CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve CHP Milletvekili Veli Ağbaba’nın aileleriyle birlikte gerçekleştirdiği tekne tatilinde çekilen görüntüler, iktidara yakın medya gruplarınca yayınlandı.
Görüntülerin, bir soruşturma kapsamında el konulan telefondan alındığı öne sürüldü.
Görüntülerin iktidara yakın medya gruplarınca yayınlanması, siyasetteki etik tartışmalarını da alevlendirdi. CHP’liler, “Kumpas” olarak nitelendirdiği görüntülerin kişisel telefondan alınarak yayınlanmasına tepki gösterdi.
KOMİSYONDA BEKLEYEN TEKLİF
Tartışmalar devam ederken CHP’nin, “Soruşturma sürecinde el konulan materyallerin şeffaf şekilde kayıt altına alınması, kişisel verileri sızdıranların tespit edilmesi ve sorumluların cezalandırılması amacıyla” TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verdiği belirlendi. 24 Mart 2026 tarihli Kanun teklifinin halen komisyonda beklediği bildirildi.
CHP’li Adnan Beker’in kanun teklifinde şu ifadeler kullanıldı:
“Soruşturma sürecinde el konulan fiziki ve dijital materyaller üzerinde, el koyma anından iade sürecine kadar yapılan tüm işlemlerin kim tarafından, ne zaman, nerede ve hangi araçlarla gerçekleştirildiğinin ayrıntılı şekilde kayıt altına alınmalı. Soruşturma konusu ile ilgisi bulunmayan kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi halinde sorumluluğu bulunan kolluk görevlilerine cezai yaptırım uygulanmalı.”
DEVLETİN GÖREVİ
Kanun teklifine yönelik değerlendirmelerde bulunan CHP Milletvekili Adnan Beker, özetle şunları söyledi:
“Genel başkanımızın ve milletvekillerimizin aileleriyle birlikte gerçekleştirdikleri özel bir tatilin görüntülerinin bu şekilde servis edilmesi, açık bir itibarsızlaştırma çabasıdır. İnsanların telefonları, bilgisayarları, fotoğrafları, özel yazışmaları… Bunların tamamı devlete emanettir. Bunlar siyasi hesaplaşmaların ve itibarsızlaştırma girişimlerinin aracı haline getirilemez.
Türkiye’de yargılama süreçlerindeki usulsüzlüğü ve hukuksuzluğu fark etmek için hukukçu olmaya gerek yok. Eğer muhalefette siyaset yapıyorsanız bu tür uygulamalarla bir şekilde karşı karşıya kalıyorsunuz. En son yaşanan olay da bunun açık bir göstergesi. Yaklaşık bir buçuk ay önce, içinde bulunduğumuz hukuki darboğazın bir sonucu olarak bu tür ihlallerin yaşanabileceğini öngörmüş ve kanun teklifimizi TBMM’ye sunmuştuk. Keşke haklı çıkmasaydık.
Özel hayatın gizliliğinin korunması, devletin temel yükümlülüklerinden biridir. Bu hakkın korunması için gerekli tüm önlemleri almak devletin görevidir.”
Kaynak: BirGün




