Ünlülere uyuşturucu soruşturması! İfadeler ortaya çıktı

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan ve aralarında eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran'ında bulunduğu 14 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılıkta ifade işlemleri başladı.
İfade işlemleri için 4 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında şüphelilerden Koray Serenli, Mustafa Tari, Onur Talay ve Sezgin Köysüren çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan'ında aralarında bulunduğu 6 şüpheli yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılırken, Tuğçe Özbudak, Ferhat Aydın ve İsmail Behram Perinçekli'ye 'Ev hapsi' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

İFADELER ORTAYA ÇIKTI
'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman'ın savcılıktaki ifadesine ulaşıldı.
'İKİMİZDE SAĞLIKLI YAŞAMA ÖNEM VERMEKTEYİZ'
Soruşturma kapsamında G.C. isimli kişinin ifadesinde Fikret Orman isimli kişinin uyuşturucu madde kullandığını çevremdeki kadınlardan duyuyordum. Onur Y. isimli kişi, kadınlara söylerdi şeklindeki beyanı sorulan Orman ifadesinde, "Onur Y. isimli kişinin de kim olduğunu bilmiyorum. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir kişi ile tanışmadım. G.C. İsimli kişinin de kim olduğu konusunda herhangi bir fikrim bulunmamaktadır. Güzide Duran ile 2021 yılı mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimizde sağlıklı yaşama önem vermekteyiz" dedi.

'POLİSLER EVİME GELDİKLERİNDE TELEFON ŞİFRESİNİ KENDİ RIZAM İLE PAYLAŞTIM'
Orman İfadesinde, "Adli Tıp Kurumu'na gerekli testleri verdim. Zira test sonuçları çıktığında bu anlatılan ifadelerin ve olayların hayal ürünü olduğu ortaya çıkacaktır. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikasti yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadım. Hatta yukarıda da belirtmiş olduğum üzere görmedim ve yanımda da kimse kullanmadı. Ben sağlıklı yaşama önem veririm. sporun içinde de bulundum. Yıllarca başkanlık görevinde de bulundum. Benim Türkiye'de Tekirdağ Çorlu, Bursa, Aksaray, Gemlik, Bodrum, Konya'da üretim tesislerim ve çeşitli işyerlerim mevcuttur. Yine yurtdışında Meksika, İngiltere ve Hindistan'da sanayicilik yaptığımdan dolayı üretim tesislerim ve çeşitli şirketlerim mevcuttur. Bundan dolayı da çok yoğun bir iş hayatım bulunmaktadır. Bundan dolayı da çok fazla seyahat etmekteyim. Örneğin Meksika'da ki iş yerlerime gittim ve pazartesi günü ABD üzerinden Türkiye'ye dönüş yaptım. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye'de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi'nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır" dedi.
'UYUŞTURUCU VE FUHUŞ İDDİASI ASILSIZDIR'
işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tanık D.A.'nın Burak Elmas farklı bir kaç kadınla cinsel ilişki yaşadı, beni buraya Derya isimli aracı davet etti parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı, uyuşturucu madde kokain kullanıldığını net bir şekilde gördüm şeklindeki beyanı sorulan Elmas ifadesinde, "Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Derya isimli şahsı tanımam. Suçlamayı kabul etmiyorum. İfadeyle ilgili söyleyeceğim bunlardan ibarettir. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım, tanımadığım kişiler, suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum" dedi.
'BİR NEFES YANLIŞLIKLA ÇEKMİŞ OLDUM'
Didem Soydan ifadesinde, "Ben hayatımın hiç bir döneminde uyuşturucu kullanmadım ancak ben pandemiden bu yana doğal sigara tütünü kullanmaya başladım ara ara tütün içerim, yaklaşık 20 gün önce yani 9 Mart 2026 tarihinde Fransa'ya bir defile için gittiğimde defile sonrasında diğer manken arkadaşlara tütünlerinin olup olmadığını sordum, arkadaşlarımdan birisi elindeki sarılı sigarayı bana uzattı ben bundan bir sefer çektim ve bunun tütün olmadığını anladım, bunun üzerine hemen yabancı uyruklu manken arkadaşıma dönerek istediğim şeyin bu olmadığını söyledim, sanırım bu arkadaşımın elindeki şey 'Esrar'dı, ancak ben hayatımda kullanmadığım için bilmiyorum, bunun dışında herhangi bir uyuşturucu içmişliğim olmamıştır. Dediğim gibi eğer anlattığım olaydaki madde uyuşturucu ise burada bir nefes yanlışlıkla çekmiş oldum" dedi.

'KENDİ RIZAM İLE VERMİŞ OLDUĞUM TELEFONUM İNCELENDİĞİNDE DURUM ORTAYA ÇIKACAKTIR'
Soydan ifadesinde, "Hakkımda uyuşturucu madde kullandığım söylenmiş ise de, ben uyuşturucu madde kullanmadığımı yukarıda açıkladım, benim ifadede geçen diğer olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, ifade de geçen bu isimlerin uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum, zaten anladığım kadarıyla bu şahsın beyanı da doğrudan bir görgü değil bir duyuma dayalıdır, nitekim HTS kayıtları, yine BAZ kayıtlarından konum bilgileri ayrıca kendi rızam ile vermiş olduğum telefonum incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır. Son olarak suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanmadım" dedi. (DHA)
SON DAKİKA SAVAŞ HABERLERİ: Gizli plan sızdı: '10 bin asker hazırlanıyor'

ABD-İsrail-İran savaşının 28'inci gününe dair tüm son gelişmeleri Milliyet.com.tr canlı bloğundan takip edebilirsiniz.
Keep exploring
Macaristan Dışişleri Bakanı, AB'nin kilit toplantıları sırasında Lavrov'u aradığını itiraf etti
İpsala Sınır Kapısı’nda şaşırtan operasyon: Minibüsten alpaka ve çok sayıda hayvan çıktı

Türkiye'ye giriş yapmak üzere İpsala Sınır Kapısı'na gelen bir minibüste alpaka, tavuk ve güvercin gibi cins hayvanlar ele geçirildi. İpsala Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, şüphe ve risk kriterleri kapsamında Türkiye'ye giriş yapmak üzere gelen B.Ö. idaresindeki minibüsü riskli olarak değerlendirdi.

Ekiplerce yapılan ön görüşmede sürücü, aracında yasaklı veya kaçak ürün bulunmadığını beyan etti. Sürücünün hareketlerinden de şüphelenen ekipler minibüsü arama hangarına sevk etti.

Araçta yapılan aramada 2 alpaka, 58 cins güvercin ve 9 cins tavuk ele geçirildi. Sürücü gözaltına alındı. Hayvanlar Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edilecek.

Dövülerek öldürülmüştü. Gazeteci Hakan Tosun cinayetinde iddianame tamam
Kavganın her anı kamerada… Ünlü dizi yıldızı komşusunu dövdü! ‘Onu yerde defalarca yumrukladı’
Konutta kredili satışların payı 33 ayın ardından ilk kez yüzde 20'yi geçti

BDDK, finansal istikrarın sağlanmasına yönelik koordineli makroihtiyati kararlar doğrultusunda bireysel kredi kartları ve ihtiyaç kredilerinin yeniden yapılandırılması, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarının limitlerinin belirlenmesi ile konut kredilerinde kredi değer oranına ilişkin düzenlemeler yapmıştı.
Bu kapsamda, tüketicilere kullandırılan konut kredilerinde kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı açısından birinci el-ikinci el konut ayrımı kaldırılmış, 2010 yılından sonra yapılan ve asgari C enerji sınıfına sahip konutlar da avantajlı kredi değer oranı uygulanan konutlar kapsamına alınmıştı.
Kurum tarafından şubat ayının başında hayata geçirilen yeni düzenlemeler, ipotekli satışlara hemen yansıdı. Şubatta ipotekli konut satışlarının toplam içindeki payı 33 ayın ardından ilk kez yüzde 20'nin üzerine çıktı.
Dezenflasyon programının başlaması, makroihtiyati tedbirlerin uygulanması ve konut kredilerindeki kısıtlamalar nedeniyle ipotekli satışların payı son yıllarda gerileyerek 2024'te yüzde 10,7 ile dip yapmıştı.
Geçen yıl yüksek kiraların yanı sıra mevduat, döviz ve altındaki getirilerin konut alımına yönelmesiyle konut satışları yaklaşık 1,8 milyon adetle rekor kırmış ve bunun yüzde 14,33'ü ipotekli gerçekleşmişti.
İpotekli satışların payı yeni yılda da artmaya devam ederken, ocakta yüzde 18,2'ye, şubatta ise yüzde 20,1'e yükseldi. Bu oran en son Mayıs 2023'te yüzde 23,3 ile daha yüksek bir seviyeyi görmüştü. En düşük oran ise yüzde 4,4 ile Aralık 2023'te kaydedilmişti.
BDDK tarafından yapılan düzenleme sayesinde kredi kısıtlamalarının kısmen de olsa gevşetildiğini ve bunun da satışlara yansıdığını belirten uzmanlar, ancak gidilecek çok yol olduğunu, faiz oranlarının yüzde 1 düzeyine gerilemesiyle ipotekli satışların payının yüzde 35-40 düzeyine çıkabileceğini bildirdi.
"Finansman kanalı yeniden çalışmaya başladı"
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şubatta ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payının yeniden yüzde 20 seviyesini yakalamasının finansman tarafında sınırlı da olsa bir normalleşmeye işaret ettiğini belirterek, "BDDK tarafından yapılan düzenlemeyle kredi kullanım koşullarının daha geniş bir alıcı kitlesine hitap edecek şekilde yeniden tanımlanması bu artışın arkasındaki önemli faktörlerden biri olarak değerlendirilebilir." dedi.
Özellikle kredi değer oranlarının konutun enerji sınıfı ve ekspertiz değerine göre yeniden düzenlenmesinin belirli fiyat segmentlerinde krediye erişimi bir miktar kolaylaştırdığını vurgulayan Hepşen, bu durumun ilk yansımalarının ipotekli satış payındaki artışta görüldüğünü söyledi.
Hepşen, kredi kullanımındaki hareketin ağırlıklı olarak ikinci el konut piyasasında gerçekleştiğini kaydederek, verilerin, ipotekli alımlarda mevcut stok üzerinden ilerlediğini gösterdiğini aktardı.
Kredi payındaki artışın tek başına yeni konut üretimine güçlü bir ivme verdiğini söylemek için henüz erken olduğunu ifade eden Hepşen, "Daha çok finansman kanalının yeniden çalışmaya başladığını ve talebin belirli ölçüde kredi tarafına geri döndüğünü gösteren bir sinyal olarak okumak daha doğru görünüyor." diye konuştu.
"Bankalar artık konut kredisi kullandırmakta daha istekli"
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan ise aylık yüzde 3,5-4 civarında gezen konut kredisi faiz oranlarının son dönemde yüzde 2,5'in altına indiğini belirterek, bunun satışlara olumlu yansıdığını söyledi.
Kiraların hızlı artmasıyla vatandaşların "kira ödeyeceğime taksit öderim" mantığıyla hareket ettiğini dile getiren Akdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Özellikle yüksek kirada oturan vatandaşlarımız belirli bir peşinatla alım yapmak ve kira yerine kendi evinin taksitini ödemek istiyor. BDDK düzenlemesi sonrası bankaların vatandaşın kredi taleplerine olumlu dönüşünde artış var. Bankalar artık konut kredisi kullandırmakta daha istekli. Önceden daha ketum bir tutumları vardı. Bu durum ipotekli satışların payını artırdı. Ancak hala gidilecek çok yol var. Faiz oranları yüzde 1 civarına gerilediğinde ipotekli satışların payı yüzde 35-40 civarına yükselecektir."
WSJ'den çok konuşulacak İran iddiası! 'İki ülke daha saldırılara dahil oluyor'

ABD-İran-İsrail savaşı 25. gününde devam ediyor. Karşılıklı misilleme saldırıları tüm şiddetiyle sürerken, Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde çarpıcı bir haber kaleme alındı.
‘KÖRFEZ ÜLKELERİ SALDIRILARA HER GÜN DAHA DA YAKLAŞIYOR’
Gazetenin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Basra Körfezi'ndeki ABD müttefiki ülkeler İran'a yönelik saldırılara dahil olmaya her gün daha da yaklaşıyor.
Buna göre haberde, Körfez ülkelerinin ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını desteklediği ancak henüz doğrudan askeri angajman noktasına gelmedikleri ifade edildi.
SUUDİ ARABİSTAN, ASKERİ ÜSSÜNÜ ABD’NİN KULLANMASINA İZİN VERDİ
Kaynaklar, Suudi Arabistan'ın, ABD güçlerinin Kral Fahd Hava Üssü’nü kullanmasına izin verdiğini belirtti. Ancak bu karar, saldırılar başlamadan önce tesislerinin veya hava sahasının İran'a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermeyeceğini açıklayan Riyad yönetiminin açıklamalarıyla çelişiyor.
‘AN MESELESİ’
Konuya yakın isimler, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın saldırılara katılma kararına oldukça yakın olduğunu hatta krallığın savaşa dahil olmasının "an meselesi" olduğunu aktardı.

BAE, BİRLİKLERİNİ ÇATIŞMAYA MI GÖNDERECEK?
Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin de ordusunu çatışmaya gönderip göndermemeyi tartıştığı bildirildi.
Haberde, Dubai'de bulunan İran Hastanesi ile İran Kulübü'nün faaliyetlerinin durdurulduğu, iletişim kanallarının tamamen kapatıldığı iddia edildi. Bu adımların, İran ile bağlantılı bazı yapıların faaliyetlerine yönelik güvenlik kaygılarıyla atıldığı öne sürüldü.
2 ÜLKEDEN TRUMP’A İRAN BASKISI!
Arap yetkililer, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderlerinin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptıkları düzenli görüşmelerde İran'ın askeri kapasitesinin zayıflatılması yönünde baskı kurduklarını iddia etti.
ABD ordusu ise Körfez ülkelerinin saldırılara yardım edip etmediği konusunda yorum yapmaktan kaçınarak açıklamaların ilgili ülkeler tarafından yapılacağını belirtti.
Lübnan'dan flaş açıklama! 'İsrail fosfor bombasıyla saldırdı'

İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, ülkenin güneyindeki işgalini genişletme çabalarını sürdüren İsrail ordusu, Nakura beldesinin güneyindeki Hamul bölgesine fosfor bombasıyla saldırı düzenledi.
NNA, İsrail ordusunun dün de Nakura ve Hamul bölgelerini fosfor bombalarıyla hedef aldığını aktarmıştı.
NE OLMUŞTU?
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail'in saldırılarında 1039 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 876 kişinin yaralandığını duyurmuştu.
Lübnan hükümeti, İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin sayısının resmi kayıtlara göre 1 milyon 162 bin 237 olduğunu açıklamıştı.
Kayıp amatör dağcı Umut Tanrıkulu, sığındığı bağ evinde sağ bulundu
Pegasus, Orta Doğu uçuşlarının iptal süresini 12 Nisan’a kadar uzattı

Konuyla ilgili olarak şirketinin resmi internet sitesinden yapılan duyuruda, “Tüm İran ve Irak uçuşlarımız, gidişleri 12.04.2026, dönüşleri 13.04.2026 olan seferler dahil, iptal edilmiştir. Kuveyt, Bahreyn, Doha, Dammam, Dubai, Abu Dabi, Sharjah, Amman ve Beyrut uçuşlarımız, gidişleri 12.04.2026, dönüşleri 13.04.2026 olan seferler dahil, iptal edilmiştir. Riyad uçuşlarımız gidişleri 31.03.2026 - dönüşleri 01.04.2026 olan seferler dahil iptal edilmiştir” denildi.
Fenerbahçe'den Real Madrid ve Barcelona'ya transfer çıkarması! Hedefte iki dünya yıldızı var
Kolombiya'da askeri uçağın düşmesinin ardından yanan enkaz görüntülendi
ABD'de kritik atama! Yeni İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin göreve başlıyor

ABD Senatosu, 31 Mart'ta görevden ayrılacak olan Kristi Noem'in yerine ABD Başkanı Donald Trump tarafından İç Güvenlik Bakan adayı olarak önerilenMulliniçin oylama yaptı.
'45'E KARŞIN 54 OY'
Buna göre, 45'e karşın 54 onay oyu alanMullin, ABD'nin yeni İç Güvenlik Bakanı olarak atandı.
ABD Başkanı Donald Trump, 5 Mart'ta İç Güvenlik Bakanı Noem'in 31 Mart itibarıyla görevinden ayrılacağını ve yerine Cumhuriyetçi Oklahoma Senatörü MarkwayneMullin'in göreve başlayacağını duyurmuştu.
ABD İç Güvenlik Bakanı Noem, özellikle Minnesota eyaletindeki göçmenlik karşıtı operasyonlarda iki ABD vatandaşının Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) güçleri tarafından öldürülmesi sürecinde yoğun tepki çekmişti.
Noem, 7 Ocak'ta göçmenlere yönelik operasyonlar sırasında öldürülen 37 yaşındaki ABD vatandaşı Renee Nicole Macklin Good için "yerel terörist" nitelemesini kullanmış ve bu sözüyle ilgili Senato'daki oturumda birçok senatör tarafından sert şekilde eleştirilmişti.
NE OLMUŞTU?
Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde ICE görevlileri, 7 Ocak'ta göçmenlere yönelik operasyonları sırasında 37 yaşındaki Amerikalı Renee Nicole Macklin Good adlı ABD vatandaşı kadını aracında silahla öldürmüştü.
İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, bu kişinin ICE memurlarını "ezmeye çalıştığını ve aracıyla onlara çarptığını" öne sürmüştü.
Minneapolis'teki protestolar sırasında 24 Ocak'ta bir kişi daha ICE ekiplerince gözaltına alınmaya çalışılırken vurulmuştu.
Yetkililer, 37 yaşındaki kurbanın Alex Jeffrey Pretti adlı ABD'li bir hemşire olduğunu ve olaylar sırasında yanında bir silah bulundurduğunu açıklamıştı.
Latest articles
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! İfadeler ortaya çıktı

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan ve aralarında eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran'ında bulunduğu 14 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılıkta ifade işlemleri başladı.
İfade işlemleri için 4 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında şüphelilerden Koray Serenli, Mustafa Tari, Onur Talay ve Sezgin Köysüren çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan'ında aralarında bulunduğu 6 şüpheli yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılırken, Tuğçe Özbudak, Ferhat Aydın ve İsmail Behram Perinçekli'ye 'Ev hapsi' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

İFADELER ORTAYA ÇIKTI
'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman'ın savcılıktaki ifadesine ulaşıldı.
'İKİMİZDE SAĞLIKLI YAŞAMA ÖNEM VERMEKTEYİZ'
Soruşturma kapsamında G.C. isimli kişinin ifadesinde Fikret Orman isimli kişinin uyuşturucu madde kullandığını çevremdeki kadınlardan duyuyordum. Onur Y. isimli kişi, kadınlara söylerdi şeklindeki beyanı sorulan Orman ifadesinde, "Onur Y. isimli kişinin de kim olduğunu bilmiyorum. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir kişi ile tanışmadım. G.C. İsimli kişinin de kim olduğu konusunda herhangi bir fikrim bulunmamaktadır. Güzide Duran ile 2021 yılı mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimizde sağlıklı yaşama önem vermekteyiz" dedi.

'POLİSLER EVİME GELDİKLERİNDE TELEFON ŞİFRESİNİ KENDİ RIZAM İLE PAYLAŞTIM'
Orman İfadesinde, "Adli Tıp Kurumu'na gerekli testleri verdim. Zira test sonuçları çıktığında bu anlatılan ifadelerin ve olayların hayal ürünü olduğu ortaya çıkacaktır. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikasti yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadım. Hatta yukarıda da belirtmiş olduğum üzere görmedim ve yanımda da kimse kullanmadı. Ben sağlıklı yaşama önem veririm. sporun içinde de bulundum. Yıllarca başkanlık görevinde de bulundum. Benim Türkiye'de Tekirdağ Çorlu, Bursa, Aksaray, Gemlik, Bodrum, Konya'da üretim tesislerim ve çeşitli işyerlerim mevcuttur. Yine yurtdışında Meksika, İngiltere ve Hindistan'da sanayicilik yaptığımdan dolayı üretim tesislerim ve çeşitli şirketlerim mevcuttur. Bundan dolayı da çok yoğun bir iş hayatım bulunmaktadır. Bundan dolayı da çok fazla seyahat etmekteyim. Örneğin Meksika'da ki iş yerlerime gittim ve pazartesi günü ABD üzerinden Türkiye'ye dönüş yaptım. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye'de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi'nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır" dedi.
'UYUŞTURUCU VE FUHUŞ İDDİASI ASILSIZDIR'
işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tanık D.A.'nın Burak Elmas farklı bir kaç kadınla cinsel ilişki yaşadı, beni buraya Derya isimli aracı davet etti parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı, uyuşturucu madde kokain kullanıldığını net bir şekilde gördüm şeklindeki beyanı sorulan Elmas ifadesinde, "Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Derya isimli şahsı tanımam. Suçlamayı kabul etmiyorum. İfadeyle ilgili söyleyeceğim bunlardan ibarettir. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım, tanımadığım kişiler, suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum" dedi.
'BİR NEFES YANLIŞLIKLA ÇEKMİŞ OLDUM'
Didem Soydan ifadesinde, "Ben hayatımın hiç bir döneminde uyuşturucu kullanmadım ancak ben pandemiden bu yana doğal sigara tütünü kullanmaya başladım ara ara tütün içerim, yaklaşık 20 gün önce yani 9 Mart 2026 tarihinde Fransa'ya bir defile için gittiğimde defile sonrasında diğer manken arkadaşlara tütünlerinin olup olmadığını sordum, arkadaşlarımdan birisi elindeki sarılı sigarayı bana uzattı ben bundan bir sefer çektim ve bunun tütün olmadığını anladım, bunun üzerine hemen yabancı uyruklu manken arkadaşıma dönerek istediğim şeyin bu olmadığını söyledim, sanırım bu arkadaşımın elindeki şey 'Esrar'dı, ancak ben hayatımda kullanmadığım için bilmiyorum, bunun dışında herhangi bir uyuşturucu içmişliğim olmamıştır. Dediğim gibi eğer anlattığım olaydaki madde uyuşturucu ise burada bir nefes yanlışlıkla çekmiş oldum" dedi.

'KENDİ RIZAM İLE VERMİŞ OLDUĞUM TELEFONUM İNCELENDİĞİNDE DURUM ORTAYA ÇIKACAKTIR'
Soydan ifadesinde, "Hakkımda uyuşturucu madde kullandığım söylenmiş ise de, ben uyuşturucu madde kullanmadığımı yukarıda açıkladım, benim ifadede geçen diğer olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, ifade de geçen bu isimlerin uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum, zaten anladığım kadarıyla bu şahsın beyanı da doğrudan bir görgü değil bir duyuma dayalıdır, nitekim HTS kayıtları, yine BAZ kayıtlarından konum bilgileri ayrıca kendi rızam ile vermiş olduğum telefonum incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır. Son olarak suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanmadım" dedi. (DHA)
SON DAKİKA SAVAŞ HABERLERİ: Gizli plan sızdı: '10 bin asker hazırlanıyor'

ABD-İsrail-İran savaşının 28'inci gününe dair tüm son gelişmeleri Milliyet.com.tr canlı bloğundan takip edebilirsiniz.
