SuperUser2026

İsmail Köybaşı, futbola veda etti

36 yaşındaki İsmail Köybaşı, kariyerini noktalama kararı aldı.

Katar: ABD ve İran görüşmelerinde olumlu ilerleme sağlandı

Katar, ABD ve İran arasındaki Doha görüşmelerinde İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamında olumlu ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

spot_img

Keep exploring

Yargıtay’ın Can Atalay kararını Uçum’un verdiğine işaret etmişti: Prof. Özgenç’e 3 yıl sonra dava

Haber Merkezi

TCK’yı hazırlayan iki isimden biri olan hukuk profesörü İzzet Özgenç hakkında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Can Atalay kararına ve AYM üyelerine suç duyurusuna karşı Erdoğan’a yazdığı “bilgi notu” nedeniyle dava açıldı. Özgenç 3 yıl önce yayımladığı bilgi notunda Yargıtay kararının bir mahkeme kararı değil Mehmet Uçum’un kararı olduğunu işaret etmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da bir dönem hukuki destek veren, 2005’te yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’nu (TCK) hazırlayan iki isimden biri olan Prof. Dr. İzzet Özgenç hakkında dava açtı. Savcılığın hazırladığı iddianamede İzzet Özgenç’e, “hakaret” ve "iftira" suçlamaları yöneltildi.

Cumhurbaşkanı'na bilgi notu paylaşımı suç olarak gösterildi

İddianamede, Özgenç’in sosyal medya hesabı ve internet sitesindeki "Sayın Cumhurbaşkanı'na arz edilmek üzere, hazırlanmış olan BİLGİ NOTU" başlıklı paylaşımı suç unsuru olarak gösterildi. 

Savcılık şikâyetin "Terörle Mücadelede Görev Almış Kamu Görevlilerini Hedef Gösterme", "İftira", "Hakaret", "Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" ve "Yargı Görevini Yapanı Etkilemeye Teşebbüs" suçlamaları ile yapılmış olmasına karşın Özgenç'in paylaşımının bu suçlamaları karşılamadığını belirtti. Savcılık, Özgenç hakkında "hakaret” ve "iftira" suçlamalarıyla iddianame düzenledi. 

‘Bu davaya ilişkin meramım sorulmadı’

Savcılık iddianamede Özgenç'in yazısının içeriğine de yer verdi. Özgenç ilgili yazısında tutuklu Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay'ın milletvekili seçilmesine rağmen tutuklu bulunması hakkında hukukî sakıncaları dile getirmişti.

Hakkında düzenlenen iddianameyi sosyal medya hesabından paylaşan Özgenç, "Bu davaya ilişkin soruşturma sürecinde meramım sorulmamıştır" ifadelerini kullandı.

'Karar Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin inisiyatifle verilmedi' demiş, Uçum'u işaret etmişti

Özgenç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Sayın Cumhurbaşkanı’na sunulan 26.11.2023 tarihli BİLGİ NOTU'nun tam metnidir” diyerek o bilgi notunu yayımladı.

Bilgi notunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 8 Kasım 2023 tarihinde verdiği Can Atalay kararını “hukuk sistemimizde yer olmayan bir karar” diye niteledi. Kararın verildiği gün Efkan Ala ve Hayati Yazıcı ile bir araya geldiğini aktaran Özgenç, “Kendilerine kararın Dairenin kendi inisiyatifiyle verilmiş bir karar olamayacağını izah ettim” dedi.

Özgenç bu süreçte Cemil Çiçek ile görüştüğünü, Erdoğan’ın özel kalem müdürü Hasan Doğan’a gönderdiği iki bilgi notuyla Erdoğan’dan kararın geri alınmasını sağlama ve Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinde acele edilmemesi yönündeki düşüncesini aktardığını belirtti.

Erdoğan’ın başdanışmanı Mehmet Uçum’u ismini vermeden işaret eden Özgenç “Ancak bu süreçte Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’na başkanlık eden kişi tarafından kamuya, hukukla bağdaşmayan¸ de lege ferenda hukukun evrensellik karakterine ters düşen, 'milli hukuk' ve 'gayri milli hukuk' ayrımı gibi saçmalıkla malul açıklama yapıldı” ifadelerini kulandı.

'Hukuk Politikaları Kurulu'nun başında bulunan kişi ile Yargıtay postunu işgal eden kişi'

Özgenç Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Can Atalay kararı ve Atalay hakkında ihlal kararı veren AYM üyelerine suç duyurusunun da “Hukuk Politikaları Kurulu’nun başında bulunan kişi ile Yargıtay Başkanlığı postunu işgal eden kişinin bilgisi dahilinde verildiğini ve yapıldığını” yazdı.

İzzet Özgenç 3 yıl sonra hakkında “iftira” ve “hakaret”ten iddianame düzenlenmesine yol açan bilgi notunda Erdoğan’a “Yargıtay Başkanlığı postunda oturan kişiyi çağırarak, bu ayıplı duruma bir an evvel son verilmesi için gerekenin yapılmasını sağlamanız gerekir” diye seslendi.

Özgenç'in paylaştığı 3 yıl önce Erdoğan'a ilettiği bilgi notu şöyle:

Avukat olan Şerafettin Can Atalay, 2023 Genel Seçimlerinde Hatay’dan milletvekili adaylığı başvurusunda bulunduğu tarih itibarıyla hakkında TCK, m. 312’de tanımlanan 'Hükümete karşı suç'tan dolayı açılmış olan kamu davasında, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18 yıl hapis cezasına hükmedilmişti. Ancak, Yargıtay 3. Ceza Dairesi önünde temyiz incelemesini beklemekte olan bu mahkûmiyet hükmü henüz kesinleşmediği için milletvekili adaylığı kabul edilmiştir. Adı geçen kişi, 14 Mayıs tarihli seçimlerde milletvekili seçilmiştir. Bu süreçte Yargıtay ilgilileri ile görüşerek, milletvekili seçilmesi halinde bir dokunulmazlık tartışması yaşanacağından bahisle, bu kişi hakkında verilmiş olan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinin bir an evvel tamamlanması gerektiği yönünde görüş paylaşımında bulundum. Ancak, söz konusu mahkûmiyet hükmü ile ilgili temyiz incelemesi geciktiği için, tutukluluk hali devam eden kişi, avukatları marifetiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesine başvurarak, Anayasa’nın milletvekili dokunulmazlığına ilişkin hükümlerine istinaden, yargılandığı davada durma kararı verilmesi ve tahliye talebinde bulunmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu taleplerin reddine karar vermiştir.

Bunun üzerine, adı geçen kişi Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Bu arada, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini tamamlayarak, adı geçen kişi hakkında verilmiş olan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar vermiş ve bu suretle söz konusu mahkûmiyet hükmü kesinleşmiştir.

Anayasa Mahkemesi, dokunulmazlık hükümlerinin istisnasını oluşturan suçlara ilişkin Yargıtay uygulamasında çelişkili kararların bulunduğu, Anayasa’ya göre bu suçların kanunla açık bir şekilde belirlenmesi gerektiği, bu hususa daha önce verdiği çeşitli kararlarda işaret etmiş olmasına rağmen, bu konuda henüz bir kanuni düzenleme yapılmamış olması gerekçesiyle hak ihlali ve yeniden yargılama kararı vermiştir.

Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ihlalin sebebini oluşturan kararın Yargıtay tarafından verildiği gerekçesiyle dosyayı Yargıtay’a göndermiştir.

Bu arada 30 Ekim Pazartesi günü Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bir yetkilisi ile yaptığım görüşmede, bu dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiği ve Anayasa Mahkemesi’nin kararının gereği olan yargılamanın bu mahkemece yapılacağı yönündeki hukuki görüşümü kendileri ile paylaştım.

Ancak, 8 Kasım Çarşamba günü Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sürpriz bir şekilde, hukuk sistemimizde tanımı olmayan bir karar verdi. Bu karar üzerine aynı gün akşamı Sayın Efkan ALA ve Sayın Hayati YAZICI ile bir araya gelerek bir durum değerlendirmesinde bulunduk.

Bu değerlendirmede ben kendilerine bu kararın bir an evvel geri alınması gerektiği yönünde görüş açıklamasında bulundum. Bu çerçevede ben kendilerine 30 Ekim günü yaptığımız görüşmeden bahsederek, bu kararın Dairenin kendi inisiyatifiyle verilmiş bir karar olamayacağını izah ettim. Söz konusu kararın bir an evvel geri alınabilmesi için, Yargıtay Başkanı ile hemen görüşülmesi ve Yargıtay Başkanı tarafından inisiyatif kullanılarak bu kararın geri alınmasının sağlaması gerektiğini kendilerine izah ettim.

Bu arada Sayın Cemil ÇİÇEK ile görüştüm. Zatı âlinize iletilmek üzere Özel Kalem Müdürünüz Sayın Hasan DOĞAN’a gönderdiğim 11 Kasım tarihli mufassal ve 12 Kasım tarihli muhtasar Bilgi Notları ile, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin söz konusu kararının geri alınması sağlama ve adı geçen kişinin milletvekilliğinin düşürülmesi konusunda acele edilmemesi için gerekli girişimlerde bulunması yönündeki düşüncelerimi kendilerine arz ettim.

Keza bu süreçte söz konusu 11 Kasım ve 12 Kasım tarihli Bilgi Notlarını Sayın Numan KURTULMUŞ’a gönderdim ve Anayasa Mahkemesinin ilgili kararları çerçevesinde önerdiğim bir maddelik taslak metin değerlendirilerek, bir an evvel bir kanuni düzenleme yapılmasının sağlanması ve bu kanuni düzenleme yapılıncaya kadar adı geçen kişinin milletvekilliğinin düşürülmemesi gerektiği yönündeki düşüncelerimi kendilerine arz ettim.

Ancak bu süreçte Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’na başkanlık eden kişi tarafından kamuya, hukukla bağdaşmayan¸ de lege ferenda hukukun evrensellik karakterine ters düşen, “milli hukuk” ve “gayri milli hukuk” ayrımı gibi saçmalıkla malul açıklama yapıldı.

Yargıtay Başkanlığı postuna oturan kişi, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin verdiği kararın öncesinden itibaren bütün bu olup bitenlerden haberdar olmasına rağmen, Başkanlık görevinin gereklerini yerine getirmemiştir. Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesi Başkanı ile görüşerek, karşılıklı kurumsal iletişimle meramlarını paylaşmak ve mevcut sorunların çözümüne yönelik olarak ortak hareket etmek yerine; Anayasa Mahkemesini töhmet altında bırakan basın açıklaması yapmak yoluna gitmiştir (Bkz. Yargıtay Başkanlığı adına yapılan 10 Kasım 2023 tarihli Basın Açıklaması).

Özellikle ve açıklıkla ifade etmem gerekir ki, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin hukuk sistemimizde tanımı olmayan bu kararı ve Anayasa Mahkemesi Başkan ve Üyeleri hakkındaki suç duyurusu, Hukuk Politikaları Kurulu’nun başında bulunan kişi ile Yargıtay Başkanlığı postunu işgal eden kişinin bilgisi dahilinde verilmiş ve yapılmıştır.

Yargıtay’a başkanlık eden kişi, zaman zaman görevinin gereklerinin dışına çıkarak, bu kurumun saygınlığını zedelemiştir. Hakkında bulunulan, doğru veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmadığım isnatlar dolayısıyla bir Yargıtay üyesinin bir televizyon programına çıkarak kendisini savunmaya çalışması ve bu savunma sadedinde siyasi içerikli mesajlar vermesi karşısında Yargıtay Başkanı gerekeni yapmamıştır.

Aksine, Ankara Emniyet Müdürünü makamına çağırarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturma dosyasının içeriğine ilişkin olarak bilgi temin etmeye çalışmıştır. Oysa soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısısın, soruşturma dosyasının içeriği hakkında, uygun zamanda, gerekli olduğu ölçüde, ilgili kamu kurumunu bilgilendirmesi, kanun gereğidir. Yargıtay Başkanlığı postunda oturan kişinin gereksiz olmasına rağmen, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısından bilgi talep etme yerine, İl Emniyet Müdürünü makamına çağırarak, ilgili soruşturma dosyası içeriği hakkında bilgi temin etmesi, görevinin gerekleriyle bağdaşır bir durum değildir.

Yargıtay Başkanlığı postuna oturan bu kişi, bilimsel içerikte olup olmadığına bakmaksızın, sahabet duyduğu kişilerin protokol dışı davetlerine icabetten imtina etmezken; hukuk bilimi alanında düzenlenen bilimsel toplantılara Yargıtay Üyelerinin katılmasına müsaade etmemiştir.

Önümüzdeki aylarda yapılacak olan Yargıtay Başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olma niyetinde olan bu kişi, bu süreçte ihtiyacı olan desteği (!) temin edebilmek için, siyasî içerikli de olsa çeşitli toplantılara, toplanmalara icabetten geri durmamaktadır.

Sonuç olarak şunu ifade etmem gerekir ki, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 8.11.2023 tarihli ve Değişik İş: 2023/144 sayılı kararı üzerinden Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yıpratılmasına ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 'Hukuk Devleti' vasfının tartışılmasına fırsat oluşturmamak gerekir. Anayasa Mahkemesi Başkan ve Üyeleri hakkında, verdikleri doğru veya yanlış bir karardan dolayı suç duyurusunda bulunulması, utanç verici bir durumdur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, itiraz üzerine verdiği 20.11.2023 tarihli ve Değişik İş: 2023/2 sayılı kararla, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin kararının doğruluğunu teyit etmemiştir.

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bu kararı ile, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde Genelkurmay Başkanlığı görevine atanan kişinin, terör örgütü yöneticisi olmakla suçlandığı davada, bu göreve atanmasıyla söz konusu suçun işlenmesine başlandığı, bu görevden emekliye ayrılmasıyla suçun işlenmesinin tamamlandığı kabul edilerek, hakkında tutuklama kararı verilmesi arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Bu tutuklama kararının hemen akabinde 5 Ocak 2012 günü erken saatlerdeki müşterek görüşmemiz sırasında yapmış bulunduğum 'bu karar, bu mahkeme üyelerinin kendilerinden menkul bir cesaretle verilmiş bir karar değildir' yönündeki tespit ve değerlendirmemi, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin söz konusu kararı bakımından da aynen tekrarlarım.

Bu utanç verici durum karşısında Anayasa Mahkemesi tarafından kendi Başkan ve Üyeleri hakkında bulunulan suç duyurusu ile ilgili olarak bir karar verilmeden, bu ayıbın daha da büyümesinin önüne geçmek için, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin mevzuatımızda hukuki tanımı olmayan, Anayasa Mahkemesinin kararını tanımama yönündeki kararını bir an evvel geri alması gerekmektedir. Yargıtay Başkanının da bunu sağlaması, görevinin gereğidir.

Anayasanın 104. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan göreviniz bağlamında Yargıtay Başkanlığı postunda oturan kişiyi çağırarak, bu ayıplı duruma bir an evvel son verilmesi için gerekenin yapılmasını sağlamanız gerekir.

Selam ve saygılarımla takdirlerinize sunarım,

Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ

'Etrafınızı saran hukukçu geçinen çakallar yüzünden...'

Özgenç bu bilgi notundan birkaç gün sonra Erdoğan’a hitaben yayımladığı bir açık mektubu da sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Bu paylaşımda ise özetle Yargıtay'ın Can Atalay kararının Erdoğan'ın da bilgisi dahilinde verildiğinin anlaşıldığını söylemiş, "etrafınızı saran hukukçu geçinen çakallar yüzünden" diyerek Erdoğan'a düşüncelerini zamanında aktaramadığını belirtmişti. Özgenç, Erdoğan'ı "devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etme" görevine davet etmişti.

Bu paylaşım sonrası Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri Kasım 2023’te İzzet Özgenç hakkında “terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösterme” suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Mudanya'da kahreden olay! 10 gün önce "evet" demişti, bugün toprağa verilecek

Bursa'nın Mudanya ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, kaza yapan sürücüye yardım etmek için aracından inen 26 yaşındaki Furkan Alan, devrilen elektrik direğinden yayılan akıma kapılarak feci şekilde hayatını kaybetti. Olayın ardından ortaya çıkan gerçek ise yürekleri dağladı; genç adamın henüz 10 gün önce evlendiği ve yeni kurduğu yuvasının hayallerini kurduğu öğrenildi.

Ispartalı Öğrenci Türkiye 4'üncüsü Oldu

Ispartalı Furkan Kalay, yapay zekâ destekli dijital içerik yarışmasında Türkiye dördüncüsü oldu. Peygamber Efendimiz temalı projeyle mansiyon ödülü kazandı. Ödülünü İstanbul'da aldı.

"Çocukları bağımlı hale getiren algoritma"lara dava

İstanbul Aile Vakfından sosyal medya platformlarına "çocukları bağımlı hale getiren algoritma"lar için dava açtı.

Bolu Belediyesi'ne yeni dalga operasyon

Bolu Belediyesi'ne yönelik düzenlenen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon daha düzenlendi. Jandarma ekipleri özel kalem müdürünün de aralarında bulunduğu bazı kişileri gözaltına aldı.

2026 Haziran Ayı Enflasyon Verileri Ne Zaman Açıklanacak? TÜİK Haziran Ayı Enflasyon Beklentisi ve Anketleri

2026 Haziran ayı enflasyon verileri ne zaman açıklanacak sorusu, TÜİK’in paylaşacağı resmi rakamları bekleyen milyonlarca vatandaş tarafından araştırılıyor. Piyasalardan kira ve maaş hesaplamalarına, günlük harcamalardan ekonomi yönetiminin yol haritasına kadar birçok alanı etkileyen Haziran enflasyonu 3 Temmuz günü saat 10.00’da açıklanacak. TCMB Haziran 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre Haziran ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,36 oldu. İşte TÜİK Haziran ayı enflasyon beklentisi, açıklama tarihi ve anket detayları.

Restoran ve kafelerde 'şeffaf menü' dönemi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın duyurduğu restoran ve kafelerde "şeffaf menü" uygulamasına geçişin zorunlu hale getirileceği uygulaması, 1 Temmuz itibarıyla ulusal zincir işletmeler ile başladı.

Sütyenlerinizi mahveden hata

Gardırobunuzun en hassas parçalarının ömrünü farkında olmadan yarı yarıya kısaltıyor olabilirsiniz. Kadınların günlük ha...

Sütçülerli gençler Barla'nın manevi değerlerini yerinde gördü

Sütçüler İlçe Müftülüğü Diyanet Gençlik Merkezi öğrencileri, İlçe Müftüsü Ahmet Karakaya öncülüğünde Barla’ya manevi bir gezi gerçekleştirdi.

CHP kurultay ceza davası: İBB itirafçısı Adem Soytekin ifade veriyor

CHP kurultay ceza davası başladı. Kılıçdaroğlu'nun 'mağdur', İmamoğlu'nun sanık olduğu davanın bugünkü duruşmasında İBB davası itirafçılarından Adem Soytekin 'tanık' sıfatıyla ifade veriyor

Golda Gıda talep toplamaya başladı!

Sanayi Gazetesi - Üreten Türkiye'nin Gazetesi

2026 yılının halka arzları devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde 5 şirketin daha halka arz olacağını duyurmuştuk. Halka arzını açıklayan firmalardan biri olan Golda Gıda, halka arz kapsamında 1-2 Temmuz'da talep toplayacak.

Golda Gıda talep toplamaya başladı! yazısı ilk önce Sanayi Gazetesi üzerinde ortaya çıktı.

Eni ile Mercuria arasında küresel çapta ortak girişim imzası

İtalyan petrol şirketi Eni ve emtia ticareti şirketi Mercuria Energy Group, küresel ölçekte enerji ticareti yapmak üzere anlaşma imzaladı.

Latest articles

İsmail Köybaşı, futbola veda etti

36 yaşındaki İsmail Köybaşı, kariyerini noktalama kararı aldı.

Katar: ABD ve İran görüşmelerinde olumlu ilerleme sağlandı

Katar, ABD ve İran arasındaki Doha görüşmelerinde İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamında olumlu ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri personel kanununda önemli değişiklikler yapıldı

TBMM Genel Kurulunda, TSK düzenlemelerini içeren kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Görüşmelerde gergin anlar yaşandı.

Hakim ve savcıların görevde yükselme kararları Resmi Gazete'de yayımlandı

Çeşitli derecelerdeki görev sürelerini tamamlayan adli yargı hakimi, cumhuriyet başsavcısı ve savcıları ile idari yargı hakimlerinin isim listelerinden oluşan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.

HSK kararlarında, bulundukları derecede yükselme sürelerini Nisan 2026 dönemi sonuna kadar bitirenlerin isimlerinden oluşan listelere yer verildi.

Sürelerini tamamladıkları halde listede isimlerini göremeyenler, 30 gün içinde HSK'ye yazılı başvuruda bulunabilecek.

Kavurucu sıcakların ardından sağanak geliyor! Hafta sonuna aman dikkat
Altında sert yükseliş! 6 bin TL sınırını aştı