DEVA Partili Elif Esen’den ileri tarih çağrısı: Oldu bitti en çok ailelere haksızlık olacak!
AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, çocuk suçlarına ilişkin mevcut uygulamalarda önemli değişiklikler öngörüyor. Temmuz 2026’da Meclis gündemine gelen teklif; ağır suç işleyen çocuklara yönelik ceza ve infaz sisteminin yeniden düzenlenmesini, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesine yönelik tedbirlerin güçlendirilmesini ve ebeveyn sorumluluklarına ilişkin yeni hükümleri içeriyor.
Teklifin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri ise 15-18 yaş grubundaki çocukların işlediği ağır suçlara ilişkin hükümler oldu. Düzenlemeye göre, kasten öldürme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, kanunda belirtilen şartların oluşması halinde bu yaş grubundaki çocuklar hakkında müebbet hapis cezası verilebilmesinin önü açılıyor. Bunun yanı sıra, ağır suçlarda ceza indirimleri ve infaz uygulamalarına ilişkin mevcut sistemde de değişiklik yapılması öngörülüyor.
ÇOCUK SUÇLARI DÜZENLEMESİNE ELİF ESEN’DEN DEĞERLENDİRME
Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Genel Kurul gündeminde tartışılacak olan çocuk suçlarındaki düzenlemeye ilişkin Türkinform Haber Sitesi’nden Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.
“İTİRAZ ETTİĞİMİZ MADDELER VAR! ÇIKARTILMALI, REVİZE EDİLMELİ”
“Bizim ortaya koyduğumuz görüşler ve yaptığımız kapsamlı dinlemeler sonucunda çıkmasını beklediğimiz kanun teklifi bu olmamalıydı” diyen Elif Esen, çocuğun üstün yararını esas alan, koruyucu, önleyici ve onarıcı bir kanun paketi beklediklerini ifade ederek, fakat daha çok cezalandırmaya yönelik ve oldukça sınırlı bir düzenleme geldiğini kaydetti. Teklifte çok sayıda itiraf ettikleri maddelerin yer aldığını aktaran Esen, bazı maddelerin tamamen çıkarılmasını bazılarının ise revize edilmesini önerdiklerini söyledi. Esen, ayrıca farklı maddelerde de Anayasa’ya aykırılık oluşturabilecek hükümlerin de bulunduğunun altını çizdi.
“BİR ÇOCUĞUN BİR YETİŞKİNLE AYNI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMESİ DE DOĞRU DEĞİLDİR”
Çocuğun üstün yararını esas alan bir bakış açısıyla ve Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme perspektifinden değerlendirildiğinde bu teklifin çocuklar açısından daha ağır infaz süreçleri ve daha ağır cezaevi koşulları ön gördüğünü ve buna karşı çıktıklarını ifade eden DEVA Partili Esen, “Elbette bir çocuk suç işlediyse, özellikle de çok ağır bir suç söz konusuysa bunun cezasız kalmasını savunmuyoruz. Ancak bir çocuğun bir yetişkinle aynı şekilde değerlendirilmesi de doğru değildir” dedi.
“ÇOCUĞA YETERLİ REHABİLİTASYON OLANAĞI SUNULMALI”
“Uygulanacak ceza sistemi çocuğun damgalanmasına yol açmamalı ve gelecekte rehabilite olmadan topluma geri dönmesine neden olmamalıdır” diyen Esen, “Çünkü biz daha fazla gözü yaşlı aile olmasının, içeri giren çocukların daha profesyonel suçlular olarak dışarı çıkmasının da önüne geçmek zorundayız. Çocuk cezalandırılsın diye içeri gönderilirken yeterli rehabilitasyon olanağı sunmazsanız, o çocuklar daha da kriminal olarak topluma döner. Oysa amacımız çocuğun suçuyla yüzleşmesi, beyni yetişkin beynine evrilirken bu suçtan ders alması, hayatını değiştirecek ve topluma borcunu gönülden ödeyecek vicdanlı bir insana dönüşmesinde ona yol gösterilmesidir” değerlendirmesinde bulundu.
“DEVLETİN DÖNÜP KENDİ SORUMLULUKLARINI SORGULAMASI GEREKİR”
Öncelikle koruyucu ve önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Elif Esen, çocuğun suça sürüklenmeden önce korunması ve adalet sistemine hiç girmemesi gerektiğini belirterek, eğer adalet sistemine dahil olmuşsa da çözüm yalnızca cezaları artırmak olmadığını söyledi. Esen,“Devletin de dönüp kendi sorumluluklarını sorgulaması gerekir. Bu çocuğu suça iten nedenler nelerdir? Devlet üzerine düşen görevleri zamanında yerine getirebilmiş midir? Bunların da değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.
Esen, şöyle devam etti:
“ÇOCUK HAKLARI PERSPEKTİFİYLE İLGİLİ TÜM BAKANLIKLARIN SORUMLULUK ALACAĞI BİR SİSTEM KURULMALI”
“Komisyon çalışmalarında en çok üzerinde durduğumuz konu, meseleye daha bütüncül ve kurumlar arası eş güdümle yaklaşılması gerektiğiydi. Çocuk hakları perspektifiyle ilgili tüm bakanlıkların sorumluluk alacağı bir sistem kurulmalı. Çocuğun suça sürüklenmesini önleyecek mekanizmalar oluşturulmalı. Bu sadece Adalet Bakanlığı’nın ya da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sorumluluğunda olan bir konu değil. Burada yedi bakanlığın ortak sorumluluğu var. Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili diğer kurumların birlikte hareket etmesi gerekiyor.
“ÇOCUĞUN, MESLEK EDİNEBİLMESİ VE GELECEĞE NİTELİKLİ BİR BİREY OLARAK HAZIRLANABİLMESİ SAĞLANMALI”
Çocuğun eğitim sisteminin içinde kalabilmesi, meslek edinebilmesi ve geleceğe nitelikli bir birey olarak hazırlanabilmesi sağlanmalı. Özellikle yoksul ve dezavantajlı ailelerin çocukları açısından bu çok önemli. Devletin eş güdümlü bir koruma sistemi kurarak konuya bu anlayışla yaklaşması gerekiyor. Bu nedenle mevcut Çocuk Koruma Kanunu teklifi bana göre eksik, aksak ve çocuk hakları perspektifini yeterince yansıtmayan bir düzenleme niteliği taşıyor.
“KANUN TEKLİFİ YENİDEN KAPSAMLI BİR ŞEKİLDE ÇALIŞILMALI VE İLERİ BİR TARİHTE TBMM’YE SUNULMALIDIR”
Bu konuya fail ve mağdur ile aileleri tarafından geniş bir perspektifle bakılmalı ve adalet sağlanmalı. Çocuklarını, sevdiklerini bu korkunç olaylarda kaybeden ailelerin duygularını da çok önemsiyoruz. Vicdanlar rahatlamalı, endişeler giderilmeli. SSÇ komisyonuna gelen birçok uzmanın, hukukçunun dikkat çektiği konu, cezaların artması ve rehabilitasyonun eksik kalmasının daha çok ve tekrar eden suça neden olacağı uyarısıydı. Bu nedenle Çocuk Koruma Kanun teklifinin yetersiz, kontrolsüz ve erken olduğunu düşünüyoruz. Adına yaraşır bir kanun teklifi yeniden kapsamlı bir şekilde çalışılmalı ve ileri bir tarihte TBMM’ye sunulmalıdır.
“OLDU BİTTİYE GETİRİLMESİ EN ÇOK DA BU AİLELERE HAKSIZLIK OLACAK”
Bizim amacımız suça asla zemin hazırlamayan onarıcı bir koruma-önleme sistemi. Bu anlayışla komisyonda Ulusal Çocuk Ajansı ve Ulusal Çocuk İzlem Sistemi önerdik erken müdahale için. Bunları ele almak yerine rapor resmen yayımlanmadan kanun teklifinin hazırlanması ve oldu bittiye getirilmesi en çok da bu ailelere haksızlık olacak”
To read the full story from the source: TürkInform






