Batuhan KAYA/Gamze ESKİKÖY – Dijital Gaste – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı’nın, saat 18.30’da “Mutlak Butlan”a karşı CHP İzmir İl Başkanlığı’nda bir araya gelmek için yaptığı çağrı sonrası; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP’li ilçe başkanları, CHP’li ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, partililer ve yurttaşlar CHP İzmir İl Başkanlığı’na akın etti.
Ayrıca CHP’nin çağrısına yanıt veren İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de alanda yerini aldı.
Alandaki partililere seslenen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Demokrasiye ve adalete inananlar, millet iradesini savunanlar olarak hoş geldiniz. Bizim mücadelemiz kendi ikbalimiz için değil, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak içindir. Adalet, demokrasi içindir. Bu ülkenin onurunu korumak içindir çünkü ‘artık yeter’ diyenlerin sesiyiz. Artık millet yoksulluktan, adaletsizlikten, kibirden ve sizden bıktı” diye konuştu.

İFLAS ETMİŞ ESNAF GİBİ NE VARSA SATIYORLAR
AK Parti iktidarının ülkeyi sattığını ifade eden Güç, “24 yıllık iktidarın ülkeyi getirdiği yer ortadadır. Onlar üretim değil tüketim, adalet değil korku getirmiştir. Bakın fabrikalar, kurumlar, limanlar, Cumhuriyet’in birikimleri satıldı. Bugün önümüze koydukları butlanla ülke bölünüyor. Bu iktidar, iflas etmiş esnaf gibi elinde ne varsa satmaya çalışıyor. Milli parkları, madenleri, ormanları satıyor. Bu vatan sahipsiz değildir. Bu millet 3 kuruş için toprağını satanlardan değildir. Bugün emekli, asgari ücretli geçinemiyor, gençler umutlarını kaybediyor. Bütün bunlara rağmen saraylarda şatafat devam ediyor. Bu mudur adalet? Hayır. Bu millet bunu hak etmiyor” dedi.

EN BÜYÜK ÇÖKÜŞ ADALETTE
Güç, ülkedeki en büyük çöküşün adalet sisteminde olduğunu ifade ederek, “Eğitim sistemi çökmüş, gençlerimizin geleceği yok edilmektedir. Sağlık sistemi çökmüş, doktorlarımız birer birer gitmektedir. Tarım çökmüştür, çiftçi üretim yapamıyor. Çünkü bu iktidar üreticiyi değil rantçıyı seviyor, üreticiyi değil yandaşı koruyor. En büyük çöküş de adalettedir. Adalet bugün ağır bir yara almış, mahkemeler millet değil, saray adına karar verir hale gelmiştir. Bir kişinin keyfine göre kararlar veriliyor. Bir kişinin keyfine göre milyonların geleceği karartılmaz. Rakibini sandıkta yenemeyenler mahkemelerde yenmeye çalışıyor. Ama CHP teslim olmaz, boyun eğmez” şeklinde konuştu.
BU ÜLKEYİ TESLİM ETMEYECEĞİZ
Ülkeyi AK Parti’ye teslim etmeyeceklerini belirten Güç, “Türkiye bir kişinin devleti değil, 86 milyonun devletidir. Ve biz bu partiyi korku düzenine teslim etmeyiz. Bunların asıl hedefi milleti çaresiz bırakmak, susturmaktır ama başaramayacaklar çünkü biz teslim olmayan, esareti kabul etmeyen bir milletiz. Atamız bize mücadele etmeyi öğretti ve biz partimizi, bu ülkeyi teslim etmeyeceğiz. Kadınlarımız, gençlerimiz, işçilerimiz için mücadele edeceğiz. Bizim bu cennet vatandan başka gidecek yerimiz yok” dedi.

BUGÜN BURADA MİLYONLARIN SESİ VAR
Güç açıklamasını, “Bugün burada adalet isteyen herkes, bugün burada geleceğini kaybetmek istemeyen milyonların sesi var. Burada, ‘milletin yakasından düşün’ diyenlerin sesi var. Bu millet artık sizden bıkmıştır. Bu kara düzen değişecek, Türkiye yeniden hukukla, adaletle buluşacak. Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde milletin iktidarını kuracağız. Biz korkmayacağız çünkü biz haklıyız, bir milletiz, biz Türkiye’yiz. Umudumuzu asla yitirmeyeceğiz ve biz kazanacağız” ifadeleriyle noktaladı.
ÜLKEMİZ BUNLARIN ZULMÜNE MARUZ KALIYOR
İzBB Başkanı Cemil Tugay ise konuşmasında, yurttaşların AK Parti’nin zulmüne maruz kaldığını belirterek, “Bu kuşak, ömründe bizlere gün yüzü göstermeyenlerin baskısı altında kaldı. Bu ülke uzun zamandır birilerinin milleti kandırması, onların özgürlüklerini kısıtlaması ve dayanışmalarını bozmak için çalışan farklı insanların eziyetine maruz kaldı. Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeylerin tekrarını görüyorum. Bunu fark etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bugün yaşananlar da aslında aynı noktaya çıkıyor. Bu ülkede doğan herkesin, nereli olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun, bu ülkede hakkı var. Bu ülkenin bir zenginliği ve üretimi var. Birileri onu kendisinin zenginleşmesi için kullanırken küçük azınlıkları mutlu edeyim ve çıkar grupları oluşturayım, biz küçük azınlık bu ülkenin koca toplumuna öyle muamele edelim ki adeta onlara göz açtırmayalım diyorlar. Ülkemiz bunların zulmüne maruz kalıyor” diye konuştu.

BU KÖTÜ DÜZENİ NASIL BİTİRECEĞİMİZİ DÜŞÜNMEMİZ LAZIM!
Tüm yurttaşlar olarak bu düzenin nasıl biteceğini düşünmemiz gerektiğini söyleyen Tugay, “Bugün CHP’ye yapılan bu hukuksuz eylem, geriye dönük olarak baktığınızda başka siyasi partilere, demokrat birçok insana yapıldı. Asılanlar oldu, gizli köşelerde çok ağır işkencelere maruz kalanlar oldu. Ama bence en büyük eziyeti bu ülkenin emek harcayan, iyi niyetli, bu ülkedeki herkesin iyiliğini isteyen insanlarına yaptılar. Bazen işkence, ete işkence ederek yapılmaz. Bazen işkence her soluk alışta olur. Çevremizde binbir haksızlık olurken, insanların çocukları hayattan koparken, insanı vicdanen altından kalkamayacağı hale getirirken de işkence ediyorlar. Bugün de bu işkencenin farklı bir boyutunu yaşıyoruz. Bence şunu konuşmamız lazım; bu kötü düzeni bu millet ne yapacak da bitirecek? Bir tarafta kötülük, diğer tarafta eziyet çekenler var. Ne yapacağız? Yürekten sloganlar attık. Ama bence bize ne lazım biliyor musunuz? Aramıza nifak sokuyorlar, paramparça ediyorlar ya, onu nasıl düzelteceğimizi düşünmemiz lazım” dedi.
BAKTILAR BU İŞ ONLAR İÇİN İYİ GİTMİYOR, KORKTULAR
“CHP’ye kayyım atamaya çalışanlara baktığımda şunu görüyorum: Baktılar CHP, toplumun tüm muhalifleriyle anlaşabilecek bir yapıya döndü. Ben ve benim gibi bu partinin çocukları, meydanlarda bu partinin tüm çocukları bizim için değerlidir der oldu. Kimsenin eziyet çekmesini, haksızlığa maruz kalmasını istemiyoruz. Bir ülkede demokrasi, aydınlık varsa, bir ülkenin aydınları o ülkenin iyiliğini istiyorsa oturur ve anlaşırlar der olduk. Baktılar ki bu iş iyiye gitmiyor, sosyal medyadaki trolleriyle olmayacak, yandaş medyayla olmayacak, baktılar ki millet uyanıyor, baktılar ki gençler yeni bir siyaset istiyor, eften püften sebeplerle birbirine düşen insanlar olmak istemiyor, bunlar korktu. Hepimiz aslında aynı tarafta olduğumuzu fark etmeliyiz. Toplum bu kadar yalandan, dolandan, hırsızlıktan bıktı ve bu düzenin bitmesini istiyor. Bizlerin maruz kaldığı bu düzenin çocuklarına miras kalmasını istemiyor.”

ONLARI YOLDAŞ SANMIŞTIK
“CHP’nin kurultayında şöyle usulsüzlük oldu diye 3 senedir bir terane gidiyor. Kurultay oldu ve üzerinden 14-15 ay geçti ve o güne kadar o kurultayın sonucunu herkes onayladı. O günlerde kimse gıkını çıkarmadı. Sonra birileri çıktı, şöyle böyle usulsüzlük var demeye başladı. Bir şaibe, bir hikaye yarattınız ve olmayan bir şeyi sürekli işleyerek insanlara gerçek gibi anlatmaya çalıştınız. Bu milletin aklıyla alay edilmez dedik. İnanın bu kadarını yapacaklarını düşünmedik. Butlan çıkmaz, mümkün değil diyordum. Yeryüzü tarihinde böyle bir olayı bulamazdınız. En faşist rejimlerde bile bulamazsınız. Demokrasi varmış gibi, adalet varmış gibi bu millete dönüp diyorlar ki ben yalan söylüyorum, o nedenle ben seni nasıl inandırırım? Hemen kararı alıyorlar. Siyaseti kendi çıkarı için yapan, koltuğunun derdine düşen ve dilinde demokrat ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar bunlarla iş tuttu. Biz o insanların sözüne inanmıştık. Onların uyuduğu saatlerde, onların uyanmadığı saatlerde halka gitmiş ve oy istemiştik. Onları yoldaş sanmıştık. Koca birer yalan, koca birer utançmışsınız. Milyonlarca insan, bunlarla iş birliği yapın, bu partiyi ateşe verin diye mi size oy verdi? Hangi yüzlerle gidip o koltuklar sizinmiş gibi oturacaksınız? Bunu içinize nasıl sindireceksiniz? Ben bu milletin evlatlarından, doğru olanların tarafında olanlardanım. İnananların görev verdiği evlatlarından biriyim. Ama bu milletin sizi nasıl kınadığını, hangi tıkaç sayesinde duymayacaksınız? Utanmadan o binaya nasıl gireceksiniz? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Bu millet tarihin en büyük ihanetlerinden birini yaşıyor. Sizlere hakkımı helal etmiyorum.”
Kaynak: Dijital Gaste
