‘Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü’nden bugüne: Mücadele 39 yıldır sürüyor
BirGün Kadın Kolektifi
Bugün, Türkiye’de feminist mücadelenin dönüm noktalarından biri kabul edilen Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü’nün 39’uncu yıldönümü. Kadınlar, 17 Mayıs 1987’de İstanbul Kadıköy İskelesi’nden Yoğurtçu Parkı’na yürüyerek “özel olan politiktir” sözünü sokakta görünür kıldı. Aradan geçen 39 yılda kadınların mücadelesi birçok kazanım yarattı ancak erkek şiddeti, cezasızlık politikaları ve haklara dönük saldırılar artarak sürüyor.
FEMİNİST HAREKETİN DÖNÜM NOKTASI
12 Eylül darbesinin ardından demokratik kitle örgütleri ve toplumsal muhalefet ağır baskı altındayken 1980’lerin ortalarında kadınlar yeniden yan yana gelmeye başladı. Feminist ve Kaktüs dergileri etrafında yürüyen tartışmalar, kadınların ev içinde maruz bırakıldığı şiddetin politik bir sorun olarak görülmesini sağladı.
1987’de Çankırı’da bir hâkimin, şiddet gören ve boşanmak isteyen bir kadının davasını “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” sözüne dayanarak reddetmesi kadınların tepkisini büyüttü. Önce Eskişehir’de kadın avukatlar kararı protesto etti, ardından İstanbul’da feministler hakime karşı manevi tazminat davası açmak istedi. Dilekçenin reddedilmesi üzerine kadınlar “dayağa karşı” sokağa çıkma kararı aldı.
17 Mayıs 1987’de Kadıköy İskelesi’nden başlayan yürüyüş Yoğurtçu Parkı’nda mitinge dönüştü. Bu eylem, 12 Eylül sonrasında yapılan ilk izinli kitlesel sokak eylemlerinden biri oldu. Aynı zamanda yalnızca kadınların örgütlediği ve kadınların katıldığı ilk büyük feminist sokak eylemi olarak tarihe geçti.
“ÖZEL OLAN POLİTİKTİR”
Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü, kadınların ev içinde maruz bırakıldığı şiddeti “aile meselesi” olmaktan çıkarıp kamusal ve politik bir sorun olarak gündeme taşıdı. “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışına karşı çıkan kadınlar, erkek şiddetinin görünmezleştirilmesine itiraz etti.
Bu yürüyüşün ardından feminist hareketin sokak deneyimi büyüdü. 1989’da Mor İğne Kampanyası ile tacize karşı ses çıkarıldı. Kadının çalışmasını koca iznine bağlayan Medeni Kanun’un 159. maddesine karşı yürütülen kampanya sonucunda madde 1990’da iptal edildi. Kadınların yıllar içinde İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Kanun, nafaka hakkı ve Medeni Kanun etrafında yürüttüğü mücadele de bu tarihsel birikimin devamı oldu.
Bugün kadınlar, 39 yıl önce açılan yoldan yürümeyi sürdürüyor: Erkek şiddetine, cezasızlığa, yoksulluğa, aile merkezli politikalara ve kazanılmış haklara dönük saldırılara karşı dayanışmayı büyütüyor.
To read the full story from the source: BirGün






