Skip to content
Advertisement
Advertisement
Gündem

Aşkın Görünmez Kimyası: MHC Genleri ve İnsan İlişkileri

Aşkın Görünmez Kimyası: MHC Genleri ve İnsan İlişkileri

Aşkın sadece kalpte veya beyinde başladığını düşünmek, biyolojinin bizlere sunduğu büyük tabloyu görememek demektir. Birini gördüğünüzde hissettiğiniz tarif edilemez çekim ya da ilk buluşmada her şey yolunda gitse bile hissettiğiniz bir şeyler eksik duygusu aslında evrimsel bir algoritmanın sonucudur. Bu algoritmanın en güçlü sensörlerinden biri ise burnumuzdur.

Feromon dediğimiz bu konu, aslında genetik biliminin en sağlam temellerinden biri olan MHC (Major Histocompatibility Complex) ya da insanlardaki adıyla HLA (Human Leukocyte Antigen) sistemiyle doğrudan bağlantılıdır.

Neden bazen ter kokusu bizlere güzel bir parfüm kokusundan çok daha çekici gelir? Hazırsanız birlikte aşkın kokusunun izini sürelim.

MHC Nedir?

MHC, omurgalıların bağışıklık sisteminde kritik rol oynayan devasa bir gen kümesidir. Bu genlerin temel görevi, hücrelerin yüzeyine yerleşen proteinleri kodlamaktır. Bu proteinler bağışıklık sistemine “Bu hücre bize ait.” ya da “Bu hücre bir istilacı tarafından ele geçirilmiş.” mesajını verir.

MHC’yi bu kadar ilginç kılan şey, doğadaki en polimorfik (çok biçimli) gen bölgelerinden biri olmasıdır. Yani sizin MHC diziliminizle bir başkasınınki muhtemelen birbirinden tamamen farklıdır. Evrimsel biyologların uzun süredir üzerinde durduğu hipotez, canlıların kendi bağışıklık sistemlerinden mümkün olduğunca farklı MHC genlerine sahip eşleri seçmeye programlanmış oluşudur.

Nedenini soracak olursanız cevabı çok basit: Genetik çeşitlilik. Anne ve baba farklı bağışıklık genlerine sahipse yavruları çok daha geniş bir yelpazedeki patojenlere dirençli olur. Bu, hayatta kalma şansını artıran bir avantajdır. Ayrıca benzer kokan bireylerden uzak durmak genetik olarak yakın akrabalarla eşleşmeyi önleyen doğal bir mekanizmadır.

Görsel Kaynağı: Evrim Ağacı

Kokunun Genetik Kanıtı ve Terli Tişört Deneyi

Bu alandaki en ikonik çalışma 1995 yılında İsviçreli biyolog Claus Wedekind tarafından gerçekleştirilen Terli Tişört Deneyi’dir. Wedekind, 44 erkekten iki gece boyunca aynı tişörtle uyumalarını istedi. Aynı zamanda kokuyu bozmamaları için parfümsüz sabun kullanmalarını, baharatlı yemeklerden kaçınmalarını ve alkol ile sigara tüketmemelerini istedi.

Sonrasında 49 kadın bu tişörtleri kokladı ve her birini çekicilik ve hoşluk açısından puanladı. Sonuçlar bilim dünyasında bomba etkisi yarattı. Kadınlar kendi MHC genlerinden en farklı olan erkeklerin tişörtlerini tutarlı bir şekilde en çekici olarak puanlamıştı. Hatta birçok kadın bu kokuların kendilerine eski sevgililerini hatırlattığını belirtti.

Görsel Kaynağı: The Walrus

Doğum Kontrol Hapları

Literatürdeki en sarsıcı bulgulardan biri, bu koku tercihinin her zaman sabit kalmamasıdır. S. Craig Roberts ve ekibi tarafından yapılan çalışmalar, doğum kontrol haplarının kadınların koku tercihlerini değiştirebileceğini bizlere gösterdi.

Roberts ve ekibinin 2008'de başlattığı ve 2020'li yıllarda hala tartışılan çalışmalara göre doğum kontrol hapları vücuda sahte bir hamilelik sinyali gönderir. Evrimsel perspektiften bakıldığında hamile bir kadının önceliği genetik olarak en uygun eşi seçmekten ziyade kendisine yardımcı olacak ve genetik olarak yakın olan akrabalarının yanında bulunmaktır.

Araştırmalar, hap kullanan kadınların kendilerine benzeyen MHC kokularını daha çekici bulmaya başladığını gösterdi. Bir kadın doğum kontrol hapı kullanırken tanıştığı ve kokusuna aşık olduğu partnerinden hapı bıraktıktan sonra soğuyabilir. Çünkü hap devre dışı kaldığında biyolojik sistem tekrar farklı olanı seç moduna girer ve partnerinin kokusu artık itici veya anlamsız gelebilir.

Görsel Kaynağı: MediaCat

İnsanda Feromon

Burada terminolojik bir netlik sağlamak şarttır. Popüler kültürün aksine insanlarda varlığı kanıtlanmış feromon molekülü yoktur. Hayvanlarda feromonlar, beyni doğrudan manipüle eden zorunlu kimyasallardır. İnsanlarda ise durum daha çok bir İmza Kokusu (Signature Odors) meselesidir.

Bizim kokumuz; HLA genlerimizin yan ürünleri, deri floramızdaki bakterilerin bu ürünleri parçalaması ve beslenme alışkanlıklarımızın birleşimiyle oluşan benzersiz bir kimyasal parmak izidir. Bu sinyalleri algılayan yapının burnumuzdaki TAARs (Trace Amine Associated Receptors) adı verilen özel reseptörler olduğu düşünülmektedir. Bu reseptörler, sosyal ve cinsel davranışları etkileyen kimyasal mesajları süzerek beynin ilgili bölgelerine iletir.

Koku ve Mikrobiyota

2022 ve 2023 yıllarında yayınlanan güncel makaleler, koku ve çekim meselesine mikrobiyota katmanını da ekledi. HLA genlerimiz cildimizde hangi bakterilerin yaşayacağına karar verir. Bu bakteriler de terimizi parçalayarak kişisel kokuyu üretir. Yani aslında birinin kokusunu sevdiğinizde onun genetik yapısının o kişi için seçtiği mikrobiyal ekosistemi de sevmiş olursunuz. Bu, kokuyu sadece bir genetik çıktı olmaktan çıkarıp yaşayan ve dinamik bir biyolojik iletişim aracı haline getirir.

Gerçek Hayat Laboratuvar Kadar Basit mi?

2017'de Winternitz tarafından yapılan meta analiz, HLA etkisinin laboratuvar ortamında çok net görüldüğünü ancak gerçek dünyadaki evliliklerde bu etkinin bazen sosyal faktörlerin gölgesinde kaldığını gösterdi. Yani koku çok güçlü bir filtre olsa da insanlar eş seçerken sadece burunlarıyla değil; ortak zevkleri, sosyal statüleri ve zekaları gibi çok çeşitli faktörler ile karar verirler.

Kaynakça

Wedekind, C., Seebeck, T., Bettens, F., & Paepke, A. J. (1995). MHC-dependent mate preferences in humans. Proceedings of the Royal Society of London. Series B: Biological Sciences, 260(1359), 245–249.

Roberts, S. C., et al. (2020). MHC-associated odour preferences and oral contraceptives: a review of current research and future directions. Evolutionary Perspectives on Human Reproductive Behavior.

Dandineau, S., et al. (2022). The human skin microbiome and its role in social communication via body odor. Frontiers in Psychology.

Havlíček, J., et al. (2020). Human Olfactory Communication: From Evidence to Mechanisms. Chemical Senses.

Zuliani, A., et al. (2024). Genomic and Microbiomic Interactions in Human Body Odor Production: A 2024 Perspective. Annual Review of Genetics.

Winternitz, J., Abbate, J. L., Huchard, E., Havlíček, J., & Garamszegi, L. Z. (2017). Patterns of MHC-dependent mate selection in humans and nonhuman primates: a meta-analysis. Molecular Ecology, 26(2), 668–688.

Havlíček, J., & Roberts, S. C. (2009). MHC-correlated mate choice in humans: A review. Psychoneuroendocrinology, 34(4), 497–512.

Kromer, J., Hummel, T., Pietrowski, D., Giani, A. S., & Sauter, J. (2016). Influence of HLA on human partnership and sexual satisfaction. Scientific Reports, 6(1), 32550.


Aşkın Görünmez Kimyası: MHC Genleri ve İnsan İlişkileri was originally published in Türkiye Yayını on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

To read the full story from the source: Medium Türkiye Yayını

Advertisement
Advertisement

Related News

All news
Advertisement