
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davaya devam ediliyor. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla açılan dava bugün görüliyor.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya dair detayları CNN Türk MuhabiriPaşa Alyurt aktardı;
“Davanın 5. duruşması saat 09.00 itibarıyla Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Şunu ifade edelim, bugünkü davada iki sanığın dinlenmesi bekleniyordu. Bunlardan biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beltur Başkanı Özgen Nama, diğeri ise Baki Aydöner’di. Özgen Nama’nın mazeret bildirerek davaya katılmadığını ifade edelim.
Özgen Nama’nın avukatı Onur Cingil aracılığıyla mahkemeye ulaştırılan yazıda şu ifadeler yer aldı: “Müvekkilimi hazır edecektik ancak müvekkilim dün aniden ciddi bir sağlık sorunu yaşadı. Önceden biletini almıştık. Hastaneye giriş belgesini de sunuyorum. Bir sonraki celse hazır edeceğiz.”
Diğer sanık Baki Aydöner ise şu anda dinlenmeye devam ediyor. Burada sanık savunmasını gerçekleştiriyor. Zira Bitlis delegesi olan Tanık Veysi Uyanık’ın bazı iddiaları vardı. Bu iddialarda, 1 milyon 500 bin liralık alışveriş kartının kendisinden alındığı ifade etmişti. Burada kendisini Özgür Karabat’ın şoförü aracılığıyla bu kartın verilmiş olduğunu Baki Aydöner’in de diğer illerdeki kişilere dağıtılması amacıyla alışveriş kartlarını aldığı iddia edilmişti.
İşte bu iddialar üzerine mahkeme tarafından yeniden dinlenmesi kararı verildi. Daha önce de dinlenen isimlerden biri Baki Aydöner’di.
Bugünkü süreç itibarıyla baktığımız zaman, şikâyetçilerin avukatı Onur Üregen’in sanıkların cezalandırılmasını talep ettiğini görüyoruz. Hatırlanacağı üzere şikâyetçi konumunda bulunan isimlerden biri Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’tı.
Diğer sanık avukatlarına ise mahkeme tarafından “Söz almak istiyor musunuz?” sorusu yöneltildi. Avukatlar da “Şu aşamada beyanda bulunmaya gerek yok” ifadelerini kullandı.
Bugün itibarıyla 12 sanık, Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla ve “oylamaya hile karıştırma” iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Süreçle ilgili bugün bir mütalaa açıklanıp açıklanmayacağı ise en çok merak edilen başlıklardan biri.”
NELER OLMUŞTU?
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı dava en son 1 Nisan 2026 tarihinde görülmüştü.
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya ve Serhat Can Eş ile taraf avukatları salonda hazır bulunmuştu. Sanık Mehmet Kılınçarslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılmıştı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıklara söz vermişti.
Sanık savunmalarının ardından tanık beyanlarına geçilmişti.
Tanık Veysi Uyanık, 37. dönemde CHP Bitlis İl Başkanı, 38. dönemde ise kurultay delegesi olduğunu, Metin Güzelkaya’nın kendisini İstanbul’a davet ederek Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmesini istemesi üzerine bir otelde toplantı yaptıklarını anlatmıştı. Toplantıda İmamoğlu’nun CHP içerisinde değişim gerektiğini vurguladığını söyleyen Uyanık, şöyle devam etmişti.
“İmamoğlu, Özgür Özel’in genel başkan olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini ve bu noktada Özgür Karabat’ın görevlendirildiğini söyledi. Ben Ankara’ya geldim ve Özel’in seçim ofisine gittim. Orada herkese para dağıtılıyordu. Meclise gittim Karabat ile görüştüm, ‘Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?’ dedim. Karabat da ‘100 bin verelim’ dedi. Ben ‘100 bin ayıp değil mi?’ dedim. ‘Bir sıfırdan iyidir’ diyerek kabul ettim. Sonra da şoförüyle gideceğim yere bıraktırdı beni.”
Arabanın bagajında bir kutuda gıda kartları gördüğünü ve içinden biraz aldığını söyleyen Uyanık, kartların toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Uyanık, otele döndüğünde arkadaşlarına gıda kartları ve Karabat’tan aldığı 100 bin lirayı 20’şer bin lira dağıttığını anlatmıştı.
Uyanık, “İmamoğlu’nun cezaevinden yaptığı ‘Bana bakan Atatürk’ü görür’ açıklamasından sonrasında yerimde duramadım, basın metni yazdım. Dayanamayıp savcılığa giderek bildiklerimi anlattım. Bir başka zaman da Kızılay’da il başkanları ile otururken Veli Ağbaba geldi ve bize ‘Desteklerinizi bekliyoruz’ dedi. O gün para verilmiş pek çok kişiye. İşe alım sözleri havada uçuşuyordu. Ben bıraktım her şeyi. Bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak.” beyanında bulunmuştu.
Tanık Mehmet Sevigen de görgüye dayalı bilgisi olmadığını, televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili “şaibeli” diye bahsedildiğini ve CHP yönetiminin de sustuğunu dile getirmişti. Sevigen, “Ben de ‘çıkın cevap verin’ diye söylüyordum. Ancak CHP’den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP’liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. Ben CHP’nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum.” demişti.
Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını, şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtmişti. Sanık avukatı Çağlar Çağlayan da tanık beyanlarının cezalandırmaya esas olmadığını öne sürmüştü.
Tanıkların, CHP ile husumetinden dolayı “tanıklık” yaptıklarını savunan Çağlayan, “İki tanık açısından özel bir durum vardır. Yalnızca iki tanık soruşturma aşamasında verdiği ifadeler ile aynı beyanlarda bulunmuştur. Ancak onlar da bu dosyada tanık değil sanık olarak yer alması gereken kişilerdir. Bu kişiler hakkında Veysi Uyanık ve Yusuf Göğerkaya ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz.” diye konuşmuştu.
Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Özgen Nama’nın ifadesinin sonraki celse alınmasına hükmederek, duruşmayı 6 Mayıs’a ertelemişti.
Kaynak: Milliyet
