Soruşturmaya yakın kaynaklara göre, Karaal’ın kaçırılmasının söz konusu para ve altınlarla bağlantılı olabileceği şüphesi üzerinde duruluyor. Olay bu iddia kapsamında da tüm yönleriyle araştırılıyor.