DEPREM SON DAKİKA 5 TEMMUZ! Bugün deprem mi oldu, nerede, kaç şiddetinde? 5 Temmuz 2026 AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi
Yağmur etkili olacak: Hangi 5 il için sarı kodlu uyarı verildi?
Keep exploring
Kemal Sunal özlemle anılıyor
Oktay EVSEN
Türk sinemasının usta sanatçısı Kemal Sunal, yaşama veda edişinin 26'ncı yılında İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında bugün saat 11.00'da düzenlenecek törenle anılacak.
Yeşilçam efsanesi Kemal Sunal'ın filmleri televizyon ekranlarında ve dijital platformlarda hâlâ yoğun ilgi görmeye devam ediyor.
Eleştiriye siyasi yasak isteniyor
Diyanet Vakfı'nın gelir ağı: Bağış, ticaret, ihale
Diyanet Vakfı'nın gelir ağı: Bağış, ticaret, ihale
Hiç komik değilsiniz
Tamam. Biliyoruz. Komik olmak istiyorsunuz.
Kendinize güldürmek, hattâ kahkahalarla güldürmek ve rezil olmak gibi bir dürtüyle yanıp tutuşuyorsunuz.
Ama üzgünüm, bunu beceremiyorsunuz.
Tam tersine, aklı başında insanlar yani sizin gibi IQ seviyesi tek haneli sayılarla ifade edilmeyen, yani normal insanlar size acıyarak bakıyorlar. Nefretle dolu bir acıma hissi kaplıyor yüreklerini.
Deniz Göktaş’ın stand – up gösterisinin belli bölümlerinden, hemen (üstelik dinlediğini zerre kadar anlamadan) bir “dini değerleri aşağılama” ya da “mühim insanlara hakaret” unsuru bulup, savcıları göreve çağıran kafadan söz ediyorum.
Göktaş’ın birikimi, konuşma yeteneği, hitabet gücü, yaptığı olağanüstü güzel ve başarılı gözlemleri müthiş “iğneli” zekasının imbiğinden geçirip akıcı bir metne dönüştürmesi ve bunu kalabalık bir kitle önünde muhteşem bir gösteri şeklinde sunuşu, sizin kafanızın basabileceği bir şey değil.
Çünkü sizin için “hitabet yeteneği” sadece ağzından köpükler saçarak bağırarak, birilerini hedef göstererek, yabancılaştırarak, ötekileştirerek, aşağılayarak “gömmeye” çalışmaktan ibarettir.
Sizin için dünya “kendi doğrularınız ve dogmalarınız” ile, bunları dinlemeye mahkûm insanlardan ibarettir. Onun dışındakiler düşmandır, ortadan kaldırılması vaciptir. Hattâ vâcibin de ötesinde “farz” bile sayılır.
Oysa, Deniz Göktaş’ın yaptığı gibi dünyaya ve yaşadığı toplumun olgularına düzgün ve analitik gözle bakabilenler, sizin sandığınızdan farklı olarak “kendisi gibi düşünmeyen ve aynı değerlere inanmayanlara” düşmanlık beslemiyor. Sadece iyi analiz edip, gereken unsurları da eleştirmek ya da övmek gerektiğinde bunu adil bir biçimde yapabilecek zekâya sahip bu insanlar.
Sizin kafanız ise, “Bana bulaşırsa, benden olumsuz söz ederse, hattâ mizahi bir üslup kullanarak yanlışlarımı yüzüm vurursa ölümlerden ölüm beğensin” şiarıyla çalışıyor. Bizzat sizden değil, örneğin hayatınızda önemli yer tuttuğuna inandığınız bir siyasetçiden bahsedip, onun adını ağzına aldığı anda bile antenlerinizi dikiyor, anında kendinize vazife çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Bir de şunun ezikliğini (açık konuşalım – alenen eksikliktir bu) yaşıyorsunuz. Sizden farklı düşünenleri anında yok etme duygusundan arınmış birinin, başka birilerini “linç” etmek değil, onları anlatıp eğlenme ve eğlendirme çabası içinde olması, sizi fena kıskandırıyor.
İtiraf edin. En çok buna “illet” oluyorsunuz.
Halbuki siz, benzer bir durumda siyasi ve sosyal alandaki muarızlarınıza doğrudan “Analı – avratlı” girişip, güçlü olduğunuza inandırıyorsunuz kendinizi. Bir de elinize sopa aldığınızda “vurup, kırıp, döküp o maçı kazanacağınıza” inanırsınız.
Deniz Göktaş gibiler, bundan 54 yıl önce adaşı Deniz’in mahkeme salonunda hakime “Neye gülüyorum biliyor musunuz?.. Arkanızdaki yazıya... ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazıyor da… Ona.” diyebilecek zekâ kapasitesini ve yürekliliğini gösterebildikleri için de ölümüne kıskanır, hasetinizden çatlayacak hale gelirsiniz.
O cesaret, o yürek ve o beyin sizde olmadığından kendinize kızacağınız yerde, ezikliğinizden, Deniz’lere çemkirirsiniz.
Başkalarının kutsallarına, savundukları fikirlere, “değerli miras” niteliğindeki kavram ve kişilere sizler “ağız dolusu sinkaflı küfürlerle” saldırırken, asla aklınıza gelmez bunun “bir bedeli olması” gerektiği.
Ama Deniz’ler, bunu (sizin hiç kafanızın basmadığı) mizah yoluyla yaptığında, anında ortadan kaldırmanın yollarını arar, avaz avaz “Muhafızlar!.. Yakalayın şunu!.. Tiz vurun kellesini!..” diye kan istemeye başlarsınız.
Bir de, Deniz gibilerin gösterebildiği cesaretin bulaşıcılığından ödünüz patlar. Onun sahnede hiç korkmadan kullandığı “diktatör” sözcüğünün, başkaları tarafından da “kapılıp” orada burada kullanılmaya başlaması, dalga dalga meydan meydan yayılan bir “oturaklı” sıfata dönüşmesi, bir kara kâbus gibi yüreğinizin üzerine çöreklenir.
Deniz’i sahiplenip korumaya esirgemeye çalıştığımda sosyal medyada yediğim küfürlerden anladığım kadarıyla, bir sitem, bir tenkit ya da tel’in değil, direkt “darağacı kurmak”, bildiğiniz yegâne çaredir sizin için. Çapınız bu kadarına yeter çünkü. Yüreğiniz de. Çünkü o yürekle o beyin sadece linçe ve küfüre programlı organlardır.
Deniz Göktaş’ın büyük ses getiren mahut gösterisini izlerken, bir yandan da onu alkışlayan ama evine döndükten sonra “Çok beğendim ama… Bu çocuğu yaşatmazlar. Alırlar içeri hemen” diye adeta “kurda kuşa teslim eder” bir tavra girenlerin kulaklarını çınlatmak isterim.
Onlar da hep isterler ki, “Deniz’ler onlar adına konuşsun. Anlatsın, güldürsün, laf çaksın, meydan okusun…” ama bunu kendi başına yapsın. Onlar da en fazla Açıkhava Tiyatrosu’nun sıralarından “hatta en iyisi” kıyıdan kenardan, evdeki kanepelerinden sessiz sedasız alkışlasınlar.
Aynı, “Abi bugünkü yayını izledim. Fena giydirdin birilerine. Ama dikkat et. Almasınlar seni de Silivri’ye…” diye fısıldayanlar, “Hocam kaleminize sağlık. Ağızlarının payını iyi veriyorsun… Ama lazımsın bize… Aman biraz frene bas…” diye “bulaşıcı korkuyu, bulaşıcı cesarete tercih edenler” gibi…
Her iki taraf da…
Hiç komik değilsiniz.
Bunu bilin.
NATO zirvesi için Ankara'da hayat duracak
Politika Servisi
Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi yaklaşırken Saray rejimi tedbirleri her geçen gün daha fazla artırıyor.
Ankara Valiliği'nin açıklamasına göre zirve süresince bazı araç türlerine geçici giriş kısıtlaması uygulanacak ve yakıt tankerleri, beton mikserleri, çekiciler ile diğer ağır tonajlı araçlar bu kapsamda değerlendirilecek. Söz konusu araçlar, 5 Temmuz Cumartesi saat 16.00'dan 10 Temmuz Perşembe saat 10.00'a kadar şehre giremeyecek. Zirve güzergahları üzerinde park yasağı da geniş kapsamlı biçimde uygulanacak. Yola cepheli ikametlerin ve iş merkezlerinin önü, taksi durakları, kamu kurumları, üniversiteler ve AVM otoparkları bu yasağın kapsamına girecek. Araç tamir servisleri ile işyeri önlerinde bulunan taşıtlar ve konteynerler için de aynı kısıtlama geçerli olacak.
MOTOKURYELERE DE BELİRLİ CADDELERDE YASAK VAR
Öte yandan 6-9 Temmuz tarihleri arasında çok sayıda güzergâh trafiğe kapatılacak. Kapatma, Esenboğa Havalimanı ve Etimesgut Havalimanı'ndan başlayarak tüm makamların kullandığı yolları kapsayacak şekilde uygulanacak. Bu çerçevede Ankara Çevre Yolu'nun Mamak Ortaköy bağlantısı ile Yenimahalle Yuvaköy Yolu arasındaki bölüm de kapatılacak güzergahlar arasında yer alıyor. Mevlana, Özal, İsmet İnönü, Dumlupınar, Anadolu, Sakıp Sabancı, Ankara ve Atatürk bulvarlarının yanı sıra 1071 Malazgirt Bulvarı, Türk Kızılayı Caddesi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresi de kapsama dahil edildi. Kapatılacak alanlar arasında JW Marriott, Sheraton, Lugal, Hilton, Divan Ankara, Bilkent, InterContinental, Metropolitan, Alegria Business, Hilton Garden Inn, Crowne Plaza, Mövenpick, Wyndham ve Grand Mercure otellerinin çevresi de sayıldı. Bu caddelerde park halinde bulunan araçların 4 Temmuz'a kadar kaldırılmaması durumunda çekileceği bildirildi.
Zirve kapsamında motokuryelere yönelik ayrı bir düzenlemeye gidildi ve motokuryeler, 6-9 Temmuz tarihleri arasında Çevre Yolu, ana bulvarlar ile otel çevrelerine giremeyecek. Bu yasak da Esenboğa ve Etimesgut havalimanlarından başlayan aynı güzergâhları kapsıyor. Gıda ve ilaç taşıyan araçlara özel güzergâh tanındı. Zirve tedbirleri, gıda ve ilaç taşımacılığına yönelik düzenlemeleri de içeriyor. Gıda maddesi taşıyan kamyonlar, 6 Temmuz saat 00.00'dan 9 Temmuz saat 05.00'e kadar belirlenen güzergahı kullanarak Çevre Yolu'ndan İstanbul Yolu'na geçecek ve Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinden Toptancı Hali'ne ulaşabilecek.
İlaç ve bozulma riski taşıyan acil malzeme yüklü kamyonlar için ise farklı bir güzergah belirlendi; bu araçlar aynı tarih aralığında Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'nı kullanarak belirtilen diğer bulvarlardan geçebilecek. Ancak İnönü ve Atatürk bulvarları, bu araçların kullanabileceği güzergahın dışında tutuldu.
10 Ekim Katliamı davası: 'Kamu görevlileri korunuyor'
Haber Merkezi
Ankara’da IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 104 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Katliamı’nda kamu görevlilerinin dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı. 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Komisyonu tarafından katliamın ardından katliama ilişkin kayıp klasörler ile ortaya çıkan belgeler neticesinde Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin yargılanması talebiyle yapılan suç duyurusu Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nca karara bağlandı.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı kararında, ilgili kamu görevlilerine atfedilebilecek suçun “ihmal nedeniyle görevi kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilebileceği, ancak suç tarihine göre 8 yıllık zamanaşımı süresinin 2023’te dolduğu belirtilerek soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Avukat komisyonu tarafından yapılan açıklamada, katliamda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında “soruşturma yapılmasına yer olmadığı” kararına tepki gösterildi. Açıklamada, kamu görevlilerinin zamanaşımı gerekçesiyle soruşturma dışında bırakıldığını belirterek, “10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz” ifadeleri kullanıldı.
Komisyon açıklamasında, “Savcılık yıllarca adliye koridorunda kaybedilen, sonra şans eseri bulunduğunda da üstü örtülmek istenen bu dosya için her zaman elverişli olan o sığınağa arkasını yaslamıştır: Zamanaşımı” denildi. Açıklamada, “Soruşturmanın en başından bu yana, faillerin sadece mahkemede yargılananlardan ibaret olmadığını; katliam yolunu açan ve onları görmezden gelen kamu görevlileri sayesinde katliamları gerçekleştirebildiklerini söyledik. Ve söylemeye devam ediyoruz: 10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz” ifadeleri yer aldı.
EVDE BAKIM MAAŞI TEMMUZ ZAMMI 2026: Evde bakım maaşı zammı ne kadar olacak? Evde bakım maaşı temmuz zammı belli oldu mu?
EVDE BAKIM MAAŞI TEMMUZ ZAMMI 2026: Evde bakım maaşı zammı ne kadar olacak? Evde bakım maaşı temmuz zammı belli oldu mu?
Ganalı şaman, Dünya Kupası'na damga vurmaya devam ediyor! "Büyüyü kaldırdım" dedi, Kane şov yaptı
2026 FIFA Dünya Kupası'nda yalnızca sahadaki mücadeleler değil, turnuva dışındaki ilginç açıklamalar da gündem yaratıyor. Ganalı şaman Nana Bonsam, daha önce Harry Kane'e büyü yaptığını öne sürmüş, İngiliz yıldızın sonraki maçta attığı gollerin ardından bu kez "büyüyü kaldırdığını" iddia etmişti. Bonsam ayrıca turnuvaya ilişkin dikkat çeken tahminlerde de bulundu.
