Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Ben Kötü Biri Miyim?

Ben Kötü Biri Miyim?

Durur durur sorarım hep kendime: Ben kötü bir insan mıyım?

Yok, hayır, tabii ki yaya geçidinden geçen yaşlı teyzeyi itmek gelmiyor içimden ya da ne bileyim, dondurmasını yiyen çocuğun dondurmasını düşürmek. Hani inanır mısınız, çiçeği açtı diye sevinen komşunun çiçeğini bile çalmak istemiyorum. Ki öyle muhabbetler vardır ya hani, kiminin aşırı veya yersiz neşesi batar mutsuz insana; bir iç gıcıklatır hafiften. Ama ben bunların hiçbirini yapmak istemiyorum, yani istesem bile harekete geçmiyorum. E, o zaman ben kötü bir insan değilim. Değil mi?

Peki, hadi tümevarımdan gidelim; bu işin bir sağlamasını yapalım. Yolda “Allah rızası için ekmek parası” isteyen teyzeye para vermedim, hatta onu görmezden geldim, koşar adımlarla oradan uzaklaştım. Verebilirdim aslında; paylaşacak kadar bir ekmek param vardı ama yapmadım.
Ya da komşunun çocuğu iyi bir şeyler yapmış yine; iyi, hoş yapsın tabii de tanımam etmem, bu yüzden gıyabında da olsa tebrik etmedim, pek sevinmedim de. “Bana ne?” dedim, geçtim. Hatta geçerken de bu bilgiyi benimle paylaşanlara ufaktan bir ayar oldum. Ne yani, ne demek istiyorlar? Kimler kimler nerelere geldi, sen yetersizsin, hâlâ bir baltaya sap olamadın mı, diyorlar?

Sanmıyorum, öyle demiyorlardır herhalde; deseler iyi bir insan olamazlar ama iyi bir insan olmak istiyor gibiler de… Bilemedim.

Ha, bir de şey vardı: Beyaz, mor, fildişi, bej, eflatun ve pembe yalanlar… Yalanın rengi mengi olmaz, yalan yalandır demeyin hiç bana. Bal gibi de olur vallahi. Hani aç olduğu için bakkaldan ekmek çalan bir çocukla akranını acımasızca zorbalayan — ki daha neler neler var; haberlerde görüyoruz ama yazının gidişatını bu yöne çevirmek istemediğimden daha fazla uzatmıyor, hepsini kınıyor ve adaletin bir an önce tecelli etmesini diliyorum.

Neyse biz devam edelim yazımıza, nerede kalmıştık?

Ha, hatırladım; burada demek istediğim şuydu benim: Ekmek çalan bir çocukla zorbalık yapan bir çocuğu aynı kefede mi değerlendirmeliyiz?

Cevap basit aslında: Beyaz bir yalanla insanın hayatını kaydıracak cinsten okkalı bir yalanı nasıl ki aynı şekilde değerlendiremiyorsak, bu iki durumu da aynı kefede değerlendiremeyiz. E o zaman, benim ‘Yoldayım, geliyorum.’ deyip evde hazırlanmaya devam etmem ya da gitmek istemediğim bir yere ‘Biraz halsiz hissediyorum, evde kalsam daha iyi.’ gibi bir bahane uydurup gitmemem, beni kötü biri yapar mı?

Bence burada da cevap net ama kafadan bir ‘hayır’ vermek istemem; biraz düşüneceğim bu sefer.

Bu arada, neyi yapmadığım için iyi ya da neyi yaptığım için kötü biri olduğuma dair örnekler o kadar çeşitlendirilebilir ki yazının sonunu getiremeyebilirim.

Ama en nihayetinde, adalet terazisi de bende olmadığına göre, iyi mi kötü mü olduğumu hiçbir zaman bilemeyeceğim. Bu nedenle sağ ve sol meleklerime kolaylıklar diliyorum; benim için tutulan çeteleyi oldukça merak ediyorum.

Ya bir de, acaba öyle bir şeye ulaşsak o veri nasıl işlenir? Bayağı büyük bir dataset çünkü. Hani pek uzmanı olmasam da şöyle bir aşinalığımın olduğu “big data analytics” veya “data mining” meselesi epey iş görür gibi burada. Yazılımcılar iş başına!

Data, mata nasılım ama? Udemy’den kurs almıştım da bir ara; pek bir işime yaramadı. Öğrendiğim birkaç havalı kelimeyi bari burada kullanayım dedim. Umarım pek sırıtmamıştır.

Neyse, bu iyilik meselesine de Ali Sürmeli’nin bir Alevi köyündeki mezar taşında okuduğu ve son zamanlarda çok popüler olan şu sözle noktayı koyalım dilerseniz:

“İyilik iyidir!”

Instagram: @ansizinyazilar


Ben Kötü Biri Miyim? was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement