Ünlülere uyuşturucu soruşturması! İfadeler ortaya çıktı

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan ve aralarında eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran'ında bulunduğu 14 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılıkta ifade işlemleri başladı.
İfade işlemleri için 4 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında şüphelilerden Koray Serenli, Mustafa Tari, Onur Talay ve Sezgin Köysüren çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan'ında aralarında bulunduğu 6 şüpheli yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılırken, Tuğçe Özbudak, Ferhat Aydın ve İsmail Behram Perinçekli'ye 'Ev hapsi' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

İFADELER ORTAYA ÇIKTI
'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman'ın savcılıktaki ifadesine ulaşıldı.
'İKİMİZDE SAĞLIKLI YAŞAMA ÖNEM VERMEKTEYİZ'
Soruşturma kapsamında G.C. isimli kişinin ifadesinde Fikret Orman isimli kişinin uyuşturucu madde kullandığını çevremdeki kadınlardan duyuyordum. Onur Y. isimli kişi, kadınlara söylerdi şeklindeki beyanı sorulan Orman ifadesinde, "Onur Y. isimli kişinin de kim olduğunu bilmiyorum. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir kişi ile tanışmadım. G.C. İsimli kişinin de kim olduğu konusunda herhangi bir fikrim bulunmamaktadır. Güzide Duran ile 2021 yılı mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimizde sağlıklı yaşama önem vermekteyiz" dedi.

'POLİSLER EVİME GELDİKLERİNDE TELEFON ŞİFRESİNİ KENDİ RIZAM İLE PAYLAŞTIM'
Orman İfadesinde, "Adli Tıp Kurumu'na gerekli testleri verdim. Zira test sonuçları çıktığında bu anlatılan ifadelerin ve olayların hayal ürünü olduğu ortaya çıkacaktır. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikasti yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadım. Hatta yukarıda da belirtmiş olduğum üzere görmedim ve yanımda da kimse kullanmadı. Ben sağlıklı yaşama önem veririm. sporun içinde de bulundum. Yıllarca başkanlık görevinde de bulundum. Benim Türkiye'de Tekirdağ Çorlu, Bursa, Aksaray, Gemlik, Bodrum, Konya'da üretim tesislerim ve çeşitli işyerlerim mevcuttur. Yine yurtdışında Meksika, İngiltere ve Hindistan'da sanayicilik yaptığımdan dolayı üretim tesislerim ve çeşitli şirketlerim mevcuttur. Bundan dolayı da çok yoğun bir iş hayatım bulunmaktadır. Bundan dolayı da çok fazla seyahat etmekteyim. Örneğin Meksika'da ki iş yerlerime gittim ve pazartesi günü ABD üzerinden Türkiye'ye dönüş yaptım. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye'de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi'nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır" dedi.
'UYUŞTURUCU VE FUHUŞ İDDİASI ASILSIZDIR'
işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tanık D.A.'nın Burak Elmas farklı bir kaç kadınla cinsel ilişki yaşadı, beni buraya Derya isimli aracı davet etti parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı, uyuşturucu madde kokain kullanıldığını net bir şekilde gördüm şeklindeki beyanı sorulan Elmas ifadesinde, "Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Derya isimli şahsı tanımam. Suçlamayı kabul etmiyorum. İfadeyle ilgili söyleyeceğim bunlardan ibarettir. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım, tanımadığım kişiler, suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum" dedi.
'BİR NEFES YANLIŞLIKLA ÇEKMİŞ OLDUM'
Didem Soydan ifadesinde, "Ben hayatımın hiç bir döneminde uyuşturucu kullanmadım ancak ben pandemiden bu yana doğal sigara tütünü kullanmaya başladım ara ara tütün içerim, yaklaşık 20 gün önce yani 9 Mart 2026 tarihinde Fransa'ya bir defile için gittiğimde defile sonrasında diğer manken arkadaşlara tütünlerinin olup olmadığını sordum, arkadaşlarımdan birisi elindeki sarılı sigarayı bana uzattı ben bundan bir sefer çektim ve bunun tütün olmadığını anladım, bunun üzerine hemen yabancı uyruklu manken arkadaşıma dönerek istediğim şeyin bu olmadığını söyledim, sanırım bu arkadaşımın elindeki şey 'Esrar'dı, ancak ben hayatımda kullanmadığım için bilmiyorum, bunun dışında herhangi bir uyuşturucu içmişliğim olmamıştır. Dediğim gibi eğer anlattığım olaydaki madde uyuşturucu ise burada bir nefes yanlışlıkla çekmiş oldum" dedi.

'KENDİ RIZAM İLE VERMİŞ OLDUĞUM TELEFONUM İNCELENDİĞİNDE DURUM ORTAYA ÇIKACAKTIR'
Soydan ifadesinde, "Hakkımda uyuşturucu madde kullandığım söylenmiş ise de, ben uyuşturucu madde kullanmadığımı yukarıda açıkladım, benim ifadede geçen diğer olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, ifade de geçen bu isimlerin uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum, zaten anladığım kadarıyla bu şahsın beyanı da doğrudan bir görgü değil bir duyuma dayalıdır, nitekim HTS kayıtları, yine BAZ kayıtlarından konum bilgileri ayrıca kendi rızam ile vermiş olduğum telefonum incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır. Son olarak suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanmadım" dedi. (DHA)
SON DAKİKA SAVAŞ HABERLERİ: Gizli plan sızdı: '10 bin asker hazırlanıyor'

ABD-İsrail-İran savaşının 28'inci gününe dair tüm son gelişmeleri Milliyet.com.tr canlı bloğundan takip edebilirsiniz.
Keep exploring
Bakan Gürlek’in mal varlığı. Bir tapu memuru gözaltında
Türkiye – Romanya maçının hakemi açıklandı!
Afrika'da güneş enerjisi patlamasını ucuz Çin panelleri tetikledi; o dönem sona erdi
Son dakika… Aleyna Kalaycıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı! Cinayet gecesi neler oldu? Tek tek anlattı…

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart’ta meydana gelen olayda içerisinde Rapçi Canbay ve Kars 36 Spor Kulübü futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı’nın bulunduğu araca silahlı saldırı düzenlendi. Saldırı sonrası 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı hayatını kaybetti. Saldırıdan kurtulan Rapçi Canbay polise verdiği ilk ifadede, olayı eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu’nun yeni sevgilisi olan Alaaddin Kadayıfçıoğlu tarafından yapıldığını söyledi.
Başlatılan soruşturma kapsamında saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan ve Kalaycıoğlu’nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu’nun da arasında olduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı. Yapılan sorgunun ardından Alaaddin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu, şarkıcı İzzet Yıldızhan’ın da arasında olduğu 7 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“KUBİLAY’I AYAK İŞLERİ İÇİN KULLANIRDI”
Survivor yarışması ile ünlü olan sonrasında şarkıcılık yapan Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyete verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. Geçimini şarkıcılık yaparak sağladığını söyleyen Kalaycıoğlu, Kubilay Kaan Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı olan Vahap Canbay aracılığı ile tanıdığını söyledi. Kundakçı’nın, Vahap Canbay’ın ayak işlerini yaptığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Vahap onu yeri geldiğinde şoför olarak kullanır, kimi zaman market alışverişine gönderirdi. Bu işleri parasal karşılığı için değil ona yakınlığından yapardı. Bazen Vahap benim de yanıma Kubilay’ı gönderir, bana yardımcı olur, ulaşımımı sağlardı. Çok sevdiğim bir kardeşimdi. Samimiyetimiz de vardı. Vahap tan bağımsız olarak ta görüşür konuşurduk” dedi.
“SAF TEMİZ BİR ÇOCUKTU”
Bir sene önce Vahap Canbay’ın kendisini arabada alıkoyduğunu söyleyen Kalaycıoğlu, “O zaman şoförü Kubilay’dı. Kubilay’ın Kars’a transfer olduğunu biliyorum. Hatta kendisi için eski futbolcu arkadaşlarımla fazlaca görüşme yapmışımdır. Amacım onun iyi bir kulübe transfer olmasıydı. Kubilay’ın üzerinde hiç silah görmedim. Uyuşturucu madde alışkanlığı yoktur. Saf temiz bir çocuktur” dedi.
“ALAADDİN İLE GÖRÜCÜ USULÜ TANIŞTIK”
Sevgilisi olduğu iddia edilen ve saldırıyı gerçekleştiren Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nu 2 hafta öncesine kadar tanımadığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Annem Alaattin’in ailesinden birilerini tanırdı. Düzgün bir aileden geldiğini ve Alaattin bana ilgisi olduğunu annem bana söyledi ve bir bakıma görücü usulü biz Alaattin ile iki hafta kadar önce tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta öncesi de Vahap ile ayrılmıştık. Annem benim bu kişiyle tanışmamı, bu kişi düzgün bir aileye sahip artık düzgün insanlarla görüş diye beni uyararak bu kişiyle tanışıklığımı destekledi. Çünkü annem Vahap ile beraberliğimden de son derece rahatsızdı” dedi. Alaaddin Kadayıfçıoğlu’ndan olumlu elektrik aldığını, kendisine çok saygılı ve kibar davrandığını söyleyen Aleyna Kalaycıoğlu, “Silahı olduğunu bilmezdim. Olay gününe kadar da kendisinde silah görmedim” dedi.
“MAFYATİK GRUPLARLA İLİŞKİSİ VARDI”
Vahap Canbay ile bir süre aynı evde yaşadıklarını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile beraberliğimiz süresinde çeşitli mafyatik gruplarla ilişkileri olduğu gördüm gözlemledim. Benim yanımda telefon görüşmeleri yaрıр yine başka kişilere bu görüşme içeriklerini anlatırdı. Kamuoyunu Casper Dalton vb. isimlerle meşgul eden suç gruplarının adını anardı” dedi.
“ÇILDIRMIŞ VE AĞLAR HALDEYDİ”
Vahap Canbay’ın kendisine psikolojik ve fiziki şiddet uyguladığını anlatan Kalaycıoğlu, “Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı” dedi. Olay günü Vahap Canbay ile ortak olan arkadaşıyla konuştuğu sırada Canbay’ın telefonu aldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Çıldırmış ve ağlar halde bağırarak bana hayatımda biri olup olmadığını sordu. ‘Ben bir şeyler araştırdım, görüştüğün birilerimi var’ dedi. Bu ihtimalle kendisini ve beni öldüreceğini söyledi. Üstüne basa basa o gün intihar edeceğini, her şeyi yakacağını yıkacağını söyledi. Ben yeni ilişkimden haberi olmasını istemediğim için ilişkimi kendisine söylemedim. İlişkim olmadığını söyledim. Kardeşim üzerine yemin ettirdi” dedi.
Konuşmayı ses kaydına aldığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Oradaki kayıttan Vahap’ın psikolojisinin ne kadar bozuk olduğu da gözlenecektir. Ona sakin bir dille ilişkimizin bittiğini ve kendisinin de bu durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattım” dedi.
“ISRARLA GELMEMESİNİ SÖYLEDİM”
Görüşmeden sonra Kubilay Kaan Kundakçı’nın kendisini aradığını söyleyen Kalaycıoğlu, “Ben de Kubilay’a ısrarla bu olaya dahil olmaması gerektiğini, onun gelmesiyle barışmayacağımı, Vahap’ın araya kimseyi sokmaması gerektiğini, ilişkimizin bittiğini, Kubilay’ın da ailesiyle zaman geçirmesini, bizimle meşgul olmaması gerektiğini söyleyerek ısrarla gelmemesini istedim ve telefonu kapattım” dedi.
“KAMERADAN BENİ BEKLEDİKLERİNİ GÖRDÜK”
Konuşmadan sonra arkadaşıyla yemeğe gittiklerini anlatan Kalaycıoğlu, “Stüdyonun önünü gören kamerası olan bir arkadaşımızı arayarak önünde birileri olup olmadığını sorduk. Bir aracın olduğunu ve içinde birilerinin olduğunu söyledi. Bunun üzerine annemi aradım. Beni stüdyoda beklediklerini söyledim. O sırada Alaaddin’i arayıp stüdyoya geri dönmeyeceğimi, Vahap’ların beni beklediğini söyledim. Bu mesajlar telefonumda kayıtlıdır. Alaattin de bana yemekten kalkınca direkt eve gelmemi söyledi. Annem de korkuyla defalarca beni arayıp kendisinin yanına gitmemi söyledi. Ben de annemin gönlünü almak için önce anneme sonrasında Alaaddin’in evine gitmeye karar verdim” dedi.
Alaaddin Kadayıfçıoğlu’nun kendisine, “Polisi arayalım” dediğini anlatan Kalaycıoğlu, “Ben annemin evindeyken Vahap’ın arkadaşı Yalçınay’la konuştuk. Annemin evinde olduğumu anladılar. Sonra stüdyonun önünde bekleyen arabanın oradan ayrıldığını kameradan gördük. Hala annemlerde otururken Alaaddin beni annemlerden almaya geldi. Birlikte Alaaddin’in evine gidecektik. Stüdyo önüne geldiğimizde Vahap’ların aracı geri dönmüştü, farları açık bir şekilde bekliyordu” dedi.

“KOLUNA TEMAS EDİNCE SİLAH PATLADI”
Dar sokakta iki aracın karşı karşıya kaldığını anlatan Kalaycıoğlu, “Vahap ile göz göze geldim. Vahap önce bana sonra Alaattin e baktı. Vahap aracın içerisine yere doğru bir şeyler almaya çalışır gibi eğildi. Vahap elini aşağıya uzatmıştı. Alaaddin’e dönüp ‘ne olur devam edelim, burada duraklamayalım, gidelim’ dedim ve ağlamaya başladım. O sırada Alaaddin, Vahap’ın araç içerisinde bir şeyler yaptığını fark edince Alaaddin de bizim içinde bulunduğumuz aracın torpidosunu açarak silah aldı. ‘Sadece konuşacağım’ diyerek yürüyerek indi. Alaaddin eliyle aracın camına vurarak kardeşim siz niye böyle yapıyorsunuz, bu kızın peşini bırakın gidin dedi. O sırada Kubilay sürücü koltuğundaydı, Vahap ise yolcu koltuğundaydı. Şoför mahalli duvar tarafındaydı. Alaaddin’in o tarafa yönelmesi mümkün değildi. Alaattin Vahap ile diyalog kurmaya çalışırken Vahap kendi kapısını açmaya, hızlı bir şekilde ittirmeye çalıştı, Alaaddin de kapıyı açtırmadı, itişme oldu, bunun üzerine Vahap camını açtı, Vahap eliyle Alaaddin’in tabanca olan elini camdan tutmaya çalışırken bir el silah sesi duydum. Vahap Alaaddin’in koluna temas ettiği gibi silah patladı. Ben silah sesini duyunca çığlık çığlığa araçtan çıktım. Ben kimin yaralandığını görmeden çığlık atarak araçtan indim. Araca doğru koşarken bağrışmalardan birinin yaralandığı ya da birine bir şey olduğunu hissettim. Neticesinde bu olayın içindeki kişiler benim hayatımdaki kişilerdi. Kimseye bir şey olmasını da istemeyeceğim kişilerdi” dedi.
“SİLAHI KALBİME DOĞRULTTUM PATLAMADI”
“Korktuğum başıma geldi” diyen Kalaycıoğlu, “Alaaddin de şoka girmişti. Beni araca bindirdi. Araca bindik ve kapı kapandı. Ben içinde bulunduğumuz araçta tabancayı görünce elime aldım. Olayın şoku ve birine bir şey olduğu vicdanıyla kendi kalbime doğrulttum. Tetiği çektim ama silah patlamadı, silah boştu. Çünkü o olayda zarar görmesi muhtemel her kimse benim için kıymetliydi, eski arkadaşım ve yanında kardeşim dediğim kişi dahil. Alaaddin şokun etkisiyle sen ne yapıyorsun diyerek silahı elimden aldı. Ve şokun etkisiyle öndeki Mustafa R.’ye abi ben sadece konuşacaktım, bu silah patlamayacaktı diye anlatarak ağlamaya başladı. Ne yapacağını şaşırdı. Ben o sırada yerde saçlarımı çeker bir şekilde yatıyordum. Alaattin beni yerden kaldırarak yanlışlıkla oldu, kendine gel lütfen ben hiç iyi değilim, yanlışlıkla oldu dedi. Ben halen kime ne oldu bilmiyordum” dedi.
Otomobilini satıp çocukluk hayali olan işi kurdu: 10 yıl içinde kapasiteyi 500 karına çıkardı
Ayşe Tokyaz’ın katilinin yargılandığı Ejegül davası: Bilirkişi raporunda dikkat çeken detay

İstanbul Küçükçekmece'de öldürüldükten sonra 13 Temmuz 2025'te Eyüpsultan'da yol kenarında valizin içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetiyle ilgili gözaltına alınan Cemil Koç, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Tasarlayarak öldürmek' suçundan, kendisine yardım eden 6 kişi de 'Tasarlayarak öldürmeye yardım etmek' suçundan tutuklandı.
Soruşturma sürerken, Cemil Koç'un, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 24 Temmuz 2023'te bir sitenin 8'inci katındaki daireden düşerek ölen birlikte yaşadığı Ejegül Ovezova’nın ölümünde de şüpheli olduğu belirlendi.
TIRNAKLARINDA SANIĞIN DNA'SI BULUNDU
Cemil Koç, Ejegül Ovezova ölümü ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 4 Temmuz 2025'te tamamlanan iddianamedeki ifadesinde; olay sırasında lavaboda olduğunu, bir ses duyup salona geçtiğinde Ovezova'yı göremediğini, aşağı indiğinde kadını yerde yüzüstü yatarken gördüğünü ve intihar etmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi. İddianamede, Adli Tıp Kurumu'nun raporuna da yer verilerek, tırnaklar üzerinden alınan sürüntü örneğinde Ejegül Ovezova ve Cemil Koç'tan alındığı belirtilen kan örneklerinden elde edilen genotiplerin karışık olarak bulunduğu tespiti yer aldı. Bu durumun da aralarında bir boğuşma yaşandığını gösterdiği, Cemil Koç'un kadını pencereden düşürmek suretiyle ölümüne sebep olduğu, şüphelinin üzerine atılı 'Kasten öldürme' suçunu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli şüphenin elde edildiği kaydedildi.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
İddianamede, evin salonunda, çamaşır makinesi içindeki yorgan üzerinde ve yatak süngeri kenarında tespit edilen kan izlerinin maktule ait olduğunun saptandığı, ancak maktulün vücudunda yara veya kesi izine rastlanmaması nedeniyle evdeki kan lekeleriyle ölüm arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı ifade edildi. Ancak tırnak altı DNA örneği ile birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin kadını öldürdüğüne yönelik yeterli şüphe oluştuğu ifade edilerek, Cemil Koç'un 'Kadına karşı kasten öldürme' suçundan Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-f maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.
‘BEYANLARININ GERÇEKLİK PAYI DÜŞÜK’
Davanın görüldüğü Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunda, olay yeri inceleme fotoğrafları, kriminal raporlar ve Adli Tıp Kurumu verileri birlikte değerlendirildi. Raporda, ikamet içerisinde çok sayıda noktada kan lekesi bulunduğu, bu lekelerin maktule ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Sanığın olay sonrası vücudundaki çizikleri doktor raporunda ‘kedi tırmığı’ olarak açıklamasının ise hayatın olağan akışına uygun olmadığı ifade edildi. Raporda ayrıca, Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesine göre Ejegül’ün ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa ve yüz kırıkları ile iç kanama sonucu meydana geldiği, yüz bölgesindeki kırıkların düşme öncesi darp sonucu oluşmuş olabileceğinin değerlendirildiği aktarıldı. Tanık beyanlarında olay gecesi bir kadın çığlığı duyulduğunun belirtilmesinin de olayın oluş şekline ilişkin şüpheleri artırdığı kaydedildi. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde ise sanık Cemil Koç’un beyanlarının gerçeklik payının düşük olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.
Altın almak için gittiler… Kuyumcuda yazıyı gören şaşkın: 'Vallahi, billahi yok'

Gram altın haftaya yüzde 2,9 düşüşle başlarken, güne 6 bin 225 TL'den başladı. Gün içerisinde 6 bin TL'nin altını gören gram altın, kuyumcularda 6 bin 100 TL'den, çeyrek altın ise 10 bin 940 TL seviyelerinden işlem gördü. Fiyatlardaki düşüşü fırsat bilen vatandaşlar sabahın erken saatlerinde kuyumculara akın etti.
Yoğunluğun yaşandığı adreslerden biri Yıldırım ilçesine bağlı Erikli Mahallesi oldu. Sabah saatlerinde bir kuyumcuda altınların kısa sürede tükenmesi üzerine esnaf, çareyi dükkân camına yazı asmakta buldu.

"Vallahi billahi yok, yemin ederim yok" yazısına rağmen müşterilerin ısrarı sürerken, esnaf ile vatandaşlar arasında gülümseten diyaloglar yaşandı. Bir müşterinin "Bir gram da mı yok?" sorusuna kuyumcunun "Yok abi, olsa kendime ayırırım" dediği anlar kameraya yansıdı.

Öte yandan, altın fiyatlarındaki düşüşün talebi artırdığı, kuyumcu esnafının ise yoğunluğa yetişmekte zorlandığı gözlendi.
Kuyumcu Ahmet Yasinkılıç, "Altında yaşanan sert düşüş talebi arttırınca, sabah yoğunluk yaşandı. Akşam olmadan gram, çeyrek altın tükendi. Şimdi vatandaşlar bizim altını stokladığımızı düşünüyor. Halbuki, şu an altın alacağımız tedarikçide altın kalmadı. Biz de artık yemin etmekten yorulduk. Çareyi cama yazı asmakta bulduk" dedi.

Biyopsi için gittiği hastanede hayatını kaybetti
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde flaş gelişme! Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ifadesi ortaya çıktı

Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi.
Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.
KÖPEĞİ ALMAYA GİTTİK
Alaattin Kadayıfçıoğlu "18 Mart'ta Aleyna akşam saatlerinde bana geldi, o gece benim misafirim oldu. Sabah saatlerinde uyandım. Aleyna işe gidecekti, kendi aracının Avrupa yakasında olduğunu söyledi. Bunun üzerine kendime ait aracımı verdim. Aleyna evden ayrılarak işine gitti. Bende kendime ait başka bir araçla öğlen vakti evden çıkarak iş yerine gitm. Gün içinde rutin işlerimi hallettim. Akşam Aleyna ile buluşacaktık. Bundan dolayı Aleyna'yı aradım. Kendisi bana annesinin yanında olduğunu söyledi. Bunun üzerine Aleyna'yı almak için annesinin evine giderek Aleyna'yı aldım. Aleyna'yı alınca bana ait aracın stüdyo önünde olduğunu, ayrıca köpeğinin ve eşyalarının da stüdyoda olduğunu, onları alacağını söylemesi üzerine kullandığım araç binek olduğundan eşyaların ve köpeğin araca sığmayacağını düşündüm. Babam da annemle birlikte o gün İngiltere'de okuyan kardeşimin yanına gittiği için aracın boş olduğunu düşünerek babamın şoförü olan Hüseyin'i aradım. Hem benim aracımı almak hem de eşyaları ve köpeği almak için yanına Mustafa'yı alarak Aleyna'nın evinin önüne gelmesini söyledim ve gelince orada buluştuk. Normalde aracı almaya Hüseyin ve Mustafa gidecekti, bundan dolayı Aleyna'da bana stüdyonun konumunu attı. Ben de konumu Hüseyin'e attım. Ancak Aleyna köpeği görmek ve eşyalarını almak stediği için bizde gidelim dedi. Bunun üzerine 2 araç olarak stüdyoya doğru gittik. Ben ve Aleyna benim kullandığım araçla, Hüseyin ve Mustafa ise arkamızda bulunan başka bir araçtaydılar. Birlikte stüdyonun bulunduğu sokağa doğru gidene kadar Aleyna ile normal sohbet ediyorduk. Stüdyonun olduğu sokağa girince aracımın farları sokakta park halinde olan bir aracın içini aydınlatınca araç içinde 3-4 kişinin olduğunu gördüm. Bu esnada Aleyna 'a a a bunlar burada daha gitmemişler' dedi. Ben de kendisine 'hayırdır bunlar kim' diye sordum. Kendisi de bana hani öğlen sana köpeğimi almak isteyenler var diye söylemiştim, sen de bana polisi ara polis gelsin demiştin ya işte bunlar o şahıslar diye söyledi" dedi.

'GÖZ GÖZE GELDİK'
Kadayıfçıoğlu "Bunun üzerine bu şahıslar kim diye sordum. Kendisi de 'sana bahsettiğim ayrılmış olduğum eski sevgilim' dedi. Bu esnada ben araç içerisindeki bu şahıslara baktığımda aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahısla ben ve Aleyna göz göze geldik. Bu sırada şahsın torpidodan bir şeyler alıp, arkada oturan kişilere dönüp bir şeyler konuşup tekrar döndüğünü görünce Aleyna ve ben tedirgin olduk. Ayrıca Aleyna bana 'bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol' dedi. Bunun üzerine bu şahısların araçtan inip bizim yanımıza gelmesinden ya da araçtan silahla bize doğru ateş etmesinden tedirgin olduğum ve korktuğum için şahısları engellemek ve olumsuz bir olay yaşanmasının önüne geçmek için hemen araçtan inerek bu şahısların bize zarar vermesini engellemek ve konuşmak amacıyla bu şahıslarla konuşmak için bu şahısların yanına doğru gittim ve bulundukları aracın camını parmağımda bulunan yüzükle tıklattım" dedi.
BİR ANDA SİLAH PATLADI
İfadesinin devamında "Bu esnada şahıs kapıyı üzerime doğru sert şekilde açıp beni itti ve kapıyı bana vurdu. Bende bu şahsın benim üzerime gelmemesi ve araçtan inmemesi için kapıyı iterek kapattım, bu esnada belimde bulunan silahımı sol elimdeydi. Bu şahıs kapıdan inemeyince aracın camını açtı. O esnada bu şahsın oturmuş olduğu koltukta bacaklarının arasında metal renkli parlayan bir şey görünce silah ya da bıçak olduğu düşüncesine kapıldım. Bu arada şahıslara 'beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz' dedim. Bu esnada önde oturan şahıs eliyle bana müdahale ederek vurmaya çalışınca silah bulunmayan elimle şahsı engellemeye çalıştım, ancak şahıs 2 eliyle bana müdahale edince elimde silah bulunan sol elimi de istemsizce kendimi savunmak maksadıyla şahsa doğru götürdüm. Şahıs ise halen bana hamle yapıyordu ve elimde bulunan silahı tutuyordu. Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim" dedi.
‘ŞOKA GİRDİM’
Kadayıfçıoğlu "Silah patlayınca şoka girdim. Benim silahım mı patladı, başka bir silah mı patladı onu dahi fark etmedim. Olayın şokuyla bir an önce oradan ayrılmak istedim. İçinde bulunduğum şok halinden dolayı kendi aracımı kullanamayacağımı düşündüğüm için geldiğim araca değil de diğer araca geçtim, Aleyna'da yanımda idi. O da panik halindeydi. Hatırladığım kadarıyla benim kullandığım aracımı da Hüseyin kullandı. Oradan ayrıldık, almaya gittiğimiz aracım da orada kaldı. Ben yaşanan bu olaydan dolayı son derece tedirgin oldum, olayı anlamaya çalıştım. Babama ulaşmak istedim, ancak babam İngiltere'ye gittiği için uçakta olduğundan kendisine ulaşamadım. Olayın kaza ile olduğunu düşündüğüm için polise gittiğimde kendimi ifade edememekten korktuğum için polise bildirimde bulunmadım. Bunun üzerine kendime yakın hissettiğim için babamın amcaoğlu olan Metin Kadayıfçıoğlu'nun yanına gittim. Kendisine detaylarını söylemeden bir olaya karıştığımı söyledim. Metin Kadayıfçıoğlu'da bana "nasıl bir olay" diye sordu. Ben olayın ne olduğunu dahi anlamadığım için olayı kendisine anlatamadım" dedi.
'EĞİTİMLİ VE KÜLTÜRLÜ BİR İNSANIM'
Şüpheli ifadesinin devamında "Metin Kadayıfçıoğlu beni bir ticari taksiye bindirerek Avrupa Yakasına geçirdi. Daha önceden şirket olarak kiraladığımız ancak halen teslim almadığımız, sadece anahtarı bizde olan, içindeki eşyaları sahibi tarafından teslim alınmayan Zorlu Center'da bulunan açık adresini tam bilmediğim, ancak istendiğinde gösterebileceğim adrese daha önce babamın yanında çalışan Engin Taşkıran ile geçtim. Daha sonra polisler gelip beni yakaladılar. Ardından işlemler için büronuza getirildim. Yaşanan olayda ölen ismini bu olaydan dolayı öğrendiğim Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsa üzülüyorum. Ben böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Zaten böyle bir olayın içinde bulunacak yapıda ve karakterde bir insanda değilim. Eğitimli ve kültürlü bir insanım. Olayın olduğu yere kendi şahsi aracımı almak ve kız arkadaşımın eşyaları ile köpeğini almak amacıyla gittim. Sokakta bu şahısları görünce tedirgin oldum. Normalde aracım olmasa oradan direkt giderdim, ancak aracımı almak istedim. Bu esnada aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahsın torpidoya eğilip bir şey alması, ardından arkasına dönüp oradakilerle bir şeyler konuşması ben de bu şahsın silah alıp ateş edeceği endişesi oluşturdu. Zaten daha önceden de ailemizde acı bir kaybımız olduğundan güvenlik endişesi duyduğum için bir tatsızlık olmaması adına araçtan inerek bu şahıslara düzgün bir üslupla konuşmak ve bize karşı oluşacak tehlikeyi önlemek amacıyla yanlarına gittim. Ancak gittiğim an itibari ile araçta bulunan şahıs aracın kapısını ittirerek bana vurdu, eliyle beni iterek vurdu. Bende kendimi savunma maksatlı refleksle bu şahsın bana vurmasını engellemek amacıyla 2 elimle kendimi savunurken silah ateş aldı. Ben kesinlikle silahla ateş etmedim. Yaşanan olay tamamen spontane gelişti. Yaşadığım korku ve panikle oradan hemen uzaklaştım" dedi.
Silahla korkutup haraç topladılar. "Eminanç Kardeşler" suç örgütüne operasyon
Yenidoğan Çetesi davası sanığı öldü, savcı dosyasının ayrılmasını istedi
İBB yolsuzluk davasında 9’uncu duruşma. Resul Emrah Şahan savunma yapacak
Latest articles
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! İfadeler ortaya çıktı

İstanbul'da düzenlenen uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alınan ve aralarında eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran'ında bulunduğu 14 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılıkta ifade işlemleri başladı.
İfade işlemleri için 4 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği öğrenildi.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Soruşturma kapsamında şüphelilerden Koray Serenli, Mustafa Tari, Onur Talay ve Sezgin Köysüren çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan'ında aralarında bulunduğu 6 şüpheli yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılırken, Tuğçe Özbudak, Ferhat Aydın ve İsmail Behram Perinçekli'ye 'Ev hapsi' şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

İFADELER ORTAYA ÇIKTI
'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan, işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman'ın savcılıktaki ifadesine ulaşıldı.
'İKİMİZDE SAĞLIKLI YAŞAMA ÖNEM VERMEKTEYİZ'
Soruşturma kapsamında G.C. isimli kişinin ifadesinde Fikret Orman isimli kişinin uyuşturucu madde kullandığını çevremdeki kadınlardan duyuyordum. Onur Y. isimli kişi, kadınlara söylerdi şeklindeki beyanı sorulan Orman ifadesinde, "Onur Y. isimli kişinin de kim olduğunu bilmiyorum. Hayatımın hiçbir döneminde böyle bir kişi ile tanışmadım. G.C. İsimli kişinin de kim olduğu konusunda herhangi bir fikrim bulunmamaktadır. Güzide Duran ile 2021 yılı mayıs ayından beri birlikteyiz. Bu zaman zarfında kendisinin de uyuşturucu veya uyarıca madde kullandığını görmedim. Aksine ikimizde sağlıklı yaşama önem vermekteyiz" dedi.

'POLİSLER EVİME GELDİKLERİNDE TELEFON ŞİFRESİNİ KENDİ RIZAM İLE PAYLAŞTIM'
Orman İfadesinde, "Adli Tıp Kurumu'na gerekli testleri verdim. Zira test sonuçları çıktığında bu anlatılan ifadelerin ve olayların hayal ürünü olduğu ortaya çıkacaktır. Hakkımda verilen ifadelerin tamamen hayal ürünü olduğu ve bana bu şekilde itibar suikasti yapıldığını düşünüyorum. Hakkımda beyan veren şahısların kim olduklarını bilmemekle beraber kendi menfaatleri veya başka bir amaçla böyle yalan beyanlarda bulunmuş olabilirler. Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadım. Hatta yukarıda da belirtmiş olduğum üzere görmedim ve yanımda da kimse kullanmadı. Ben sağlıklı yaşama önem veririm. sporun içinde de bulundum. Yıllarca başkanlık görevinde de bulundum. Benim Türkiye'de Tekirdağ Çorlu, Bursa, Aksaray, Gemlik, Bodrum, Konya'da üretim tesislerim ve çeşitli işyerlerim mevcuttur. Yine yurtdışında Meksika, İngiltere ve Hindistan'da sanayicilik yaptığımdan dolayı üretim tesislerim ve çeşitli şirketlerim mevcuttur. Bundan dolayı da çok yoğun bir iş hayatım bulunmaktadır. Bundan dolayı da çok fazla seyahat etmekteyim. Örneğin Meksika'da ki iş yerlerime gittim ve pazartesi günü ABD üzerinden Türkiye'ye dönüş yaptım. 2 çocuk babasıyım. Maddi durumum el vermesine rağmen çocuklarımın tüm eğitim hayatını uyuşturucu vs. gibi kötü alışkanlıklara bulaşmamaları için Türkiye'de devam ettirdim. Son olarak da her ikisi de Koç Üniversitesi'nden mezun oldu. 58 yaşındayım. Benim yukarıdaki ifadelerde geçtiği şekilde bir hayatım kesinlikle olmadı. İş hayatı haricinde sadece ailem ile vakit geçiririm. Gözaltına alınma sürecinde polisler evime geldiklerinde kendilerine yardımcı olmak için telefon ve şifresini kendi rızam ile paylaştım. Burada dikkat çekmek istediğim husus benim kimseden saklayacak ahlaka veya hukuka mugayir hiçbir durumumun olmamasıdır" dedi.
'UYUŞTURUCU VE FUHUŞ İDDİASI ASILSIZDIR'
işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında tanık D.A.'nın Burak Elmas farklı bir kaç kadınla cinsel ilişki yaşadı, beni buraya Derya isimli aracı davet etti parayı herkese nakit bir şekilde dağıttı, uyuşturucu madde kokain kullanıldığını net bir şekilde gördüm şeklindeki beyanı sorulan Elmas ifadesinde, "Ben söz konusu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu ve fuhuş iddiası asılsızdır. Derya isimli şahsı tanımam. Suçlamayı kabul etmiyorum. İfadeyle ilgili söyleyeceğim bunlardan ibarettir. Böyle bir beyanla ilgili çok şaşkınım, tanımadığım kişiler, suçlamaları kesin bir şekilde reddediyorum" dedi.
'BİR NEFES YANLIŞLIKLA ÇEKMİŞ OLDUM'
Didem Soydan ifadesinde, "Ben hayatımın hiç bir döneminde uyuşturucu kullanmadım ancak ben pandemiden bu yana doğal sigara tütünü kullanmaya başladım ara ara tütün içerim, yaklaşık 20 gün önce yani 9 Mart 2026 tarihinde Fransa'ya bir defile için gittiğimde defile sonrasında diğer manken arkadaşlara tütünlerinin olup olmadığını sordum, arkadaşlarımdan birisi elindeki sarılı sigarayı bana uzattı ben bundan bir sefer çektim ve bunun tütün olmadığını anladım, bunun üzerine hemen yabancı uyruklu manken arkadaşıma dönerek istediğim şeyin bu olmadığını söyledim, sanırım bu arkadaşımın elindeki şey 'Esrar'dı, ancak ben hayatımda kullanmadığım için bilmiyorum, bunun dışında herhangi bir uyuşturucu içmişliğim olmamıştır. Dediğim gibi eğer anlattığım olaydaki madde uyuşturucu ise burada bir nefes yanlışlıkla çekmiş oldum" dedi.

'KENDİ RIZAM İLE VERMİŞ OLDUĞUM TELEFONUM İNCELENDİĞİNDE DURUM ORTAYA ÇIKACAKTIR'
Soydan ifadesinde, "Hakkımda uyuşturucu madde kullandığım söylenmiş ise de, ben uyuşturucu madde kullanmadığımı yukarıda açıkladım, benim ifadede geçen diğer olaylarla ilgili bir bilgim yoktur, ifade de geçen bu isimlerin uyuşturucu kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyorum, zaten anladığım kadarıyla bu şahsın beyanı da doğrudan bir görgü değil bir duyuma dayalıdır, nitekim HTS kayıtları, yine BAZ kayıtlarından konum bilgileri ayrıca kendi rızam ile vermiş olduğum telefonum incelendiğinde durum ortaya çıkacaktır. Son olarak suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanmadım" dedi. (DHA)
SON DAKİKA SAVAŞ HABERLERİ: Gizli plan sızdı: '10 bin asker hazırlanıyor'

ABD-İsrail-İran savaşının 28'inci gününe dair tüm son gelişmeleri Milliyet.com.tr canlı bloğundan takip edebilirsiniz.
