Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Beton şehir yükseliyor

Beton şehir yükseliyor

İstanbul’un su depolarından Sazlıdere Barajı havzasında Kanal İstanbul Projesi’yle başlayan betonlaşma durdurulamıyor. 19 Mart operasyonunun ardından bölgede ivme kazanan inşaat yoğunluğu, kuş bakışı görüntülerle belgelendi. Proje alanından çekilen son fotoğraflar, su kaynağı çevresinde yükselen rantın ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

Şehir Plancısı Prof. Dr. Pelin Pınar Giritlioğlu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kanal İstanbul grubunda önceki gün konuyu yeniden masaya yatırdıklarını söyledi. Giritlioğlu, şöyle konuştu:

“Biz Kanal İstanbul planlarıyla ilgili bir sürü dava açtık. Yapılan her plana dava açtık ve en başından beri de bu projenin İstanbul halkı için bir zarar oluşturduğunu, zarar oluşturacağını, bir risk oluşturacağını belirtiyoruz. İstanbul’u depreme ve diğer afetlere karşı dirençsiz hale getireceğini söylüyoruz. Bu projede bir kamu yararı yoktur diyoruz. Üstelik rezerv alan olarak ilan edilmiş bir alanın amacına uygun bir planla geliştirilmesi gerekirken bunun da yapılmadığını iddia ediyoruz. Yani bu plan afetlere dirençliliği sağlayacak bir plan değil. Dolayısıyla rezerv alan kavramının amacına da aykırı. Ancak açtığımız davalarda hâkimler yürütmeyi durdurma kararları vermedi. Yürütmeyi durdurma kararları neden önemlidir? Telafisi imkânsız zararların ortaya çıkmaması için yapılır bu. Ancak Kanal İstanbul projesi siyasi bir projeydi. Dolayısıyla da hâkimler burada yürütmeyi durdurma kararı vermeye cesaret edemediler. Kendi takdirimiz diyebilirler. Ve sonuçta ortaya çıkan bu görüntüler bize şunu söylüyor ki, artık telafisi imkânsız zararlar ortaya çıktı. Ve bu durumda aslında şunu da söylemek mümkün: Bu yürütmeyi durdurma kararını vermeyen hâkimler de diğer sorumlular kadar, belki onlardan daha fazla suçlular. Bu kararları vermeyerek projelerin ilerlemesine yol açmışlardır. Dolayısıyla İstanbul’un su hakkını, gıda hakkını, depreme dayanıklı, güvenli bir çevrede yaşam hakkını zedelemişlerdir. Kenti dirençsiz hale getirmişlerdir.”

DEPREM OLSA YARDIM GELMEZ

Giritlioğlu, Kanal İstanbul’un sosyal konut adı altında meşrulaştırılmaya çalışıldığını ifade ederek şöyle devam etti: “Özellikle havzanın çevresindeki projelerin bulunduğu alana yoğunlaştık. Bakan bunu ‘Niye itiraz ediyorsunuz? Biz burada sosyal konut yapıyoruz’ diye açıkladı. Bu proje hiçbir türlü meşrulaştırılamaz. Çünkü su havzasının üzerinde inşa edilmiştir. Burada değil konut, ne hastane ne eğitim tesisi yapılabilir. Burası İstanbul’un temel yaşam hakkı olan suyunu temin ettiği, gıdasını temin ettiği alandır. İstanbul’da bugün bir deprem olsa bölgeden yardım gelemeyecek, herkes aynı durumda olacak. Ve o durumda İstanbul’un kısa dönem kendi suyunu ve gıdasını karşılayabiliyor olması lazım. Şu an İstanbul kendi gıdasının %5’ini çevresinden karşılayabiliyor. Ama tarım alanlarını, meraları şu anda bitiriyoruz bu projeyle. İstanbul’un tek başına 24 günlük suyunu karşılayan Sazlıdere Barajı’nı devreden çıkardılar gizli kapaklı. Dolayısıyla bunların hepsi hak gaspıdır.”

To read the full story from the source: BirGün

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement